ELDER Kararı ve Sektördeki Koordinasyon Tespitleri
Rekabet Kurulu, 15.01.2015 tarih ve 15-03/33-18 sayılı kararıyla elektrik dağıtım sektörüne ilişkin önemli bulgular ortaya koymuştur. Kurul incelemesinde, elektrik dağıtım şirketlerinin sektörel birliği aracılığıyla koordine hareket ederek bağımsız bir tedarikçinin posta hizmet sağlayıcısıyla kurduğu işbirliğine son verilmesi yönünde girişimlerde bulunulduğuna dair çok sayıda elektronik yazışmanın değerlendirildiği belirtilmektedir. Kararda ayrıca dağıtım şirketlerinin birbirlerinin bölgelerine girme konusunda anlaştıklarına ilişkin bulgulara da yer verildiği aktarılmaktadır. Söz konusu kararın tam metni bu makalenin hazırlandığı dönemde doğrudan incelenememiş; aktarılan bulgular ikincil değerlendirmelere dayanmaktadır.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı ve yasak saymaktadır. Aynı madde kapsamındaki yasaklanan haller arasında rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması ya da kısıtlanması ile piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi de açıkça sayılmıştır. ELDER kararında saptandığı aktarılan koordineli girişimler, bu hükümler çerçevesinde değerlendirilebilecek nitelikte görünmektedir.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Kurul'un İhlal ve Ceza Değerlendirmesi
Rekabet Kurulu söz konusu kararında ihlal tespiti yapmamış ve idari para cezası uygulamamıştır. Bununla birlikte Kurul, hangi davranışların ihlal oluşturabileceğini açıkça ortaya koymuştur. ELDER kararında dağıtım şirketlerinin teminat uygulamalarına ilişkin bir bulguya da yer verildiği belirtilmekle birlikte bu bulgunun ihlal mi yoksa uyumu mu saptadığı yeterince belirgin değildir; söz konusu mesele kesinleştirilememiştir.
Bağımsız Tedarikçilerin Piyasaya Erişimi
Elektrik piyasasında bağımsız tedarikçiler açısından doğalgaz dağıtımı, posta, kargo ve telekomünikasyon şirketleriyle kurulacak işbirlikleri önemli bir rekabetçi avantaj sağlayabilmektedir. Bu şirketler tüketicilere ait güncel bilgilere sahip olduğundan, söz konusu işbirlikleri özellikle küçük tüketicilere ulaşmada belirleyici rol oynamaktadır. Dağıtım şirketlerinin bu tür işbirlikleri üzerinde koordineli baskı uygulaması, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamındaki piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi ve rakip faaliyetlerinin zorlaştırılması yasakları çerçevesinde inceleme konusu oluşturabilmektedir.
Hakim Durumun Kötüye Kullanılması: Sözleşme Uygulamaları
4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanmasını hukuka aykırı ve yasak saymaktadır. Kötüye kullanma halleri arasında ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler, eşit durumdaki alıcılara aynı hak ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek ayırımcılık yapılması ve bir piyasadaki hakimiyetten doğan finansal, teknolojik ve ticari avantajlarla başka bir piyasadaki rekabet koşullarını bozma amacıyla yapılan eylemler sayılmaktadır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Danıştay 13. Daire'nin E. 2021/3241, K. 2025/2954 sayılı kararında bu hüküm somut olarak uygulanmıştır. Kararın esasına ilişkin çoğunluk değerlendirmesinde, hakim konumdaki bir tedarikçinin serbest tüketicilerle yaptığı sözleşmelerdeki taahhütlerin doğrudan ya da dolaylı olarak otomatik biçimde uzamasına yönelik düzenlemelerin serbest tüketicilerin tedarikçi değiştirmesini engelleyerek ilgili pazarı diğer tedarikçilere kapattığı gerekçesiyle 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında hakim durumun kötüye kullanılmasını oluşturduğu sonucuna varılmış; Rekabet Kurulu'nun ihlal tespitine ilişkin kararı bu yönüyle hukuka uygun bulunmuştur.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/3241, K. 2025/2954Kaynağı aç
Aynı uyuşmazlıkta tespit edilen bir diğer ihlal biçimi, ikincil mevzuatın tanıdığı usulsüz kullanım durumunda elektrik kesme yetkisinin ikili anlaşmalar tarafında tahsilat avantajı sağlamak amacıyla kullanılmasıdır. Taahhütnamenin kendiliğinden yenilenmesi ve yenilenen taahhütnamenin süresi dolmadan cayma bedeli ödenerek feshedilebilmesine yönelik düzenlemenin de tedarikçi değiştirme güdüsünü azaltarak pazara girişi engellediği değerlendirilmiştir; Danıştay genel ihlal tespitini hukuka uygun bulmuştur.
Şirket İçi Yazışmaların İspat İşlevi
Söz konusu uyuşmazlıkta, henüz serbest tüketici limitini geçmemiş ancak limite yaklaşan tüketicilerden ikili anlaşma alınabileceğini ve bu anlaşmaların ilgili limit aşıldığında sisteme yüklenmesi gerektiğini içeren bir şirket içi elektronik yazışmanın varlığı, ilk derece mahkemesince değerlendirilen deliller arasında yer almıştır. Bu tür belgeler, uygulamanın niteliğini ortaya koymada işlev görebilmektedir. 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca, teşebbüsler arası anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin, arz-talep dengesinin veya faaliyet bölgelerinin rekabeti engelleyen piyasalardakine benzerlik göstermesi uyumlu eylem karinesi oluşturmakta; taraflar ekonomik ve rasyonel gerekçeleri ispatlayarak bu karineden kurtulabilmektedir.
İdari Cezada Lehe Kanun Uygulaması
Danıştay 13. Daire, E. 2021/3241, K. 2025/2954 sayılı kararında 27.12.2024 tarih ve 32765 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yeni Ceza Yönetmeliği ile mülga Yönetmelik arasındaki farkları lehe kanun açısından karşılaştırmıştır. Mülga Yönetmelik'te 1 ila 5 yıl süren ihlaller için temel para cezasının yarısı oranında artırım öngörülmekteyken, yeni Yönetmelik bu aralığı kademeli biçimde yeniden düzenlemiş; 1-2 yıl için beşte bir, 2-3 yıl için beşte iki, 3-4 yıl için beşte üç, 4-5 yıl için beşte dört oranında artırım yapılacağını hükme bağlamıştır. İhlal süresinin 1 yıldan uzun 3 yıldan kısa olduğu bu uyuşmazlıkta yeni düzenleme lehe nitelik taşımaktadır.
Yeni Yönetmelik'te ayrıca, mülga düzenlemedeki kartel ile diğer ihlaller ayrımı kaldırılmış ve baz ceza oranı için herhangi bir alt sınıra yer verilmemiştir. Mülga Yönetmelik kapsamında diğer ihlaller için temel ceza oranı, yıllık gayri safi gelirin binde beşi ile yüzde üçü arasında belirlenmekte; bu oranın tespitinde ilgili teşebbüsün piyasadaki gücü ve ihlal sonucunda gerçekleşen ya da gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi ölçütler dikkate alınmaktaydı. Hafifletici unsurlar bakımından ise iki düzenleme arasında önemli farklar bulunmaktadır: mülga Yönetmelik kapsamında incelemeye yardımcı olunması, kamu otoritelerinin teşviki veya diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması, zarar görenlere gönüllü tazminat ödenmesi ve ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelir içindeki payının çok düşük olması gibi haller ispatlanırsa temel para cezasında indirim yapılabilmekteydi. Yeni Yönetmelik'te ise hafifletici unsurlar farklı kaleme alınmış; ihlal konusu faaliyetlerin payının düşük olması ve ihlale katılımın sınırlı olması gibi unsurlar korunurken, zarar görenlere gönüllü tazminat ödenmesi ve diğer ihlallere son verilmesi unsurları çıkarılmıştır.
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde lehe kanun tespitinde önceki ve sonraki düzenlemelerin ilgili tüm hükümleri bütünüyle olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların karşılaştırılması gerekmekte; hükümlerin karma biçimde uygulanması mümkün değildir. Danıştay 13. Daire bu gerekçeyle Rekabet Kurulu'nun her iki Yönetmeliği kıyaslayarak ve aleyhe karar verme yasağını ihlal etmeyecek biçimde idari para cezası oranlarını yeniden belirlemesi amacıyla Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma yalnızca ceza oranı yönünden gerçekleşmiş; rekabet ihlalinin tespiti onanmıştır. Karar, 06.10.2025 tarihinde esasta oybirliği ve gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak verilmiş; dosya yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmiştir.
Taahhüt ve Uzlaşma Mekanizmalarına İlişkin Azınlık Görüşü
Danıştay 13. Daire'nin söz konusu kararında bir karşı oy da kaleme alınmıştır. Bu azınlık görüşüne göre, daha sonra 4054 sayılı Kanun'un 43. maddesine eklenen taahhüt ve uzlaşma mekanizmaları lehe kanun niteliği taşımakta olup anayasal zorunluluk gereği geçmişe etkili biçimde uygulanmalıdır. Ancak bu görüş çoğunluk kararına yansımamış ve bağlayıcı hukuki sonuç doğurmamıştır; çoğunluğun bozma gerekçesi yukarıda aktarılan ceza artırım oranı farklılığına dayandırılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
ELDER kararında Rekabet Kurulu ne ortaya koydu?
Rekabet Kurulu, 15.01.2015 tarih ve 15-03/33-18 sayılı kararında elektrik dağıtım şirketlerinin sektörel birliği aracılığıyla koordine hareket ederek bağımsız bir tedarikçiyle kurulan işbirliğini engellemeye yönelik girişimlerde bulunulduğuna dair elektronik yazışmaları değerlendirmiştir. Kararda ayrıca dağıtım şirketlerinin birbirlerinin bölgelerine girme konusunda anlaştıklarına ilişkin bulgulara da yer verildiği belirtilmektedir. Kurul ihlal tespiti yapmamış ve idari para cezasına hükmetmemiş olmakla birlikte hangi davranışların ihlal oluşturabileceğini açıkça göstermiştir.
Sözleşmenin otomatik uzaması rekabet ihlali sayılabilir mi?
Hakim konumdaki bir tedarikçinin serbest tüketicilerle yaptığı sözleşmelerdeki taahhütlerin kendiliğinden uzamasına yönelik düzenlemeler, serbest tüketicilerin tedarikçi değiştirmesini engellemesi ve pazarı diğer tedarikçilere kapaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında hakim durumun kötüye kullanılması olarak nitelendirilebilir. Danıştay 13. Daire, E. 2021/3241, K. 2025/2954 sayılı uyuşmazlıkta Rekabet Kurulu'nun bu yöndeki ihlal tespitini hukuka uygun bulmuştur.
Rekabet Kurulu ceza kararlarında yeni Ceza Yönetmeliği lehe kanun olarak uygulanır mı?
27.12.2024 tarihli yeni Ceza Yönetmeliği, ihlal süresine bağlı artırım kademelerini değiştirmiş olup 1 yıldan uzun 3 yıldan kısa süren ihlallerde eski düzenlemeye kıyasla daha düşük artırım oranı öngörmektedir. 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca lehe kanun tespitinde iki düzenleme bütünüyle kıyaslanarak sonuçlar karşılaştırılmalı; hükümler karma biçimde uygulanamaz. Danıştay 13. Daire, ihlal süresi bu aralıkta kalan uyuşmazlıkta yeni Yönetmelik'in lehe niteliğini kabul ederek ceza oranının yeniden belirlenmesi amacıyla bozma kararı vermiştir.
4054 sayılı Kanun kapsamında uyumlu eylem nasıl ispatlanır?
Teşebbüsler arası anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmeleri, arz-talep dengesi veya faaliyet bölgelerinin rekabeti engelleyen piyasalardakine benzerlik göstermesi 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca uyumlu eylem karinesi oluşturur. Taraflar ekonomik ve rasyonel gerekçeleri ispatlayarak bu karineden kurtulabilir. Şirket içi elektronik yazışmalar ve belgeler ise Kurul incelemelerinde uygulamanın niteliğini ortaya koymada delil işlevi görebilmektedir.
Elektrik kesme yetkisinin ticari amaçla kullanılması rekabet ihlali oluşturabilir mi?
Hakim konumdaki bir dağıtım şirketinin ikincil mevzuatın tanıdığı elektrik kesme yetkisini ikili anlaşmalar tarafında tahsilat avantajı sağlamak amacıyla kullanması, 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında hakim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Danıştay 13. Daire E. 2021/3241, K. 2025/2954 sayılı kararında Rekabet Kurulu'nun bu yöndeki genel ihlal tespitini hukuka uygun bulmuştur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

