Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma ve Kıdem Tazminatı

by Avukat Erdal Ersoy
Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma ve Kıdem Tazminatı

1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini evlilik gerekçesiyle kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde feshedebilir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi hükmüyle anılan 14. madde yürürlükte bırakılmış olup bu düzenleme kapsamında evlilik sebebiyle kıdem tazminatı talep hakkı kanunen yalnızca kadın eşe tanınmıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/10999, K. 2014/16076Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2012/10999 E.  ,  2014/16076 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2012 NUMARASI : 2010/445-2012/92 DAVA :Davacı, yıllık izin ücreti ve fark ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş akdini evlendiği için feshettiğini, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını, ücretinin 750 TL olduğunu fakat son aya ilişkin ücretinin asgari ücret kadar kısmının ödendiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fark ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacının istifa ettiğini, istifasında evlilikten bahsetmediğini, ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasında iş sözleşmesinin bayan işçi tarafından evlilik sebebiyle feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem tazminatı hakkının doğup doğmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında, bayan işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde evlilik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanabilecek şekilde feshedebileceği hükme bağlanmıştır. Kadın işçinin evlilik sebebiyle fesih hakkı, evlilik tarihinden itibaren başlar. Bu hak, sadece bayan eşe tanınmış olup, resmi evlilik işleminin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Kadın işçinin evlilik öncesinde bu hakkını kullanması da olanaksızdır. Yine evlilik öncesi çeşitli işlemlerin yapılmasının işe devamsızlık noktasında geçerli mazereti oluşturup oluşturmayacağı her bir olay yönünden değerlendirilmelidir. Kadın işçinin yasanın tanıdığı fesih hakkını kullanması halinde, kıdem tazminatı talep hakkı doğar. Feshin işverence kabul edilmesi gerekmez. Aynı zamanda işçinin işverene ihbar öneli tanıması zorunluluğu da bulunmamaktadır. Kadın işçinin, iş sözleşmesini evlilik nedenine dayalı olarak feshine rağmen başka bir işte çalışmaya başlamasının yasal hakkın kötüye kullanımı olup olmadığı her bir somut olay yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Evliliğin kadına yüklediği toplumsal sorumluluğun bir gereği olarak yasada belirtilen fesih hakkı tanınmıştır. Çalışma hayatının evlilikle birlikte gereği gibi yürütülemeyeceği düşüncesi, aile birliğinin korunması ve kadının aile ile ilgili görevleri, yasakoyucuyu bu doğrultuda bir düzenlemeye yöneltmiştir. Bununla birlikte Anayasal temeli olan çalışma hak ve hürriyetinin ortadan kaldırılması düşünülemez. Kadın işçinin evlilik nedenine bağlı feshinin ardından kısa bir süre sonra yeniden çalışmasının gerekleri ortaya çıkmış olabilir. Hatta kadın işçi evlilik nedenine dayalı feshin ardından ara vermeksizin başka bir işyerinde çalışmaya başlayabilir ve bu durum evliliğin kadına yüklediği görevlerin yerine getirilmesi noktasında daha olumlu sonuçlar doğurabilir. Somut olayda; dosyada bulunan evlilik cüzdanı suretinden davacı işçinin 02.08.2008 tarihinde evlendiği, 06.07.2009 tarihli istifa dilekçesine göre sözleşmeli olarak çalıştığı davalı yanında artık çalışmak istemediğini bildirdiği, davacının dava dilekçesinde iş akdini evlenmesi gerekçesi ile feshettiğini beyan ettiği, iş akdinin kanunda öngörülen 1 yıllık süre içerisinde feshedildiği anlaşılmakla davacı işçinin kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;[2] 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.[3] [4] İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz. T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.[5] (Değişik: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir. (Değişik: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.[6] Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 120Kaynağı aç
Madde 120 – 25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Korumalı işyerlerinde çalışan engellilerin ücretleri

Evlilik Nedeniyle Feshin Şartları ve Yasal Süre

Evlilik gerekçesiyle fesih hakkının doğabilmesi ve tazminat talebinin geçerli sayılabilmesi için resmi evlilik işleminin tamamlanmış olması şarttır. Dini nikâh veya fiili beraberlikler bu hakkın doğumunu sağlamaz. Bir yıllık yasal sürenin başlangıcı resmi nikâh tarihidir. Kadın işçinin resmi evlilik akdi tamamlanmadan önce evlilik nedenine dayanarak bu hakkı kullanması hukuken mümkün değildir.

Evlilik nedeniyle iş sözleşmesi feshedilse dahi kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için aynı işverene bağlı olarak en az bir yıllık kıdem süresinin bulunması zorunludur. İşverenin nezdinde bir tam yıllık çalışma süresini doldurmayan işçi, evlilik gerekçesiyle ayrılsa dahi kıdem tazminatı talep edemez.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2012/10999 Esas ve 2014/16076 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, resmi nikâh tarihinden itibaren bir yıllık yasal süre içerisinde istifa dilekçesi vererek iş sözleşmesini fesheden ve dava dilekçesinde feshi evliliğe dayandırdığını belirten kadın işçinin kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekir. Kadın işçinin yasanın tanıdığı fesih hakkını kullanması halinde feshin işverence kabul edilmesi gerekmez.

Fesih Bildirimi ve İhbar Yükümlülüğü

Evlilik nedeniyle işten ayrılma bildiriminin noter aracılığıyla yapılması zorunlu değildir. Bildirimin işverene yazılı ve imzalı bir dilekçe teslim edilerek yapılması hukuken geçerli kabul edilir.

Evlilik sebebiyle iş sözleşmesini fesheden kadın işçinin işverene ihbar öneli tanıma zorunluluğu bulunmadığı gibi işverene ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü de doğmaz. Benzer şekilde, sözleşmeyi bu yolla sona erdiren kadın işçi de işverenden ihbar tazminatı talep edemez.

Kıdem Süresinin Hesabı ve Fasılalı Çalışmalar

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca işçinin kıdemi belirlenirken, aynı işverene bağlı bir ya da birden fazla işyerinde kesintili veya aralıksız geçen çalışma sürelerinin toplamı dikkate alınır. Öte yandan aynı Kanun hükmü uyarınca, daha önce işlem görmüş ve karşılığı ödenmiş çalışma süreleri için tekraren kıdem tazminatı veya ikramiye ödemesi yapılamaz.

Evlilik sebebiyle işten ayrılarak kıdem tazminatı ödenen çalışma süreleri, işçinin ilerleyen tarihlerde aynı işyerinde yeniden işe girmesi durumunda yeni kıdem süresi hesabına dahil edilmez; yeni bir çalışma dönemi başlar.

Kıdem Tazminatına Esas Ücret ve Menfaatler

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince, evlilik nedeniyle fesihte kıdem tazminatı, işçinin işe başladığı tarihten itibaren iş sözleşmesinin devamı süresince geçen her tam yıl için 30 günlük ücreti tutarında hesaplanır ve bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

Tazminat tutarının belirlenmesinde işçiye ödenen en son ücret temel alınır. Akort, parça başına, götürü ya da yüzde usulü gibi değişken ücret modellerinde, geriye dönük son bir yılda sağlanan kazancın fiilen çalışılan gün sayısına bölünmesiyle günlük ortalama ücret tespit edilir. Şayet işten ayrılmadan önceki son bir yıl zarfında ücrete artış yapılmışsa, ücret artış tarihi ile fesih günü arasında hak edilen toplam kazanç bu aralıktaki fiili çalışma günlerine bölünerek hesaplama yürütülür.

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca kıdem tazminatına esas ücrete, çıplak ücrete ilaveten işçiye sağlanan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de dahil edilir. Bu doğrultuda aylık ücretin yanında süreklilik gösteren yol, yemek, servis karşılığı, düzenli prim ve ikramiye gibi menfaatler giydirilmiş brüt ücrete eklenir; arızi ödemeler ise hesaplamaya dahil edilmez.

Evlilik sebebiyle ödenen kıdem tazminatı yasal tavanı aşamaz ve hesaplanan tutardan yalnızca damga vergisi kesintisi uygulanır.

Muacceliyet, Gecikme Faizi ve İşverenin Sorumluluğu

Kıdem tazminatı borcu kural olarak iş sözleşmesinin son bulduğu anda muaccel hale gelir. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince, ödemenin vaktinde yerine getirilmemesi dolayısıyla dava açılması halinde mahkeme, borcun ödenmediği gecikme dönemi boyunca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesine karar verir.

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin on dördüncü fıkrası uyarınca işveren, kıdem tazminatından doğan sorumluluğunu şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren de sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu işçiyi çalıştırdığı süre ve devir esnasındaki ücret seviyesiyle sınırlıdır.

İşsizlik Ödeneği, Zamanaşımı ve Arabuluculuk Şartı

4447 sayılı Kanun kapsamında evlilik gerekçesiyle iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdiren kadın işçi işsizlik ödeneğinden yararlanamaz. Feshin evlilik nedenine dayalı olması, işsizlik sigortası hükümleri bakımından sonucu değiştirmez.

Evlilik nedeniyle işten ayrılmada kıdem tazminatı talep hakkı, fesih tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Arabuluculuk sürecinde geçen süreler zamanaşımını durdurur.

Kıdem tazminatı alacağına yönelik davalarda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. Zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde, dava şartı eksikliği nedeniyle dava reddedilir.

Evlilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkı erkek işçiler için geçerli midir?

Hayır, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca evlilik sebebiyle sözleşmeyi feshedip kıdem tazminatı talep etme hakkı yalnızca kadın eşe tanınmıştır.

Evlilik gerekçesiyle fesihte bir yıllık süre ne zaman başlar?

Bir yıllık yasal hak düşürücü süre resmi nikâh işleminin tamamlandığı tarihten itibaren başlar; dini nikâh veya fiili birliktelik bu süreyi başlatmaz.

Evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın işçi ihbar süresi tanımak zorunda mıdır?

Hayır, evlilik nedeniyle sözleşmesini fesheden kadın işçinin ihbar öneli verme yükümlülüğü bulunmadığı gibi işverenden ihbar tazminatı talep etme hakkı da yoktur.

Evlilik sebebiyle işten ayrılan işçi işsizlik maaşı alabilir mi?

Hayır, 4447 sayılı Kanun uyarınca sözleşmesini kendi isteğiyle fesheden işçiler evlilik gerekçesiyle ayrılmış olsalar dahi işsizlik ödeneğinden faydalanamaz.

Evlilik tazminatından hangi yasal kesintiler yapılır?

Kıdem tazminatı yasal tavanı aşamaz ve hesaplanan tazminat tutarı üzerinden yalnızca yasal damga vergisi kesintisi uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu