Disiplin Cezasına Karşı İptal Davası Nasıl Açılır?

by Avukat Erdal Ersoy
Disiplin Cezasına Karşı İptal Davası Nasıl Açılır?

Devlet memurlarına uygulanan disiplin yaptırımlarına karşı hak arama yolu olarak idare mahkemelerinde iptal davası açılır. İdari yargı yetki alanına giren bu davalarla memur hakkında tesis edilen hukuka aykırı disiplin işlemlerinin yürütülmesinin durdurulması ve iptal edilerek doğan olumsuz sonuçların telafi edilmesi amaçlanır. Davanın açılması sırasında idari yargılama usulünün belirlediği şekil kurallarına, kanuni başvuru sürelerine ve görev ile yetki sınırlarına riayet edilmesi esastır.

Disiplin Cezalarında İdari İtiraz Aşaması ve Dava Öncesi Başvurular

Devlet Memurları Kanunu kapsamında tesis edilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı kararın bildirilmesinden itibaren 7 gün içinde disiplin kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı ise yine 7 gün içinde yüksek disiplin kuruluna itirazda bulunulabilir. Kendilerine itiraz dilekçesi ile ilgili karar ve ekleri intikal eden yetkili merciler otuz gün içinde bu konuda bir karar tesis etmekle yükümlüdür.

Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında idari itiraz yolları işletilip ret neticesi alınarak veya idari süreç beklenerek yargı yoluna başvurulabilmektedir. Ancak devlet memurluğundan çıkarma cezası idari itiraz prosedürüne tabi tutulmamış olup bu cezaya muhatap olan memur herhangi bir ön itiraz mercii aramaksızın doğrudan idare mahkemesi nezdinde iptal davası açabilir. İtiraz başvurusunun yapılması hâlinde bu itirazın reddedilmesi veya kanuni karar süresinin aşılması neticesinde dava açma hakkı kullanılabilir. Kesinleşmemiş nitelikteki disiplin cezaları ise doğrudan dava konusu edilemez.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi çerçevesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması dava açma süresi içinde üst makamdan, üst makam bulunmuyorsa işlemi yapmış olan makamdan talep edilebilir. Bu başvuru işlemeye başlamış bulunan idari dava açma süresini durdurur. Söz konusu idari makam otuz gün içerisinde bir cevap vermediği takdirde istek reddedilmiş sayılır. İsteğin açıkça reddedilmesi veya sürenin dolmasıyla reddedilmiş sayılması hâlinde durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre hesaba dahil edilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

Dava Açma Süresi ve Sürenin Hesaplanması

2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, özel kanunlarda farklı bir süre öngörülmemiş bulunan hâllerde idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda bu süre, idari işlemin ilgilisine yazılı olarak bildirildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Disiplin cezasına karşı idari itiraz yoluna başvurulması hâlinde dava açma süresinin hesabında genel hükümler uygulanır ve 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılarak kalan süre işlemeye devam eder; kesinleşmeyen disiplin cezalarına karşı ise dava açılamaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

Disiplin cezalarına ilişkin uyuşmazlıklar idari yargı denetimine tabidir ve bu uyuşmazlıkları karara bağlamakta görevli mahkemeler idare mahkemeleridir.

2577 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca kamu görevlilerinin görevle ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile özlük haklarına ilişkin davalarda yetkili merci, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. Buna karşılık kamu görevlilerinin memuriyetine son verilmesi neticesini doğuran işlemlere karşı açılacak iptal davalarında yetkili yargı yeri, memurun son görev yaptığı yer idare mahkemesi olarak tatbik edilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. 2. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. 4. (Ek: 2/7/2012-6352/60 md.) Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal haklarına ve sicillerine ilişkin konularla, müfettiş hal kâğıtlarına karşı açacakları ve idare mahkemelerinin görevine giren davalarda yetkili mahkeme, hâkim veya savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki:[27]

Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Şekil Şartları

İdari yargıda davalar, idare mahkemesi başkanlıklarına hitaben düzenlenen imzalı dilekçeler vasıtasıyla açılır. İlgili dilekçede davacı ile davalı idarenin adları, unvanları, adresleri, davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, davanın konusu ve hukuki gerekçeleri, dayanılan deliller ile dava konusu disiplin cezasının yazılı bildirim tarihi yer almalıdır. Ayrıca dilekçede memurun kimliği ve çalıştığı kurum açıkça gösterilerek isnat olunan eylem, savunma hakkı ihlalleri, usul eksiklikleri ve varsa uğranılan zararların giderilmesine dair talepler kaleme alınır. Dava konusu işlemin aslı veya örneği dilekçeye bağlanır ve dilekçe ile ekleri davalı idare sayısından bir nüsha fazla hazırlanarak mahkemeye sunulur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/2 md.) İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,[4] b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, Gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. Dilekçelerin verileceği yerler:

Yürütmenin Durdurulması Talebi ve Yargılama Usulü

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince idare mahkemesinde dava açılmış olması, dava konusu edilen disiplin cezasının yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Cezanın uygulanması nedeniyle doğabilecek mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için ayrıca mahkemeden yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi aranır. İdare mahkemesi davalı idarenin savunmasını aldıktan veya savunma süresi bittikten sonra gerekçe göstererek karar verir. Kararda idari işlemin hangi yönlerden açıkça hukuka aykırı olduğu ve hangi telafisi güç veya imkânsız zararları doğuracağı somut biçimde belirtilir; sırf kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi aleyhine Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle bu yönde karar verilemez.

Dava dilekçesi ve sunulan belgeler incelendiğinde yürütmenin durdurulması talebinin yerinde olmadığı tespit edilirse idarenin savunması dahi beklenmeksizin talep reddedilebilir. Yürütmenin durdurulması tedbiri kural olarak teminat mukabilinde tesis edilir; ancak mahkeme durumun gereğine göre teminat aranmamasına karar verebilir. İdareden ve adli yardımdan yararlanan davacılardan ise teminat alınmaz. Dosyada aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulması yasaktır.

Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemler yönünden savunma alındıktan sonra yeniden incelenmek üzere idarenin savunması alınmadan da durdurma kararı verilebilmektedir; ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, unvan değişikliği veya geçici görevlendirmeler uygulanmakla etkisi tükenecek işlem kapsamında sayılmamaktadır. Yürütmenin durdurulması taleplerine dair kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır ve bu yönde karar verilen dava dosyaları öncelikli olarak ele alınır.

İdare mahkemesi heyetince veya tek hâkim tarafından yürütmenin durdurulması hakkında verilen kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. Dosyayı devralan itiraz mercii yedi gün içinde incelemesini neticelendirir ve bu merciin verdiği kararlar kesindir.

İptal Kararının Memuriyete ve Özlük Haklarına Etkisi

İdare mahkemesi tarafından verilen iptal kararı neticesinde uygulanan disiplin yaptırımı bütün hukuki neticeleriyle birlikte ortadan kalkar. Verilen ceza memurun fiziksel özlük dosyasından ve elektronik personel bilgi sistemlerinden geriye dönük erişilemeyecek şekilde tamamen silinir; cezaya ilişkin herhangi bir bilginin farklı bir arşivde veya veri tabanında saklanması hukuka aykırıdır.

Cezanın iptaliyle birlikte memurun kesilen aylıkları, terfi engelleri ve derece ilerlemesine dair tüm özlük ve parasal hak kayıpları iade edilir. İptal edilip kayıtlardan çıkarılan disiplin cezalarının memurun başka kurumlara naklen atanması sürecinde herhangi bir biçimde paylaşılması veya bu kayıtlara atıfta bulunulması hukuka aykırılık oluşturur.

Disiplin cezasının iptal edilmemesi ve kesinleşmesi hâlinde ise kanuni sonuçlar devreye girer. Aylıktan kesme cezası uygulanan memurlar 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar ise 10 yıl müddetle daire başkanı veya benzeri üst kademe görevlere atanamaz. Bunun yanı sıra aynı disiplin eyleminin tekrarlanması durumunda ilgiliye bir üst ceza tayin edilir.

Disiplin cezası iptal davasında avukat tutmak mecburi midir?

Disiplin cezalarına karşı idare mahkemesinde açılacak iptal davasında avukatla temsil zorunluluğu bulunmamakta olup memur davayı bizzat açabilir.

Memurluktan çıkarma cezasına karşı dava açmadan önce kuruma itiraz edilmeli midir?

Devlet memurluğundan çıkarma cezası idari itiraz merciine tabi tutulmamıştır; memur idari itiraz yolu aramadan doğrudan görevli idare mahkemesinde dava açabilir.

Disiplin cezasına karşı idare mahkemesinde dava açma süresi kaç gündür?

Özel kanunlarda ayrı bir düzenleme yer almadığı müddetçe idare mahkemesinde genel dava açma süresi 60 gündür ve bu süre tebliğin yapıldığı günü izleyen günden itibaren başlar.

Dava açıldığında verilen disiplin cezasının uygulaması kendiliğinden durur mu?

Dava açılması disiplin cezasının icrasını kendiliğinden durdurmaz; memurun ayrıca yürütmenin durdurulmasını talep etmesi ve kanuni şartların sağlanması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu