İddianamenin İncelenmesi, İadesi ve Kabulü
Ceza muhakemesinde kamu davası, iddianamenin kabulüyle açılır ve kovuşturma evresi başlar. Mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeleri inceler. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 174/1 uyarınca; 170 inci maddeye aykırı düzenlenen, suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan tanzim edilen, önödemeye, uzlaştırmaya veya seri muhakeme usulüne tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmaksızın düzenlenen ve soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın hazırlanan iddianamelerin, eksik veya hatalı noktaları belirtilmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten
itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler
incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki
edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya
da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan
işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın
düzenlenen,
d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma
yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep
olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen
iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen
eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya
yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde,
yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda
belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna
gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
ÜÇÜNCÜ
KİTAP
Kovuşturma
Evresi
BİRİNCİ
KISIM
Kamu
Davasının Yürütülmesi
BİRİNCİ
BÖLÜM
Duruşma
Hazırlığı
İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı
Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iadesine karar verilemez. On beş günlük yasal süre içinde iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. Mahkemenin iade kararı üzerine Cumhuriyet savcılığı eksiklikleri tamamlayıp dosyayı yeniden mahkemeye sunduğunda, mahkeme ilk kararda belirtmediği sebeplere dayanarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidemez. İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
Duruşma Gününün Belirlenmesi ve Sanığın Çağrılması
Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır. İddianame, çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunur. Sanığa ait telefon, telgraf, faks veya elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi bu araçlardan yararlanılarak da bildirilir; ancak çağrı kâğıdına bağlanan hukuki sonuçlar bu bildirim için uygulanmaz. Çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir. Tutuklu olmayan sanığa tebliğ olunacak çağrı kâğıdına mazereti olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceği yazılır. Suçun yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmesi hâlinde ise sanık gelmese bile duruşma yapılabilir ve sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
olunur. (Ek cümle:8/7/2021-7331/20 md.) Ayrıca, iddianameye ilişkin
bilgiler ve duruşma tarihi; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi
iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak
suretiyle de bildirilir, ancak çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar bu durumda
uygulanmaz.
(2) Tutuklu olmayan sanığa tebliğ olunacak çağrı kâğıdına mazereti
olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceği yazılır.
(3) Tutuklu sanığın çağrılması duruşma gününün tebliği suretiyle yapılır.
Sanıktan duruşmada kendisini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağı ve
bulunacaksa neden ibaret olduğunu bildirmesi istenir; müdafii de sanıkla
birlikte davet olunur. Bu işlem, tutuklunun bulunduğu ceza infaz kurumunda
cezaevi kâtibi veya bu işle görevlendirilen personel yanına getirilerek tutanak
tutulmak suretiyle yapılır.
(4) Yukarıdaki fıkralar gereğince, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma
günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir.
Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 195Kaynağı aç
veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu
gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı
yazılır.
Sanığın duruşmadan bağışık tutulması
Tutuklu bulunan sanığın duruşmaya daveti, duruşma gününün ceza infaz kurumunda görevli personel marifetiyle tutanak düzenlenerek bildirilmesiyle sağlanır. Söz konusu bildirim sırasında sanıktan savunma amacıyla bir talebinin bulunup bulunmadığı ve varsa mahiyeti sorulur, sanıkla birlikte müdafii de duruşmaya davet edilir. Kovuşturma aşamasında kaçak sanık hakkında yakalama emri ise mahkemece ya da hâkim tarafından re'sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine düzenlenir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 98Kaynağı aç
evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında,
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri
düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde,
itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.
(2) Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık
ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında
Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler.
(3) Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re'sen veya
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir.
(4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği ve
yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir.
Yönetmelik
Savunma Delillerinin Toplanması ve Karşılıklı Bildirim
Sanık, tanık veya bilirkişinin davetini veya savunma delillerinin toplanmasını istediğinde, bunların ilişkin olduğu olayları göstermek suretiyle hazırladığı dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime verir. Bu dilekçe üzerine verilecek karar sanığa derhâl bildirilir ve sanığın kabul edilen istemleri Cumhuriyet savcısına da bildirilir. Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa, delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse veya delil istemi sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa mahkemece reddolunur. 5271 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince, hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hukuka kesin aykırılık hâlidir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 289Kaynağı aç
da aşağıda yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılır:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme
katılması.
c) Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu
istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna
aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması.
d) Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya
yetkili görmesi.
e) Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması
gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması.
f) Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi.
g) Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi.
h) Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının
sınırlandırılmış olması.
i) Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması.
Sanığın yararına olan kurallara aykırılık
Mahkeme başkanı veya hâkim sanığın veya katılanın bildirdiği tanık ya da uzman kişinin dinlenmesi yönündeki istemi geri çevirdiğinde, taraflar bu kişileri duruşmaya kendileri getirebilir ve getirilen şahıslar dinlenir; ancak yalnızca duruşmayı uzatma amacı güden istemler reddedilir. Sanık duruşmada bizzat hazır edeceği veya doğrudan davetini sağlayacağı tanık ve bilirkişilerin kimlik ve adreslerini makul süre zarfında Cumhuriyet savcısına iletmelidir. Aynı şekilde Cumhuriyet savcısı da tarafların bildirdikleri dışında duruşmaya re'sen veya hâkim kararıyla davet ettireceği şahısların kimlik ve adres bilgilerini makul bir sürede sanığa bildirir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 178Kaynağı aç
gösterdiği tanık veya uzman kişinin çağrılması hakkındaki dilekçeyi
reddettiğinde, sanık veya katılan o kişileri mahkemeye getirebilir. Bu kişiler
duruşmada dinlenir. (Ek cümle: 3/10/2016-KHK-676/4 md.; Aynen kabul:
1/2/2018-7070/4 md.) Ancak, davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler
reddedilir.
Çağrılan tanıkların ad ve
adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesi
İstinabe, Naip Hâkim ve Sesli ve Görüntülü Dinleme Usulü
Tanık veya bilirkişinin hastalık, malullük ya da giderilmesi mümkün olmayan engeller sebebiyle belirsiz ve uzun bir süre duruşmada hazır bulunamayacağı anlaşılırsa, mahkeme dinlemenin naip marifetiyle veya istinabe yoluyla yapılmasına karar verebilir. Yetkili mahkemenin yargı alanı dışında ikamet eden ve intikali güç olan tanık veya bilirkişilerin dinlenmesinde de aynı usul uygulanabilir. Bununla birlikte, zorunluluk bulunmadıkça büyükşehir belediye sınırları dahilindeki ilgililerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar verilemez. İstinabe edilen mahkemenin büyükşehir belediye sınırlarında yer alması hâlinde, şahıslar kendi yargı çevresinde bulunmasa dahi bu sınırlar içinde ifası gereken işlemler geri çevrilmeksizin yürütülür. Ayrıca teknolojik donanımın mevcut olması durumunda, tanık veya bilirkişinin sesli ve görüntülü iletişim araçları kullanılarak dinlenmesi esastır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 180Kaynağı aç
bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden
bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı
anlaşılırsa, mahkeme onun bir naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar
verebilir.
(2) Bu hüküm, konutlarının yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında
bulunmasından dolayı getirilmesi zor olan tanık ve bilirkişinin dinlenmesinde
de uygulanır.
(3) Davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir
belediye sınırları içerisinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya
vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez.
(4) İstinabe olunan mahkeme,
büyükşehir belediye sınırları içerisinde ise, ilgililer kendi yargı çevresinde
bulunmasa da büyükşehir belediye sınırları içerisinde yerine getirilmesi
gereken istinabe evrakını geri çevirmeksizin gereğini yapar.
(5) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre tanık veya bilirkişinin aynı anda
görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle dinlenebilmeleri
olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak ifade alınır. Buna olanak
verecek teknik donanımın kurulmasına ve kullanılmasına ilişkin esas ve usuller
yönetmelikte gösterilir.
Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi
Naip veya istinabe vasıtasıyla tanık ve bilirkişilerin dinleneceği gün; Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilir ve düzenlenen zabıt sureti hazır bulunan savcı ile müdafie verilir. Keşif veya muayenenin yenilenmesi gerektiğinde de bu bildirim ve tutanak kuralları uygulanır. Hürriyeti kısıtlanmış bulunan sanık, yalnızca tutuklu bulunduğu mahaldeki mahkemede icra edilecek işlemlerde hazır bulundurulmayı talep edebilir. Hâkim veya mahkemenin gerekli gördüğü durumlarda ise tutuklu şüpheli veya sanığın da bu işlemlerde bizzat yer almasına karar verilebilir.
Sanığa tebliğ edilen çağrı kâğıdı ile duruşma günü arasında ne kadar süre bulunmalıdır?
Çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir.
Hangi suçlarda sanık gelmese bile duruşma yapılabilir?
Suç yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise sanık gelmese bile duruşma yapılabilir; bu hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.
Mahkemenin çağrılmasını reddettiği tanık duruşmaya getirilebilir mi?
Mahkeme başkanı veya hâkim tanık veya uzman kişinin çağrılması istemini reddettiğinde sanık veya katılan o kişileri mahkemeye getirebilir ve bu kişiler duruşmada dinlenir; ancak davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler reddedilir.
İddianamenin iadesi kararına karşı itiraz edilebilir mi?
İddianamenin iadesi kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

