Sigortasız işçi iş kazası geçirirse ne olur?

by Avukat Erdal Ersoy
Sigortasız işçi iş kazası geçirirse ne olur?

Sigortasız çalışırken kaza geçiren işçinin durumu, önce olayın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesi kapsamında iş kazası sayılıp sayılmadığına göre şekillenir. İş kazası nitelendirilmesi yapıldıktan sonra Kurumun işverenden ödeme isteyip isteyemeyeceği, işverenin hangi koşullar altında sorumlu tutulacağı ve işçinin tazminat talebinin hangi çerçevede gündeme geleceği ayrıca değerlendirilir; salt sigortasız çalışma bu sonuçların tamamını kendiliğinden doğurmaz.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8805, K. 2025/13169Kaynağı aç
10. Hukuk Dairesi         2025/8805 E.  ,  2025/13169 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2706 E., 2025/476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/122 E., 2023/332 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 16.09.2016 tarihinde ….Sok. No:…/B …. adresinde serviste iken yük taşıma esnasında belinden yaşadığı sakatlığın ve geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacı …'in davalı …'e ait iş yerinde 09.10.2009 tarihinde çalışmaya başladığı, lojistik şoför – taşımacı olarak çalıştığı, 16.09.2016 tarihinde … Caddesi'ndeki bir adrese buzdolabı montajı yapmak üzere iş yerinde montajcı olarak çalışan … ile birlikte gittikleri, davacının buzdolabını sırtında taşıyarak binanın 3. veya 4. katına taşıdığı sırada merdivene ayağının takılması sonucu düştüğü ve buzdolabının da onun üzerine düştüğü, düşme sonucu belinden rahatsızlandığı, yanında bulunan …'ün patronu ve davacının oğlunu aradığı, patronun da yönlendirmesi ile davacının 19.09.2016 tarihinde … Devlet Hastanesine gittiği, ağır yük kaldırma sonucu bel ağrısı çektiğini beyan ettiği, davacının daha sonra 17.10.2016 tarihinde de aynı hastaneye gittiği anlaşılmış olup, davacının ilk olarak 16.09.2016 tarihinde buzdolabı taşırken iş kazası geçirdiği, SGK'ya sehven 17.10.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini beyan ettiği, tarih konusunda yanılgıya uğradığı, söz konusu kazanın 16.09.2016 tarihinde meydana geldiği ve 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası olduğu, dinlenen tanıklar … ile …'ün beyanları, hastane raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile davacının 16.09.2016 tarihinde davalı iş yerinde çalışırken iş kazası geçirdiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri ile bodro tanık beyanları, tedavi evrakları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 13Kaynağı aç
MADDE 13- İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.[25] İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde, c) (Mülga: 17/4/2008-5754/8 md.) (Değişik paragraf: 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir. İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 21Kaynağı aç
MADDE 21- İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir. Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez. Sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğinin artması

İş kazasının hukuki çerçevesi

5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi iş kazasının tanımını ve kapsamını düzenler; iş kazasının tespitine ilişkin davalarda bu madde yasal dayanak olarak uygulanır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2025/8805 esas, 2025/13169 karar sayılı kararında bordro, tanık beyanları ve tedavi evrakları bu madde kapsamında birlikte değerlendirilmiş, yerel mahkeme kararı yerinde bulunmuştur.

Bildirim yükümlülüğü ve soruşturma

5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, 4/a bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran işveren, iş kazasını o yerin yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Kazanın işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmesi hâlinde üç iş günlük süre, kazanın öğrenildiği tarihten işlemeye başlar.

Kurum, bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağına karar vermek için gerektiğinde kendi denetim ve kontrol memurları ya da Bakanlık iş müfettişleri aracılığıyla soruşturma yapabilir. Soruşturma sonunda bildirimde belirtilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, bu olay nedeniyle yersiz yapılan ödemeler ödeme tarihinden itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan Kanunun 96. maddesi hükmüne göre tahsil edilir.

SGK'nın işverene rücu hakkı

5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasına göre iş kazası, işverenin kastından veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketten doğmuşsa, Kurumun sigortalıya ya da hak sahiplerine yaptığı veya ileride yapacağı ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere işverene ödettirilir. Sorumluluğun belirlenmesinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

Aynı maddenin ikinci fıkrası geç bildirim için ayrı bir sonuç öngörür: iş kazasının 13. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendindeki sürede Kuruma bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir.

Kazanın üçüncü kişinin kusurundan doğması durumunda ise 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrası işletilir: sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya yapılacak ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir. Ölüm hâlindeki istisna ise beşinci fıkrada düzenlenmiştir: kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine ya da iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için Kurumca rücu edilmez.

İş kazasının tespiti davası

Kurum bildirimi inceleyerek olayın iş kazası olmadığı sonucuna varırsa, işçi iş kazasının tespiti davası açabilir. Bu davada görevli mahkeme iş mahkemeleridir. Yetkili mahkeme olarak ise davalının yerleşim yeri mahkemesi veya işin yapıldığı yer mahkemesi öngörülmüş olup 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 6. maddesi iş mahkemelerindeki genel yetki kuralını davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesi olarak belirlemiş, tazminat davaları bakımından iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesini de yetkili saymıştır. Bu yetki kurallarından sözleşmeyle sapılması mümkün değildir.

7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. (2) Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. (3) İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. (4) İş mahkemelerinin yetkilerine ilişkin olarak diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır. (5) Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. Yargılama usulü ve kanun yolları

Hizmetin ve iş kazasının ortaya konulmasında kaza tutanağı, tanık anlatımları, hastane kayıtları, kolluk kayıtları ile işe giriş ve çıkış kayıtları önemli deliller arasında sayılır.

Zamanaşımı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu düzenlemektedir. İş kazasından doğan alacaklar bakımından bu genel kuralın uygulandığı belirtilmekle birlikte, iş kazasına özgü özel bir zamanaşımı hükmünün bulunması hâlinde genel kural yerine o hüküm uygulanır; sürenin hangi tarihten işlemeye başlayacağı ise talebin türüne göre ayrıca belirlenir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı

İşçinin ve mirasçıların talepleri

İş kazası geçiren sigortasız işçi, işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir. İşveren; tedavi giderlerini, kazanç kaybını ve kalıcı sakatlık durumunda sürekli bakım giderlerini karşılamakla yükümlü olabilir. Ağır bedensel zarar, organ kaybı veya ölüm tehlikesi yaşayan işçi, çektiği acı ve ızdırap nedeniyle ayrıca manevi tazminat talebinde bulunabilir.

İşçinin iş kazası nedeniyle hayatını kaybetmesi hâlinde, işçinin haklarını kullanabilmek için mirasçıları başvuru yapabilir.

Sık sorulan sorular

Sigortasız işçinin geçirdiği kaza nasıl iş kazası sayılır?

Olay, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında değerlendirilir. Kurum bu nitelendirmeyi yaparken tanık beyanları, bordro, tedavi evrakları ve dosya kapsamını birlikte inceler; kurumun iş kazası saymadığı hâllerde tespit davası iş mahkemesinde açılabilir.

Kaza SGK'ya hangi sürede bildirilmek zorundadır?

4/a bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran işveren, kazayı yetkili kolluğa derhal, Kuruma en geç üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Kazanın işverenin kontrolü dışındaki yerde meydana gelmesi hâlinde bu süre, kazanın öğrenildiği tarihten başlar.

SGK her durumda yaptığı ödemeleri işverenden isteyebilir mi?

5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrası, rücu hakkının kullanılabilmesi için işverenin kastını veya sağlık ve iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketini şart koşar; ayrıca rücu tutarı, sigortalı ya da hak sahiplerinin işverenden talep edebilecekleri miktarla sınırlıdır. Bu koşullar gerçekleşmeksizin rücu yoluna gidilemez. Geç bildirim söz konusuysa, bildirim tarihine kadar geçen süre için ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ayrıca işverenden tahsil edilir.

İş kazasından doğan davalar için ne kadar süre vardır?

İş kazasından doğan taleplerde on yıllık zamanaşımının uygulandığı belirtilmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağa on yıllık zamanaşımı uygulanacağını öngörür. Özel bir düzenlemenin varlığı hâlinde bu genel kural yerine özel hüküm geçerli olur.

İşçi iş kazasında hayatını kaybederse mirasçılar ne yapabilir?

İşçinin iş kazası nedeniyle ölmesi hâlinde mirasçıları, işçinin haklarını kullanmak amacıyla başvuruda bulunabilir. Öte yandan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin beşinci fıkrası gereğince, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine ya da iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu edilmez.

Kaza üçüncü bir kişinin kusuruyla gerçekleşmişse sorumluluk kime aittir?

5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrasına göre kaza, üçüncü kişinin kusurundan doğmuşsa sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan ya da yapılacak ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu