Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtayın verdiği bozma kararı üzerine dosyanın hangi mahkemeye gönderileceği, duruşma açılması ve bozmaya uyulup uyulmayacağına ilişkin usuli işlemler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bozmaya uyulması veya direnme kararı verilmesi hâllerinde dosyanın izleyeceği kanun yolu aşamaları ve temyiz inceleme mercii kanun hükmüyle belirlenir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
Bozma Kararı Sonrasında Dosyanın Gönderilmesi ve Yapılacak İşlemler
Yargıtay ilgili dairesinin verdiği tamamen veya kısmen bozma kararı, istinaf talebinin bölge adliye mahkemesince esastan reddine dairse, istinaf kararı kaldırılarak dava dosyası ilk kararı tesis eden ya da uygun bulunan bir başka ilk derece mahkemesine intikal ettirilir. Bozma kararının bir sureti ise bölge adliye mahkemesine yollanır.
Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında kurduğu hüküm Yargıtayca tamamen ya da kısmen bozulursa, dava dosyası kararı veren bölge adliye mahkemesine veya uygun görülen bir başka bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi peşin alınmış olan gideri kullanarak tarafları kendiliğinden duruşmaya davet eder ve beyanlarını dinledikten sonra bozmaya uyulup uyulmayacağına karar verir.
Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda ilk derece mahkemesince bozmaya uygun karar tesis edildiği takdirde, bu yeni karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması mümkündür.
Direnme Kararı ile Yeni Hüküm Arasındaki Farklar
İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesinin kararında direnme ifadesine yer vermiş olması, usul hukuku bakımından o kararın direnme sayılması adına tek başına yeterlilik taşımaz. Direnme kararının varlığı için mahkemenin, bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan yalnızca önceki deliller çerçevesinde hüküm kurması aranır.
Mahkemenin yeni bir delile dayanması, bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirmesi ya da önceki kararda hiç üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret edilen doğrultuda değerlendirerek karar vermesi durumunda direnme kararı değil, yeni bir hüküm kurulmuş olur.
Bozma kararı sonrasında yeni araştırma ve incelemelere girişilmesi, sonradan toplanan delillere dayanılması yahut önceki kararda yer almayıp özel dairenin denetiminden geçmemiş yeni ve değişik bir gerekçeyle neticeye varılması hâllerinde de kurulan karar direnme niteliği kazanmaz; bu karar yeni hüküm olarak değerlendirilir.
Hükmün Gerekçesi ve Yazım Esasları
Direnme kararı kuran mahkeme daha önce vermiş olduğu hükmü değiştiremez ve önceki karara sadece atıf yapmakla yetinemez. Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesindeki unsurlara uygun biçimde bağımsız olarak yazılması şarttır. Gerekçe bakımından ise bir yaklaşıma göre mahkeme gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştiremez; diğer bir yaklaşıma göre ise mahkemenin önceki kararını değiştiremeyeceği kabul edilmekle birlikte farklı ve yeni gerekçeler gösterebilmesi mümkündür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi uyarınca hüküm Türk Milleti Adına verilir. Hüküm metninin tarafların iddia ve savunmalarının özetini, uyuşmazlık konusu vakıalar hakkında toplanan delilleri, bu delillerin tartışılmasını, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan neticeyi ve hukuki sebepleri içermesi gerekir. Kararın hüküm fıkrasında ise gerekçeye ilişkin söz tekrarlanmaksızın, her bir talep yönünden taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların açık, şüphe ve duraksamaya meydan vermeyecek bir düzenle gösterilmesi zorunludur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
Temyiz İncelemesi Merciinin Belirlenmesi
İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulursa, inceleme öncelikle kararına direnilen Yargıtay ilgili dairesince yerine getirilir. İlgili daire direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; aksi kanaatte ise dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletir.
Mahkeme kararında direnildiğini belirtse bile, yeni delillere veya özel dairece denetlenmemiş farklı gerekçelere dayanılarak oluşturulan karar yeni hüküm sayıldığından, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunu inceleme görevi Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna değil, Yargıtayın ilgili dairesine aittir.
Davanın esastan reddi ya da kabulüne ilişkin bozmaya uyulmasının ardından verilen kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak biçimde yeniden bozulması durumunda, alt derece mahkemesince kurulan hükmün temyiz denetimi her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından icra edilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesi uyarınca Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uyulması zorunludur.
Mahkemenin kararında direnme yazdığı her durumda direnme kararı verilmiş sayılır mı?
Hayır; kararın mahkemece direnme olarak adlandırılması usul hukuku bakımından tek başına yeterli değildir. Mahkemenin gerekçesini genişletmesi mümkün olmakla birlikte, yeni delile dayanılması, gerekçenin değiştirilmesi ya da denetlenmemiş yeni gerekçeyle hüküm kurulması hâlinde karar yeni hüküm sayılır.
Direnme kararı verilirken önceki hükme yalnızca atıf yapılması hukuken yeterli midir?
Hayır; mahkemenin önceki hükme atıf yaparak direnme kararı vermesi mümkün olmayıp kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesine uygun şekilde müstakilen yazılması gerekir.
Yeni hüküm niteliğindeki bir kararın temyiz incelemesini hangi merci yapar?
Yeni delil, araştırma veya denetlenmemiş yeni gerekçeye dayalı yeni hükümlerin temyiz incelemesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından değil, ilgili Yargıtay dairesi tarafından yapılır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına karşı mahkemenin yeniden direnme hakkı bulunur mu?
Hayır; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak yasal bir zorunluluktur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

