Devlet Memurluğunun Sona Ermesi Halleri ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Devlet Memurluğunun Sona Ermesi Halleri ve Şartları

657 Sayılı Kanun Uyarınca Memurluğun Sona Erme Halleri

Devlet memurluğu statüsü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinde sayılan hallerde sona erer. Kanun hükmüne göre memurluk; bu kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılma, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi, memurluktan çekilme, istek, yaş haddi ya da malullük sebeplerinden biriyle emekliye ayrılma ve ölüm hallerinde nihayete erer.

657 sayılı Kanun'un 125/E maddesinde sayılan disiplin suçlarını işleyenler bir daha Devlet memurluğuna alınmamak üzere memurluktan çıkarılırlar. Buna karşılık memurluktan çıkarma cezası alan memur bir daha memuriyete alınmazken, görevine son verilen memur bu haktan yoksun bırakılmamıştır.

Adaylık Devresinde İlişiğin Kesilmesi

Memurluğa yeni başlayan personelin statüsü, 657 sayılı Kanun'un 56. maddesindeki usullere bağlıdır. Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ile staj devrelerinin her birinde başarısız olan adayların görevlerine son verilir. Adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları ile göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin de disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile kurumlarıyla ilişikleri kesilir.

Memurluğa Alınma Şartlarının Kaybedilmesi ve Özel Koşullar

657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca, memurların göreve kabul edilmesinde aranan şartlardan herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya görev sırasında bu niteliklerden herhangi birinin kaybedilmesi memurluğu sona erdiren kanuni sebepler arasında yer alır. Kanun'un 48. maddesinin (B) bendinin 2. alt bendinde, memurluğa alınacaklarda kurumların özel mevzuatında öngörülen şartların bulunması özel şart olarak aranmaktadır.

Danıştay 12. Daire, E. 2021/171, K. 2021/756Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/171 E.  ,  2021/756 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/171 Karar No : 2021/756 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı / … VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzon İli, … İlçe Müftüsü olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-(b) maddesinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi gereğince görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük hakları zararlarının faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının ifa ettiği görev bakımından, gerek islam dininin öngördüğü emir ve yasaklara, gerekse toplumun örf ve adetleri ile genel ahlak kurallarına uygun bir yaşam sürdürerek etrafına örnek olarak manevi yönden önderlik etmesi gerektiği açık olup, dosyadaki bilgi ve bilgeler ile davacı hakkında yapılan soruşturma kapsamında alınan ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının mahiyetinde çalışan memurlara direk cinsellik içeren mesajlar olmamakla birlikte, gerek gönderilen mesajların zamanları ve içeriği itibariyle gerekse de gönderilen mesajların muhatapları itibariyle taşıdığı mesleki sıfata aykırı bir biçimde yanlış anlaşılmaya müsait çok sayıda mesaj gönderdiği ve bu mesajlarda maiyetinde çalışan personele hitaben 'köle,pis köle, pis köpek, köpek, köpeklik yapma…'' gibi hakaret içeren ifadeler kullandığı, ilçe müftüsü olarak görev yaptığı yerde bir caminin imam hatibi olan şahsın eşine gönderdiği mesajların da mesleki konumu ve durumu ile bağdaşmadığı, mesajlaşma içeriklerinin ekran görüntülerinin dosyada mevcut olduğu, söz konusu mesajların bu kapsamda farklı içerik ve anlamda kabul görmeye de müsait olduğu, olayın savcılığa intikal ettirilmesinin akabinde davacı hakkında soruşturma açıldığı ve halihazırda … Asliye Ceza Mahkemesi'nin … Esas sayılı dosyasında 'Sesli, Yazılı veya Görüntülü bir ileti ile Hakaret' ve 'Cinsel Taciz' suçlarından sanık sıfatı ile yagılamasının devam ettiği, söz konusu hususların da dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerle sabit olduğunun görüldüğü, bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunda bulunan ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden; aktarılan fiilleri sübuta eren davacının, söz konusu eylem ve davranışları ve yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği gözönüne alındığında, itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklindeki ortak nitelikleri taşıma şeklindeki atanma şartlarını kaybettiği sonuç ve kanaatine varıldığından, görevine son verilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer yandan, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan davacının mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini talebinin de reddi gerekeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ifadelerin çelişkili ve tutarsız olduğu, mesajlarda cinsel içerikli yazışma olmadığı, başka tanıkların ifadesi alınmadığı, yanlış anlaşılmaya sebebiyet verecek yazışma olmadığı ve ölçülülük ilkesine aykırılık olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …. DÜŞÜNCESİ : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin (B) bendinin 2. alt bendinde, memurluğa alınacaklarda aranacak özel şartlar arasında, "kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" şartına yer verilmiş; 98. maddesinin (b) bendinde, memurların "memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi" hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren sebepler arasında sayılmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan alanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" Diyanet İşleri Başkanlığı kadrolarına atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan alanlarda görev yapan personelin; 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (B) bendinin 2. alt bendi ile aynı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca Yönetmelikte aranılan "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu'' şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verme işleminin tesisi için, ''İslam törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunmasının'' yanında diğer bir şart olarak ''bu eylemin çevresinde bilinir olması gerektiği'' ancak, bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi durumunda görevine son verilebileceği açıktır. Uyuşmazlıkta, davacının ortak niteliği kaybettiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, dosyada yer verilen bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacıya atfedilen fiil ve davranışların alenileştiğine, mesleğine ya da sosyal çevresine yansımaları olduğuna ilişkin yeterli bir bulgunun olmadığı, dolayısıyla, davacıya isnat edilen fiillerin yönetmelikte aranan çevresinde bilinir olduğu hususunun her türlü şüpheden uzak, somut, inandırıcı ve tereddüte yer bırakmayacak kesin deliller ile ispat edilemediği, davacının Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-(b) maddesinde düzenlenen "…itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, anılan fiilli nedeniyle davacının görevine son verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/02/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kurumların teşkilat ve atama mevzuatındaki koşulların kaybı da 98. maddenin (b) bendi kapsamındadır. Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, atanmalarında dini öğrenim şartı aranan kadrolara atanacaklarda itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması ortak nitelik olarak öngörülmüştür. Danıştay 12. Dairesi, E. 2021/171, K. 2021/756 sayılı kararında; ilçe müftüsü olarak görev yapan personelin maiyetindekilere hakaret ettiği ve cami imam hatibinin eşine konumuyla bağdaşmayan iletiler gönderdiği tespitiyle ortak nitelik şartını kaybettiği gerekçesine dayanan istinaf ret kararını onamıştır. Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen bozma sebeplerinden biri bulunmadığından temyiz istemini reddetmiştir.

Memurluktan Çekilme ve Çekilmiş Sayılma Durumları

Memuriyetten ayrılma iradesi yazılı müracaatla ortaya konabileceği gibi mevzuattaki eylemler neticesinde kanunen çekilmiş sayılma şeklinde de gerçekleşebilir. 657 sayılı Kanun'un 94. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; mazeretsiz veya idarece kabul edilen mazereti bulunmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terk durumunun aralıksız 10 gün devam etmesi halinde memur yazılı başvuru aranmaksızın çekilme isteğinde bulunmuş sayılır. Danıştay 12. Dairesi, E. 2017/2847, K. 2019/10594 sayılı kararında; kesintisiz 10 gün göreve gelmediğinden bahisle görevden çekilmiş sayılan personelin kafatasındaki hasara bağlı rahatsızlığının devamsızlık günleri bakımından mazeret teşkil edip etmeyeceğinin sağlık kuruluşuna sevk yoluyla araştırılması gerektiğini, bu inceleme yapılmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediğini belirtmiştir.

Danıştay 12. Daire, E. 2017/2847, K. 2019/10594Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2017/2847 E.  ,  2019/10594 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2017/2847 Karar No : 2019/10594 TEMYİZ EDEN (DAVACI): … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : … Defterdarlığında hizmetli olarak görev yapan davacının, 16/06/2015 – 25/06/2015 tarihleri arasında kesintisiz ve mazeretsiz olarak on gün boyunca göreve gelmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilme isteğinde bulunmuş sayılarak görevine son verilmesine ilişkin 06/07/2015 tarihli işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; 16/06/2015 – 25/06/2015 tarihleri arasında kesintisiz ve mazeretsiz olarak on gün boyunca göreve gelmediği, tutulan tutanaklar ile sabit olan ve geçmişte de göreve devamsızlıkları olması nedeniyle göreve gelmemeyi alışkanlık haline getirdiği anlaşılan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, her ne kadar sağlık sorunları ve psikolojik problemleri nedeniyle göreve gelemediğini iddia etmekte ise de bir sağlık kuruluşundan bu durumu belgeleyecek herhangi bir rapor sunamayan davacının iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; 16/06/2015 – 29/06/2015 tarihleri arasında göreve gelmediğine ilişkin tutanak tutulan davacının, hafta sonu tatiline denk gelen günler sayılmasa da on gün boyunca göreve gelmediği sabit olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, hastaneye sevk edilmek suretiyle kafatasındaki hasarın meydana getirdiği psikolojik rahatsızlığının, görevine devam edememesine yönelik eylemine mazeret teşkil edip etmeyeceğine ilişkin rapor aldırılması gerektiği yönündeki talebinin Mahkemece karşılanmamış olması nedeniyle temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada meydana gelen mayın patlaması sonucu yaralanarak gazi unvanı alan ve bu kapsamda hizmetli olarak işe yerleştirilen davacının, 16/06/2015 – 29/06/2015 tarihleri arasında, … Defterdarlığındaki görevine mazeretsiz olarak gelmediğinden bahisle göreve gelmediği günlere ilişkin tutulan tutanaklara istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilme isteğinde bulunmuş sayılarak görevine son verilmiştir. Bakılan dava, bu işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu olayda; askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada 24/08/2007 tarihinde meydana gelen mayın patlaması sonucu kafatasında ağır hasar meydana gelen ve yaklaşık bir buçuk yıl boyunca çeşitli askeri hastanelerde geçirmiş olduğu ameliyatların ve yapılan tedavilerin arkasından … Askeri Hastanesinin 11/02/2009 tarih ve … sayılı raporuyla, kafatasındaki 30 cm² çapındaki hasar nedeniyle askerliğe elverişli olmadığına karar verilen ve almış olduğu gazilik unvanına istinaden kamuda istihdam edilen davacının, yaşamış olduğu kafatası hasarının meydana getirdiği sorunlar nedeniyle bazı günler görevine devam edemediği yönündeki iddiası da gözönüne alındığında, dava konusu işlemden önce ortaya çıkan ve süreklilik arz etme ihtimali bulunan söz konusu rahatsızlığının, göreve gelmediği günlere ilişkin mazeret olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek tespit edilmesi gerektiği halde bu yola başvurulmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere) 24/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kanunun diğer hükümlerindeki yükümlülüklere aykırılık da memuriyetten çekilmiş sayılma sonucunu doğurur. Barışta eğitim ve manevra amacıyla yahut seferde muvazzaflık hizmeti dışında silah altına alınan memurlar, terhislerini izleyen yasal sürede görevlerine dönmediklerinde 657 sayılı Kanun'un 82. maddesi gereğince çekilmiş sayılırlar. Kanun'un 83. maddesi gereğince muvazzaf askerlik sonrası göreve dönmek isteyen memurların terhisten itibaren 30 gün içinde kurumlarına başvurmaları ve kurumların da azami 30 gün içinde ilgilileri başlatmaları gerekir; bu kurala uymayanlar çekilmiş sayılırlar. Kanun'un 91. maddesi gereğince kadrosu kaldırılan memurlar en geç altı ay içinde kendi kurumlarında uygun kadroya atanır; kurumlarında bu imkân yoksa aynı süre içinde başka kurumdaki kadrolara atanmak üzere bildirilirler ve atandıkları göreve başlamayanlar memuriyetten çekilmiş kabul edilir. Özürleri sebebiyle aylıksız izin alan personelin ise 108. maddeye göre özrün kalkması ya da izin süresinin bitimiyle derhal görevine dönmesi zorunlu olup dönmeyenler görevlerinden çekilmiş sayılır.

İstifa Usulü ve Yeniden Memuriyete Alınma Süreleri

Görevden ayrılmak isteyen kamu görevlilerinin izleyeceği kanuni usul 657 sayılı Kanun'un 94. maddesinde açıklanmıştır. Görevden çekilme iradesini sunan memur, yerine atanan personelin gelmesine veya çekilme talebinin kabulüne kadar hizmetine devam eder. Yerine atanan şahıs bir aya kadar gelmediğinde ya da vekil görevlendirilmediğinde memur üst makamına bilgi vererek görevden ayrılabilir; olağanüstü mazeretle ayrılan personeller üst makama bildirimde bulunmak şartıyla bir aylık bekleme kaydına tabi tutulmazlar. Diğer yandan 657 sayılı Kanun'un 96. maddesi gereğince olağanüstü hâl, seferberlik, savaş durumları veya genel hayata etkili afet yaşanan yerlerdeki memurlar, çekilme başvuruları onaylanmadıkça yahut yerlerine tayin edilenler işe başlamadıkça görevlerini bırakamazlar.

Çekilme şekli, memurun yeniden atanabilmesi için geçmesi gereken kanuni süreleri doğrudan etkiler. 657 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca, 94. maddenin 2. ve 3. fıkrasına uygun olarak memuriyetten çekilenler 6 ay geçmeden yeniden Devlet memurluğuna kabul edilemezler. Kanuna göre çekilmiş sayılanlar ile 94. maddenin 2. fıkrasındaki bekleme şartına uymadan görevinden ayrılanlar 1 yıl geçmeden memurluğa alınamazlar. Kanunda öngörülen usul ve yükümlülüklere aykırı hareket eden diğer durumlar için ise ilgililerin 3 yıl geçmeden veya hiçbir surette Devlet memurluğuna alınamayacakları hükme bağlanmıştır.

Mazeretsiz devamsızlık halinde memur ne zaman çekilmiş sayılır?

Mazeretsiz veya idarece kabul edilen bir mazereti bulunmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terk fiilinin kesintisiz 10 gün sürmesi halinde, memur yazılı bir başvurusu bulunmasa dahi çekilme isteğinde bulunmuş sayılır.

İstifa etmek isteyen memur görevini hemen bırakabilir mi?

Memur görev yerini derhal bırakamaz; yerine atanan personelin göreve başlamasına veya çekilme başvurusunun kabul edilmesine kadar görevine devam etmek zorundadır. Yerine atanan kişi bir ay içinde gelmezse veya yerine vekil tayin edilmezse, üstüne haber vererek görevini bırakabilir. Olağanüstü mazeretle istifa edenler ise üstüne haber vermek kaydıyla bu bir aylık bekleme süresine tabi değildir.

Memurluktan istifa eden bir kişi ne zaman yeniden memuriyete dönebilir?

Kanuni usule uygun olarak görevden çekilenler 6 ay, çekilmiş sayılanlar ile bekleme kuralına uymaksızın ayrılanlar 1 yıl, devir-teslim zorunluluklarını yerine getirmeyenler 3 yıl geçmeden Devlet memurluğuna dönemezler; olağanüstü yönetim hallerindeki çekilme usulüne aykırı hareket edenler ise hiçbir surette memurluğa kabul edilmezler.

Memurluktan çıkarılma ile göreve son verilmesi arasındaki fark nedir?

657 sayılı Kanun'un 125/E maddesi gereğince memurluktan çıkarma disiplin cezası alan memurlar bir daha hiçbir surette Devlet memurluğuna alınmazken, atanma niteliklerinin kaybı sebebiyle görevine son verilen memurlar kanundaki şartlar çerçevesinde belirli bir süre sonra tekrar Devlet memurluğuna atanma hakkından yoksun bırakılmamıştır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu