Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi ve Şartları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu sisteminde gemiler yönünden öngörülen tek geçici hukuki himaye türü ihtiyati hacizdir. Türkiye; 6 Mayıs 1993 tarihli Gemiler Üzerindeki İmtiyazlar ve İpotekler Hakkında Milletlerarası Sözleşme'ye ve 12 Mart 1999 tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşme'ye taraf olmuş, her iki uluslararası düzenleme de 25 Mart 2017 tarihinde yürürlük kazanmıştır.

Uygulanacak Hukuk ve Deniz Alacağı Şartı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1350. maddesi uyarınca bir geminin ihtiyati veya icrai haczi, cebri icra yoluyla satışı, satışın neticeleri ve cebri icraya ilişkin bütün işlem ve tasarruflar, geminin bu tasarrufların gerçekleştirildiği sırada bulunduğu ülkenin hukukuna tabidir. Bu bağlamda Türk karasuları ve iç sularında bulunan gemiler yönünden, geminin Türk veya yabancı bayraklı olmasına bakılmaksızın ihtiyati haciz talepleri ile cebri icra merasimine münhasıran Türk hukuku uygulanır.

Gemilerin ihtiyati haczine karar verilebilmesi, ileri sürülen istemin Türk Ticaret Kanunu'nun 1352. maddesinde sınırlı olarak sayılan deniz alacaklarından birine dayanması koşuluna bağlıdır. Deniz alacağı vasfı taşımayan alacaklar sebebiyle geminin ihtiyaten haczini istemek mümkün değildir. Deniz alacağı niteliğinde bulunmayan bir alacağın alacaklısı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde gemi malikine karşı gemi haricindeki diğer malvarlığı değerlerinin ihtiyati haczini talep edebilir. Nitekim 2004 sayılı Kanun'un 257. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları mülga kılındığından gemilerin ihtiyati haczi genel takip hükümlerinden ayrılarak Türk Ticaret Kanunu'ndaki deniz alacağı rejimine tabi tutulmuştur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 257Kaynağı aç
Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) İhtiyati haciz kararı:

Alacağın Vadesi ve İspat Kriterleri

Kural olarak ihtiyati haciz kararı vadesi gelmiş ve muaccel alacaklar için verilir. Alacaklı taraf, ilk bakışta alacağın miktarını ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1352. maddesi kapsamında bir deniz alacağı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. Bununla birlikte borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye ya da kaçırmaya hazırlanması, bizzat kaçması, alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması veya muayyen bir yerleşim yerinin olmaması hallerinde 2004 sayılı Kanun'un 257. maddesi uyarınca vadesi gelmemiş alacaklar için de ihtiyati haciz talep edilebilir. Bu yolla konulan ihtiyati haciz, borcu yalnızca ilgili borçlu yönünden muaccel kılar.

İhtiyati haciz taleplerinde asıl davada aranan kesin ve tam ispat şartı aranmaz; alacaklının alacağın varlığı ile kanuni koşulların gerçekleştiği yönünde mahkemede olumlu kanaat uyandırması, yani yaklaşık ispat sağlaması yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/388 Esas ve 2012/1504 Karar sayılı ilamında, geminin seferini yapabilmesi için temin edilen yakıt, kumanya ve malzeme bedelinden doğan alacağın gemi alacağı hakkı verdiği ve yaklaşık ispat ölçütü dahilinde kabulü gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/11222 Esas ve 2014/13495 Karar sayılı kararında ise alacağın kesin tespitinin yargılamayı gerektirmesinin işin tabiatından kaynaklandığı, bu durumun yaklaşık ispatı sağlanan ihtiyati haciz talebinin reddine gerekçe yapılamayacağı ifade edilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/388, K. 2012/1504Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2012/388 E.  ,  2012/1504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 27/10/2011 tarih ve 2011/20 D iş -2011/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen alacaklı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz kararı talep eden alacaklı vekili, müvekkilinin MV DODEKANISA gemisine seferini tamamlayabilmesi için zorunlu ihtiyacı olan yakıt, kumanya ve gemi malzemeleri teminini sağladığını, bu kapsamda karşı taraftan halen bakiye 8.076,09 İngiliz Sterlini alacağı bulunduğunu, bu alacağın gemi alacağı mahiyetinde olup, müvekkiline gemi üzerinde kanuni rehin hakkı verdiğini, 3. kişilere olan borçlar nedeniyle İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi kararı ile gemi üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmiş olup, geminin halen İstanbul Ahırkapı'da demir yerinde bulunduğunu belirterek gemi üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini ve teminat verilinceye kadar geminin seferden men'ine karar verilmesini istemiştir. Karşı taraf adına tebligat yapılmamıştır. Mahkemece, dosya kapsamına göre, talebe konu verilen hizmetlerin yolculuğun devamı için kaptanın bağlama limanı dışında bulunduğu sırada zaruret hallerinde ve ihtiyaçla mahdut olarak geminin bakımı ve yolculuğun başarılması için temin edildiğinin yapılacak yargılama ile belirlenebileceği, acentelik haklarının kanuni rehin hakkı vermediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir. Dava ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmiştir. İ.İ.K. 257. maddesine göre " Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yeddinde veya üçüncü şahısta olan taşınır veya taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haciz ettirebilir."İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacaklının alacağın varlığı ile yasada belirtilen koşulların oluştuğu yönünde mahkemeye olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değildir. Somut olayda, davalı gemiye yakıt, kumanya ve gemi malzemeleri sağlandığı, bu alacağın aynı zamanda gemi alacağı hakkı verdiği nazara alınarak talebin kabülü yerine reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/11222, K. 2014/13495Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2014/11222 E.  ,  2014/13495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.04.2014 NUMARASI : 2014/43 ESAS İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2014 tarih ve 2014/34 Esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz talep eden vekili, dava konusu alacağın deniz alacağı olduğunu, dava açılmış olmakla ihtiyati haczin ancak davanın açıldığı mahkemeden istenebileceğini, 10.000 SDR teminatın yatırıldığını, halen geminin Samsun Limanı'nda yanaşık olduğunu, TTK'nın 1352, 1357. maddeleri gözetilerek gemi üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin alacak davasına ilişkin dava açıldıktan sonra ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, incelenen dosyaya göre davacı sigorta şirketinin halefiyete dayalı olarak sigortalıya ödenen 9.206,00 TL nedeniyle talepte bulunduğu, alacağın TTK'nın 1352 f 1/b. maddesi gereği deniz alacağı olduğu, TTK'nın 1353. maddesi uyarınca deniz alacaklısının ihtiyati haciz talep hakkı bulunduğu ve talebin incelenmesinin ön koşulu olan TTK'nın 1363. maddesi gereği yatırılması gerekli teminatın dosyaya yatırıldığı, örneği sunulan konşimentoda emtianın 2.260.640 mt olarak yüklendiği, gümrük tutanağıyla 2.220.160 mt olarak teslim edildiğinin sabit olduğu, ne varki bu durumun alacağın varlığının somut delili olmadığı, zira ihtiyati haciz talep edenin davacı halef olan sigorta şirketi olduğu ve alacağın muaccel sabit bir alacak olduğunun tespitinin yargılama sonucunda somutlaşacağı, bu durumda talep yargılama gerektirdiğinden TTK'nın 1362. maddesi gereğince parasal değer yönünden kanaat oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili; kararı temyiz etmiştir. Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen nedenlerle istemin reddine karar verilmiştir. Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelere göre ihtiyati haciz talep edenin alacak kalemleri, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 6102 sayılı TTK'nın 1352. maddesine göre deniz alacağı hakkı veren alacaktır. Yine aynı Yasa'nın 1353. maddesi uyarınca istem konusu alacağın deniz alacağı olması nedeniyle ihtiyati haciz talep hakkı da vardır. İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispat koşulu aranmayıp, yaklaşık ispatın yeterli olduğu ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesinin işin tabiatından bulunduğu dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının alacaklı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Deniz alacaklarının somutlaştırılmasında çatma olayları da uygulama alanı bulur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/18320 Esas ve 2014/589 Karar sayılı ilamı doğrultusunda çatma hadisesi, geminin işletilmesinden kaynaklanan hasar niteliğinde değerlendirilerek Türk Ticaret Kanunu'nun 1352. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince deniz alacağı sayılmakta ve bu alacağa dayanılarak geminin ihtiyati haczi talep edilebilmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/18320, K. 2014/589Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2013/18320 E.  ,  2014/589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : GEBZE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2013 NUMARASI : 2013/68-2013/68 D.İŞ Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.07.2013 tarih ve 2013/68-2013/68 D.iş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkilinin Aurora S. & T. S.A. ("Aurora") … IMO numaralı ST. C. gemisinin donatanı olduğunu, seferde iken Bulgaristan'ın Varna bölgesinde alınan tüm önlemlere rağmen L. G. isimli geminin % 100 kusurlu olarak müvekkiline ait gemiye çattığını, çatma neticesinde müvekkili gemide hasar meydana geldiğini, bu nedenle oluşan masraflar toplamının 748.846,70 Amerikan Doları olduğunu, çatmadan kaynaklı zararın TTK 1320/1-e ve 1321 maddeleri gereği gemi alacaklısı hakkı doğurduğunu, karşı taraf gemisinin an itibarıyla Poliport/Diliskelesi limanına yanaştığını ileri sürerek … IMO numaralı L. G. gemisi de dahil olmak üzere borçluya ait taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacakların ihtiyaten haczine, L. G. gemisinin seferden men'ine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, talep dilekçesi ve tüm dosya kapsamı uyarınca TTK 1353 maddesi gereğince ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın deniz alacağı olması gerektiği, TTK 1352 maddesine göre talep konusu alacağın deniz alacağı niteliğinde bulunmadığı, deniz alacaklarında başka alacaklar için gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, geminin seferden menedilmesinin de istenemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir. İhtiyati haciz talep eden, karşı tarafın kusurlu eylemi ile çatma oluştuğunu ileri sürerek gemi üzerinde ihtiyati haciz ve seferden men kararı verilmesini talep etmiş olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verlmiştir. Oysa, TTK 1352/1-a maddesi uyarınca geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya veya hasarlar deniz alacağı hakkı doğurduğundan, çatma da bu kapsamda geminin işletilmesinden doğan bir hasar olarak kabul edilmeli ve deniz alacağı sayılmalıdır. Mahkemece çatmanın deniz alacağı hakkı vermediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz talebinin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin reddi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Teminat Yükümlülüğü ve Muafiyet

Türk Ticaret Kanunu kapsamında ihtiyati haciz isteminde bulunulabilmesi için alacaklının teminat göstermesi zorunludur. Kanunda teminat miktarı 10.000 Özel Çekme Hakkı (SDR) olarak belirlenmiş olup nakit para veya banka teminat mektubu biçiminde sunulabilir. Bu teminat, ihtiyati haciz başvurusu için kanuni bir ön şart teşkil eder; teminatın yatırılmaması halinde mahkeme ihtiyati haciz başvurusunu incelemez. Borçlu taraf teminat miktarının artırılmasını mahkemeden talep edebileceği gibi alacaklı da teminat miktarının azaltılması için başvuruda bulunabilir.

Teminat yükümlülüğüne kanunla belirli alacaklar için istisna tanınmıştır. Gemi adamlarına gemideki çalışmaları dolayısıyla ödenmesi gereken ücretler ve bağlantılı diğer alacakları bakımından rehin hakkı sahibi olan alacaklılar, ihtiyati haciz başvurusunda teminat gösterme zorunluluğundan kanunen muaftır.

Kararın İcrası ve Seferden Men İşlemleri

İhtiyati haciz kararının infazı için kararın verilmesinden itibaren 3 iş günü içinde icra dairesine başvurularak kararın icrası istenmelidir. Bu yasal süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde ihtiyati haciz kararı hükümsüz kalır.

İcra dairesi başvuru üzerine kararı derhal yerine getirerek gemiyi seferden men eder ve muhafaza altına alır. Geminin seferden men edildiğine dair ihbar; gemi kaptanına, malike, işletene veya bunlardan birinin temsilcisine tebliğ edilir. Ayrıca icra müdürlüğü tarafından geminin muhafaza altına alındığı yerdeki yetkili liman başkanlığına, gümrük müdürlüğüne ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bildirim yapılarak geminin limandan ayrılışı fiilen engellenir.

Gemilerin ihtiyati haczi her türlü borç için talep edilebilir mi?

Gemilerin ihtiyati haczi yalnızca Türk Ticaret Kanunu'nun 1352. maddesinde sınırlı olarak sayılan deniz alacakları için istenebilir; deniz alacağı vasfı bulunmayan borçlar için ancak İcra ve İflas Kanunu'nun genel hükümleri uyarınca gemi dışındaki malvarlığı üzerine haciz talep edilebilir.

İhtiyati haciz kararının icrası ne kadar süre içinde talep edilmelidir?

İhtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde yetkili icra dairesine başvurularak kararın icrası istenmelidir, aksi halde karar kendiliğinden hükümsüz hale gelir.

Gemi adamları ücret alacakları için teminat göstermek zorunda mıdır?

Gemi adamlarının gemideki çalışmaları dolayısıyla hak kazandıkları ücret ve bağlantılı alacakları sebebiyle rehin hakkı sahibi olan alacaklılar, ihtiyati haciz isteminde kanunen teminat göstermekten muaftır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu