Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi, dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunu oluşturur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesinin birinci fıkrası, bu fiilin faili hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunacağını düzenler. Suç, dilekçenin hukuki neden bulunmaksızın kabul edilmemesine bağlıdır; hukuki neden varsa bu hükümdeki kabul etmeme fiili kapsam dışındadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 121Kaynağı aç
makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi
halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.
Nefret ve ayırımcılık[55]
Suçun unsurları ve istisnaları
Fiilin bu suç kapsamında değerlendirilebilmesi için dilekçenin yetkili kamu makamına verilmesi ve dilekçenin verildiği makamın konuyu değerlendirmeye yetkili olması gerekir. Suç ancak kamu görevlisi tarafından işlenebilir. Yetkili kuruma verilen dilekçe hukuki bir nedene dayanılarak kabul edilmezse 121. maddedeki kabul etmeme fiili gerçekleşmez.
Yetkisiz kurumun dilekçeyi reddedip kişiyi yetkili kamu kurumuna yönlendirmesi bu suçu oluşturmaz. İlgisiz bir makama verilmeye çalışılan suç duyurusunun kabul edilmemesi de bu suçu oluşturmaz. Belirli süre içinde verilmesi gereken dilekçenin bu süre geçirildikten sonra sunulması halinde kabul edilmemesi de suç kapsamında değildir.
Suç, kamu görevlisinin almakla yükümlü olduğu dilekçeyi hiç almaması veya alınan dilekçeyi kayıt yapılmadan geri vermesiyle oluşur. Dilekçenin hiç alınmamış olması bu suç bakımından ayrı tutulur. Dilekçe alındıktan sonra gerekli işlemin yapılmaması ise görevi kötüye kullanma suçunu gündeme getirebilir; bu ifade zorunlu bir nitelik değişikliği anlamına gelmez.
Yetkili kamu görevlisinin hukuki bir neden olmaksızın dilekçeyi kabul etmemesiyle suç tamamlanır. Ayrıca bir zararın oluşması aranmaz ve bu suçta teşebbüs mümkün değildir. Süresi belirli işlemlerde süresinde verilen dilekçenin kabulünün geciktirilmesi, 121. maddenin metninde ayrı bir fiil olarak düzenlenmediğinden, maddenin açık kabul etmeme şartından bağımsız kesin bir kural gibi uygulanamaz.
Dilekçenin biçimi ve yazılı unsurları
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un 4. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen ya da gönderilen dilekçelerde dilekçe sahibinin adı ve soyadı ile imzasının, ayrıca iş veya ikametgâh adresinin bulunmasını gerektirir. Bu hüküm, dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunun cezasını değil, dilekçede aranan kimlik ve adres unsurlarını düzenler.
3071 sayılı DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
4 – (Değişik: 2/1/2003-4778/26 md.)
Türkiye
Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerde,
dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin
bulunması gerekir.
Gönderilen makamda hata:
Yalnızca tavsiye ve görüş içeren yazılar bu suçun konusuna girmez. Dilekçede ad, soyad, imza ve iş veya ikametgâh adresinin bulunması zorunludur. Sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesi ile salt sözlü başvuru arasındaki ayrım 121. maddenin metninde ayrıca yer almadığından, bu ayrım maddenin açık hükmü gibi sonuç doğurmaz.
Görevi kötüye kullanma hükmüyle sınır
Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinin birinci fıkrası, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız menfaat sağlayan kamu görevlisi için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörür. İkinci fıkra, ayrıca suç olarak tanımlanmayan hallerde görevin ihmal veya gecikmeyle yapılmasını, aynı sonuçlardan biri doğmuşsa üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla düzenler.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 257Kaynağı aç
dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin
mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir
menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin
gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine
veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan
kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Göreve ilişkin sırrın açıklanması
121. madde, dilekçenin hukuki neden olmaksızın kabul edilmemesini ayrıca suç olarak tanımlar. Bu nedenle 257. maddedeki ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında ölçüsü, iki hüküm arasındaki ilişki bakımından dikkate alınır. Dilekçe suçunun işlendiğinin kabul edildiği durumda aynı eylem nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan ayrıca ceza verilemez. Buna karşılık her ihmal kendiliğinden 121. maddeye girmez ve her işlem eksikliği 257. madde dışında kalmaz.
Fail, katılanlar ve soruşturma şartı
Suçun faili kamu görevlisidir. Suçun işlenmesine katılan diğer kişiler kamu görevlisi değilse fail sayılmaz; kamu görevlisini azmettirdikleri veya ona yardım ettikleri ölçüde bu sıfatlarla sorumlulukları değerlendirilir.
Bu suç şikâyete bağlı suçlardan değildir. Suçu bildiren kişi sonradan kararını değiştirse de şikâyetten vazgeçemez. Bu suçta uzlaşma da mümkün değildir.
Suçu işlediği ileri sürülen kamu görevlisi hakkında soruşturma başlatılabilmesi için yetkili makamlardan izin alınır. Kamu görevlisinin yargılanması 4483 sayılı Kanun hükümlerine tabidir. Kamu davası açılabilmesi için yetkili makamdan izin alınması gerekir; yetkili merci izin vermezse savcı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir. İzin mercii ve kapsam istisnaları bu açıklamanın dışına çıkarılmaz.
Zamanaşımı ve cezanın sonuçları
Bu suçta dava zamanaşımı sekiz yıl, ceza zamanaşımı ise on yıldır. Dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten, ceza zamanaşımı ise cezanın kesinleşmesinden işlemeye başlar.
121. maddede öngörülen hapis cezası altı aya kadardır. Altı ay ve altındaki hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir; bu imkân her olayda çevirmenin zorunlu olduğu anlamına gelmez. Otuz gün ve daha az süreli hapis cezasına karar verilmesi halinde ise bu cezanın adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur. Bu zorunluluk, altı aya kadar olan her hapis cezasına genellenemez.
Bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür. Verilen hapis cezası ertelemeye elverişlidir. Erteleme koşullarının bulunması hakimi erteleme kararı vermeye mecbur bırakmaz; erteleme hakimin takdirindedir.
Sık sorulan sorular
Dilekçenin kabul edilmemesi hangi halde suç olur?
Belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamına verilen dilekçenin hukuki neden olmaksızın kabul edilmemesi suçtur ve faile altı aya kadar hapis cezası öngörülür. Hukuki neden varsa bu kabul etmeme fiili madde kapsamına girmez.
Yetkisiz makamın dilekçeyi geri çevirmesi suç mudur?
Hayır. Yetkisiz kurumun dilekçeyi reddedip kişiyi yetkili kuruma yönlendirmesi bu suçu oluşturmaz. İlgisiz makama verilmeye çalışılan suç duyurusunun kabul edilmemesi de bu kapsamdadır.
Süresi geçen dilekçenin reddi suç oluşturur mu?
Oluşturmaz. Belirli süre içinde verilmesi gereken dilekçe süre geçtikten sonra verilmişse, kabul edilmemesi bu suçu oluşturmaz.
Suç şikâyete veya uzlaşmaya bağlı mıdır?
Hayır. Suç şikâyete bağlı değildir ve bildiren şikâyetten vazgeçemez. Bu suçta uzlaşma da mümkün değildir.
Kamu görevlisi hakkında doğrudan dava açılabilir mi?
Hayır. Soruşturma için yetkili makamdan izin alınır. İzin verilmezse savcı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir.
Zamanaşımı ne zaman işlemeye başlar?
Dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten, ceza zamanaşımı ise cezanın kesinleşmesinden işlemeye başlar. Bu suçta süreler sırasıyla sekiz yıl ve on yıldır.
Hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir mi?
Altı ay ve altındaki hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir; bu, her olayda zorunlu değildir. Otuz gün ve daha az süreli hapiste ise adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevirme zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

