Tutuklama Şartları ve Tutuklama Kararlarına İtiraz

by Avukat Erdal Ersoy
Tutuklama Şartları ve Tutuklama Kararlarına İtiraz

Tutuklama Kararının Kanuni Şartları

Tutuklama kararı verilebilmesi için şüpheli veya sanık hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve kanunda öngörülen bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmadığı durumlarda tutuklama tedbirine hükmedilemez. Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Benzer biçimde delilleri yok etme, gizleme, değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturan davranışların mevcudiyeti hâlinde de tutuklama nedeni var sayılabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı

Katalog Suçlar ve Tutuklama Karinesi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan belirli suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Kanun koyucu bu düzenlemeyle sayılan suçlar yönünden tutuklama nedeninin varlığına ilişkin bir karine öngörmüştür.

Tutuklama Yasağı Bulunan Haller

Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. Ayrıca vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar hariç olmak üzere, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda da tutuklama yasağı uygulanır.

Karar Verme Yetkisi ve Müdafi Güvencesi

Soruşturma evresinde tutuklamaya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından karar verilirken, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemiyle veya mahkemece re'sen karar verilir. Bu istemlerde gerekçe gösterilmesi ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilmesi zorunludur. Tutuklama istendiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır. Tutuklama kararı verilmediği takdirde ilgili kişi derhâl serbest bırakılır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 101Kaynağı aç
Madde 101 – (1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma
evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya
re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve
adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî
nedenlere yer verilir.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın
devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
d) (Ek:8/7/2021-7331/14 md.) Adli kontrol uygulamasının yetersiz
kalacağını,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir.
Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği
yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği
veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest
bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz
edilebilir.
Tutuklulukta geçecek süre

Gerekçe Zorunluluğu ve Kararın Bildirilmesi

Tutuklama kararlarında, bu tedbirin sürdürülmesinde yahut tahliye taleplerinin geri çevrilmesinde; kuvvetli şüpheyi, tutuklama gerekçelerini, tedbirin orantılılığını ve adli kontrol tedbirinin neden yetersiz kalacağını ortaya koyan deliller somut vakıalarla açıklanır. Verilen hükmün mahiyeti şüpheliye veya sanığa sözlü şekilde aktarılır; ayrıca kararın bir sureti kendilerine teslim edilir.

Kanuni Tutukluluk Süreleri

Ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen davalarda tutuklulukta geçecek azami zaman bir yıl olarak belirlenmiştir; zorunluluk halinde gerekçe sunularak bu süreye altı ay daha eklenebilir. Ağır ceza mahkemesince bakılan dosyalarda ise temel tutukluluk sınırı iki yıldır. Zorunlu nedenlerin varlığı gerekçelendirilerek süre uzatılabilse de ek tutukluluk süresi kural olarak üç yılı aşamaz; buna karşılık Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde düzenlenen fiiller ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda öngörülen suçlar yönünden toplam uzatma sınırı beş yıl olarak uygulanır. Tutukluluğun uzatılması kararı verilmeden önce savcının, şüpheli yahut sanığın ve müdafiin değerlendirmeleri alınır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 102Kaynağı aç
Madde 102 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/18 md.) Ağır
ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir
yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha
uzatılabilir.
(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en
çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir;
uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap
Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan
suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına
giren suçlarda beş yılı geçemez.[19]
(3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli
veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.
(4) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Soruşturma evresinde tutukluluk
süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı,
ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez.
Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci,
Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu
kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok
bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.
(5) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Bu maddede öngörülen tutukluluk
süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından
yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç
oranında uygulanır.
Cumhuriyet savcısının tutuklama kararının geri alınmasını istemesi

Soruşturma aşamasındaki tutukluluk süresi ağır ceza mahkemesinin alanına dahil olmayan işlerde en fazla altı ay, bu mahkemenin görevine giren dosyalarda ise azami bir yıl olabilir. Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümündeki suç tipleri, Terörle Mücadele Kanununda yer alan eylemler ve toplu işlenen suçlar bakımından soruşturmadaki süre üst sınırı bir yıl altı aydır; bu süre gerekçe açıklanarak altı ay uzatılabilir. Düzenlenen azami tutukluluk süreleri; fiili gerçekleştirdiği anda on beş yaşını tamamlamamış çocuklar için yarı nispetinde, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar için ise dörtte üç oranında tatbik edilir.

Tahliye İstemi ve Serbest Bırakılma

Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, şüphelinin adli tedbirler çerçevesinde denetim altına alınarak serbest kılınmasını sulh ceza hâkimliğine teklif edebilir. Tutuklanmış olan şüpheli ile müdafii de benzer bir talepte bulunma yetkisine sahiptir. Soruşturma yürütülürken savcılık makamı tutuklamanın yahut adli kontrolün lüzumsuz hale geldiğini değerlendirirse şüpheliyi kendiliğinden salıverir. Ayrıca kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar tesis edildiğinde şüpheli doğrudan serbest kalır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 103Kaynağı aç
Madde 103 – (1) Cumhuriyet savcısı, şüphelinin adlî kontrol altına
alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebilir. Hakkında
tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafii de aynı istemde bulunabilirler. (Mülga
üçüncü cümle: 25/5/2005 – 5353/12 md.)
(2) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı adlî kontrol veya
tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanısına varacak olursa, şüpheliyi re'sen
serbest bırakır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli serbest
kalır.
Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri

Tutuklama Kararlarına Karşı İtiraz

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 101 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, tutuklama kararlarına, tutukluluğun devamına veya tahliye isteminin reddine ilişkin kararlara karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir.

Hangi suçlarda tutuklama kararı verilemez?

Yalnızca adli para cezası yaptırımı öngörülen fiillerde tutuklama tedbiri uygulanamaz. Kasten vücut dokunulmazlığına yönelen suçlar hariç tutulmak üzere, hapis cezasının tavanı iki yılı geçmeyen eylemlerde de bu tedbire başvurulamaz.

Tutuklama istendiğinde avukat desteği nasıl sağlanır?

Tutuklama istendiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin hukuki yardımından yararlanır.

Savcılık tutuklu şüpheliyi doğrudan serbest bırakabilir mi?

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, adli kontrolün veya tutuklama tedbirinin gereksiz hale geldiği sonucuna ulaştığında şüpheliyi re'sen serbest bırakır; ayrıca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli kendiliğinden serbest kalır.

Tahliye isteminin reddine karşı itiraz edilebilir mi?

5271 sayılı Kanunun 101 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince tutuklamaya, tutukluluğun devamına veya tahliye isteminin reddine dair kararlara karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu