Muvazzaf Askerlik Nedeniyle İşten Ayrılma ve İşe Dönüş

by Avukat Erdal Ersoy
Muvazzaf Askerlik Nedeniyle İşten Ayrılma ve İşe Dönüş

Muvazzaf askerlik hizmeti sebebiyle iş sözleşmesini fesheden işçi, yasal koşulları taşıması halinde kıdem tazminatına hak kazanır ve terhis sonrasında kanuni süre içerisinde başvurarak şartların bulunması durumunda işe başlatılmasını talep edebilir. Bu haklar, kanundan kaynaklanan zorunlu askerlik ve kamu ödevlerinin korunması amacıyla özel düzenlemelere bağlanmıştır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 31Kaynağı aç
Madde 31 – Muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınan veyahut herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan işçinin iş sözleşmesi işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra işverence feshedilmiş sayılır. İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün eklenir. Şu kadar ki bu sürenin tamamı doksan günü geçemez. İş sözleşmesinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi gereken süre içinde işçinin ücreti işlemez. Ancak özel kanunların bu husustaki hükümleri saklıdır. Bu süre içinde iş sözleşmesinin Kanundan doğan başka bir sebebe dayanılarak işveren veya işçi tarafından feshedildiği öteki tarafa bildirilmiş olsa bile, fesih için Kanunun gösterdiği süre bu sürenin bitiminden sonra işlemeye başlar. Ancak iş sözleşmesi belirli süreli olarak yapılmış ve sözleşme yukarıda yazılı süre içinde kendiliğinden sona eriyorsa bu madde hükümleri uygulanmaz. Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler bu ödevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat öder. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Ücret Ücret ve ücretin ödenmesi

Askerlik Nedeniyle Fesih ve Kıdem Tazminatı Koşulları

Muvazzaf askerlik nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda kıdem tazminatının yasal dayanağı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesidir. İşçinin bu düzenleme uyarınca kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için aynı işverenin işyerinde veya işyerlerinde en az bir yıllık kıdem süresinin bulunması şarttır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 120Kaynağı aç
Madde 120 – 25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Korumalı işyerlerinde çalışan engellilerin ücretleri

Kıdem tazminatı, işçinin her tam hizmet yılı için 30 günlük ücreti üzerinden hesaplanır ve bir yıldan artan süreler de aynı oran üzerinden hesaba dahil edilir. Söz konusu tazminatın yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını aşamaz. Tazminatın zamanında ödenmemesi sebebiyle açılan davalarda hakim, gecikme süresi için ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine karar verir.

1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;[2] 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.[3] [4] İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz. T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.[5] (Değişik: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir. (Değişik: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.[6] Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.

İhbar Yükümlülüğü ve Feshin Gerçek Sebebi

Muvazzaf askerlik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden işçinin ihbar öneli verme yükümlülüğü bulunmadığından kural olarak işverenin ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmaz. Ancak işçinin gerçek ayrılma nedeninin askerlik olmaması ve bu durumun sonradan anlaşılması halinde somut olayın koşullarına göre farklı hukuki değerlendirmeler gündeme gelebilir.

Askerlik sebebiyle işten ayrıldığını bildiren işçinin feshin hemen akabinde başka bir işyerinde çalışmaya başlaması gibi hususlar, ayrılışın gerçek nedeninin askerlik ödevi olup olmadığının belirlenmesinde dikkate alınır.

Askerlik Sonrası Yeniden İşe Başlama Prosedürü

4857 sayılı İş Kanunu'nun 31. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, herhangi bir askeri veya kanuni ödev nedeniyle işinden ayrılan işçiler, bu görevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde işveren; bu kişileri eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe diğer isteklilere tercih ederek o andaki şartlarla işe almak zorundadır.

Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma talebinde bulunan eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür.

Muvazzaf Askerlik Dışındaki Kanuni Ödevler ve Bekleme Süresi

Muvazzaf askerlik ödevi haricinde manevra veya herhangi bir nedenle silah altına alınan ya da kanundan doğan bir çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan ve en az bir yıl çalışmış olan personelin iş sözleşmesi, işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra işverence feshedilmiş sayılır. Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için temel süreye ikişer gün eklenir; ancak sürenin tamamı doksan günü geçemez. Sözleşmenin feshedilmiş sayılması için kanunen beklenmesi gereken bu süre zarfında işçinin ücreti işlemez.

Muvazzaf askerlik dışındaki hallerde kanuni bekleme süresi aşıldığında iş sözleşmesi feshedilmiş sayılır; bu durum 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bir fesih sayılmadığından kanuni şartların gerçekleşmesi halinde 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatı hakkı gündeme gelebilir.

Yabancı Uyruklu Çalışanların Hukuki Durumu

Yabancı çalışanların vatandaşı oldukları ülkelerdeki zorunlu askerlik görevleri sebebiyle Türkiye'deki işyerlerinden ayrılmaları, kendiliğinden 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki muvazzaf askerlik hizmeti kapsamında nitelendirilmez. Bu tür ayrılışlarda personelin vatandaşı olduğu ülkenin mevzuatı, yerine getirilen ödevin zorunlu hukuki mahiyeti ve taraflar arasındaki iş sözleşmesinin hükümleri incelenmelidir.

Askerlik nedeniyle işten ayrılan işçi ihbar tazminatı öder mi?

Muvazzaf askerlik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden personelin ihbar öneli verme yükümlülüğü bulunmadığından kural olarak işverenin ihbar tazminatı talep hakkı doğmaz; ancak feshin gerçek sebebinin askerlik olmadığı tespit edilirse somut olaya göre değerlendirme değişebilir.

Askerlik bitiminde işe dönmek için başvuru süresi ne kadardır?

Askeri ödevin tamamlanmasından itibaren iki ay içinde işverene başvurarak yeniden işe başlama talebinin iletilmesi gerekir.

Askerlik sonrası boş yer olmasına rağmen işe alınmayan işçinin hakkı nedir?

Aranan yasal şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat öder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu