Dubai'de kesinleşen bir mahkeme kararı, kural olarak yalnızca verildiği devletin sınırları içinde doğrudan icra edilebilir. Bu karar Türkiye'de kendiliğinden hüküm ve sonuç doğurmaz. Ticari dava, alacak, tazminat veya aile hukukundan doğan bir uyuşmazlık da Türkiye'de ayrıca değerlendirilmeden icraya konulamaz. Kararın Türkiye'de icra kabiliyeti kazanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun kapsamındaki tenfiz sürecinin tamamlanmasına bağlıdır.
Tenfiz kararı olmadan icra
Borçlunun malvarlığı Türkiye'de bulunsa bile, tenfiz kararı alınmadıkça yabancı mahkeme ilamı Türk icra organlarınca doğrudan yerine getirilemez. Kararın Dubai'de verilmiş veya kesinleşmiş olması, Türkiye'de ayrıca bir icra etkisi yaratmaz.
Tenfize konu olabilecek kararlar
Türk hukukunda tenfiz, özel hukuk alanına giren ve icrası mümkün olan mahkeme kararları bakımından söz konusu olur. Kamu hukukuna ilişkin yaptırımlar ile ceza mahkemelerinin verdiği birçok karar ise aynı kapsamda değerlendirilmez. Bu anlatım, ceza mahkemesinden çıkan her karar için kesin bir dışlama sınırı çizmez.
Dubai mahkemeleri ve DIFC
Dubai'de faaliyet gösteren bütün mahkemeler aynı hukuki yapıda değildir. Kararın hangi mahkemeden çıktığı bu nedenle tenfiz sürecinde önem kazanabilir. DIFC Mahkemeleri özellikle uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuş olup İngiliz ortak hukuk sisteminden önemli ölçüde etkilenmiştir. Bu yönüyle klasik Dubai mahkemelerinden farklı bir yapıya sahiptir.
DIFC Mahkemelerinden veya Dubai'nin yerel mahkemelerinden verilen kararlar, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da öngörülen şartlar çerçevesinde değerlendirilir. Kararın niteliği, kesinleşip kesinleşmediği ve başvuru belgeleri her dosyada ayrıca incelenir.
Türk mahkemesinin inceleme alanı
Tenfiz yargılamasının amacı, Dubai'de görülen uyuşmazlığı baştan sona yeniden çözmek değildir. Türk mahkemesi, yabancı mahkemenin delilleri doğru tartıp tartmadığını, tanık anlatımlarının isabetini veya yabancı hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığını denetlemez. Görevi, kararın Türkiye'de uygulanmasına engel olabilecek hukuki şartların bulunup bulunmadığını değerlendirmektir.
Temel ilkeler ve savunma hakkı
Yabancı hukukun Türk hukukundan ayrılması, tek başına tenfize engel oluşturmaz. Türk mahkemesi, kararın uygulanmasının Türk hukuk düzeninin temel ilkelerini açık biçimde ihlal edip etmediğini değerlendirir. Ayrıca davalının usulüne uygun çağrılıp çağrılmadığı, savunmasını yapma imkânına sahip olup olmadığı ve adil yargılanma ilkelerine uyulup uyulmadığı da incelenir.
Tanıma ve tenfiz arasındaki fark
Nafaka veya para ödenmesini öngören bir hükmün Türkiye'de cebrî icra yoluyla uygulanabilmesi için tenfiz kararı gerekir. Buna karşılık yalnızca kesin hüküm etkisinin tanınmasının yeterli olduğu bazı hâllerde tanıma gündeme gelebilir. Kararın niteliğine göre tanıma yeterli olabileceği gibi, cebrî icra amacı taşıyan kararlarda tenfiz zorunlu hâle gelebilir. Hangi yolun izleneceği somut karara göre belirlenir.
Belgeler ve kesinleşme
Somut olayın özelliklerine göre değişmekle birlikte, genellikle yabancı mahkeme kararının usulüne uygun örneği, kesinleşmeyi gösteren belge, gerekli hâllerde onay ve tasdik, Türkçe tercümeler ile tarafların kimlik ve temsil belgeleri sunulur. Bu liste her dosya için değişmez ve zorunlu bir belge dizisi değildir.
Dubai mahkeme kararlarının tenfizinde sık görülen sorunlardan biri, kararın kesinleştiğinin yeterince ortaya konulamamasıdır. Kesinleşme durumunun belgelenmesi, başvurunun değerlendirilmesinde ayrıca önem taşır.
Dubai kararı Türkiye'de doğrudan icra edilir mi?
Hayır. Dubai'de verilen karar kural olarak yalnızca verildiği ülke sınırları içinde doğrudan icra edilir ve Türkiye'de kendiliğinden icra etkisi doğurmaz. Tenfiz tamamlanmadıkça Türk icra organları ilamı doğrudan yerine getirmez.
Ceza mahkemesi kararlarının tümü tenfiz dışında mıdır?
Hayır, böyle genel bir sınır kurulamaz. Tenfiz, özel hukuk alanına giren ve icrası mümkün kararlar bakımından söz konusu olur. Kamu hukuku yaptırımları ile ceza mahkemelerinin birçok kararı ise aynı kapsamda değerlendirilmez.
Hukuk farklılığı tenfizi engeller mi?
Tek başına engellemez. Yabancı hukukun Türk hukukundan farklı olması tenfize kendiliğinden engel sayılmaz. Değerlendirme, kararın uygulanmasının Türk hukuk düzeninin temel ilkelerini açık biçimde ihlal edip etmediğine yönelir.
Nafaka için tenfiz gerekir mi?
Nafaka veya para ödenmesini gerektiren hükmün Türkiye'de cebrî icra yoluyla uygulanabilmesi için tenfiz kararı gerekir. Kararın niteliğine göre tanıma yeterli olabileceği gibi, cebrî icra amacı taşıyan kararlarda tenfiz zorunlu hâle gelebilir. Yalnızca kesin hüküm etkisinin yeterli olduğu bazı durumlarda ise tanıma gündeme gelebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

