Ceza Davasının Açılması ve İddianamenin Kabulü
Ceza davası, hakkında suç işlediğine dair yeterli şüphe bulunan şüpheli hakkında Cumhuriyet savcılığının iddianame düzenleyerek görevli ve yetkili mahkemeye sunmasıyla başlayan bir kamu davasıdır; mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle ceza davası açılmış sayılır. Takibi şikayete tabi olmayan suçlar bakımından Cumhuriyet savcısı, herhangi bir şikayet bulunmasa dahi resen soruşturma yürüterek kamu davasını açar.
Soruşturma evresinde elde edilen deliller yeterli şüphe oluşturmadığı takdirde savcılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Savcılıkça düzenlenen iddianame mahkemeye ulaştığı tarihten itibaren on beş günlük yasal süre içinde incelenir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 174/3 uyarınca on beş günlük süre zarfında iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten
itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler
incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki
edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya
da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan
işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın
düzenlenen,
d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma
yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep
olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen
iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen
eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya
yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde,
yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda
belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna
gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
ÜÇÜNCÜ
KİTAP
Kovuşturma
Evresi
BİRİNCİ
KISIM
Kamu
Davasının Yürütülmesi
BİRİNCİ
BÖLÜM
Duruşma
Hazırlığı
İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 174/1 uyarınca mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verir. Bu karar; iddianamenin 170 inci maddeye aykırı düzenlenmesi, suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmesi, önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmaksızın düzenlenmesi ya da soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenmesi hâllerinde verilir. CMK m. 174/2 uyarınca suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
İade kararı üzerine Cumhuriyet savcısı, kararda gösterilen eksiklikleri tamamlayıp hataları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadıkça yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk iade kararında yer almayan gerekçelere dayanılarak iddianamenin ikinci kez iadesi yoluna gidilemez. İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz hakkını da kullanabilir.
Şikayet Hakkı ve Şikayet Süresi
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçlarda yetkili kişi usulüne uygun biçimde şikayette bulunmadıkça Cumhuriyet savcısı kendiliğinden soruşturma başlatamaz ve ceza davası açamaz. Türk Ceza Kanunu m. 73/1 gereğince hak sahibi kimse altı ay içinde şikayet hakkını kullanmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yürütülemez. Altı aylık şikayet süresi, dava zamanaşımı süresini aşmamak şartıyla, şikayet hakkı bulunan kişinin suça konu fiili ve failin kimliğini öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
Hakaret suçunda şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birinin altı aylık süreyi geçirmesi, diğerlerinin haklarını düşürmez.
Şikayetten Vazgeçme ve Sonuçları
Kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. TCK m. 73/5 uyarınca iştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme diğerlerini de kapsar. TCK m. 73/6 ise kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçmenin, onu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğini düzenler. Bu iki hüküm aynı maddede birlikte yer aldığından vazgeçmenin diğer sanıklara etkisi bu iki ölçü yan yana değerlendirilir. Şikâyetten vazgeçmeden vazgeçme mümkün değildir.
Kamu davası şikayetten vazgeçme nedeniyle düştüğünde, mağdur aynı sırada şahsi haklarından da açıkça vazgeçtiğini bildirmişse artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz. Mağdur şahsi haklarından vazgeçtiğini ayrıca belirtmemişse bu sonuç kendiliğinden doğmaz.
Davaya Katılan Sıfatı
Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine suçtan zarar görene davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir. Katılanlar, katılmanın bir sonucu olarak mahkemenin verdiği karar aleyhine kanun yoluna başvurabilir; yargılama boyunca görüş bildirebilir, delilleri tartışabilir, tanık ve sanık kişilere soru sorabilir. Şikayet hakkını kullandıktan sonra vefat eden şikayetçinin mirasçıları katılan olarak davaya devam edebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 238Kaynağı aç
mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun
duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur.
(2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar
görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur.
(3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra
davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir.
(4) (Mülga: 18/6/2014 – 6545/103 md.)
Katılanın hakları
Ağır Ceza Mahkemesinin Görev Alanı
Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren, yani üst sınırı on yıldan fazla olan suçlara ilişkin davalara bakma görevi ağır ceza mahkemesine aittir.
Dava Zamanaşımı Süreleri ve Hesabı
Dava zamanaşımı, suçun işlendiği andan başlayıp mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği ana kadar işleyen ve sürenin dolmasıyla kamu davasını düşüren bir kurumdur. Türk Ceza Kanunu m. 66/1 uyarınca kanunda aksi öngörülmedikçe kamu davası; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yılın geçmesiyle düşer. Zamanaşımı süresi belirlenirken mevcut deliller doğrultusunda suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de gözetilir; seçimlik cezalı suçlarda hapis cezası esas alınır ve cezanın kanuni üst sınırı dikkate alınır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Dava zamanaşımı; tamamlanmış suçlarda fiilin işlendiği günden, teşebbüste son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği günden, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Çocuklara karşı üstsoy veya nüfuz sahibi kişilerce işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını doldurmasıyla başlar. Suç tarihinde on iki yaşını doldurmuş ancak on beş yaşını doldurmamış failler hakkında süreler yarı oranında, on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış failler hakkında ise üçte iki oranında uygulanır. Yeniden yargılamayı gerektiren durumlarda mahkemenin talebi kabul ettiği tarihten itibaren zamanaşımı yeniden işler. TCK'nın İkinci Kitap Dördüncü Kısmında düzenlenen suçların yurt dışında işlenmesi ve ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi hâlinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Zamanaşımının Durması ve Kesilmesi
Soruşturma veya kovuşturmanın yapılması izin, karar ya da başka bir mercideki meselenin çözümüne bağlı tutulmuşsa ya da fail hakkında yasal düzenleme gereğince kaçak kararı verilmişse bu karar kaldırılıncaya kadar zamanaşımı durur. Dava zamanaşımını kesen yasal bir nedenin ortaya çıkmasıyla süre yeniden işlemeye başlar; birden fazla kesme nedeni gerçekleşmişse süre, en son nedenin tarihinden itibaren yeniden başlar. Kesilme hâlinde dava zamanaşımı süresi, ilgili suç için kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 67Kaynağı aç
karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna
bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne
veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç
faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması
veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye
başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde,
zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden
işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda
belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.
Ceza zamanaşımı
Ceza Zamanaşımı
Mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra ceza zamanaşımı devreye girer. Türk Ceza Kanunu m. 68/1 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl, müebbet hapis cezalarında otuz yıl, yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl, beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl, beş yıla kadar hapis veya adli para cezalarında ise on yılın geçmesiyle ceza infaz edilemez. Suç tarihinde on iki yaşını doldurmuş ancak on beş yaşını doldurmamış olanlarda süreler yarıya, on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış olanlarda üçte ikiye iner. Hükümde farklı türde cezalar bir arada bulunduğunda ise en ağır ceza için öngörülen süre esas alınır. Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı tarihten başlayarak kalan ceza miktarı üzerinden hesaplanır. TCK'nın İkinci Kitap Dördüncü Kısmında yer alan yurt dışında işlenmiş suçlara ait ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarında ceza zamanaşımı uygulanmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 68Kaynağı aç
geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş
olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında
işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet
hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için
konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir
suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza
miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Ceza zamanaşımı ve hak yoksunlukları
Temyiz Başvurusu
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 291/1 uyarınca temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe sunulması veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak tutanağa geçirilip hâkime onaylatılması suretiyle yapılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 291Kaynağı aç
edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe
verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan
tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu bulunan sanık
hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. [134]
(2) (Mülga:2/3/2024-7499/19 md.)
Eski hâle getirme süresi içinde temyiz süresinin işlemesi
Şikayet süresi ne zaman işlemeye başlar?
TCK m. 73/2 uyarınca altı aylık şikayet süresi, dava zamanaşımı süresini aşmamak koşuluyla, şikayet hakkı sahibinin fiili ve failin kimliğini öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar.
Hakaret suçu için şikayet süresi ne kadardır?
Hakaret suçunda şikayet hakkı fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır; ancak bu süre, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her halükarda iki yılı geçemez. Bu azami sınır TCK m. 73/2'ye 7531 sayılı Kanun ile 7/11/2024 tarihinde eklenmiştir.
Şikayetten vazgeçen kişi sonradan tekrar şikayetçi olabilir mi?
Hayır, şikayetten vazgeçmeden geri dönülmesi hukuken mümkün değildir. Şikayetinden vazgeçen mağdur ayrıca katılan sıfatını yitirir.
Şikayetten vazgeçince hukuk mahkemesinde tazminat davası açılabilir mi?
Kamu davası şikayetten vazgeçme nedeniyle düştüğünde, mağdur aynı sırada şahsi haklarından da açıkça vazgeçtiğini bildirmişse hukuk mahkemesinde de dava açamaz. Bu beyan yapılmamışsa tazminat davası açma hakkı korunur.
Mahkeme iddianameyi hangi gerekçelerle iade edebilir?
CMK m. 174/1 uyarınca iddianame, 170 inci maddeye aykırı düzenlenmesi, suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmesi, önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu dosyadan açıkça anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmaksızın düzenlenmesi veya izin ya da talep şartı yerine getirilmeden düzenlenmesi hâllerinde Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilir. CMK m. 174/2 uyarınca suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
Şikayet süresi kaçırılırsa kamu davası açılabilir mi?
Kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda TCK m. 73/1 gereğince altı aylık kanuni süre içinde yetkili makamlara şikayette bulunulmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Birden fazla kişinin şikayet hakkı varsa birinin süreyi kaçırması diğerlerini etkiler mi?
TCK m. 73/3 uyarınca şikayet hakkı olan birkaç kişiden birinin altı aylık süreyi geçirmesi, diğer hak sahiplerinin şikayet haklarını düşürmez.
Suçun zamanaşımı süresi nasıl belirlenir?
TCK m. 66/4 uyarınca zamanaşımı süresi belirlenirken suçun kanundaki cezasının üst sınırı esas alınır; seçimlik cezalı suçlarda hapis cezası dikkate alınır. Bunun yanı sıra TCK m. 66/3 gereğince dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de gözetilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

