Anonim şirketlerin kendi paylarını taahhüt etmesi, sermayenin korunması ilkesinin zorunlu bir sonucu olarak kanunla yasaklanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 388/1 uyarınca bir anonim şirket, gerek kuruluş aşamasında gerekse sermaye artırımı süreçlerinde bizzat kendi paylarını taahhüt edemez. Pay sahiplerinin şirkete yatırdıkları sermaye payını kural olarak geri isteyememeleri ilkesiyle bağlantılı olan bu düzenleme, şirketin malvarlığı ile taahhüt edilen sermaye arasındaki dengenin korunmasını amaçlar.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/19016, K. 2015/4886Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 388Kaynağı aç
Yasağın Kapsamı ve Aslen İktisap Halleri
Anonim ortaklıklarda pay sahipliği aslen veya devren iktisap yoluyla kazanılmaktadır. Devren pay sahibi olma mevcut payların devralınması ile gerçekleşirken, aslen pay sahibi olma şirketin kuruluşunda veya sermaye artırımında sermayeden pay alma yoluyla meydana gelir. Türk Ticaret Kanunu m. 388 kapsamındaki taahhüt yasağı, payın her türlü aslen iktisabı halini içerir. Bu doğrultuda kuruluşta ve sermaye artırımında ihraç edilecek payların taahhüdü, esas ve kayıtlı sermaye sisteminde rüçhan hakkının devralınması suretiyle yapılan taahhütler ile şartlı sermaye artırımında değiştirme ve alım haklarının kullanılması yasağın kapsamına girer.
Dolaylı Taahhüt ve Yavru Şirketlerin Durumu
Taahhüt yasağının aracı şahıslar veya grup şirketleri üzerinden dolanılmasını önlemek amacıyla kanunda açık düzenlemelere yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 388/2 uyarınca, üçüncü bir kişinin ya da yavru şirketin kendi adına fakat şirket hesabına şirketin payını taahhüt etmesi, şirketin kendi payını taahhüt etmesi sayılır.
Yasağın yavru şirketler bakımından uygulama alanı yalnızca şirket hesabına taahhütle sınırlı değildir. Türk Ticaret Kanunu m. 388/4 gereğince şirketin kendi paylarını taahhüt etmesini yasaklayan birinci fıkra hükmü, ana şirketin paylarını taahhüt eden yavru şirketlere kıyas yoluyla uygulanır. Bu halde söz konusu paylar yavru şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından taahhüt edilmiş kabul edilir ve yavru şirketin yönetim kurulu üyeleri pay bedellerinden sorumlu olur.
İç Kaynaklardan Artırım İstisnası ve Devren İktisap Ayrımı
İç kaynaklardan gerçekleştirilen sermaye artırımlarında kendi paylarını taahhüt yasağı geçerli değildir. Şirketin yedeklerinin, yeniden değerleme fonunun, taşınmaz veya iştirak satış kazançlarının ve dağıtılması kararlaştırılan kârın sermayeye dönüştürülmesi yoluyla yapılan iç kaynak artırımlarında bu yasak uygulanmaz.
Payların aslen iktisabını oluşturan taahhüt işlemi ile mevcut payların sonradan iktisap edilmesi veya rehin alınmasını ifade eden devren iktisap farklı kanuni kurallara bağlanmıştır. Anonim şirketin kendi paylarını iktisap etmesi veya rehin olarak kabul etmesi Türk Ticaret Kanunu m. 379 ve devamı hükümlerine tabi olduğundan, bu nitelikteki iktisaplar taahhüt yasağını düzenleyen Türk Ticaret Kanunu m. 388 kapsamına dahil değildir.
Türk Ticaret Kanunu m. 379 uyarınca anonim şirketler, esas veya çıkarılmış sermayelerinin onda birini aşan ya da işlem sonucunda bu sınırı aşacak olan miktardaki kendi paylarını ivazlı olarak iktisap edemez ve rehin olarak kabul edemez; anılan kısıtlama üçüncü kişilerin kendi adına fakat şirket hesabına iktisap ettiği veya rehin aldığı payları da kapsar. Payların iktisabı veya rehni için genel kurulun yönetim kurulunu en çok beş yıl süreyle yetkilendirmesi, pay bedelleri düşüldükten sonra net aktifin sermaye ve dağıtılması yasak yedek akçeleri karşılaması ve yalnızca bedelleri tamamen ödenmiş payların iktisap edilmesi şarttır. Bu kurallar ana şirketin paylarının yavru şirket tarafından iktisabında da uygulanır; payları borsada işlem gören şirketler yönünden ise Sermaye Piyasası Kurulu şeffaflık ve fiyat düzenlemeleri yapar.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 379Kaynağı aç
Şirket paylarının iktisabı amacıyla gerçekleştirilen finansal yardımlar da kanunla sınırlandırılmıştır. Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 gereğince, şirket paylarının iktisap edilmesi amacıyla şirketin başka bir şahısla yaptığı, konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan hukuki işlemler kural olarak batıldır. Bu butlan yaptırımı, kredi ve finans kurumlarının işletme faaliyetlerine ve çalışanlara pay iktisabı amacıyla avans, ödünç veya teminat sağlanmasına uygulanmaz; ancak anılan işlemler şirketin zorunlu yedek akçelerini azaltıyor veya kanuni yedek akçe kurallarını ihlal ediyorsa geçersiz hale gelir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 380Kaynağı aç
Yasağa Aykırılığın Sonuçları ve Sorumluluk
Kendi paylarını taahhüt yasağına aykırı davranılması halinde şirket yönünden taahhüt geçersizdir ve hukuki sonuç doğurmaz. Kanun koyucu sermaye taahhüdünün ayakta kalmasını temin etmek üzere sorumluluğu kuruculara ve yönetim organına yüklemiştir. Türk Ticaret Kanunu m. 388/3 hükmü gereğince, yasağa aykırı paylar kuruluşta kurucular, sermaye artırımlarında ise yönetim kurulu üyeleri tarafından taahhüt edilmiş sayılır ve bunlar pay bedellerinden sorumlu olurlar.
Kanuna aykırı taahhütte herhangi bir kusurları bulunmadığını ispat eden kurucular ve sermaye artırımlarında yönetim kurulu üyeleri pay bedeli sorumluluğundan kurtulurlar. Kusursuzluğunu ispatlayamayan üyeler ise pay bedellerinden sorumlu tutulur.
Taahhüt yasağının ihlaline bağlanan hukuki sonuçlar ana şirketin paylarını taahhüt eden yavru şirketler yönünden de kıyasen geçerlidir. Türk Ticaret Kanunu m. 388/4 uyarınca söz konusu paylar yavru şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından taahhüt edilmiş kabul edilir ve yavru şirketin yönetim kurulu üyeleri pay bedellerinden şahsen sorumlu olur.
Anonim şirket kendi paylarını taahhüt edebilir mi?
Anonim şirketler kuruluşta ve sermaye artırımlarında kendi paylarını taahhüt edemez; bu yasağa aykırı taahhütler şirket yönünden geçersiz sayılır.
Üçüncü şahıs şirket hesabına pay taahhüt ederse ne olur?
Üçüncü bir kişinin ya da yavru şirketin kendi adına fakat şirket hesabına şirketin payını taahhüt etmesi, şirketin kendi payını taahhüt etmesi sayılır ve taahhüt yasağı kurallarına tabi tutulur.
Yasağa aykırı pay taahhüdünde pay bedellerinden kimler sorumludur?
Yasağa aykırı paylar kuruluşta kurucular, sermaye artırımlarında yönetim kurulu üyeleri tarafından taahhüt edilmiş sayılır; kusursuz olduğunu ispat edemeyen üyeler pay bedellerinden sorumlu olur.
İç kaynaklardan sermaye artırımında taahhüt yasağı uygulanır mı?
Yedeklerin, yeniden değerleme fonunun, taşınmaz veya iştirak satış kazançlarının ve dağıtılması kararlaştırılan kârın sermayeye dönüştürülmesiyle yapılan iç kaynak sermaye artırımlarında bu yasak geçerli değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

