Rekabet Kurulu, 13.01.2022 tarih ve 22-03/48-19 sayılı kararıyla Digiturk'ün 2018-2020 yılları arasındaki sözleşme ve uygulamalarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğini tespit etmiş ve teşebbüse idari para cezası uygulamıştır. Kararın odak noktası, Digiturk'ün münhasır bayilerinin kendilerine tahsis edilen bölgeler dışında müşterilere aktif ya da pasif satış yapmasını yasaklayan bayilik sistemidir.
Soruşturmanın Başlangıcı ve İddialar
2018 ve 2019 yıllarında gelen şikayetler üzerine Kurul, Digiturk ve 48 bayisi hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma birden fazla iddia ekseninde şekillenmiştir: 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında bayilerin yeniden satış fiyatına müdahale edildiği iddiası ile münhasır bölge dışına aktif ve pasif satışın kısıtlandığı iddiası; 6. madde kapsamında ise eşit durumdaki alıcılara farklı şartlar uygulandığı ve aşırı ya da çifte tekelci fiyatlandırma yapıldığı iddiaları inceleme kapsamına alınmıştır.
İlgili Pazar ve Hâkim Durum Tespiti
Kurul, ilgili ürün pazarını Türkiye Süper Ligi ve Birinci Lig müsabakalarının ödemeli televizyon yayıncılığı olarak tanımlamıştır. Bu ligler dışındaki yayınları izlemek amacıyla ticari veya sosyal mekânlara giden izleyici sayısının marjinal kaldığı değerlendirmesinden hareketle söz konusu iki lig ayrı bir pazar olarak kabul edilmiştir. İlgili coğrafi pazar Türkiye olarak belirlenmiş; soruşturmaya dahil edilen 48 bayinin ise her birinin yalnızca kendi bölgesinde münhasır biçimde faaliyet yürüttüğü vurgulanmıştır.
Hâkim durum tespitinde Türkiye Futbol Federasyonu'nun açtığı ihale sonucunda 2017-2018 sezonundan itibaren beş yıllığına münhasır olarak satın alınan Süper Lig ve 1. Lig canlı yayın hakları belirleyici rol oynamıştır. Digiturk bu yayın paketlerini ticari üyelere ve bireysel üyelere münhasıran satmakta olup bu yapının yasal tekel konumundaki teşebbüsü ilgili pazarda hâkim duruma taşıdığı sonucuna varılmıştır. Digiturk aynı dönemde Spor Toto Süper Lig ve 1. Lig'e ek olarak UEFA Şampiyonlar Ligi ile UEFA Avrupa Ligi dahil 14 futbol organizasyonu, bir basketbol ve beş tenis organizasyonunun münhasır yayın haklarını da elinde bulundurmuştur; ancak ilgili pazar bu haklara genişletilmemiştir.
Fiyatlandırma ve Ayrımcılık İddiaları
4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi, hâkim durumdaki teşebbüsün bu konumunu; eşit durumdaki alıcılara aynı hak ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek ayrımcılık yapmak ya da tüketicinin zararına üretim ve pazarlamayı kısıtlamak gibi davranışlarla kötüye kullanmasını yasaklamaktadır. Kurul incelemesinde, aynı müşteri kategorisindeki müşterilere çoğu zaman yüzde 10-20 dolaylarında fiyat farkı uygulandığı görülmüş; ancak bu farkların ödeme biçimi ile müşterilerin ticari kredibilitesi gibi ölçütlerle açıklanabildiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle eşit koşuldaki alıcılar arasında ayrımcılık yapıldığı ya da hâkim durumun kötüye kullanıldığı tespit edilmemiştir.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Sömürücü fiyatlandırma iddiası da kabul görmemiştir. Kurul, TFF ile akdedilen yayın hakları ihalesinin şartname koşullarını inceleyerek Digiturk'ün soruşturma döneminde zarar ettiğini belirtmiş ve fiyat artışlarını fahiş bulmamıştır. Bayilerin farklı müşteri kategorilerine 800'den fazla ayrı fiyat uyguladığı gözlemlenmiş, bu fiyatlara ilişkin kâr marjlarının da aşırı düzeyde olmadığına kanaat getirilmiştir. Dolayısıyla Digiturk ve bayilerinin sömürücü bir fiyatlandırma davranışı içinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yeniden Satış Fiyatına Müdahale İddiası
Soruşturmanın bir diğer iddiası, Digiturk'ün caydırıcı iskontolarla bayilerin müşterilere uygulayacağı fiyatlara müdahale ettiğiydi. Digiturk'ün 2017-2018 yılı Ticari Yetkili Satıcılık Sözleşmesinde 'adil fiyat garantisi' adı altında paket fiyatlarının tek taraflı belirleneceğine ilişkin bir hüküm yer almaktaydı; bu hüküm 2018-2019 sözleşmesinde bulunmamakta olup önceki dönemde fiilen uygulandığına dair bir bulguya da rastlanmamıştır. Bayilerin Digiturk onayı olmadan indirim yapabildiği, fiyat yönünde zorlama veya telkin içeren bir iletişime rastlanmadığı ve ucuza satan bayilere kota gibi bir yaptırım uygulanmadığı tespit edilmiştir. Bu bulgular doğrultusunda Digiturk'ün bayilerinin yeniden satış fiyatına 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırı biçimde müdahale etmediği sonucuna varılmıştır.
Bölgesel Münhasır Bayilik: İhlalin Özü
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan ya da dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan, bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliği kararlarını hukuka aykırı saymaktadır. Digiturk sisteminde her bölgede satışa yetkili tek bir bayi bulunmakta ve bölge içindeki müşterilerin Digiturk paketlerini yalnızca o bayiden alması zorunlu kılınmaktadır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Yapılan incelemelerde, yeni üyelik başvurularının bayiler tarafından sistem üzerinden Digiturk'e iletildiği ve bayinin bölgesi dışındaki müşterilerin o bayi üzerinden üyelik edinmesine izin verilmediği belirlenmiştir. Kurul, bu yapının bayilerin münhasır bölgeleri dışına aktif ve pasif satışını kısıtladığı sonucuna varmış ve söz konusu kısıtlamanın 4. maddeyi ihlal ettiğine karar vermiştir.
Grup Muafiyeti ve Bireysel Muafiyet İncelemesi
Bölgesel münhasır bayilik uygulaması önce grup muafiyeti açısından ele alınmıştır. Dikey anlaşmalara ilişkin 2002/2 sayılı Grup Muafiyet Tebliği, belirli bir pazar payı eşiğini aşan ve pasif satış kısıtlamalarını içeren anlaşmalara muafiyet tanımamaktadır. Digiturk ve bayilerinin ilgili pazardaki paylarının bu tebliğde öngörülen yüzde 40 eşiğini aştığı ve pasif satış sınırlamalarının zaten grup muafiyetinden yararlanamaz nitelikte olduğu gerekçesiyle söz konusu uygulama grup muafiyeti kapsamına girmemiştir.
Grup muafiyetinin dışında kalması üzerine bireysel muafiyet değerlendirmesine geçilmiştir. 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi, bir anlaşmanın 4. madde hükümlerinden muaf tutulabilmesi için dört şartın tamamının birlikte sağlanmasını öngörmektedir: üretim, dağıtım veya hizmet sunumunda yeni gelişme ve iyileşmeler ya da ekonomik ya da teknik gelişme sağlanması; tüketicinin bundan yarar elde etmesi; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması; rekabetin bu amaçlar için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. Bu şartlardan herhangi birinin eksik kalması muafiyeti ortadan kaldırır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Digiturk, münhasır bayilik sistemini kaçak yayınları önleme, arızalara daha hızlı müdahale ve maliyet tasarrufu sağlama gibi faydalara bağlamıştır. Kurul bu gerekçeleri makul bularak birinci şartın, yani hizmetin sunulmasında önemli yeni gelişme ve iyileşme sağlanması koşulunun karşılandığını tespit etmiştir. Ancak kalan şartlar yönünden farklı bir sonuca ulaşılmıştır. Her bölgede münhasır tek bir bayinin varlığının tüketicinin tercih imkânını ve farklı satıcılar arasında karşılaştırma olanağını ortadan kaldıracağı değerlendirilmiş; bu nedenle tüketicilerin bayilik sisteminden orantılı ölçüde fayda sağlamayacağı tespit edilmiştir. Öte yandan münhasırlık uygulamasının pazar içi rekabetten ziyade pazar için rekabete yol açtığı, önemli bir giriş engeli yaratarak pazarın önemli bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırdığı ve bunun hizmet iyileşmesinden elde edilen faydalı sonuçlarla açıklanamayacağı da belirlenmiştir. Dört muafiyet şartından üçünü karşılamayan bölgesel münhasır bayilik sistemi bireysel muafiyetten yararlanamamıştır.
Kararın Sonucu ve Yaptırım
Kurul, Digiturk'ün bayilerinin kendilerine münhasır tahsis edilen bölgeler dışında aktif ve pasif satış yapmasını yasaklayarak 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğine karar vermiştir. Teşebbüse idari para cezası uygulanmıştır. Bunun yanı sıra Digiturk'ün mevcut sözleşmelerindeki pasif satış yasağını gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde kaldırması ve yeni sözleşmelerinde pasif satışın yasak olmadığına ilişkin açık bir hükme yer vermesi de kararlaştırılmıştır.
4054 Sayılı Kanun'un Temel Yasak ve Muafiyet Çerçevesi
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi, piyasada rekabeti doğrudan ya da dolaylı olarak engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan, bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikteki anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliği kararlarını hukuka aykırı saymaktadır. Bir anlaşmanın varlığı ispat edilemediğinde, fiyat değişmelerinin, arz-talep dengesinin ya da faaliyet bölgelerinin rekabetin engellendiği piyasalardakine benzerlik göstermesi uyumlu eylem karinesini doğurur. Bu karinenin aksini ispat etmek isteyen taraf, ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir.
6. madde ise hâkim durumdaki teşebbüsün bu konumunu; piyasaya girişi doğrudan ya da dolaylı olarak engelleme ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırmayı amaçlayan eylemler, eşit durumdaki alıcılara aynı hak ve edimler için farklı koşullar uygulama, tüketicinin zararına üretim ve pazarlamayı kısıtlama ya da hâkimiyetin yarattığı finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka piyasalardaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler gibi davranışlarla kötüye kullanmasını yasaklamaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Rekabet Kurulu Digiturk'e neden ceza verdi?
Kurul, Digiturk'ün sözleşme ve uygulamalarıyla münhasır bayilerinin kendi bölgeleri dışındaki müşterilere aktif ya da pasif satış yapmasını yasakladığını tespit etmiştir. Bu kısıtlama 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında rekabeti sınırlayıcı bulunmuş, grup muafiyeti ve bireysel muafiyet koşulları da sağlanamadığından ihlal kararı verilmiştir.
Pasif satış yasağı neden ihlal sayıldı?
Bölge dışından gelen müşteri taleplerine yanıt verilmesi de dahil olmak üzere her türlü bölge dışı satışın yasaklanması, Kurul tarafından tüketicinin farklı bayileri karşılaştırma imkânını ortadan kaldıran ve pazar içi rekabeti zayıflatan bir kısıtlama olarak değerlendirilmiştir. Uygulama ne grup muafiyeti ne de bireysel muafiyet koşullarını karşılayabilmiştir.
Aşırı fiyat uygulandığı iddiası neden kabul edilmedi?
Kurul, Digiturk'ün soruşturma döneminde zarar ettiğini, fiyat artışlarının fahiş olmadığını ve bayilerin kâr marjlarının aşırı düzeyde bulunmadığını tespit etmiştir. Aynı müşteri kategorisinde çoğu zaman gözlemlenen yüzde 10-20 dolaylarındaki fiyat farklılıkları ise ödeme biçimi ve ticari kredibilite gibi ölçütlerle açıklanabildiği için hem sömürücü fiyatlandırma hem de eşit alıcılar arasında ayrımcılık iddiaları kabul görmemiştir.
Bireysel muafiyet neden tanınmadı?
4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi dört şartın tamamının birlikte karşılanmasını aramaktadır. Kurul, hizmette iyileşme sağlanması yönündeki birinci şartın yerine geldiğini kabul etmiştir. Ancak tüketicinin orantılı fayda sağlaması ve pazarın önemli bir bölümünde rekabetin korunması koşulları sağlanamamış; dört şarttan üçü karşılanmadığı için bireysel muafiyet uygulanmamıştır.
Kararla birlikte Digiturk'ün hangi yükümlülükleri doğdu?
Kurul, idari para cezasına ek olarak Digiturk'ün mevcut sözleşmelerindeki pasif satış yasağını gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde kaldırmasına karar vermiştir. Bunun yanı sıra Digiturk'ün yeni sözleşmelerinde pasif satışın yasak olmadığını açıkça düzenleyen bir hükme yer vermesi de zorunlu tutulmuştur.
Yeniden satış fiyatına müdahale iddiası neden reddedildi?
Digiturk'ün 2017-2018 sözleşmesinde yer alan ve paket fiyatlarının tek taraflı belirleneceğini öngören 'adil fiyat garantisi' hükmü, sonraki sözleşmede bulunmamakta ve önceki dönemde fiilen uygulandığına dair bir bulguya da rastlanmamaktaydı. Bayilerin Digiturk onayı olmadan indirim yapabildiği, fiyat yönünde baskı veya telkin içeren bir iletişime rastlanmadığı ve ucuza satan bayilere kota gibi bir yaptırım uygulanmadığı tespit edilmiş; bu bulgular doğrultusunda 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırı bir müdahale saptanmamıştır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

