Eşini küçük düşürmek, herkesin içinde onur ve gururunu kırmak, bu tutumları alışkanlık haline getirmek ve saygı sınırlarını aşmak, evlilik birliğinin temelden sarsıldığını gösteren davranışlardandır. Evlilik sürecinde eşlerden birinin diğerini küçük düşürücü fiiller sergilemesi, boşanma davasında bu eylemi gerçekleştiren eşin kusurlu kabul edilmesine yol açar.
Küçük Düşürücü Davranışların İspat Yükü ve Mahkemenin İkna Edilmesi
Boşanma davasında eşi tarafından küçük düşürücü davranışlara maruz kaldığını belirten taraf, bu vakıaları usulüne uygun şekilde ispatlamak ve mahkemeyi bu konuda ikna etmekle yükümlüdür. Davayı açan eş, evlilik birliğini sarsan ve saygı sınırlarını aşan küçük düşürücü olayların varlığını somut delillerle ortaya koymalıdır.
İspat sürecinde tanık beyanlarına başvurulduğunda, anlatılan eylemlerin tanık tarafından bizzat görülmüş olması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2018/8186, K. 2019/6314 sayılı kararında belirtildiği üzere, evlilik birliğinde tanık tarafından bizzat görülmeyen ve yalnızca duyuma dayalı olarak anlatılan vakıalar taraflara kusur olarak yüklenemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/8186, K. 2019/6314Kaynağı aç
Aşağılama Eylemi Karşısında Kusur Dengesi ve Şiddetin Etkisi
Eşin diğerine hakaret etmesi ve onu aşağılaması kusur teşkil etmekle birlikte, her uyuşmazlıkta tarafların gerçekleştirdiği fiiller karşılıklı tartılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2014/635, K. 2014/10905 sayılı kararında ortaya konduğu üzere, eşin aşağılama ve hakaretine karşılık diğer tarafın aşırı kıskançlık göstererek baskı uygulaması, sürekli hakaret etmesi, fiziksel şiddete başvurması ve eşini müşterek konuttan kovması halinde fiziksel şiddet ve baskı uygulayan eş daha fazla kusurlu kabul edilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/635, K. 2014/10905Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacının kusuru daha ağır olsa dahi, davalı boşanmaya karşı çıkmıyor veya evlilik birliğinin devamında korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanma davasının kabulü gerekir.
Nefret Söylemi ve Aşağılamanın Ortak Hayata Etkisi
Eşin diğerine yönelik aşağılama içeren eylemlerinin yanında, sevmediğini ve nefret ettiğini söylemesi ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin sürdürülmesine imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik oluşturur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2015/10083, K. 2015/24918 sayılı kararı ile Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde, bu tür eylemlere maruz kalan eşin boşanma davası açma hakkı doğar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/10083, K. 2015/24918Kaynağı aç
İstinaf Aşamasında Aleyhe Kusur Yükleme Yasağı
İlk derece mahkemesi kararını yalnızca davalı taraf istinaf etmiş ve davacı istinaf yoluna başvurmamışsa, üst mahkemece davalı aleyhine yeni kusur belirlenemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2018/8186, K. 2019/6314 sayılı ilamına göre, tek taraflı istinaf başvurusunda bulunan eş aleyhine eşini aşağılamak, hor görmek ya da eşine ve ailesine karşı saygısız davranmak gibi yeni vakıalar kusur olarak eklenemez.
Küçük Düşürme Eyleminin Maddi ve Manevi Tazminata Yansıması
Boşanmaya yol açan davranışlar karşısında maddi tazminat istemi Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Madde uyarınca, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat talep edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Manevi tazminat koşulları ise Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin ikinci fıkrasında yer alır. Kanun hükmüne göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Evlilik içindeki her kusurlu davranış kişilik hakkına saldırı sayılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2018/8186, K. 2019/6314 sayılı kararında ifade edildiği üzere, birlik görevlerini yerine getirmemek ve evde huzursuzluk çıkarmak şeklindeki davranışlar eşin kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğinden, bu eylemlere dayalı olarak Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca manevi tazminat takdir edilemez.
Boşanma Davasında Adli Yardım Usulü
Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olan kimseler, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi gereğince adli yardımdan yararlanabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2018/8186, K. 2019/6314 sayılı kararına ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabilir; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 337/1. maddesi doğrultusunda bu talep hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebilir.
Eşini küçük düşürmek boşanma davasında kusur sayılır mı?
Eşini küçük düşürmek, onur ve gururunu kırmak ile saygı sınırlarını aşmak evlilik birliğinin temelden sarsıldığını gösterir ve bu eylemi gerçekleştiren eşi boşanma davasında kusurlu kılar.
Küçük düşürücü davranışlar mahkemede nasıl ispatlanır?
Küçük düşürücü muameleye maruz kaldığını belirten taraf bu vakıaları ispatlayıp mahkemeyi ikna etmekle yükümlüdür; tanık ifadelerinin ise duyuma değil bizzat görgüye dayanması gerekir.
Fiziksel şiddet uygulayan eşe karşı hakaret eden eş daha kusurlu kabul edilir mi?
Eşin hakaret etmesi ve aşağılaması kusur oluşturmakla birlikte; baskı kuran, fiziksel şiddet uygulayan ve eşini müşterek konuttan kovan taraf olaylarda daha fazla kusurlu kabul edilir.
Ağır kusurlu eşin açtığı boşanma davası kabul edilir mi?
Davacının kusuru daha ağır olsa bile, davalı boşanmaya karşı çıkmıyorsa veya birliğin devamında korunmaya değer bir yarar kalmamışsa Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca boşanma davası kabul edilir.
Eşi küçük düşürmek manevi tazminat hakkı doğurur mu?
Boşanmaya sebep olan olaylar sebebiyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kusurlu eşten manevi tazminat talep edebilir.
Birlik görevlerini ihmal etmek kişilik hakkı saldırısı sayılır mı?
Birlik görevlerini yerine getirmemek ve evde huzursuzluk çıkarmak eylemleri eşin kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğinden manevi tazminat hükmüne dayanak oluşturmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

