Emlakçı Komisyonu ve Yasal Tavan Oranları Rehberi

by Avukat Erdal Ersoy
Emlakçı Komisyonu ve Yasal Tavan Oranları Rehberi

Gayrimenkul alım satım işlemlerinde emlakçı komisyonu satış bedelinin katma değer vergisi hariç azami yüzde dördü olarak kararlaştırılabilir; kiralamalarda ise bu bedel katma değer vergisi hariç bir aylık kira tutarını aşamaz. Sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça hizmet bedeli taraflar arasında eşit olarak paylaştırılır. Emlak işletmesinin ücrete hak kazanabilmesi için geçerli yetki belgesine sahip olması, taşınmaz simsarlığı sözleşmesinin yazılı yapılması ve yürütülen aracılık faaliyeti sonucunda asıl işlemin tamamlanması gerekir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 520Kaynağı aç
MADDE 520- Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. B. Ücret I. Hak etme zamanı
24645 sayılı TAŞINMAZ TİCARETİ HAKKINDA YÖNETMELİK m. 20Kaynağı aç
MADDE 20 – (Değişik:RG-14/10/2020-31274) (1) Alım satıma aracılık hizmetine ilişkin hizmet bedeli oranı, alım satıma aracılık sözleşmesinde yer alan satış bedelinin katma değer vergisi hariç yüzde dördünden fazla olamaz. (2) Kiralamaya aracılık hizmetine ilişkin hizmet bedeli, kiralamaya aracılık sözleşmesinde yer alan kira bedelinin katma değer vergisi hariç bir aylık tutarından fazla olamaz. (3) Alım satım veya kiralamaya aracılık hizmetleri ile aynı anda bu hizmetlerle ilişkili olarak 13 üncü maddede belirtilen diğer hizmetlerin de verilmesi durumunda, ayrı yetkilendirme sözleşmesi düzenlenmiş olsa dahi sadece bir hizmet bedeli alınabilir ve bu bedel, alım satıma aracılık hizmeti için birinci fıkrada belirtilen orandan, kiralamaya aracılık hizmeti için ise ikinci fıkrada belirtilen tutardan fazla olamaz. (4) İşletme ve sözleşmeli işletme, yetkilendirme sözleşmesine konu hizmetin verilmesi ile hizmet bedeline hak kazanır. (5) Alım satım ve kiralamaya aracılık hizmetlerinde, birinci fıkrada belirtilen orandan ve ikinci fıkrada belirtilen tutardan fazla olmayacak şekilde belirlenen hizmet bedeli, alım satıma veya kiralamaya aracılık sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça taraflar arasında eşit paylaşılarak ödenir. (6) Bir taşınmazın alım satımı hususunda alıcı ve satıcı, kiralanması hususunda ise kiracı ve kiralayan ile ayrı ayrı yetkilendirme sözleşmesi yapılmış olması durumunda sadece bir hizmet bedeli alınabilir. Bu durumda hizmet bedeli, birinci fıkrada belirtilen orandan ve ikinci fıkrada belirtilen tutardan fazla olmayacak şekilde alım satıma veya kiralamaya aracılık sözleşmelerinde yeniden belirlenir. (7) 18 inci madde çerçevesinde yürütülen ortak çalışma sonucunda hak kazanılan hizmet bedeli, alım satıma veya kiralamaya aracılık sözleşmelerinde belirlenen işletme veya sözleşmeli işletmeye ödenir ve hizmet ortaklığı sözleşmesinde belirtilen usulde paylaşılır. Bu sözleşmede hizmet bedelinin paylaşımı hususunda hüküm bulunmaması halinde bu bedel taraflar arasında eşit olarak paylaşılır. (8) Taşınmazın yetkilendirme sözleşmesinin süresi içinde, taşınmaz gösterme belgesini düzenleyen işletme veya sözleşmeli işletme bertaraf edilerek doğrudan iş sahibinden satın alınması veya kiralanması durumunda hizmet bedeline hak kazanılır. (9) Yetki belgesi iptal edilen işletme ve sözleşmeli işletmenin, iptal tarihi itibarıyla geçerli olan yetkilendirme sözleşmeleri feshedilmiş sayılır. Sözleşmenin feshedilmiş sayılmasından önce verilmiş olan hizmetler için hizmet bedeline hak kazanılır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Çeşitli ve Son Hükümler Sözleşmeli işletme

Taşınmaz Simsarlığı Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Şekil Şartı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 520. maddesi uyarınca simsarlık sözleşmesi, bir kimsenin taraflar arasında bir akit kurulması fırsatını sağlamayı veya kurucu işlemlere aracılık etmeyi üstlendiği ve bu akdin kurulmasıyla ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık ilişkisine kural olarak vekâlet hükümleri uygulanır; kural olarak simsarın iş sahibini temsil yetkisi bulunmamakla birlikte taraflarca sözleşmeyle temsil yetkisi verilebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1, K. 2015/1539Kaynağı aç
Hukuk Genel Kurulu         2014/1 E.  ,  2015/1539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/10/2013 NUMARASI : 2013/835-2013/1174 . Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.12.2011 gün ve 2011/334 E., 2011/2467 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 22.04.2013 gün ve 2013/4095 E., 2013/7298 K. sayılı ilamı ile; (…Davacı vekili; müvekkilinin davalıya "K……./ ANKARA" adresinde bulunan taşınmazı gösterdiğini ve taraflar arasında ''Satılık ve Kiralıklarda Yer Gösterme Sözleşmesi'' düzenlendiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı şekilde, müvekkilini devre dışı bırakarak sözkonusu taşınmazı kiraladığını ve sözleşmede kararlaştırılan 7.080 TL'yi ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından gösterilen yerlerin müvekkili tarafından beğenilmediği için kira sözleşmesi düzenlenmediğini, daha sonra müvekkilinin kendi imkanlarıyla dava dilekçesinde belirtilen mecuru bulduğunu ve bu yerle ilgili mal sahipleriyle kira sözleşmesi düzenlediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; davacının kendisine hiçbir yetki verilmeden dava konusu taşınmazı göstermesinin tek başına dava konusu alacağı talep etmesi için yeterli olmadığı gibi, emlak komisyonculuğunun sadece yer göstermeden ibaret olmadığı, alıcı/kiracı ile satıcıyı/kiralayanı bir araya getirme, tarafları anlaştırdıktan sonra gerekli işlemlerinin yapılmasını da kapsadığı, bu itibarla davacının yer gösterme tutanağına dayanarak komisyon istemesinin hakkaniyete uygun olmadığı, tanık beyanlarına göre de davacı tarafın mal sahibinin muvafakatını almadan aracılık yapmaya kalkıştığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı, 15.04.2010 tarihli "Kiralıklarda yer gösterme (emlak komisyonculuğu) sözleşmesi" ne dayanarak, alacak isteminde bulunmuştur. Davalı vekili cevaplarında ve itirazında sözleşmenin imzalandığını kabul etmiş, ancak kiralanan yerin davacı tarafından gösterilmediğini, kendi imkanları ile bulduklarını ifade etmişlerdir. Sözleşmenin B/2. maddesinde de '… kendisi veya yukarıda tanımlanan diğer kişiler (yakınları) adına her ne suretle olursa olsun emlakçıyı devre dışı bırakarak, satın aldığı/kiraladığı takdirde… kirada 1 aylık kira bedeli + KDV'sini tellallık ücreti olarak ödeyecektir."düzenlemesi getirilmiştir. 818 sayılı B.K. 404/son maddesi uyarınca gayrimenkule ilişkin tellallık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerekir. Gayrimenkul tellallığı sözleşmesinde taşınmaz sahibinin imzasının olacağına dair bir düzenleme yoktur. Davalı vekilinin sözleşmenin kendileri tarafından imzalandığını kabulü gözetilerek, davalının sözleşmenin sonradan doldurulduğu iddiaları ile kiralanan yerin sözleşmede gösterilen yer olup olmadığı araştırılıp, sözleşmenin B/2. madde şartı gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ  EDEN  : Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, tellallık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, emlak komisyonculuğunun sadece yer göstermeden ibaret olmadığı, alıcı/kiracı ile satıcıyı/kiralayanı bir araya getirme ve taraflar anlaştırdıktan sonra gerekli işlemlerinin yapılmasını da kapsadığı, bu itibarla davacının yer gösterme tutanağına dayanarak komisyon istemesinin hakkaniyete uygun olmadığı, tanık beyanlarına göre de davacı tarafın mal sahibinin muvafakatini almadan aracılık yapmaya kalkıştığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz edilen karar, Özel Dairece; yukarıda yer alan gerekçe ile bozulmuştur. Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnilmiş, direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; gayrimenkul tellallığı sözleşmesinde taşınmaz sahibinin imzasının bulunmasının gerekip gerekmediği, burada varılacak sonuca göre; davalının sözleşmenin sonradan doldurulduğu iddiaları ile kiralanan yerin sözleşmede gösterilen yer olup olmadığı ve sözleşmenin B/2. maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının araştırılmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için “tellallık(simsarlık) sözleşmesi ”nin hukuki niteliği üzerinde durulmasında yarar vardır: Tellallık(simsarlık) sözleşmesi mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu(BK)’nun 404-409 maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun(TBK) 520-525 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK) 100 vd. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ticari işler tellallığı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK) tarafından ele alınmamıştır. Böylelikle konuya ilişkin olan özel hüküm genel hüküm ikiliği ortadan kalkmıştır. TBK. m. 520/1'e göre simsarlığın(tellallığın) tanımı şu şekilde yapılmıştır: "Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir". Bu hüküm, mehaza uygun olarak, "Simsarlık, simsarın bir ücret karşılığında, ya diğer tarafa bir sözleşmenin kurulması fırsatını göstermeyi ya da ona bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmeyi borçlandığı bir sözleşmedir" şeklinde anlaşılmalıdır. Simsarlık sözleşmesi, 818 sayılı BK'nun 404 vd maddelerinde, "tellallık" olarak adlandırılıp, düzenlenmiş bulunuyordu. Bu tanımlardan hareket edilerek simsarlığın unsurları şu şekilde tespit olunabilir: a) Simsarlık ilişkisinin tarafları simsar ile iş sahibidir ve simsar, iş sahibi için, konusu özel olarak belirlenmiş bir vekalet edimi üstlenmiştir. O (simsar), iş sahibi için yerine getireceği faaliyetin karşılığında ücret alacaktır. b) Simsarlık faaliyetinin konusu, çeşitli işlere ilişkin sözleşmelerin kurulması hususunda aracılık etmektir. Bu aracılık faaliyeti, bir sözleşme kurma fırsatı vermek şeklinde olabileceği gibi bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmek şeklinde de olabilir. Simsarın kural olarak iş sahibini temsil yetkisi yoktur; fakat sözleşme ile kendisine bu yetki verilebilir. c) Simsarlık ilişkisi, simsar ile iş sahibi arasında yapılan bir sözleşme ile kurulur. Simsar ile iş sahibi arasında sürekli bir hukuki bağlantı yoktur. Simsarlık sözleşmesinin geçerliliği bir şekle bağlı değildir; ne var ki TBK. m. 520/3(BK m. 404/3) taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi için bir geçerlilik şekli kabul etmiştir. Buna göre, "taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz". Simsarlık faaliyeti sonucu kurulacak sözleşme (asıl sözleşme), herhangi bir nitelikte sözleşme olabilir. Simsarlık sözleşmesi, vekalet sözleşmesinin konusu belirli (akit yapma hususunda aracılık faaliyetinde bulunma) ve simsarın her zaman ücrete hak kazandığı özel bir çeşididir. Bu sebeple TBK. m. 520/2'ye(BK m.404/2) göre "simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır" denilmiştir. Simsarlığın önem ve yararı şu şekilde açıklanmaktadır: Bir akdin yapılması için tarafların birbirleriyle buluşmaları lazımdır. Fakat bu buluşma her zaman kolay bir şekilde olmaz; hatta çoğu zaman bazı zorluklarla karşılaşılabilir. Mesela taraf olacakların birbirlerini tanımamaları, ayrı ayrı mahallerde bulunmaları, aynı dili konuşmamaları gibi sebepler onların birbirini bulmalarına ve sözleşmeyi yapmalarına mani olabilir. İşte çeşitli sebeplerden ötürü bir araya gelemeyen kimseleri birbirlerine yaklaştırmak hususunda aracılık yapmayı kendilerine meslek edinen şahıslardan müteşekkil bir sınıf olup, eski zamanlardan beri mevcuttur. Zamanımızda iş aleminin zaruri kıldığı ihtisaslaşma ve iş bölümü dolayısıyla tellallık mesleği ticaret hayatının vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir. Simsarlık sözleşmesi, simsar ile iş sahibi arasında haklar ve borçlar meydana getirmektedir. TBK. m. 521-525 arasında sadece simsarın ücret alacağı düzenleme konusu yapılmıştır. Simsarlık sözleşmesi ile ilgili diğer hususlarda, TBK. m. 520/2'nin yollaması gereği vekalete ilişkin TBK. m. 502 vd. hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Simsarın ücrete hak kazanma zamanı ve giderlere ilişkin alacağı TBK. m. 521 'e göre "simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır" (521/1); "simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi halinde ödenir" (521/2); "simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir" (521/son). Böylece simsar, sözleşme konusu hizmetin bir akdin kurulmasıyla sonuçlanması durumunda ücrete hak kazanmaktadır. Simsar, söz konusunu hizmeti yerine getirmezse, ücret alacağı elde edemeyecektir. Ancak sözleşmede aksi kararlaştırılabileceği gibi işin niteliğinden de aksi sonuca varılabilir. BK. m. 521 vd. düzenleme içinde, simsarın ücret alacağının doğumu için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir: a) Simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi (vekalet veren) ile üçüncü kişi arasında kurulması gerekir. Bu şart, iş sahibinin, kendisine teklif olunan üçüncü kişilerle sözleşme yapmayı sebepsiz olarak red etmesi halinde de gerçekleşmiş sayılmalıdır. Bu konu, TBK. m. 175'in kapsamı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Fakat asıl sözleşmenin geçerli olarak kurulması lazım ve yeterlidir. Ücret alacağının doğumu için, bu sözleşmenin ifa edilmesi gerekli değildir. Geciktirici şarta bağlı olarak yapılmış sözleşmelerde, şartın gerçekleşmesi beklenmelidir. Bu düzenlemeyi getiren TBK. m.521/1 hükmü, emredici değildir. Taraflar, asıl akit kurulmamış olsa bile, ücret ödenmesini kararlaştırabilecekleri gibi ücretin, sözleşmenin ifa edilmesi halinde ödeneceğini de kararlaştırabilirler. b) Asıl sözleşmenin kurulması ile simsarın faaliyeti arasında nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. TBK. m. 521/1 bu şartı, "yaptığı faaliyet sonucunda" sözleriyle ifade etmiştir. Bu şartın aksi de kararlaştırılabilir. c) TBK. m. 523'de düzenlenen ve simsarın ücret ve giderlere ilişkin alacağının kaybı sonucunu doğuracak durumlardan birinin gerçekleşmemesi gerekir (Yavuz, Cevdet: Borçlar Hukuku Dersleri Özel Hükümler, 9. Baskı, İstanbul 2011, s.604 vd). Somut olayda; davacı vekili müvekkilinin emlak komisyoncusu olduğunu, davalının kiralamak üzere işyeri aradığını söyleyerek müvekkilinden aracılık hizmeti talep ettiğini, müvekkilinin davalıya "K….ANKARA" adresinde bulunan taşınmazı gösterdiğini, taşınmazın davalıya gösterilmesinden sonra taraflar arasında 15.04.2010 tarihli Satılık ve Kiralıklarda Yer Gösterme sözleşmesi başlıklı tellaliye ücret sözleşmesi düzenlendiğini, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek sözleşmenin imzalanmasından kısa bir süre sonra müvekkilini devre dışı bırakarak söz konusu taşınmazı kiraladığını, davalı ile yapılan görüşmelere rağmen davalının sözleşmede kararlaştırılan bir aylık kira bedeli + KDV'sine tekabül eden 7.080 TL.yi ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2010/10764 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yukarıda belirtildiği üzere tellallık(simsarlık) ilişkisi, tellal(davacı) ile iş sahibi(davalı) arasında yapılan bir sözleşme ile kurulur. Gayrimenkul tellallık sözleşmesinde taşınmaz maliklerinin imzasının bulunmasına gerek bulunmamaktadır. Simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi ile üçüncü kişi arasında kurulması ile simsarın ücret alacağı doğar. Eldeki davada taraflar arasında 15.04.2010 tarihli tellallık(simsarlık) sözleşmesi imzalanmış olup, davalı sözleşmedeki imzaya itiraz etmemiştir. Hal böyle olunca yerel mahkemece, işin esasına girilerek davalının sözleşmenin sonradan doldurulduğu iddiaları ile kiralanan yerin sözleşmede gösterilen yer olup olmadığı ve sözleşmenin B/2. maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, sözleşmede taşınmaz maliklerinin imzası bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, yerel mahkemece bozma ilamına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup; kararın bozulması gerekir. S O N U Ç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, jstek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 10.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. .

Türk Borçlar Kanunu'nun 520. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/26675 Esas ve 2019/11191 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, taşınmaz simsarlığında yazılı şekil ispat kolaylığı değil geçerlilik koşuludur ve bu koşulun yerine getirilmesi sözleşmenin geçerliliği için yeterlidir. Yazılı sözleşmesi bulunmayan emlakçının komisyon alacağı talebi reddedilir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/26675, K. 2019/11191Kaynağı aç
13. Hukuk Dairesi         2016/26675 E.  ,  2019/11191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, … Gayrimenkul Yapı Proje Pazarlama adlı emlak komisyon firmasının sahibi olduğunu, davalı ile 27/02/2015 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi başlıklı komisyon sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme ile davalıyla … İlçesi, … Mevkii, 47014 ada 4 parsel de bulunan 1 nolu bağımsız bölümün satışı hususunda anlaştıklarını, ancak davalının taşınmazı almaktan vazgeçtiğini, sözleşme gereği davalının ödemesi gereken ve sözleşmede kararlaştırılan satış bedelinin %4'ü oranındaki komisyon bedelini ödemediğini beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL komisyon bedelinin anılan sözleşmenin 2. maddesi uyarınca sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, satıcı ile imzaladıkları gayrimenkul satış sözleşmesi arasına sıkıştırılmış yok hükmünde maddeler olduğunu, boş bırakılan veya sonradan dolduralacak kısımlar ile kendisinden ücret talep edilmekte olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, simsarlık sözleşmesi nedeniyle tapulu taşınmaz satışına aracılık edilmesi sebebiyle alacak talebine ilişkin olup, Mahkemece “ tapulu taşınmaz devrine ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılması geçerlilik şartı olup şekil şartına uyulmaması nedeniyle taşınmaz satışı yönünden sözleşmenin geçerli olmadığı, aynı sözleşmenin simsarlığa ilişkin hükümler de içermesi nedeniyle simsarlık yönünden sözleşmenin geçerli olduğu söylenebilir ise de, tapulu taşınmazın adi yazılı olarak satışı hukuken mümkün olmayıp buna ilişkin sözleşmenin kurulmuş olmasından da bahsedilemeyeceği, simsarlık sözleşmesini düzenleyen Borçlar Kanunu 520. maddesinin ise sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazanıldığını belirttiği, geçersiz sözleşme ilişkisi kurulmasının sözleşmenin kurulması olarak kabul edilemeyeceği, simsarlık sözleşmesi geçerli olarak kabul edilse bile dayanak aracılık edilmesi üstlenilen sözleşmenin (tapulu taşınmaz satışı) geçersizliği nedeniyle ücret koşulu gerçekleşmediğinden simsarlık sözleşmesinin de borç doğurmayacağı kanaati “ gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 520/3 maddesi uyarınca taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Bu yön sözleşmenin geçerlilik koşuludur ve yeterlidir. Taraflar arasında 27/2/2015 tarihli sözleşme ile simsarlık sözleşmesi düzenlendiğine göre, davacının bu sözleşmede uyuşmazlığa konu ettiği talebi, alıcının herhangi bir sebeple gayrimenkulu almaktan vazgeçmesi hali için düzenlenen cezai şarta ilişkin olduğundan, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/1 Esas ve 2015/1539 Karar sayılı kararına göre, gayrimenkul simsarlığı sözleşmesinin kurulması için taşınmaz sahibinin imzasının bulunması zorunlu değildir; sözleşme simsar ile iş sahibi arasında kurulur.

Satış ve Kiralama İşlemlerinde Yasal Komisyon Tavanları ve Paylaşımı

Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca alım satıma aracılık hizmet bedeli, satış bedelinin katma değer vergisi hariç yüzde dördünü aşamaz. Yönetmeliğin 20. maddesinin ikinci fıkrası gereğince kiralamaya aracılık hizmet bedeli ise sözleşmede belirlenen kira bedelinin katma değer vergisi hariç bir aylık tutarından fazla olamaz. Yönetmelik konut ile arsa, dükkan, ofis veya depo gibi ticari taşınmazlar arasında komisyon tavanı yönünden bir ayrım yapmamıştır.

Yönetmeliğin 20. maddesinin beşinci fıkrası gereğince belirlenen hizmet bedeli, alım satım veya kiralama sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça taraflar arasında eşit paylaşılarak ödenir. Komisyon yükünün tek tarafa bırakıldığına dair anlaşmalar yazılı yapılmadıkça üçüncü tarafı bağlamaz; emlakçının satıcı veya kiraya verenle tek taraflı mutabakatı alıcı ya da kiracıyı bağlamaz.

Taşınmazın alım satımı hususunda alıcı ve satıcı, kiralanmasında ise kiracı ve kiralayan ile ayrı ayrı yetkilendirme sözleşmesi yapılmış olması durumunda sadece bir hizmet bedeli alınabilir ve bu bedel yasal tavanları aşmayacak şekilde sözleşmelerde yeniden belirlenir. Aracılık hizmetleriyle bağlantılı diğer hizmetler verilse bile ayrı yetkilendirme yapılsa dahi yalnızca tek bir hizmet bedeli tahsil edilebilir ve tavan oranlar aşılamaz.

Taşınmaz ticareti ortak çalışma çerçevesinde yürütüldüğünde hak kazanılan bedel, aracılık sözleşmesinde belirlenen işletmeye ödenir ve hizmet ortaklığı sözleşmesindeki usule göre paylaştırılır; sözleşmede hüküm bulunmaması halinde bedel taraflar arasında eşit olarak paylaşılır.

Yetki Belgesi Zorunluluğu ve Fatura Düzeni

Taşınmaz ticareti faaliyeti yürütmek ve komisyon talep edebilmek için Ticaret Bakanlığı'ndan alınmış geçerli bir yetki belgesi zorunludur; yetki belgesi bulunmayan kişi veya işletmenin komisyon talep etme hakkı doğmaz. Yetki belgesi iptal edilen işletmelerin geçerli yetkilendirme sözleşmeleri iptal tarihi itibarıyla feshedilmiş sayılır; ancak fesihten önce verilmiş olan hizmetler için hizmet bedeline hak kazanılır.

Emlakçı vergi mükellefi bir işletme olduğundan komisyon bedeli için fatura düzenlemek zorundadır ve tarafların fatura talep etme yasal hakkı bulunmaktadır.

Komisyona Hak Kazanma Şartları, Cayma Hâli ve Emlakçının Bertaraf Edilmesi

Türk Borçlar Kanunu'nun 521. maddesinin birinci fıkrası ve Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 20. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca işletme, yetkilendirme sözleşmesine konu hizmetin verilmesi ve yaptığı faaliyet sonucunda asıl sözleşmenin kurulması ile hizmet bedeline hak kazanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/1 Esas ve 2015/1539 Karar sayılı kararı uyarınca simsarın faaliyeti ile asıl sözleşmenin kurulması arasında nedensellik bağı bulunmalı; asıl sözleşmenin geçerli olarak kurulması yeterli olup sözleşmenin ifa edilmesi zorunlu değildir. Satış işlemlerinde komisyona kural olarak tapu tesciliyle, kiralamada ise kira sözleşmesinin imzalanmasıyla hak kazanılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 521Kaynağı aç
MADDE 521- Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir. Simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir. II. Ücretin belirlenmesi

Türk Borçlar Kanunu'nun 521. maddesinin birinci fıkrası emredici nitelikte olmadığından taraflar asıl akit kurulmamış olsa dahi ücret ödenebileceğini kararlaştırabilirler. Simsarın faaliyeti neticesinde kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret alacağı koşulun gerçekleşmesi hâlinde doğar.

Emlakçı tarafları buluşturup şartlarda anlaşma sağlayarak sözleşmeyi imzalattıktan veya tapu devri yapıldıktan sonra taraflardan birinin vazgeçmesi komisyon hakkını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık sözleşme imzalanmadan önceki vazgeçmelerde kural olarak komisyon hakkı doğmaz. Tapu devri veya kira sözleşmesi gerçekleşmemişse kural olarak komisyon kazanılamaz; ancak sözleşmede tanıtım veya masrafların ödeneceği kararlaştırılmışsa aracılık akitle sonuçlanmasa dahi bu giderler talep edilebilir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/26675 Esas ve 2019/11191 Karar sayılı ilamına göre, taşınmaz simsarlığı sözleşmesinde alıcının vazgeçmesi haline bağlanan cezai şart hükümleri, asıl taşınmaz satışının resmi şekilde yapılmamış olması gerekçesiyle kendiliğinden geçersiz sayılamaz; tarafların iddia ve savunmaları incelenmelidir.

Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 20. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince, taşınmazın yetkilendirme sözleşmesi süresi içinde, taşınmaz gösterme belgesini düzenleyen işletme bertaraf edilerek doğrudan iş sahibinden satın alınması veya kiralanması durumunda da işletme hizmet bedeline hak kazanır.

Ücret Hakkının Kaybı, Aşırı Ücretin İndirilmesi ve Fazla Komisyonun İadesi

Türk Borçlar Kanunu'nun 523. maddesi uyarınca aracılık edenin üstlendiği borca aykırı şekilde diğer tarafın yararına davranması ya da dürüstlük kurallarını çiğneyerek karşı taraftan ücret sözü alması durumunda, aracılık ücreti ve yapılan giderlere ilişkin haklar düşer.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 523Kaynağı aç
MADDE 523- Simsar, üstlendiği borcuna aykırı davranarak diğer tarafın menfaatine hareket eder veya dürüstlük kurallarına aykırı olarak diğer taraftan ücret sözü alırsa, ücrete ve yaptığı giderlere ilişkin haklarını kaybeder. IV. Evlenme simsarlığı

Türk Borçlar Kanunu'nun 525. maddesi gereğince sözleşmede aşırı bir ücret kararlaştırılmışsa, borçlunun istemi üzerine bu ücret hâkim tarafından hakkaniyete uygun olarak indirilebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 525Kaynağı aç
MADDE 525- Sözleşmede aşırı bir ücret kararlaştırılmışsa, borçlunun istemi üzerine, bu ücret hâkim tarafından hakkaniyete uygun olarak indirilebilir. ONUNCU BÖLÜM Vekâletsiz İşgörme A. İşgörenin hak ve borçları I. İşin görülmesi

Yasal tavanın üzerinde ödenen komisyon tutarının iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebilir; ayrıca fazla komisyon talep eden emlakçı hakkında Ticaret İl Müdürlüğü'ne idari şikâyette bulunulabilir.

Emlakçı komisyonu satışta en fazla ne kadar olabilir?

Satış bedelinin katma değer vergisi hariç azami yüzde dördü olarak kararlaştırılabilir ve sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça alıcı ile satıcı arasında eşit paylaştırılır.

Kiralık gayrimenkullerde emlakçı komisyonu ne kadardır?

Kiralamada hizmet bedeli katma değer vergisi hariç bir aylık kira tutarından fazla olamaz ve aksi kararlaştırılmadıkça taraflar arasında eşit olarak ödenir.

Yazılı sözleşme olmadan emlakçı komisyon talep edebilir mi?

Taşınmaz simsarlığı sözleşmesinin yazılı yapılması Türk Borçlar Kanunu'nun 520. maddesi uyarınca geçerlilik koşulu olduğundan yazılı sözleşme bulunmaksızın komisyon talep edilemez.

Sözleşme imzalandıktan sonra taraflardan biri cayarsa komisyon ödenir mi?

Taraflar anlaşıp sözleşmeyi imzaladıktan veya devir gerçekleştikten sonraki vazgeçmeler komisyon hakkını ortadan kaldırmaz; ancak imza öncesi caymada kural olarak komisyon doğmaz.

Yetki belgesi bulunmayan emlakçıya komisyon ödenir mi?

Taşınmaz ticareti için yetki belgesi zorunlu olup geçerli yetki belgesi bulunmayan işletmelerin komisyon talep hakkı doğmaz.

Emlakçı bertaraf edilerek malikten doğrudan işlem yapılırsa komisyon ödenir mi?

Yetkilendirme sözleşmesi süresinde gösterme belgesini düzenleyen işletme aradan çıkarılarak doğrudan işlem tesis edilirse işletme hizmet bedeline hak kazanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu