Sanık, iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başka bir hükümle mahkûm edilmeden önce, suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden haberdar edilmeli ve savunmasını yapabilecek durumda bulundurulmalıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesinin birinci fıkrası mahkûmiyeti bu bildirime ve savunma imkânına bağlar.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 226Kaynağı aç
haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça,
iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden
başkasıyla mahkûm edilemez.
(2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin
uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında
aynı hüküm uygulanır.
(3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek
savunmasını hazırlaması için süre verilir.
(4) (Değişik:14/11/2024-7532/16 md.) Yukarıdaki fıkralarda yazılı
bildirimler, sanığa ve varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan
onun gibi yararlanır. Sanığın dosyada var olan son adresine bildirim
yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi halinde müdafie yapılan
bildirimler yeterli kabul edilir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Karar
ve Hüküm
Müzakereye katılacak hâkimler
Suçun hukuki niteliği değiştiğinde
Kural, iddianamede unsurları gösterilen suç ile mahkûmiyete esas alınan kanun hükmü arasındaki farka ilişkindir. Mahkeme, sanığı bu nitelik değişikliğinden önce haberdar etmeden ve ona savunma yapma imkânı vermeden iddianamede gösterilen hüküm dışında bir hükümle mahkûmiyet kuramaz.
Haberdar edilme ile savunma yapabilecek bir hâlde bulundurulma birlikte aranır. Mahkûmiyet, iddianamede gösterilen kanun hükmünden başka bir hükme ancak bu imkân sağlandıktan sonra dayanabilir.
Cezayı artıran veya güvenlik tedbiri doğuran hâller
Aynı güvence, cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektiren bir hâlin ilk kez duruşma sırasında ortaya çıkması durumunda da geçerlidir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesinin ikinci fıkrası, birinci fıkradaki hükmün bu hâllerde de uygulanacağını belirtir.
Burada belirleyici olan, artırımı veya ek güvenlik tedbirini gerektiren hâlin duruşmadan önce değil, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkmasıdır. Böyle bir durumda sanığın ek savunma hakkı doğar.
Sürenin verilmesi ve bildirimin yapılışı
Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde sanığa, istemi üzerine ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. Kanun belirli bir gün sayısı göstermez.
226. maddedeki bildirimler sanığa ve varsa müdafie yapılır. Müdafi, sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır. Sanığın dosyada bulunan son adresine bildirim yapılamazsa veya bildirim yapılmasına rağmen sanık duruşmaya gelmezse, müdafie yapılan bildirimler yeterli kabul edilir.
Ek savunma sözlü olarak yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir.
Tekerrürün kendi şartları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinin birinci fıkrasına göre tekerrür, önceden işlenen suçtan verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde uygulanır. Cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 58Kaynağı aç
kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri
uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın
infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet
halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik
olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar
arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma,
dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya
kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke
mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin
işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza,
mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında
cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz
rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı
belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik
tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra
denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya
örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
Sınır dışı edilme
Sonraki suç için hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik öngörüldüğü durumda, tekerrür varsa hapis cezasına hükmolunur.
Kasıtlı bir suç ile taksirli bir suç arasında ve sırf askerî suçlarla bunların dışındaki suçlar arasında tekerrür işletilmez. Yabancı ülke mahkemesinin hükmü de kural olarak tekerrüre esas alınmaz. Bu sınırın dışında kalanlar; kasten işlenen öldürme ve yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu ya da uyarıcı maddenin imali ve ticareti ile para veya kıymetli damga üzerindeki sahteciliktir.
Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
İnfazın mükerrirlere özgü şekilde uygulanmasına ve ceza infaz edildikten sonra denetimli serbestlik tedbirine, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu bakımından da hükmedilir.
Cezanın artırılmasını gerektiren bir hâlin ilk kez duruşmada ortaya çıkması, 226. maddenin ikinci fıkrasının uygulama alanına girer. Buna karşılık tekerrür şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği her olayda ayrıca değerlendirilir; maddenin bütün istisnaları ve yaş şartı korunur.
Farklı suç ve madde değişikliklerindeki uygulamalar
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2021/35489 esas ve 2022/1907 karar sayılı kararında, bir sanık hakkında iddianameyle Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesinin birinci fıkrası kapsamında dava açıldığı hâlde ek savunma hakkı tanınmadan aynı maddenin üçüncü fıkrası ile 43. maddenin birinci fıkrasının uygulanması, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesine aykırı bulunmuştur. Başka bir sanık yönünden de iddianamedeki 204. maddenin birinci fıkrası yerine ek savunma hakkı tanınmadan 204. maddenin üçüncü fıkrası ve 43. maddenin birinci fıkrasının uygulanması aynı maddeye muhalefet sayılmıştır. İlgili hükümler, başka aykırılıkların da bulunduğu gerekçelerle 09.02.2022 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur. Bu tespitler ilgili sanıklar ve hükümlerle sınırlıdır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35489, K. 2022/1907Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
A)Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında, katılan …'ye karşı nitelikli dolandırıcılık, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında müşteki …'a karşı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, sanıklar …, …, …, …, … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyizlerin incelenmesinde;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıfları doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık … müdafisi, sanık … ve müdafisi, sanık … müdafisi, sanık … müdafisi, sanıklar …, … ve …’in temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
B)Sanıklar … ve … hakkında katılan …'ye karşı nitelikli dolandırıcılık, sanıklar … ve … hakkında müşteki …'a karşı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, sanıklar …, … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyizlerin incelenmesinde;
1) Sanık …'ın resmi belgede sahtecilik ve katılan …'ye karşı nitelikli dolandırıcılık, sanık …'in de müşteki …'a karşı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçuna iştirak ettiklerine ilişkin mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, atılı suçlardan beraatleri yerine mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
2)Sanık … yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
İddianame ile sanık hakkında TCK'nin 204/1. maddesi gereğince dava açıldığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında TCK'nin 204/3, 43/1. maddelerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırılık yapılması,
3)Sanık … yönünden;
a)Hüküm tarihinde başka suçtan Silivri 8 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
b)İddianame ile sanık hakkında TCK'nin 204/1. maddesi gereğince dava açıldığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında TCK'nin 204/3, 43/1 maddelerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar …, …, … ve …’nin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık … hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2015/5679 esas ve 2016/4053 karar sayılı kararında, iddianame ve esas hakkındaki mütalaada iki sanığın 18/08/2013 tarihli kasten öldürme suçundan Türk Ceza Kanunu’nun 37. maddesinin birinci fıkrası delaletiyle cezalandırılmalarının istenmesine rağmen ek savunma hakkı tanınmadan cezalandırılmaları, 226. maddeye muhalefet kabul edilmiştir. Hükümler, savunma ve delil incelemesine ilişkin başka sebepler de bulunmak üzere 23.11.2016 gününde oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2015/5679, K. 2016/4053Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İştirak halinde tasarlayarak öldürme ve bu suça azmettirme, iştirak halinde tasarlayarak öldürmeye teşebbüs ve bu suça azmettirme, olası kastla yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak,
HÜKÜM : 06/07/2013 tarihli olay;
…….
6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK.nun 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1000.TL adli para cezası.
… hakkında;
6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraat.
24/07/2013 tarihli olaylar;
…, …, … ve … hakkında;
Maktule yönelik öldürmeye teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraat.
… hakkında; 1- TCK.nun 37/1, 82/1-a, 35/2, 29/1, 62/1. 10 sene hapis cezası.
2- TCK.nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 21/2, 62/1. maddeleri uyarınca 3 sene 4 ay hapis cezası … …… yönelik eylemi nedeniyle,
3- 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK.nun 62/1, 52/2, 53/1.maddeleri uyarınca 1 sene 8 ay hapis ve 1000.TL adli para cezası,
4- TCK.nun 170/1-c, 62/1. maddeleri uyarınca 1 sene 8 ay hapis cezası.
…, … ve … hakkında;
TCK.nun 38, 82/1-a, 35/2, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 10 sene hapis cezası.
………hakkında;
TCK.nun 38, 82/1-a, 35/2, 62. maddeleri uyarınca 13 sene 4 ay hapis cezası -maktule yönelik öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle.
18/08/2013 tarihli olaylar;
…, …, … ve … hakkında;
Maktule yönelik öldürmeye azmettirmek suçundan ayrı ayrı beraat.
… ve … hakkında;
6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraat.
……. hakkında;
6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK.nun 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1 sene 8 ay hapis ve 1000.TL adli para cezası.
… hakkında;
1- 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK.nun 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1 sene 8 ay hapis ve 1000.TL adli para cezası,
2- TCK.nun 37/1, 82/1-a, 29/1, 62. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası.
……. hakkında;
TCK.nun 37/1, 82/1-a, 62/1. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası.
İrfan … ve … hakkında;
TCK.nun 38, 82/1-a, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 20 sene hapis cezası.
… hakkında;
TCK.nun 38, 82/1-a, 62. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası.
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanıklar …, ……., …, …, … ve … müdafileri, katılanlar …, … ve … vekili.
TÜRK MİLLETİ ADINA
A- Katılanlar …. ve …'ın 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından açılan davalara katılmaya ve kurulan hükümleri temyize hak ve yetkileri bulunmadığından, katılanlar vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz talebinin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
B-1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; nitelikli kasten öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından yargılanan ve suçlamaları kabul etmeyen sanıklar arasında menfaat çatışmasının oluştuğu anlaşılmakla; sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nun 152. maddelerine aykırı davranılması,
2- Mahkemece gizli tanıkların 5271 sayılı CMK'nun 58/2-3 ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde öngörülen usuller uygulanarak dinlenilmesi ve CMK'nun 201. maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerinin tanıklara soru yöneltebilmelerine imkan sağlanması gerekirken, belirtilen yöntemlere aykırı olarak gizli tanıkların duruşmada bulunma hakkına sahip olanların yokluğunda beyanlarının alınması ve bu şekilde alınan gizli tanık ifadeleri tutanağa bağlanmadan, CMK.nun 58. maddesindeki sınırlamalara uymak koşuluyla duruşmada bulunma hakkına sahip olanlara açıklanmadan ve temyiz incelemesine olanak verecek şekilde tutanakların dosya içerisine konulması gerektiği gözetilmeden, dökümü yapılmayan görüntü kayıtlarının dijital veri şeklinde dosyaya eklenmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- İddianame ve esas hakkında mütalaada, sanıklar….. ve …'un 18/08/2013 tarihli kasten öldürme suçundan TCK.nun 37/1. maddesi delaletiyle cezalandırılmaları talep edilmesine rağmen, ek savunma hakkı tanınmadan, sanıkların cezalandırılmalarına hükmolunması suretiyle CMK'nun 226. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Sanıklar……babaları olan …..'un maktul … tarafından 17/11/2002 tarihinde öldürülmesi ile ilgili dava dosyasının tamamının onaylı bir örneğinin Yargıtay denetimine de imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmasından sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, sadece gerekçeli karar örneğinin dosyaya konulması ile yetinilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması,
5- Maktul …'a yönelik 24/07/2013 tarihli kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin olarak; Alaşehir Devlet Hastanesinin 24/07/2013 tarihli raporu ile Salihli Devlet Hastanesinin 04/09/2013 tarihli raporu arasında çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Manisa Şube Müdürlüğü'nce tanzim edilen 14/10/2014 tarihli ön raporda; kati raporun düzenlenebilmesi için bazı tıbbi belgelerin gönderilmesinin gerektiğinin bildirilmesi karşısında, yaralanma nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı kesin olarak belirlenip değerlendirilmesinden sonra olaya uygun bir ceza tayin edilmesi bakımından, kesin rapor aldırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
6- Maktulün ve sanıkların kullandıkları GSM hatlarına ait dosyaya celbedilen HTS raporları üzerinde usulüne uygun bilirkişi incelemesi yaptırılarak; maktulün öldürüldüğü yerin hangi baz istasyonu kapsamında kaldığının belirlenmesi, sanıkların suç tarihleri, öncesi ve sonrasındaki görüşme kayıtlarının, telefonların sinyal aldığı baz istasyonlarının ayrıntılı olarak tespit edilmesi, sanıkların suç tarihlerinde bulunduklarını iddia ettikleri yerler ile uyumlu olup olmadığının araştırılmasından sonra hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden, usulüne uygun olarak yemin yaptırılmayan bilirkişi ….. hazırladığı 26/11/2013 havale tarihli yetersiz analiz raporu ile yetinilerek eksik kovuşturma sonucu yazılı biçimde hüküm tesisi,
Usule ve yasaya aykırı olup, Cumhuriyet savcısının, katılanlar vekilinin ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
23/11/2016 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …. huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar …, …, …, …, ..ve … müdafii Avukatlar …, …, … ve …'nin yokluklarında, …'ın yüzüne karşı 01/12/2016 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2014/1282 esas ve 2014/10327 karar sayılı kararında, sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 227. maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları uyarınca dava açılmasına karşın ek savunma hakkı tanınmadan aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulması, 226. maddeye muhalefet sayılmıştır. İlgili hükümler, başka bozma sebepleri de bulunmak üzere sonuç cezalar bakımından kazanılmış haklar saklı tutularak 17.10.2014 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/1282, K. 2014/10327Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Fuhuş, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma, insan ticareti
Hüküm : 1- Sanık … hakkında;
a- TCK'nın 220/1, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b- TCK'nın 227/2-6, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet ( 4 kez)
c- TCK'nın 227/2-4-6, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet ( bir kez)
2- Sanık … hakkında;
a- TCK'nın 220/2, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b- TCK'nın 227/2-6, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet (bir kez)
c- TCK'nın 227/2-4-6, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet (bir kez)
3- Sanık … hakkında; TCK'nın 220/2, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
4- Sanıklar …, … … hakkında;
a- TCK'nın 220/2, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b- TCK'nın 227/2-4-6, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet (bir kez)
5- Sanık … hakkında;
a- TCK'nın 220/2, 62, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b- TCK'nın 227/2-6, 62, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet ( bir kez)
c- TCK'nın 227/2-4-6, 62, 53/1,58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet (bir kez)
6-Sanık … hakkında;
a- TCK'nın 220/2, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b- TCK'nın 227/2-6, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet ( üç kez)
c- TCK'nın 227/2-4-6, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet (bir kez)
7- Sanık … hakkında; TCK'nın 220/2, 62, 53/1, 58/9-6, CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
8-Sanık … hakkında; Beraat
9-Sanık … hakkında; TCK'nın 220/2, 53/1, 58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafiinin anılan suça ilişkin temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığına, gereğinin merciince yerine getirilmesine,
2-Sanık … hakkında tüm suçlardan, sanık …, hakkında mağdur …, sanık … hakkında mağdur …'ya, sanık … hakkında mağdurlar …, .. …'ya karşı işlenen
fuhuş ve suç örgütüne üye olma suçlarından, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında suç örgütüne üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdurların değişik zamanlardaki birden fazla fuhşuna aracılık etmeleri nedeniyle TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, sanık … hakkında cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanık müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükme "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2400 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4- Sanıklar …, …, …, .., … ve …'in mağdur …'ya karşı işledikleri fuhuş suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
a- Sanıkların TCK'nın 227/2-6. maddeleri ile cezalandırılmaları istemiyle dava açılmasına karşın ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanunun 227/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
b- Sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdurun değişik zamanlardaki birden fazla fuhşuna aracılık etmeleri nedeniyle TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemesi,
c- Sanıkların mağdur …'ya karşı işledikleri fuhuş suçunu tehdit suretiyle işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
.d- Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık … hakkında TCK'nın 227/2 maddesi uyarınca "2 yıl hapis 100 gün adli para" olarak belirlenen temel cezada TCK'nın 227/4. maddesi uyarınca bir katı oranında arttırım yapılırken "4 yıl hapis 200 gün adli para" yerine "4 yıl hapis 150 gün adli para" cezasına, sanık … hakkında TCK'nın 227/2-4-6. maddeleri uyarınca belirlenen "300 gün adli para cezası" cezası TCK'nın 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL üzerinden paraya cevrilirken "6000 TL" yerine 4000 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmolunan sonuç cezalar bakımından kazanılmış hakları saklı tutularak, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararlar farklı suçları, farklı sanıkları ve farklı iddia değişikliklerini konu alır. Üç olay, her suç vasfı veya madde değişikliğinde aynı sonuca ulaşılacağı anlamına gelmez. Her olayda iddianamede gösterilen hüküm ile sonradan uygulanan hüküm ve ek savunma tanınıp tanınmadığı ayrıca belirlenir.
Ek savunma hakkı ne zaman doğar?
Sanığın, iddianamede unsurları gösterilen suçun değindiği hükümden başka bir hükümle mahkûm edilebilmesi için nitelik değişikliğinden önce haberdar edilmesi ve savunma yapabilecek durumda bulundurulması gerekir. Cezayı artıran veya ek güvenlik tedbiri gerektiren bir hâlin ilk kez duruşmada ortaya çıkması da aynı sonucu doğurur.
Ek savunma için kaç gün süre verilir?
Kanun belirli bir gün sayısı öngörmez. Ek savunmayı gerektiren hâllerde süre, sanığın istemi üzerine verilir.
Ek savunma bildirimi kime yapılır?
Bildirim sanığa ve varsa müdafie yapılır. Müdafi sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır. Son adrese bildirim yapılamaması veya sanığın bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde müdafie yapılan bildirim yeterlidir.
Ek savunma yalnız sözlü mü yapılır?
Hayır. Ek savunma sözlü yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir.
Tekerrürde cezanın infaz edilmiş olması gerekir mi?
Hayır. Önceki hüküm kesinleştikten sonra yeni suç işlenmişse tekerrür uygulanabilir; infaz şart değildir. Seçimlik hapis ve adli para cezasında hapis cezasına hükmolunur. Kasıt ile taksir, sırf askerî suç ve on sekiz yaş bakımından öngörülen istisnalar ayrıca korunur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

