Devam Eden Soruşturma Güvenlik Soruşturmasını Etkiler Mi?

by Avukat Erdal Ersoy
Devam Eden Soruşturma Güvenlik Soruşturmasını Etkiler Mi?

Devam Eden Soruşturma veya Ceza Davasının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi

Devam eden soruşturma veya ceza davası tek başına ve kendiliğinden güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açmamalıdır. Bu süreçler kesinleşmiş bir mahkûmiyet teşkil etmediğinden, ilgililer hakkında kesin hüküm tesis edilmeden sadece şüpheli ya da sanık sıfatı gerekçe gösterilerek olumsuz karar verilmemesi gerekir.

Masumiyet Karinesi ve Memuriyete Engel Durumlar

Masumiyet karinesi gereğince, suçluluğu kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar herkes suçsuz sayılır. Bu ilke, sanık sıfatını taşıyan kişiler bakımından da geçerliliğini korur ve yargılama sürecinin devam etmesi kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez.

Masumiyet karinesi yalnızca ceza muhakemesinde değil idari işlemlerde de dikkate alınması gereken anayasal bir güvencedir. Bu doğrultuda idare, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmayan kimseleri suçlu gibi kabul ederek işlem tesis edemez.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, memuriyete engel durumları belirli suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyet şartına bağlamıştır. Sanık olmak henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet içermediğinden bu kapsama doğrudan girmez; kanun açıkça kesinleşmiş mahkûmiyet aradığından devam eden bir yargılama bu kapsamda değerlendirilemez. İstinaf ve temyiz kanun yolları açık olan kesinleşmemiş mahkeme kararları nihai olmadığından kesinleşmiş bir mahkûmiyet gibi ele alınamaz.

7315 Sayılı Kanun Kapsamında Arşiv Araştırması ve Güvenlik Soruşturması

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca arşiv araştırması; kişinin adli sicil kaydının, kolluk kuvvetlerince hâlen aranıp aranmadığının, hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığının ve memurluktan kesinleşmiş çıkarma ya da kamu görevinden çıkarılma cezası olup olmadığının mevcut kayıtlardan tespit edilmesini kapsar. Ayrıca kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesinin beşinci fıkrası ile 231. maddesinin onüçüncü fıkrası kapsamında alınan kararlar ve devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olgular da kayıtlardan incelenir.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Arşiv araştırması;
a) Kişinin adli sicil kaydının,
b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından
hâlen aranıp aranmadığının,
c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit
olup olmadığının,
ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme
kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci
maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar
ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar
kapsamındaki olguların,
d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma
ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının,
mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.
Güvenlik soruşturması

7315 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre güvenlik soruşturması ise arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak yürütülür. Bu aşamada kişinin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verileri, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiği ile terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığı mevcut kayıtlar ve yerinden araştırma yöntemleriyle incelenir.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki
hususlara ilave olarak kişinin;
a) Görevin gerektirdiği niteliklerle
ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin,
b) Yabancı devlet kurumları ve
yabancılarla ilişiğinin,
c) Terör örgütleri veya suç işlemek
amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının,
mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine
yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak
suretiyle tespit edilmesidir.
Güvenlik soruşturması ve arşiv
araştırmasını yapacak birimler

İdarenin İnceleme Yetkisi ve Olgusal Veri Standardı

7315 sayılı Kanun sistematiğinde komisyon, önüne gelen bilgi ve belgeleri nesnel ve gerekçeli olarak değerlendirmek durumundadır. Buradaki inceleme salt dosya mevcudiyetinin tespitiyle sınırlı kalmayıp somut olguların görevin gerektirdiği niteliklerle birlikte değerlendirilmesini kapsar.

İdarece derdest bir soruşturma veya kovuşturmaya dayanılarak olumsuz işlem kurulabilmesi için yalnızca dosya mevcudiyeti yeterli görülmeyip somut, güncel, denetlenebilir ve görevle bağlantılı gerekçelerin varlığı aranır. Kolluk veya istihbarat birimlerinden intikal eden verilerin olgusal nitelik taşıması da soyut niteleme veya izlenimler yerine doğrulanabilir somut dayanaklara sahip olmasına bağlıdır.

Devam eden süreçlerde terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle irtibat ya da iltisak iddiaları, devletin güvenliğine karşı suçlar, zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık ve sahtecilik gibi güven ilişkisini etkileyen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu madde suçları ile silah ve şiddet içeren suçlar daha hassas değerlendirmeye konu olabilecek kategoriler arasındadır. Bu kapsamda kolluk, askerî personel, öğretmenlik ve özel güvenlik gibi hassas görevlere ilişkin başvurularda inceleme daha hassas yürütülebilir.

Sosyal medya paylaşımlarının değerlendirilmesinde ifade özgürlüğü göz önünde bulundurulmalıdır. Her paylaşım görevin güvenilirliğini etkileyen bir unsur olarak nitelendirilemez; paylaşımın içeriği, bağlamı ve görevle bağlantısı önem taşır.

Yargı Kararları ve Adli Karar Türlerinin Değerlendirilmesi

Adli sicil kaydı kesinleşmiş ceza mahkûmiyetlerini gösterirken devam eden soruşturma veya ceza davası henüz sonuçlanmamış bir süreci ifade eder ve adli sicil kaydında mahkûmiyet gibi yer almaz. Ceza yargılamasında beraat kararı, isnat edilen fiilin işlenmediğinin veya sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının tespitidir. Düşme kararı ise kamu davasının kanundaki belirli nedenlerle sona ermesini ifade eder ve her iki karar türü de mahkûmiyet teşkil etmez.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinde sanık hakkındaki hüküm açıklanmaz ve kişi denetim süresine tabi tutulur. Denetim süresinin başarıyla geçirilmesi halinde kamu davası düşer ve hüküm hiç açıklanmamış sayılır; bu sebeple söz konusu karar kesinleşmiş bir mahkûmiyet niteliği taşımaz.

Kapalı ceza infaz kurumunda sözleşmeli aşçı olarak istihdam edilecek adayın atamasının iptaline ilişkin uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesi; işlem tarihi itibarıyla süren basit yaralama davasında verilmiş bir mahkûmiyet veya sınırlayıcı tedbir bulunmamasını, yargılama sürecinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini ve anılan fiilin aşçılık göreviyle somut bir uyumsuzluk taşımamasını gerekçe göstererek işlemi iptal etmiştir. Danıştay 12. Dairesi (E. 2015/1919, K. 2015/5426), ilk derece mahkemesince verilen bu iptal kararını ve dayandığı gerekçeyi hukuka uygun bularak oyçokluğuyla onamıştır. Karara eklenen karşı oy yazısında ise cezaya dayanak fiilin infaz ve koruma memurluğu göreviyle bağdaşmayacağı ve idari işlemde aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Anılan yargı kararı, işlem tesis edildiği anda yalnızca derdest bir davanın varlığının kesinleşmiş mahkûmiyet olmaksızın tek başına olumsuz güvenlik soruşturması işlemi kurulmasına yeterli kabul edilmemesi yönüyle değerlendirilmektedir.

Danıştay Danıştay 12. Daire Başkanlığı, E. 2015/1919, K. 2015/5426Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2015/1919 E.  ,  2015/5426 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2015/1919
Karar No : 2015/5426
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) :
Diğer Davalı :
Karşı Taraf (Davacı) :
İstemin Özeti : … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum Müdürlüğü'ne sözleşmeli aşçı olarak çalıştırılmak atanan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz olması nedeni ile atamasının iptaline ilişkin 03.09.2012 tarih ve 2012/334 sayılı işlemin, davacı hakkında işlem tarihi itibariyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren … sayılı basit yaralamaya ilişkin ve davacının da müşteki olduğu davanın bulunduğu, ancak verilmiş bir hüküm olmadığı gibi herhangi bir sınırlayıcı tedbire de yer verilmediği, iş bu dava devam ederken adı geçen mahkemece verilen kararda, davacının basit yaralamadan suçlu bulunduğu ancak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, davacı hakkında ayrıca bir yükümlülük ve sınırlama da getirilmediği, davacının üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmış olmakla birlikte ortada bir mahkumiyetin varlığından söz edilemeyeceği, kaldı ki söz konusu suçun ve açıklanmayan hükmün memuriyete engel durumlardan olmadığı, adli kovuşturma içeriğine göre yaşanan karşılıklı ve çok sayıda kişinin katıldığı kavga dikkate alındığında, basit yaralamaya ilişkin davacı eyleminin çalışacağı infaz kurumunun niteliği ile bağdaşmayacağı yolundaki iddianın da yersiz olduğu, bu yargılamanın "güvenlik soruşturması olumlu çıkma" şartına yönelik mevzuattaki engel hallere uymadığı, bu itibarla dava konusu işlemde sebep ve konu yönlerinden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleri ile dava konusu işlemin iptali yolunda … 1. İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve … sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi :
Düşüncesi : Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 20/10/2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Bakılan davada, topluma kazandırılması da amaçlanan tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu ceza infaz kurumlarında görev yapacak olan personelin, belirli niteliklere sahip olması, bu kapsamda geçmiş yaşantısının da özenli olmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından zorunlu ve gerekli olduğu, bu itibarla her ne kadar davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, cezaya neden olan olayın, infaz ve koruma memurluğu göreviyle bağdaşmayacak nitelikte olduğu hususları dikkate alındığında, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olması nedeni ile atamasının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşü ile kararın onanması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

İdari Başvuru ve İptal Davası Usulü

Adayın hakkındaki devam eden bir dosyayı güvenlik soruşturması formunda beyan etmesi gerekebilir. Gizleme durumu ayrı bir güvenilirlik sorunu doğurabileceğinden beyanda bulunmak önem taşır; ancak durumun beyan edilmiş olması sürecin otomatik olarak aleyhe sonuçlanacağı anlamına gelmez.

Devam eden soruşturma sebebiyle verilen olumsuz işlem sonrasında savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verilirse, özellikle dava açma süresi kaçırılmışsa idareye yeniden başvurularak işlemin gözden geçirilmesi talep edilebilir.

Devam eden soruşturma veya ceza davası gerekçesiyle tesis edilen olumsuz güvenlik soruşturması işlemlerine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca özel kanunlarında ayrı bir süre yer almayan durumlarda idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gün olup bu hak düşürücü süre idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin tebliğini izleyen günden itibaren hesaplanır; sözlü bildirimler süreyi işletmez. İdare mahkemesi kararlarının temyiz incelemesinde Danıştay, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi doğrultusunda kararı hukuka uygun bulması halinde onar; kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gerekçesinde eksiklik veya yanlışlık görürse gerekçeyi değiştirerek, yeniden yargılama gerektirmeyen maddi hata ve eksiklikler bulunuyorsa düzelterek onama yoluna gider. Temyiz incelemesinde görev ve yetki dışındaki işlere bakılması, hukuka aykırı karar verilmesi veya usul hükümlerinin uygulanmasında karara etki edebilecek nitelikte hata veya eksiklik saptanması hallerinde ise karar bozulur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde
7 – 1.
Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda
ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
2.
Bu süreler;
a)
İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,
b)
Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından
doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ
yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan
vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı
ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının
idareye geldiği;
Tarihi
izleyen günden başlar.
3.
Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim
yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini
izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.
4.
İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren
başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya
uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin
iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.
Sürelerle
ilgili genel esaslar
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 49Kaynağı aç
Madde
49 – (Değişik: 18/6/2014-6545/22 md.)
1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın
sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik
bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına
ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar
varsa kararı düzelterek onar.
2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış
olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı
etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması,
sebeplerinden dolayı incelenen kararı
bozar.
3. Kararların kısmen
onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir.
4. Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak
baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde
hükümleri kıyasen uygulanır.
5. Temyize konu edilen kararı veren ya
da karara katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz.
Temyizen
verilen karar üzerine yapılacak işlem:
Devam eden ceza davası güvenlik soruşturmasını olumsuz etkiler mi?

Devam eden soruşturma veya ceza davası tek başına ve otomatik olarak güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olmamalıdır; masumiyet karinesi gereğince suçluluğu kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar kişi suçsuz sayılır.

Devam eden soruşturma güvenlik soruşturması formunda belirtilmeli midir?

Adayın devam eden dosyasını formda beyan etmesi gerekebilir; dosyanın gizlenmesi ayrı bir güvenilirlik sorunu doğurabilir ancak beyan edilmiş olması sürecin otomatik olarak aleyhe sonuçlanacağı anlamına gelmez.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mahkûmiyet sayılır mı?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kesinleşmiş bir mahkûmiyet niteliğinde değildir; denetim süresi başarıyla tamamlandığında dava düşer ve hüküm hiç açıklanmamış sayılır.

Olumsuz güvenlik soruşturmasına karşı dava açma süresi ne kadardır?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açma süresi yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gündür; bu süre hak düşürücü niteliktedir ve sözlü bildirimle başlamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu