Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu ve Unsurları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenen halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu, toplumda panik, korku veya endişe oluşturma amacıyla hareket edilmesini cezalandırmaktadır. Madde uyarınca ülkenin iç ve dış güvenliğine, genel sağlığına ya da kamu düzenine ilişkin gerçeğe aykırı bir bilginin kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayılması halinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun oluşumu için yayılan bilginin gerçeği yansıtmaması, belirtilen korunan hukuki alanlarla ilgili olması, eylemin kamu barışını bozmaya uygun bulunması ve failin sırf bu özel saikle hareket etmiş olması zorunludur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 217/AKaynağı aç
(1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle,
ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe
aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlemesi hâlinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.
Ortak hüküm
Cezayı Artıran Nitelikli Hâller ve Görevli Mahkeme
Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suçun fail tarafından gerçek kimliğin gizlenmesi suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda temel ceza yarı oranında artırılır. Yargılama usulünde suçun basit şekli Asliye Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girmekte olup, eylemin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği iddiasının bulunduğu nitelikli hâllerde ise yargılama Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülür.
Halkı Kanunlara Uymamaya Alenen Tahrik Suçu
Kamu barışına karşı işlenen suçlar arasında yer alan bir diğer düzenleme 5237 sayılı Kanun'un 217. maddesindeki halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik etme fiilidir. Anılan hüküm uyarınca, halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kimse, yapılan tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli bulunması kaydıyla altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 217Kaynağı aç
tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma
Soruşturma ve Kovuşturma Sürecinde Tutuklama Tedbiri
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 101. maddesine göre, soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından karar verilir. Kovuşturma evresinde ise sanığın tutuklanması savcının talebi doğrultusunda veya mahkemece re'sen kararlaştırılabilir. Tutuklama istemlerinde gerekçe gösterilmesi ve adlî kontrol tedbirlerinin neden yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî olguların açıklanması zorunludur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 101Kaynağı aç
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma
evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya
re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve
adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî
nedenlere yer verilir.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın
devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
d) (Ek:8/7/2021-7331/14 md.) Adli kontrol uygulamasının yetersiz
kalacağını,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir.
Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği
yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği
veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest
bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz
edilebilir.
Tutuklulukta geçecek süre
Tutuklamaya, tutukluluğun devamına ya da tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerinin mevcudiyetini, tedbirin ölçülülüğünü ve adli kontrolün yetersiz kalacağını gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilir. Tutuklama talep edildiğinde şüpheli veya sanık müdafi yardımından yararlanır; tutuklama kararı verilmediğinde ise şüpheli ya da sanık derhâl serbest bırakılır. Ayrıca tutuklamaya, tutukluluğun sürdürülmesine veya tahliye talebinin reddine dair kararın içeriği şüpheli ya da sanığa sözlü olarak bildirilir, bir örneği yazılı şekilde kendilerine verilir ve bu işlem kararda açıkça belirtilir.
Tutuklama Kararlarına İtiraz Usulü ve Kanun Yolları
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100 ve 101. maddelerine dayanılarak verilen kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie sunulacak dilekçeyle veya zabıt kâtibine yapılacak beyanın tutanağa bağlanması suretiyle yapılır. Kararına itiraz edilen merci başvuruyu yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en geç üç gün içinde inceleme yetkisine sahip mercie gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol tedbirlerine ilişkin verdiği kararların itiraz incelemesi, kural olarak yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından yapılır; sulh ceza işlerinin asliye ceza hâkimi tarafından görüldüğü yerlerde ise inceleme ağır ceza mahkemesi başkanına aittir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı
öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir
dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak
suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı
veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114]
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya
mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç
gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği
kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza
hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son
numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin
bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev
yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama
ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların
incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.
İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların
gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği
tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza
hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi
başkanına aittir.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak
itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve
bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların
incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması
hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için
birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın
ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup
oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına
karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki
mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza
dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara
yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire
başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi;
son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.
İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi
Hükmün verilmesinden sonra sanık Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurabilir. İç hukuk yollarının tamamlanmasının ardından otuz gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı mevcuttur.
Gerçeğe Aykırı İçeriklerin Kaldırılması ve Düzeltme Hakkı
Sosyal medya platformları veya internet ortamında gerçeğe aykırı ve kişilik haklarını zedeleyen paylaşımlar yapıldığında, 5651 sayılı Kanun uyarınca erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması istenebilir; ayrıca zararların giderimi için Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tazminat davası açılabilir. Yayının süreli bir basın organı veya haber sitesi üzerinden gerçekleştirilmesi hâlinde ise 5187 sayılı Basın Kanunu çerçevesinde düzeltme ve cevap hakkı kullanılır. Sorumlu müdür, düzeltme ve cevap metnini bir gün içinde aynı formatta yayımlamakla yükümlüdür.
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunun cezası nedir?
Suçun temel hâli için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası düzenlenmiştir; eylemin gerçek kimlik gizlenerek veya bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır.
Tutuklama kararına karşı itiraz hangi mercie ve ne kadar sürede yapılır?
İtiraz, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie sunulan dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanda bulunarak yapılır. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararlarına karşı itirazları inceleme yetkisi kural olarak yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.
İnternette paylaşılan gerçeğe aykırı içerikler nasıl kaldırılır?
5651 sayılı Kanun uyarınca içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilebilir; yayının bir haber sitesi veya süreli yayın organında yer alması halinde Basın Kanunu hükümleri doğrultusunda düzeltme ve cevap hakkı kullanılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

