Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Nasıl Alınır?

by Avukat Erdal Ersoy
Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Nasıl Alınır?

Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Şartları

1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için en az bir yıllık çalışmasının bulunması gerekir. Anılan maddenin birinci fıkrasının 5. bendi kapsamında, yaşlılık aylığı bağlanması için aranan yaş koşulu dışındaki sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçiler, kendi istekleriyle iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatı talep edebilirler. Buna karşılık, aynı fıkranın 4. bendi gereğince yaşlılık veya toptan ödeme almak amacıyla işten ayrılma durumunda ise işçinin aylık ya da toptan ödemeye hak kazandığını ve bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa tahsis başvurusunda bulunduğunu belgelemesi şarttır.

1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;[2] 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.[3] [4] İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz. T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.[5] (Değişik: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir. (Değişik: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.[6] Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.

İlk Sigortalılık Tarihine Göre Prim ve Süre Koşulları

Kıdem tazminatına esas süre ve prim koşulları, çalışanın ilk defa sigortalı tescil edildiği tarihe göre farklılık göstermektedir. 08.09.1999 tarihinden önce ilk kez sigortalı olan çalışanlar, 15 yıllık sigortalılık süresini ve 3600 prim ödeme gün sayısını doldurduklarında yaş şartı aranmaksızın sözleşmelerini sona erdirerek kıdem tazminatına hak kazanabilirler.

08.09.1999 ile 30.04.2008 tarihleri arasında ilk kez sigortalı sayılan çalışanlar için iki ayrı imkan tanınmıştır. Bu dönemde sigortalı olan işçiler, sigortalılık süresi aranmaksızın 7000 prim gününü tamamlayarak ya da 25 yıllık sigortalılık süresiyle birlikte 4500 prim gününü doldurarak iş sözleşmelerini feshettiklerinde kıdem tazminatı talep edebilirler. 01.05.2008 ile 31.12.2008 tarihleri arasında ilk defa sigortalı olan çalışanlar bakımından ise 4600 prim ödeme gün sayısı aranmaktadır.

Kıdem Tazminatının Hesaplanması, Tavan Sınırı ve SGK Çıkış Bildirimi

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatı, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için 30 günlük ücreti tutarında hesaplanır. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme gerçekleştirilir. Hesaba esas brüt ücrete yol, yemek ve diğer ek ödemeler dahil edilir; tam yılı aşan günlerin hesabı günlük brüt ücret üzerinden yapılır. Toplu sözleşmeler veya iş sözleşmeleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını aşamaz. Tazminatın zamanında ödenmemesi halinde açılacak davada hâkim, gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.

Emeklilik veya yaşlılık toptan ödemesi sebebiyle işten ayrılan çalışanlar için işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna Kod-8 bildirimi yapılır. Bu kod, işçinin sosyal güvenlik kurumlarından emekli aylığına veya toptan ödemeye hak kazanacak şekilde işten ayrıldığını tespit etmektedir.

Fesihten Sonra Yeniden Çalışma ve Dürüstlük Kuralı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı uyarınca hakların dürüstçe kullanılması esas olup, açıkça kötüye kullanım hukuki korumadan mahrum bırakılır. Yaş hariç emeklilik koşullarını sağlayarak sözleşmesini fesheden çalışanın başka bir işyerinde işe başlamasını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/11021 Esas ve 2014/17167 Karar sayılı kararında, emeklilik feshinden kısa süre sonra yeni bir işte çalışmaya başlanmasının çalışma hakkı kapsamında bulunduğu ve bu durumun tek başına dürüstlük kuralına aykırılık veya hakkın kötüye kullanımı şeklinde yorumlanamayacağı ifade edilmiştir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/11021, K. 2014/17167Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2014/11021 E.  ,  2014/17167 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Manavgat İş Mahkemesi Tarihi : 30/12/2013 Numarası : 2012/598-2013/371 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2.Davacı vekili, davacının 19.03.2009-25.04.2012 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmesini 15 yıl 3600 prim gününü doldurması nedeniyle kendisinin emeklilik nedeniyle feshetmek istediğini ve bu durumu davalıya bildirdiğini, kıdem tazminatı alıp çalışmamak için işten ayrıldığını beyan ederek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı …. Dolphin Turizm ve Tic.Ltd.Şti vekili, ihtarnamenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının fesih ihtarı gönderdikten kısa bir süre sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlayarak hakkını kötüye kullandığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı … Turizm A.Ş. vekili, davacının davalı iş yerinden ayrıldıktan sonra hemen yeni bir iş yerinde daha yüksek maaşla işe başladığını, emeklilik saikinin ve buna ilişkin kıdem tazminatı talebinin yasal ve mantıklı olmadığını, davacının bu hakkını MK 2’ ye uygun kullanmadığının ortada olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının işten ayrılmasından hemen sonra bir başka iş yerinde çalışmaya başlamış olması dikkate alınarak, fesih amacının emeklilik aylığı almak değil, bir başka iş yerinde çalışmak olduğunu ve bu durumun Türk Medeni Kanunu nun 2/2 maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. 4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. İşçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir. Somut olayda davacı 17.04.2012 tarihinde işverene noterden ihtarname göndermek suretiyle 15 yıl ve 3600 gün çalışma koşullarını taşıdığından kıdem tazminatını alarak işten ayrılmak istediğini bildirmiştir. Davacı fesih tarihi itibariyle kıdem tazminatına anılan kanun maddesi karşısında hak kazanmıştır. Sözleşmenin feshi açısından SGK’dan yazı alınması ve işverene gönderilmesi kural olarak şart değildir. İşçi eylemli olarak, ihtarname göndererek, SGK’dan alacağı yazı ile başvurarak fesih iradesini ortaya koyabilir. SGK’dan alınacak yazının işverene gönderilmesi faiz başlangıcı açısından önem taşır. Kaldı ki davacı Antalya SGK’na başvurmuş olup yaş şartı dışında 15 yıl 3600 prim günü şartlarını taşıdığını 26/04/2012 tarihli belge ile ispatlamıştır. 4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bendinde 15 yıl 3600 prim gününü tamamlamak dışında emeklilik nedeniyle fesih için başkaca bir şart öngörülmemiştir. Yaş şartının tamamlanması ve yaşlılık aylığı bağlanması SGK mevzuatıyla ilgili olup zaten 14.maddenin (4) numaralı bendinde bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılanların kıdem tazminatına hak kazanacakları da ayrıca düzenlenmiştir. Yani ister 15 yıl 3600 prim gününü tamamlanmış olsun ve isterse yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılmış olsun her iki halde de işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Davacının yeniden çalışmaya başlamasını yasaklayan kanuni bir düzenleme bulunmadığından, davacının emekli olduktan kısa bir süre sonra başka bir işte çalışmaya başlaması davacıya kanunen tanınmış bu hakkı ortadan kaldırmadığı gibi Anayasal bir hak olan çalışma hakkının kullanılmış olmasının hakkın kötüye kullanılması şeklinde yorumlanması da hatalıdır. Mahkemece davacının kıdem tazminatı alacağının kabulü gerekirken talebin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının 5 numaralı bendi uyarınca yapılan fesihlerde işçinin hangi amaç ve saikle hareket ettiği tazminat hakkının doğumu açısından önem taşımamaktadır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/27701 Esas ve 2020/630 Karar sayılı kararında, çalıştığı işyerinde yıpranan ve çalışma şartlarını daha olumlu bulduğu başka bir yerde çalışmak amacıyla bu hakkı kullanan işçinin dürüstlük kuralına aykırı davranmış sayılmayacağı ve kıdem tazminatına hak kazanacağı kabul edilmiştir. Anılan kararda ayrıca, yaşlılık aylığı bağlanan sigortalılara destek primi ödeyerek yeniden çalışma hakkı tanındığı gözetildiğinde, yasa koyucunun amacının işçinin fiili çalışma yaşamını tamamen sonlandırması olmadığı belirtilmiştir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/27701, K. 2020/630Kaynağı aç
22. Hukuk Dairesi         2016/27701 E.  ,  2020/630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ: ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren bünyesinde elektrik teknisyeni olarak görev yaptığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından davacının 15 yıl sigortalı ve 3600 prim ödeme gün sayısının bulunduğunun davacıya bildirildiğini, davacının ilgili yazıyı aldıktan sonra 15.08.2013 tarihinde davalı işverenliğe karşı ihtar keşide ederek durumu belirtip kıdem tazminatı ödenmesi talebinde bulunduğunu, davalı işveren tarafından taleplerin olumlu karşılandığını ancak sonrasında istifa etmesi suretiyle çıkış verilebileceğinin söylendiğini beyanla kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının davalı iş yerinden ayrıldıktan sonra ilk iş gününde yeni bir işe başladığını, davacının TEİAŞ Yük tevzi gölbaşı işlemte müdürlüğünde 19.08.2013 tarihinde işe başlayabilmek adına 16.08.2013 tarihinde davalı iş yerinden istifa ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının iş akdinin feshinden önce … Genel Müdürlüğü'ne iş başvurusunda bulunduğu, …İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı'nın 12.07.2013 tarihli yazısı ile davacının işe başlamak için gerekli evrakları ile birlikte 18.07.2013 tarihinde … Genel Müdürlüğü'nde hazır bulunmasının istenildiği, … Yönetim Kurulu'nun 26.07.2013 tarih ve 28-361 sayılı kararı ile davacının şirketlerinde açık bulunan muhtelif pozisyonlara yerleştirilmesinin uygun görüldüğü ve bu kararın davacıya 02.08.2013 tarihinde bildirildiği ve 15 gün içerisinde göreve başlamak için müracaatının gerektiğinin bildirildiği, davacının … 'da işe başlamak amacıyla davalı işverene 16.08.2013 ( cuma günü ) tarihli istifa dilekçesini verdiği ve 19.08.2013 ( pazartesi günü ) … 'da işe başladığının anlaşıldığı, davacının emekli olduktan sonra istediği yerde çalışma özgürlüğü bulunmasına karşın davacının emekli olma yasal hakkını kullanmadan önce …' da iş bulduğu, işe başlama iradesini …'a bildirdiği gibi 16.08.2013 tarihli istifa dilekçesi ile başka bir yerde işe başlayacağı iradesini davalı işverene bildirdiği, davacının fesih hakkını Medeni Kanun' un 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına uygun olarak kullanmadığı, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunamayacağı, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazanmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Temyiz:Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe:İş sözleşmesinin emeklilik sebebine dayalı olarak feshetmesine rağmen işçinin başka bir işte çalışmaya başlamasının kanuni hakkın kötüye kullanımı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.Mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası (5) numaralı bent hükmüne göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer şartları yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş şartı sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle iş yerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin iş yerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer şartları tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir. Somut olayda; davacının 18.07.2013 tarihli dilekçesi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından düzenlenen 14.08.2013 tarihli yazıda sigortalılık süresinin 15 yıl 3600 günü tamamladığının belirtildiği ve davacının 15.08.2013 tarihli ihtarname ile davalı işverene başvurarak emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiğinden kıdem tazminatının ödenmesini talep ettiği, 16.08.2013 tarihli istifa dilekçesi ile de şirkette devam ettirdiği çalışmasının sonlandırılarak bundan böyle … şirketinde çalışmak istediğini, SGK’ na sigortalılığının istifa nedeniyle sonlandırıldığının bildirilmesini talep ettiği ve 19.08.2013 tarihi itibari ile dava dışı …’ da işe başladığı görülmektedir. 14.08.2013 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu yazısından davacının emekliliğe hak kazandığı ve 15.08.2013 tarihli ihtarnamesi ile de emeklilik sebebi ile kıdem tazminatın ödenmesi talebine yönelik iradesini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçe ile davacının kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İşçinin emeklilik sebebi ile iş sözleşmesini feshetmesinden kısa bir süre sonra, yeniden çalışmasını gerektirecek durumlar ortaya çıkabileceği gibi, işçinin bu hakkını kendisi için daha olumlu sonuçlar doğurabileceğini düşündüğü bir başka işyerinde çalışma amacı ile de kullanması mümkündür. Sosyal Güvenlik Hukuku alanında yaş şartını da gerçekleştirmek sureti ile emekli olan işçilere sigorta destek primi ödeyerek çalışma imkanı tanındığı da dikkate alındığında, mülga 1475 sayılı Kanun'un 14/1-5 maddesindeki düzenleme açısından, kanun koyucunun amacının işçinin çalışma yaşamını fiili olarak sonlandırması olduğundan bahsedilemez. Çalışmakta olduğu işyerinde yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ilişkin yükümlülüklerini tamamlayan davacının, kendisi için çalışma şartlarının daha olumlu olduğunu düşündüğü bir iş yerinde çalışma amacı ile bu hakkını kullanması halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı davrandığı kabul edilemez. Kanun ile tanınmış emeklilik sebebi ile fesih hakkının kullanması ile birlikte kıdem tazminatına hak kazanılacağının kabulü gerekir. Davacının hangi amaçla bu hakkı kullandığı, kıdem tazminatına hak kazanması açısından önem arz etmemektedir. Dolayısıyla davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozma sebebidir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.01.2020 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Tazminat Hakkının Bir Kez Kullanılması ve Zamanaşımı

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenemez. Normal tahsis amaçlı emeklilik ya da yaş hariç emeklilik şartlarının oluşması sebebiyle işten ayrılmalardan doğan kıdem tazminatı hakkı bir kez kullanılabilen haklardandır; işçi bu hakkı kullandıktan sonraki çalışma dönemi için anılan düzenlemelere dayanarak yeniden kıdem tazminatı talep edemez.

Kıdem tazminatı alacaklarında zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanılacak şekilde sona erdiği tarihten itibaren 5 yıldır. Emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshetmesine rağmen çalışmaya devam ettiği için kıdem tazminatı ödenmeyen işçiler yönünden, emeklilik tarihinden itibaren 5 yıl geçmesiyle emeklilik öncesi döneme ait kıdem tazminatı alacakları zamanaşımına uğrar.

Emeklilik gerekçesiyle işten ayrılan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?

İş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sonlandırılması durumunda işçinin ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır.

Emeklilik sebebiyle ayrılan çalışan işsizlik maaşı alabilir mi?

Emeklilik gerekçesiyle kendi isteğiyle işten ayrılan işçiler haklı nedenle istifa etmiş sayılmadıklarından işsizlik ödeneğinden yararlanamazlar.

08.09.1999 öncesi sigortalılar 3600 günle kıdem tazminatı alabilir mi?

08.09.1999 tarihinden önce ilk kez sigortalı olup 15 yıllık sigortalılık süresini ve 3600 prim gününü dolduran ve aynı işyerinde en az bir yıl çalışan işçiler yaş şartı aranmaksızın kıdem tazminatına hak kazanabilirler.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu