Deniz Yoluyla Yolcu Taşıma Sözleşmesi ve Taşıyanın Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Deniz Yoluyla Yolcu Taşıma Sözleşmesi ve Taşıyanın Sorumluluğu

Deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesi; taşıyanın bir ücret karşılığında yolcuyu deniz yoluyla bir yerden bir yere sağ ve salim ulaştırmayı, yolcunun da buna karşılık ücret ödemeyi taahhüt ettiği, iki tarafa borç yükleyen rızai bir sözleşmedir. Sözleşme, bir limandan farklı bir limana olan güzergahları kapsayabileceği gibi, kalkış ve varış limanının aynı olduğu kruvaziyer seferlerini de kapsar.

Taşıyan Kimdir, Yolcu Kimdir

Sözleşmenin tarafı olan taşıyanın gemi maliki olması zorunlu değildir; gemiyi kiralayan veya işleten kişi de taşıyan sıfatıyla sözleşme kurabilir. Buna karşılık gemi adamları ve gemide görevli diğer personel yolcu statüsünde sayılmaz.

Biletin Hukuki Niteliği

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1248. maddesi uyarınca taşıyan, yolcuya bilet düzenleyip vermekle yükümlüdür. Ancak biletin düzenlenmesi sözleşmenin geçerlilik şartı değil ispat şartıdır; bilet düzenlenmemiş olması sözleşmeyi geçersiz kılmaz ve taraflar arasında sözleşmenin kurulmuş olduğu başka yollarla da kanıtlanabilir.

Taşıyanın Sorumluluğu ve İspat Yükü

TTK m. 1259, yolcunun ölümü veya bedensel zararı bakımından olayın niteliğine göre farklı bir ispat yükü düzenlemesi öngörür. Zarar bir denizcilik olayından kaynaklanıyorsa taşıyanın kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir; taşıyan, olayda kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe sorumluluğu devam eder. Buna karşılık zarar denizcilik olayı dışındaki bir nedenle meydana gelmişse kusur karinesi işlemez ve taşıyanın ya da adamlarının kusurlu olduğunu ispat etme yükü yolcuya aittir.

Bagaj hasarlarında ise bagajın türüne göre ayrım yapılır. Yolcunun kabininde veya yanında bulundurduğu kabin bagajının kaybı ya da hasarında, zararın denizcilik olayından kaynaklanması halinde taşıyanın kusurlu olduğu varsayılır; denizcilik olayı dışındaki hallerde ise ispat yükü yolcuya aittir. Taşıyana teslim edilen diğer bagajın kaybı veya hasarında ise olay türünden bağımsız olarak taşıyanın kusurlu olduğu karine olarak kabul edilmektedir; ancak bu ayrımın dayandığı TTK maddesi metni doğrulanamadığından söz konusu kural ihtiyatla değerlendirilmelidir.

Sorumluluktan Kurtulma Halleri

Taşıyanın zararın kaynağını ispat ederek sorumluluktan kurtulabileceği haller arasında savaş, düşmanca hareketler, iç savaş, ayaklanma ile istisnai, kaçınılmaz ve önlenemez nitelikteki doğa olayları sayılmaktadır. Bu koşulların dayandığı TTK maddesi metni doğrulanamadığından söz konusu liste ihtiyatla değerlendirilmelidir.

Sorumluluk Sınırları

TTK m. 1263 uyarınca taşıyanın yolcunun ölümü veya yaralanmasından doğan sorumluluğu her bir yolcu ve her bir olay için 250.000 SDR ile sınırlıdır. Zararın taşıyanın kastından ya da zararın meydana gelmesini olasılıkla bilerek pervasızca hareket etmesinden kaynaklandığının ispatlanması halinde taşıyan bu sınırdan yararlanamaz. Atina Konvansiyonu 2002 Protokolü çerçevesinde bu sınırın belirli koşullarda daha yüksek bir düzeye çıkabileceği ileri sürülmekte olmakla birlikte protokol metni doğrulanamadığından söz konusu üst sınır ihtiyatla değerlendirilmelidir.

Manevi Tazminat

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kişiye, olayın özelliklerini göz önünde tutarak hâkim uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Her iki durumda da manevi tazminat hâkimin takdir yetkisine bağlıdır; zorunlu bir ödeme yükümlülüğü öngörmez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2. Haksız rekabet

Bagaj Hasarında Yazılı Bildirim Zorunluluğu

Bagaj hasarının zamanında bildirilmesi hak kayıplarını önlemek açısından önem taşır. Kabin bagajındaki hasarlar için yazılı bildirim gemiden inmeden önce ya da inme anında yapılmalıdır. Taşıyana teslim edilen diğer bagajlar için bildirim teslim anında; hasar dıştan belli değilse teslimden itibaren on beş gün içinde yazılı olarak yapılmalıdır. Bu sürelere uyulmaması halinde bagajın hasarsız teslim edildiğine dair karine doğacağı belirtilmektedir; ancak bu süreler ve karine sonucu dayandığı TTK maddesi metni doğrulanamadığından ihtiyatla değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı Süresi

TTK m. 1270 uyarınca deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesinden doğan davalar iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu sürenin belirli hallerde farklı biçimde uygulanıp uygulanamayacağı konusunda görüş ayrılığı bulunmakta olup bu nedenle hak kaybına uğramamak için iki yıllık sürenin başlangıç tarihi titizlikle takip edilmelidir.

Taşıyanın gemi sahibi olması gerekiyor mu?

Hayır. Gemiyi kiralayan veya işleten kişi de taşıyan sıfatıyla sözleşme kurabilir. Önemli olan taşıma taahhüdünü üstlenen tarafın kim olduğudur.

Bilet olmadan yapılan deniz yolculuğunda sözleşme geçerli midir?

Evet. TTK m. 1248 uyarınca bilet bir ispat aracıdır; düzenlenmemiş olması sözleşmeyi geçersiz kılmaz.

Gemide yaralandım; taşıyanın kusurunu ben mi ispat etmek zorundayım?

Bu sorunun yanıtı olayın niteliğine bağlıdır. Zarar bir denizcilik olayından kaynaklanıyorsa taşıyanın kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir ve taşıyan kusursuzluğunu ispat etmek durumundadır. Buna karşılık denizcilik olayı dışında gerçekleşen bedensel zararlarda ispat yükü yolcuya aittir.

Kabin bagajım ile teslim ettiğim bagajın hasarında ispat yükü aynı mıdır?

Hayır. Taşıyana teslim edilen bagajın kaybı veya hasarında olay türünden bağımsız olarak taşıyanın kusurlu olduğu karine sayılmaktadır; ancak bu kuralın dayandığı TTK maddesi metni doğrulanamadığından ihtiyatla değerlendirilmelidir. Kabin bagajında ise zararın denizcilik olayından kaynaklanması halinde kusur karinesi işler; denizcilik olayı dışındaki durumlarda ispat yükü yolcuya geçer.

Bagajım hasarlı çıkarsa ne kadar sürede bildirim yapmalıyım?

Kabin bagajı için gemiden inmeden önce veya inme anında, taşıyana teslim edilen diğer bagajlar için teslim anında ya da hasar dıştan anlaşılamıyorsa teslimden itibaren on beş gün içinde yazılı bildirim yapılması gerektiği belirtilmektedir. Bu sürelerin dayandığı TTK maddesi metni doğrulanamadığından konunun somut olayda ayrıca değerlendirilmesi önerilir.

Deniz yoluyla yolcu taşımacılığından doğan davalarda zamanaşımı kaç yıldır?

TTK m. 1270 çerçevesinde temel zamanaşımı süresi iki yıldır. Sürenin başlangıç tarihi ve olası istisnalar somut olayın koşullarına göre değerlendirmeyi gerektirir.

Ölüm veya ağır bedensel zarar halinde yakınlarım manevi tazminat talep edebilir mi?

TBK m. 56 uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin ya da ölenin yakınları da manevi tazminat talep edebilir. Hâkim, olayın özelliklerini değerlendirerek uygun bir miktara hükmeder; tazminatın tanınması ve miktarı takdir yetkisi kapsamındadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu