El Konulan Eşyanın İadesi ve Müsadere Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
El Konulan Eşyanın İadesi ve Müsadere Şartları

El konulan eşyanın geri verilmesi, her alıkoyma işleminin kendiliğinden doğurduğu bir sonuç değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 131. maddesine göre, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması ya da eşyanın müsadereye tâbi tutulmayacağının anlaşılması hâlinde Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme resen ya da istem üzerine iadeye karar verir. İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, suçun işlenmesine tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine Türk Ceza Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca hükmolunur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 131Kaynağı aç
Madde 131 – (1) Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait
elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek
kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re'sen
veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme
tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir.
(2) 128 inci madde hükümlerine göre elkonulan eşya veya diğer malvarlığı
değerleri, suçtan zarar gören mağdura ait olması ve bunlara delil olarak artık
ihtiyaç bulunmaması halinde, sahibine iade edilir.
Elkonulan eşyanın muhafazası veya elden çıkarılması
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 54Kaynağı aç
Madde 54- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla,
kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen
ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde
kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel
ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde
iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması
hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren
eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin
başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para
tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran
daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı
anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç
oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı
kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı
ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece
suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.
Kazanç müsaderesi

Müsadere hangi eşya bakımından uygulanır

Türk Ceza Kanunu’nun 54. maddesinin birinci fıkrası iki ayrı hâli yan yana düzenler. İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, suçun işlenmesine tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur.

Aynı fıkranın devamında, suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya için ayrıca bir tehlike şartı aranır. Bu eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak bakımından tehlikeliyse müsadere edilir. Tehlike şartı hazırlanan eşyaya ilişkindir; kasıtlı suçta kullanılan eşya bakımından birinci cümledeki iyiniyetli üçüncü kişi şartıyla karıştırılmamalıdır.

Maddenin dördüncü fıkrası farklı bir kategori kurar. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alımı veya satımı suç oluşturan eşya müsadere edilir. Burada belirleyici olan, eşyanın sayılan fiiller bakımından suç konusu olmasıdır.

Müsaderenin sınırları ve para karşılığı

Eşya üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine sınırlı ayni hak varsa müsadere kararı bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. Hüküm, eşya üzerindeki bütün hakları değil, bu kişilere ait sınırlı ayni hakkı korur.

Suçta kullanılan eşyanın müsaderesi, işlenen suça göre daha ağır sonuç doğuracak ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacaksa müsadereye hükmedilmeyebilir. Kanun bu sonucu emretmez; müsadere kararı verilmemesi mümkündür.

Yalnız bazı kısımların müsaderesi gerekiyorsa ve ilgili kısım eşyanın tümüne zarar verilmeden ayrılabiliyorsa yalnızca o kısım müsadere edilir. Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşyada ise yalnız suça iştirak eden kişinin payı hakkında müsadere kararı verilir.

Birinci fıkra kapsamına giren eşya ortadan kaldırılır, elden çıkarılır, tüketilir veya müsaderesi başka bir surette imkânsız kılınırsa bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir.

El koyma yetkisi ve hâkim denetimi

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 127. maddesine göre elkoyma hâkim kararıyla yapılır. Gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısının yazılı emri yeterlidir. Savcıya ulaşılamadığında kolluk amiri yazılı emir verebilir ve işlemi kolluk görevlileri gerçekleştirir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
Madde 127 – (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim
kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet
savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin
yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.
(2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa
geçirilir.
(3) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı olmaksızın
yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde
elkoyma kendiliğinden kalkar.
(4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine
elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini
isteyebilir.
(5) Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.
(6) (Değişik: 25/7/2018-7145/15 md.) Askerî mahallerde yapılacak
elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla
adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların
katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir.
Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma

Hâkim kararı olmadan yapılan elkoyma, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim kararını elkoyma anından itibaren kırksekiz saat içinde açıklar. Bu süre içinde karar açıklanmazsa elkoyma kendiliğinden kalkar.

Zilyetliğindeki eşyaya veya diğer malvarlığı değerlerine el konulan kişi, hâkimden her zaman bu konuda karar verilmesini isteyebilir. Elkoyma işlemi ayrıca suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.

İade kararı ve sınırlı iade hâli

131. maddenin birinci fıkrası iadeyi kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararına bağlamaz. Muhafaza gereğinin kalkması ya da eşyanın müsadereye tâbi tutulmayacağının anlaşılması yeterlidir. Kararı Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme resen ya da istem üzerine verir. İstemin reddine itiraz edilebilir; hüküm itiraz süresini ayrıca göstermez.

İkinci fıkra daha dar bir iade düzenler. 128. madde hükümlerine göre el konulan eşya veya diğer malvarlığı değerleri, suçtan zarar gören mağdura aitse ve artık delil olarak gerekli değilse sahibine iade edilir. Bu hüküm bütün elkoyma işlemleri için genel bir iade kuralı değildir.

Muhafaza, teslim ve elden çıkarma

El konulan eşyanın değerinin korunması ve zarar görmemesi için gerekli tedbirler alınır. Eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp oluşması tehlikesi varsa, hükmün kesinleşmesinden önce elden çıkarılabilir. Kararı soruşturmada hâkim, kovuşturmada mahkeme verir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 132Kaynağı aç
Madde 132 – (1) Elkonulan eşya, zarara uğraması veya değerinde
esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı halinde, hükmün
kesinleşmesinden önce elden çıkarılabilir.
(2) Elden çıkarma kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma
evresinde mahkeme tarafından verilir.
(3) Karar verilmeden önce eşyanın sahibi olan şüpheli, sanık veya ilgili
diğer kişiler dinlenir; elden çıkarma kararı, kendilerine bildirilir.
(4) Elkonulan eşyanın değerinin muhafazası ve zarar görmemesi için gerekli
tedbirler alınır.
(5) Elkonulan eşya, soruşturma evresinde Cumhuriyet Başsavcılığı,
kovuşturma evresinde mahkeme tarafından, bakım ve gözetimiyle ilgili tedbirleri
almak ve istendiğinde derhâl iade edilmek koşuluyla, muhafaza edilmek üzere,
şüpheliye, sanığa veya diğer bir kişiye teslim edilebilir. Bu bırakma, teminat
gösterilmesi koşuluna da bağlanabilir.
(6) Elkonulan eşya, delil olarak saklanmasına gerek kalmaması halinde,
rayiç değerinin derhâl ödenmesi karşılığında, ilgiliye teslim edilebilir. Bu
durumda müsadere kararının konusunu, ödenen rayiç değer oluşturur.
Şirket yönetimi için kayyım tayini

Elden çıkarma kararı verilmeden önce eşyanın sahibi olan şüpheli, sanık veya ilgili diğer kişiler dinlenir. Verilen karar ayrıca kendilerine bildirilir. Elden çıkarma, eşyanın sahibine iadesinden farklı bir işlemdir.

Eşya, bakım ve gözetimine ilişkin tedbirler alınmak ve istendiğinde derhâl geri verilmek koşuluyla şüpheliye, sanığa veya başka bir kişiye muhafaza edilmek üzere teslim edilebilir. Bırakma, teminat gösterilmesi şartına da bağlanabilir.

Delil olarak saklanması artık gerekmeyen el konulan eşya, rayiç değeri derhâl ödenmek karşılığında ilgiliye verilebilir. Bu yol seçilirse müsadere, eşyanın kendisi yerine ödenen rayiç değeri konu alır.

Gümrüğe sunulan eşyada işlem süresi

Gümrük Kanunu’nun 46. maddesine göre gümrüğe sunulan eşyaya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilir. Hüküm, havalimanında uygulanan her alıkoyma işleminin iade usulünü düzenlemez.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – 1.
Gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin
edilir.
2.
Özet beyan kapsamındaki eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım
belirlenerek, buna ilişkin işlemler;
a)
Denizyolu ile gelen eşya için, özet beyan verildiği tarihten itibaren kırkbeş
gün,
b)
Diğer bir yolla gelen eşya için, özet beyanın verildiği tarihten itibaren yirmi
gün, içinde tamamlanır.
3.
Şartlar gerektirdiği takdirde, Müsteşarlık 2 nci fıkrada ve 48 inci maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen sürelerden daha kısa bir süre saptayabilir veya bu
sürelerin uzatılmasına izin verebilir. Ancak, gerçek ihtiyaçları aşan süre
uzatımı yapılamaz.[39]
ALTINCI BÖLÜM
Eşyanın Geçici Depolanması

Özet beyan kapsamındaki eşyada bu işleme ilişkin işlemler, denizyoluyla gelen eşya için özet beyan tarihinden itibaren kırk beş gün içinde tamamlanır. Diğer bir yolla gelen eşyada süre yirmi gündür. Bunlar işlemlerin tamamlanma süreleridir; iade süresi olarak düzenlenmemiştir.

