Devlet memuru olabilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi iki ayrı şart kategorisi öngörmektedir: kadro ya da pozisyondan bağımsız olarak her aday için aranan genel şartlar ve hizmet sınıfının ya da kurumun niteliğine göre belirlenen özel şartlar. Bu iki kategori birlikte uygulanır; özel şartlar genel şartların yerine geçmez.
657 Sayılı Kanun'un Öngördüğü Genel Şartlar
Genel şartların başında Türk vatandaşlığı gelmektedir. Kural bu olmakla birlikte kanunla öngörülen istisnai hallerde yabancı uyrukluların belirli kadrolara atanması mümkün olabilmektedir; ancak bu durum genel kural değil, sınırlı bir istisnadır. Yaş bakımından adayın en az 18 yaşını doldurmuş olması zorunludur; bazı kadrolarda özel mevzuatla üst yaş sınırı da belirlenebilmektedir.
Mahkeme kararıyla kısıtlanan kişiler memur olamazlar. Kısıtlılık halinin sona ermesiyle birlikte bu engel de ortadan kalkar. Erkek adaylar için ayrıca askerlik çağına gelmemiş olmak, askerlik hizmetini yapmış olmak ya da askerliği ertelenmiş veya muaf tutulmuş olmak gerekmektedir. Sağlık yönünden ise adayın görevini devamlı yapmasına engel olabilecek bir hastalık veya sakatlık halinde bulunmaması aranmakta; bu değerlendirme yetkili sağlık kurulları tarafından yapılmaktadır. 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (A) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca kamu haklarından mahrum bulunmamak da memurluğa alınmada aranan genel koşullar arasındadır.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/4912, K. 2023/3158Kaynağı aç
Öğrenim koşulu bakımından 657 sayılı Kanun, özel şartlar kapsamında hizmet sınıfı için 36. ve 41. maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarından diploma almış olmayı aramaktadır. Uygulamada her kadronun gerektirdiği öğrenim düzeyi ilgili mevzuatta ayrıca belirlenmektedir.
Mahkûmiyet Engeli: Hangi Suçlar Memuriyete Engel Oluşturur?
657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş bulunsa dahi kasten işlenen bir suç dolayısıyla bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezasına mahkûm olanlar memuriyete kabul edilmez. Aynı bent hükmüne göre, affa uğranmış olsa dahi devletin güvenliğine veya anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, malvarlığı değerlerini aklama yahut kaçakçılık suçlarından mahkûmiyet bulunması memurluğa engeldir.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/2262, K. 2021/5405Kaynağı aç
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/444, K. 2023/1833Kaynağı aç
HAGB Kararının Memuriyete Etkisi
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesiyle düzenlenmiş bir kurumdur. HAGB kararı hukuken kesin olarak sonuç doğurmamakla birlikte beraat anlamına da gelmez; belirtilen denetim süresi içinde sanık denenmektedir. Bu süre içinde kasten yeni suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulması halinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/1975, K. 2022/2186Kaynağı aç
HAGB kararları adli sicile kaydedilmez; bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlara ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından ulaşılabilir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/525, K. 2023/419Kaynağı aç
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 657 sayılı Kanun'un 48/A-5 maddesi kapsamında memuriyete engel oluşturup oluşturmadığı somut olayın niteliğine ve şartlarına göre değerlendirilmektedir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birimlerinin söz konusu kayıtlara erişebilme yetkisinin kapsamı ise işlemin tesis edildiği döneme ilişkin yasal yetki sınırlarına bağlı bulunmaktadır.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, bu alandaki temel yasal çerçeveyi oluşturmaktadır. Kanun, 4045 sayılı önceki kanunu yürürlükten kaldırmış; o kanuna yapılan atıflar artık 7315 sayılı Kanun'a yapılmış sayılmaktadır. Statüsü veya çalıştırma şekline bakılmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete ya da kamu görevine atanacaklar hakkında arşiv araştırması yapılması zorunludur.
Belirli görev ve kadrolar bakımından arşiv araştırmasına ilaveten güvenlik soruşturmasının da birlikte yapılması kanunen öngörülmüştür. 7315 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; gizlilik dereceli birimler ile Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında istihdam edilecek kamu personeli, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurumlarında görev yapacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri ve millî güvenlik açısından stratejik öneme sahip birim, proje, tesis ile hizmetlerde istihdam edilenler hakkında arşiv araştırması ile güvenlik soruşturması birlikte yürütülür.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/3902, K. 2023/2834Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E. 2019/4140, K. 2023/3548Kaynağı aç
7315 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca arşiv araştırması; ilgilinin adli sicil kaydını, kolluk kuvvetlerince aranma durumunu, hakkında tahdit bulunup bulunmadığını, kesinleşmiş mahkeme kararları ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesinin beşinci ve 231. maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamındaki kararları, devam eden ya da neticelenen soruşturma ve kovuşturma kayıtlarını ve kesinleşmiş kamu görevinden veya memurluktan çıkarılma cezasının bulunup bulunmadığını kapsar. Araştırma işlemleri Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ile mahalli mülki idare amirliklerince yürütülür ve görevli birimler iletilen taleple sınırlı olarak arşiv ve elektronik sistemlerden bu verileri almaya yetkilidir.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/6693, K. 2022/1899Kaynağı aç
7315 sayılı Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında elde edilen kişisel verilerin nasıl işleneceğini, korunacağını, ne kadar süre saklanacağını ve ne zaman silineceğini ayrıca düzenlemekte; elde edilen verileri değerlendirmek üzere bir Değerlendirme Komisyonu kurulmasını da öngörmektedir.
HAGB Kayıtlarına Erişimin Dönemsel Sınırları
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birimlerinin HAGB kayıtlarına erişme yetkisi, dönemlere göre farklılık göstermiştir. Bu birimler 7148 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 26 Ekim 2018 tarihinden önce HAGB kararlarını görme yetkisine sahip değildi. Anayasa Mahkemesi'nin 19 Şubat 2020 tarihli iptal kararıyla ilgili yetkinin hukuki dayanağı ortadan kalkmış; ardından 7315 sayılı Kanun 17 Nisan 2021'de yürürlüğe girerek yeni çerçeveyi oluşturmuştur. Dolayısıyla hem 26 Ekim 2018 öncesi dönem hem de 19 Şubat 2020 ile 17 Nisan 2021 tarihleri arasındaki dönem, bu birimlerin HAGB kayıtlarını göremeyeceği dönemler olarak Danıştay 8. Dairesi tarafından kabul edilmektedir.
Anayasa Mahkemesi iptal kararları geriye yürümez; bu ilke Anayasa'nın 153. maddesinde düzenlenmiştir. İptal kararı yürürlüğe girinceye kadarki dönemde hukuksal ve nesnel alanda sonuçlarını doğurmuş durumlar geçerliliğini korur. Anayasa'nın 153. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir; bu süre kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden itibaren bir yılı geçemez. Bu nedenle güvenlik soruşturması sonucu tesis edilen idari işlemlerin hukuki denetimi, işlemin tesis edildiği dönemde yürürlükte bulunan mevzuat esas alınarak yapılmaktadır.
Danıştay 8. Dairesi, 5 Temmuz 2018 tarihli bir ilişik kesme işleminin, güvenlik soruşturması birimlerinin HAGB kayıtlarını görme yetkisinin henüz bulunmadığı dönemde gerçekleştiğini tespit ederek söz konusu bilgiye hukuka aykırı biçimde ulaşıldığını ve bu bilgi esas alınarak tesis edilen işlemin hukuka uyarlı olmadığına oyçokluğuyla hükmetmiştir (Danıştay 8. Daire, E. 2020/525, K. 2023/419). Aynı karar, idarenin 7315 sayılı Kanun'da öngörülen usul ve esaslara uygun olarak davacı hakkında yeniden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırabileceğini de açıkça ortaya koymaktadır. Bu kararın oyçokluğuyla verildiğini ve iki ayrı karşı oyun farklı sonuca ulaştığını belirtmek gerekir.
Özel Kadrolarda Ek Şartlar: Polislik ve Güvenlik Hizmetleri
Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliği, adaylar bakımından kasten işlenen bir fiilden dolayı HAGB kararı verilmiş olsa dahi bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamayı aramaktadır. Danıştay 8. Dairesi, bu yönetmelik hükmündeki ilgili ibareyi polislik mesleğinin özellikleri uyarınca kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uygun bularak hem düzenleyici kurala hem de 6 Kasım 2018 tarihli ilişik kesme işlemine yönelik davayı yetkili dönemde elde edilen bilgiye dayandığı gerekçesiyle oybirliğiyle reddetmiştir (Danıştay 8. Daire, E. 2018/6693, K. 2022/1899). Bu düzenleme polis meslek eğitim merkezlerine özgü bir şart niteliğindedir.
Özel harekat POMEM'lerine giriş şartları ise daha geniş bir suç kataloğunu kapsamaktadır. Bu kadrolarda affa uğramış veya HAGB kararı verilmiş olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar, zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olmamak ya da bu suçlardan devam eden soruşturma veya kovuşturma bulunmamak gerekmektedir. Danıştay 8. Dairesi, bu kadrolara ilişkin düzenleyici işlem yönünden davayı oybirliğiyle reddederken, somut ilişik kesme işlemini ayrı bir değerlendirmeyle oyçokluğuyla iptal etmiştir (Danıştay 8. Daire, E. 2018/1975, K. 2022/2186). Bu kararlar yalnızca polislik mesleğine özgü mevzuatı kapsamaktadır.
Sınav Şartı ve Özel Koşullar
657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin B bendi uyarınca özel şartlar; hizmet sınıfı için belirlenen öğretim ve eğitim kurumlarından diploma almış olmayı ve kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımayı kapsamaktadır. Her kadro için ilgili mevzuatın ayrıca incelenmesi zorunludur. Özel şartlar kadronun niteliğine göre şekillenmekte; belirli mesleki yeterliliğin belgelenmesi, hassas kadrolarda güvenlik soruşturmasından olumlu sonuç alma zorunluluğu ve emniyet ile jandarma gibi teşkilatlarda fiziksel yeterlilik şartı bu kapsamda öngörülebilmektedir.
Güvenlik Soruşturması Sonucuna İtiraz Yolları
Güvenlik soruşturması ret kararı bir idari işlem niteliği taşımakta ve yargı denetimine tabi bulunmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idare mahkemelerinde dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre öngörülmeyen hallerde altmış gündür; bu süre tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamakta, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması buna dayalı uygulama işleminin iptaline engel oluşturmamaktadır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Danıştay 8. Dairesi, güvenlik soruşturmasının olumsuz olması nedeniyle atama yapılmayan bir davada, ceza yargılamasının beraatle kesinleşmesi ve güvenlik soruşturması dışında atamaya engel başka bir husus sunulmamış olması karşısında, atama yapılmamasına ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığına hükmetmiş ve alt derece mahkeme kararlarını bozmuştur (Danıştay 8. Daire, E. 2019/4912, K. 2023/3158). Bu karar, yalnızca güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu ve ceza davasının beraatle kesinleştiği somut bir olaya ilişkindir.
Devlet memurluğu şartlarından biri sonradan kaybedilirse ne olur?
657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi gereğince, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memuriyet sırasında bu şartlardan birinin kaybedilmesi halinde memurluk kendiliğinden sona erer; bu hususta idarenin takdir yetkisi bulunmayıp bağlı yetki altındadır. Örneğin mahkeme kararıyla kısıtlananlar memur olamaz, kısıtlılık halinin sona ermesi durumunda ise bu engel ortadan kalkar.
HAGB kararım varsa devlet memuru olabilir miyim?
HAGB kararı beraat niteliği taşımamakla birlikte hukuken varlık kazanmış bir mahkûmiyet hükmü de oluşturmaz; bu kararlar adli sicile değil bunlara mahsus sisteme kaydedilir ve kural olarak soruşturma ya da kovuşturmayla bağlantılı olarak adli mercilerce istenebilir. Güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması birimlerinin bu kayıtlara erişimi işlemin tesis edildiği dönemin mevzuat yetkisine göre şekillenmektedir. Polislik gibi özel meslek mevzuatında ise HAGB kararı verilmiş olsa dahi belirli katalog fiiller için açık engeller düzenlenebilmektedir. Durum, ilgili görevin mevzuat şartları çerçevesinde değerlendirilir.
Güvenlik soruşturması hangi bilgileri kapsar?
7315 sayılı Kanun uyarınca arşiv araştırması; kişinin adli sicil kaydını, kolluk kuvvetlerince aranma durumunu, tahdit kayıtlarını, kesinleşmiş mahkeme kararları ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesinin beşinci ve 231. maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamındaki kararları, devam eden veya sonuçlanan soruşturma ile kovuşturmaları ve memurluktan çıkarılma cezasının varlığını kayıtlardan tespiti kapsar. Hassas görevler ile stratejik kadrolar için bu araştırmaya güvenlik soruşturması da eklenir.
Memuriyete engel suçlarda af veya ertelenmiş ceza bir fark yaratır mı?
657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin A bendinin 5. alt bendi açıkça düzenlemektedir: devletin güvenliğine karşı suçlar ile anayasal düzene karşı suçlar ve sayılan diğer ağır suçlarda affa uğramış olmak memuriyete engel teşkil etmeye devam eder. Kasten işlenen suçlarda ise TCK'nın 53. maddesindeki süreler geçmiş olsa bile bir yıl veya daha fazla hapis cezasına çarptırılmış olmak engel olmayı sürdürmektedir. HAGB kararının bu suçlar bakımından sonucu ise somut duruma ve işlemin tesis edildiği döneme göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir meseledir.
Polislik için memurluğa alınma şartları genel memurluktakinden farklı mıdır?
Evet, polislik mesleğine özgü mevzuat genel devlet memurluğunun ötesinde ek koşullar öngörmektedir. POMEM adayları için Giriş Yönetmeliği, HAGB kararı verilmiş olsa dahi kasten işlenen suçlarda bir yıl veya daha fazla hapis cezası almamış olmak ve sayılan katalog suçlardan mahkûm olmamak gibi ek koşullar içermektedir. Bu koşullar ilgili meslek mevzuatı çerçevesinde uygulanmakta olup genel devlet memurluğu şartlarından farklı nitelik taşır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

