Salgın Döneminde Rekabet Hukukunun Genel Görünümü
COVID-19 salgını, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un uygulanması bakımından hem usul hem esas düzleminde yeni soruları beraberinde getirmiştir. Rekabet Kurumu bir yanda soruşturma süreçlerine olağanüstü koşulları gözetir biçimde yaklaşırken diğer yanda salgının yarattığı piyasa baskısının rekabet ihlallerini kendiliğinden meşrulaştırmadığını açıkça ortaya koymuştur. Salgın koşullarının Kurum'un yerleşik içtihatlarını ne ölçüde dönüştüreceği ise henüz tümüyle netlik kazanmamış bir mesele olarak kalmaktadır.
Soruşturma Süreçlerinde Tanınan Esneklik
Rekabet Kurumu, salgının ağır seyrettiği dönemde tarafların ikinci ve üçüncü yazılı savunma sürelerinin uzatılmasına ilişkin başvurularını kabul edeceğini duyurmuştur. Buna göre savunmalarla birlikte Kuruma yetiştirilemeyen hususların, soruşturma süresi içinde —bu süre yaklaşık on beş aydır— iletilebilmesine imkân tanınmıştır.
Fahiş Fiyat Artışlarına Karşı Kurumun Tutumu
Rekabet Kurumu, 23 Mart 2020 tarihli açıklamasında gıda piyasalarındaki fahiş fiyat artışlarının tüketici refahını olumsuz etkilediğini vurgulamış ve rekabeti bozucu nitelikteki bu eylemlerin en ağır idari para cezalarıyla cezalandırılacağını kamuoyuyla paylaşmıştır.
Kriz Savunmasının Sınırları
Rekabet Kurumu'nun yaklaşımı, yalnızca krizin varlığını ileri sürmekle rekabet ihlalinin ortadan kalkmayacağı yönündedir. Kriz dönemlerine dayanan savunmalar, ancak piyasa şartlarında yaşanan köklü değişimleri somut biçimde ortaya koyduğunda bir indirim nedeni olarak değerlendirilebilmektedir. Bu yaklaşımın COVID-19 salgınına nasıl uygulanacağı, salgının Kurum tarafından henüz incelenmemiş olması nedeniyle kesinlik taşımamaktadır.
4054 Sayılı Kanun Kapsamında Yasaklı Davranışlar
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan ya da dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan ya da bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı ve yasak saymaktadır. Maddenin kapsamı oldukça geniş tutulmuş; mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının ya da fiyatı oluşturan unsurların teşebbüsler arasında tespiti, piyasaların bölüşülmesi ile piyasa kaynaklarının paylaşılması veya kontrolü, arz ya da talep miktarının kontrolü ya da piyasa dışında belirlenmesi, rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması veya boykot yoluyla piyasadan çıkarılması ile piyasaya yeni girişin engellenmesi, münhasır bayilik hariç olmak üzere eşit durumdaki kişilere farklı koşulların uygulanması ve anlaşmanın niteliği ya da ticari teamüllere aykırı olarak bir mal veya hizmetle birlikte başka bir mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması yasaklı davranışlar arasında sayılmıştır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Uyumlu Eylem Karinesi ve Salgın Koşullarının Olası Etkisi
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi, anlaşma varlığının ispat edilemediği durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin, arz-talep dengesinin veya teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin rekabetin kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesini, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine olarak kabul etmektedir. Bu karine çürütülebilir niteliktedir; ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayandırılmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Salgın döneminde piyasalarda gözlemlenen paralel fiyat hareketleri bu karinenin gündeme gelebileceğini düşündürmekte; ancak Kurul'un bu konudaki yaklaşımı doğrulanmış bir karara dayanılarak kesin biçimde aktarılabilecek durumda değildir.
Teşebbüsler Arası İşbirlikleri ve Bilgi Değişimi Riskleri
Salgın koşulları, rakip teşebbüsler arasında çeşitli işbirliklerini fiilen gündeme taşımıştır. Bu tür işbirlikleri, rekabet hukuku açısından başta bilgi değişimi olmak üzere önemli riskler barındırmaktadır.
Muafiyet Koşulları ve COVID-19 Dönemindeki İşbirlikleri
4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi, dört koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarının 4. madde kapsamındaki yasaktan muaf tutulabilmesine imkân vermektedir: malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmeler ya da ekonomik veya teknik ilerleme sağlanması; tüketicinin bu gelişmeden yarar sağlaması; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması; ve rekabetin söz konusu amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. Bu dört koşulun tamamı birlikte aranmaktadır. Muafiyet belirli bir süre için verilebileceği gibi belirli şartların ve yükümlülüklerin yerine getirilmesine de bağlanabilir; muafiyet kararları ise anlaşmanın yapıldığı ya da uyumlu eylemin gerçekleştiği veya bir koşula bağlanmışsa koşulun yerine getirildiği tarihten itibaren geçerlilik kazanmaktadır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
16 Haziran 2020 tarihinde yapılan değişiklikle birlikte 5. maddeye eklenen ikinci fıkra uyarınca ilgili teşebbüs veya teşebbüs birlikleri, 4. madde kapsamındaki düzenlemenin muafiyet koşullarını taşıdığının Rekabet Kurulu tarafından tespiti amacıyla Kuruma başvurabilmektedir. Kanun, Rekabet Kurulu'na muafiyet kapsamına girebilecek anlaşma türleri için grup muafiyeti tebliğleri çıkarma yetkisi de tanımaktadır.
Kriz Karteli Koşulları
Rekabet Kurumu'nun yaklaşımında, kriz dönemlerinde gündeme gelen işbirliklerinin belirli sınırlar dahilinde ele alınabileceği ifade edilmektedir. Bu bağlamda bir kriz kartelinin ancak aşırı kapasitenin azaltılması amacıyla yapılabileceği, fiyat tespiti veya kota anlaşması içermemesi ve kamu otoritelerine bildirimde bulunulması gerektiği aktarılmaktadır.
E-Ticaretin Hızlanması ve Pazar Tanımına Yansımaları
Salgın sürecinde çevrimiçi satış kanallarına yönelen talebin yoğunlaşmasının pazar tanımlarını değiştirebileceği ve rekabet hukuku açısından bu pazarların farklı yorumlanmasına neden olabileceği değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme, bağlayıcı bir karar ya da düzenleyici bir belirlemeye dayanmayan bir öngörü niteliğindedir.
Sık Sorulan Sorular
Salgın dönemi kriz savunması rekabet ihlalini ortadan kaldırır mı?
Rekabet Kurumu'nun yaklaşımı, yalnızca krizin varlığının ihlali bertaraf eden bir savunma zemini oluşturmadığı yönündedir. Kriz dönemine dayanan savunmaların dikkate alınabilmesi için piyasa şartlarında köklü değişimlerin ortaya konulması gerekmekte; bu koşulun sağlanması halinde söz konusu durum indirim nedeni olarak değerlendirilebilmektedir. Bu yaklaşımın COVID-19 koşullarına nasıl uygulanacağı henüz kesinleşmemiştir.
Soruşturma sürecinde savunma süreleri salgın döneminde uzatıldı mı?
Evet. Rekabet Kurumu, ikinci ve üçüncü yazılı savunma sürelerinin uzatılmasına ilişkin başvuruları kabul edeceğini duyurmuştur. Savunmalarla birlikte sunulamayan hususların soruşturma süresi içinde —yaklaşık on beş ay— iletilebileceği de açıklanmıştır.
Rakip teşebbüsler salgın gerekçesiyle işbirliği yapabilir mi?
Salgın koşulları, teşebbüsler arasında işbirliklerini fiilen gündeme taşımış olsa da bu işbirlikleri başta bilgi değişimi olmak üzere 4054 sayılı Kanun kapsamında önemli riskler barındırmaktadır. 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında muafiyet değerlendirmesi yapılabilmesi için dört koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
4054 sayılı Kanun kapsamında muafiyet nasıl alınır?
16 Haziran 2020'den itibaren yürürlükte olan düzenleme uyarınca ilgili teşebbüs veya teşebbüs birlikleri, 4. madde kapsamındaki düzenlemenin muafiyet koşullarını taşıdığının tespiti için Rekabet Kurumu'na başvurabilmektedir. Muafiyet için üretim veya dağıtımda yeni gelişme ya da ekonomik-teknik ilerleme sağlanması, tüketicinin yararlanması, ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması ve sınırlamanın zorunlu olandan fazlaya gitmemesi koşullarının tamamının bulunması aranmaktadır.
Piyasada paralel fiyat artışları uyumlu eylem olarak değerlendirilebilir mi?
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca, anlaşma varlığının ispat edilemediği durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin rekabetin kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, uyumlu eylem karinesi oluşturmaktadır. Bu karine çürütülebilir olup taraflar ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayanarak uyumlu eylemde bulunmadıklarını ispatlayabilir. Salgın dönemindeki paralel fiyat hareketlerinin bu karinenin uygulanmasını gündeme getirebileceği değerlendirilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