Müsteşarlık, şartlar gerektirdiğinde 46. maddenin ikinci fıkrasında ve 48. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen sürelerden daha kısa süre belirleyebilir veya uzatmaya izin verebilir. Gerçek ihtiyacı aşan süre uzatımı yapılamaz.

Gümrük vergisi, ceza ve idari karara itiraz

Gümrük Kanunu’nun 242. maddesine göre yükümlüler, tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama dilekçe verebilir. Üst makam yoksa başvuru aynı makama yapılır. Hangi eşya işlemlerinin idari karar kapsamında olduğu hükümde ayrıca açıklanmaz.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 242Kaynağı aç
Madde 242 – (Değişik:
18/6/2009-5911/64 md.)
1. Yükümlüler kendilerine
tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ
tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama
verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2.
İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye
tebliğ edilir.
3. İtiraz dilekçelerinin
süresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmış
sayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4. İtirazın reddi
kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine
başvurulabilir.

İdareye ulaşan itiraz otuz gün içinde karara bağlanır ve ilgili kişiye tebliğ edilir. Süresi içinde yanlış makama verilen dilekçe süresinde yapılmış sayılır; idare dilekçeyi yetkili makama ulaştırır.

İtirazın reddi kararına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir. Hüküm, bu başvurunun süresini ayrıca belirtmez.

El koyma nedeniyle Devletten tazminat

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine göre, koşulları oluşmadığı hâlde eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine el konulan kişi maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir. Aynı bent, korunması için gerekli tedbirlerin alınmamasını, amaç dışı kullanılmayı ve zamanında geri verilmemeyi de kapsar.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Madde 141 – (1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya
tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından
yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii
huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında
kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük
sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece
para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar
kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle
açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde
elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya
diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama, adli kontrol veya
tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından
yararlandırılmayan,50
l) (Ek:2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya
uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak
amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve
bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar
verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları
veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus
verilen karara geçirilir.50
(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâller
dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız
fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet
savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat
davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
(4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı
görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan
hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.
Tazminat isteminin koşulları

142. maddenin birinci fıkrasına göre istem, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılır. Her hâlde bu süre, karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yılı geçemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 142Kaynağı aç
Madde 142 – (1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine
tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme
tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o
yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde
başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara
bağlanır. (Ek cümleler:2/3/2024-7499/13 md.) Ancak, 141 inci
maddenin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler
bakımından 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun
Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu
fıkra uyarınca 6384 sayılı Kanun kapsamında olmasına rağmen ağır ceza
mahkemesine yapılan istemler, Komisyona gönderilir. Ağır ceza mahkemesinin
görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise ağır ceza
mahkemesi görev alanına girmeyen istemleri ayırmak suretiyle Komisyona
gönderir. Bu hâllerde ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır.
(3) Tazminat isteminde bulunan
kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve
zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi
gereklidir.
(4) Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme,
eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini
ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz
yolu açık olmak üzere reddolunur.
(5) Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe
ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki
temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını iki hafta içinde yazılı
olarak bildirmesini ister.[51]
(6) İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat
hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında
mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine
yaptırmaya yetkilidir.
(7) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/20 md.) Mahkeme, kararını duruşmalı
olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı
tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.
(8) Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine
temsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle
yapılır. (Ek cümleler:2/3/2024-7499/13 md.)
Karar yerinde görülmezse bölge adliye mahkemesince işin esası hakkında
karar verilir. Bölge adliye mahkemelerince bu fıkra uyarınca verilen kararlar
kesindir.
(9) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139
md.) Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince
hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh
ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır
ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla
olamaz.
(10) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139
md.) Tazminata ilişkin mahkeme kararları, kesinleşmeden ve idari başvuru
süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen mahkeme kararında
hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti, davacı veya vekilinin davalı idareye
yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre içinde ödeme yapılmaması
halinde, karar genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
Tazminatın geri alınması

İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde incelenir. Bu mahkeme tazminat konusu işlemle ilişkiliyse ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesi görevlidir.

Dilekçede açık kimlik ve adres ile işlemin ve zararın nitelik ve niceliği gösterilir; belgeler eklenir. Bilgi veya belge yetersizse mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini ve aksi hâlde istemin reddedileceğini bildirir. Süresinde tamamlanmayan dilekçe, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur. Hüküm reddin yönünü ayrıca belirtmez.

Mahkeme, yeterli gördüğü dilekçe ve eklerin örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ eder ve varsa beyan ile itirazların iki hafta içinde yazılı bildirilmesini ister. İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre miktarın belirlenmesinde gerekli gördüğü araştırmayı yapabilir veya hâkimlerinden birine yaptırabilir.

Karar duruşmalı verilir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdının tebliğine rağmen gelmezse yokluklarında karar verilebilir. Karara karşı istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinaf yoluna başvurabilir. İnceleme öncelikle ve ivedilikle yapılır.

Tazminata ilişkin mahkeme kararları, kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen kararda hükmedilen tazminat, davacı veya vekilinin yazılı bildireceği banka hesabına bildirimin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde ödenir. Süresinde ödenmezse genel hükümlere göre infaz ve icra olunur.

141. maddenin üçüncü fıkrasına göre, sayılan hâller dışında hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının soruşturma veya kovuşturma sırasındaki karar ve işlemlerinden doğan tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir. Devlet, ödediği tazminat nedeniyle görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevini kötüye kullanan hâkim ve savcılara bir yıl içinde rücu eder. Bu süre, kişinin Devletten istemde bulunma süresi değildir.

İdari eylemlerde başvuru

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi, idari eylem nedeniyle hakkı ihlal edilen kişinin dava açmadan önce ilgili idareye başvurmasını öngörür. Süre, eylemin yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıldır. Hüküm, havalimanındaki elkoyma veya alıkoymanın kendiliğinden idari eylem olduğunu söylemez.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari
eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri
yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl
ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak
haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya
tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya
istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten
itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9]
2.
Görevli olmayan adli (…)[10]
yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde
sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye
başvurma şartı aranmaz.
Dilekçeler
üzerine ilk inceleme:

İstek kısmen veya tamamen reddedilirse, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi içinde dava açılabilir. Otuz gün içinde cevap verilmezse süre, bu otuz günün bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve dava yine dava süresi içinde açılır. Hüküm dava süresinin kaç gün olduğunu ayrıca göstermez.

Sık sorulan sorular

El konulan eşya hangi durumda iade edilir?

Muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tâbi olmayacağının anlaşılması hâlinde Cumhuriyet savcısı, hâkim ya da mahkeme iadeye karar verir. Karar resen veya istem üzerine verilir.

Hâkim kararı olmadan elkoyma ne zaman kalkar?

İşlem yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoyma anından itibaren kırksekiz saat içinde açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar.

İade istemi reddedilirse ne yapılabilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 131. maddesine göre ret kararına itiraz edilebilir. Hüküm itirazın süresini belirtmez.

Suçta kullanılan her eşya müsadere edilir mi?

Hayır. Kasıtlı suçta kullanılan, suça tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesi, iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmama şartına bağlıdır. Kullanılmak üzere hazırlanan eşyada ise kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak bakımından tehlike aranır. Suçta kullanılan eşyanın müsaderesi daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuç doğuracaksa müsadereye hükmedilmeyebilir.

Gümrük vergisi ve cezasına ne kadar sürede itiraz edilir?

Tebliğden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama dilekçe verilebilir. İdare itirazı otuz gün içinde karara bağlayıp tebliğ eder.

El koyma tazminatı ne kadar sürede istenir?

İstem, karar veya hükmün kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılır. Koşulları oluşmadan elkoyma, gerekli korumanın yapılmaması, amaç dışı kullanım ve zamanında geri vermeme kanunda sayılan hâllerdendir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu