Deniz Yolu ile Eşya Taşımasında Fiili Taşıyan

by Avukat Erdal Ersoy
Deniz Yolu ile Eşya Taşımasında Fiili Taşıyan

Deniz ticaret hukukunda taşıyan, belirli bir navlun karşılığında denizde eşya taşımayı üstlenen kişidir. Taşıyan sayılabilmek için taşıma işinin fiilen icra edilmesi zorunlu olmayıp taşımanın taahhüt edilmesi yeterlidir.

Akdi Taşıyan ve Fiili Taşıyan Ayrımı

Taşıyanın navlun sözleşmesiyle üstlendiği taşıma işinin icrasını kısmen veya tamamen kendisine bıraktığı kişi fiili taşıyan, işi devreden taşıyan ise akdi taşıyandır. Fiili taşıyandan söz edebilmek için taşıyanın üstlendiği taşıma işini başka bir navlun sözleşmesiyle devretmesi gerekir. Bu durumda taşıtan ile akdi taşıyan ve akdi taşıyan ile fiili taşıyan arasında iki ayrı navlun sözleşmesi ve iki ayrı taşıma ilişkisi kurulur.

Taşıma işi kısmen veya tamamen fiili taşıyana devredilse dahi akdi taşıyan, taşıtan ile yaptığı navlun sözleşmesi çerçevesinde taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam eder. Akdi taşıyan, fiili taşıyanın ve onun taşıma borcunun ifasında kullandığı, görevi ile yetkisi sınırı içinde hareket eden adamlarının fiil ve ihmallerinden kanuni sorumluluk hükümleri uyarınca sorumludur.

Fiili Taşıyanın Sorumluluk Şartları ve İspat Yükü

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1192 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, taşıyanın sorumluluğuna ilişkin kanun hükümleri fiili taşıyanın bizzat gerçekleştirdiği taşımalarda da uygulanır. Fiili taşıyan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1178 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince eşyanın zıyaından, hasarından veya geç tesliminden doğan zararlardan, söz konusu olguların eşya kendi hâkimiyetindeyken meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.

Fiili taşıyanın sorumluluğu prensipte kusur sorumluluğudur. Zarar gören taraf, zıya veya hasara yol açan olgunun eşya fiili taşıyanın hâkimiyeti altındayken gerçekleştiğini ispatladığı takdirde fiili taşıyan kusurlu kabul edilir; kusur ve ihmalin bulunmadığını ispat yükü ise taşıyan üzerindedir. Taşıyanın sorumluluğunun sınırlandırılmasına dair kurallar ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1182 nci maddesinde düzenlenen kusursuzluk ve sorumluluktan kurtulma halleri fiili taşıyan hakkında da geçerlidir.

Taşıma sırasında teknik inceleme neticesinde gemi ambarları arasında sızdırma olduğunun belirlendiği ve geminin denize veya yüke elverişli bulunmadığı durumlarda yük hasarından taşıyan sorumlu tutulur. Bu kapsamda ispat yükü üzerinde olan taşıyan, ancak kendisinin ve adamlarının kusursuzluğunu kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/341, K. 2024/2357Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2023/341 E.  ,  2024/2357 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/948 Esas, 2022/1601 Karar DAVALILAR : 1-Kartal Gemi İşletme ve Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat … 2-Mega Denizcilik Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat … 3-… Denizcilik ve Lojistik San. Tic. A.Ş. vekili Avukat … HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2019/155 E., 2022/107 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Mega Denizcilik Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat … ile davalı … Denizcilik ve Lojistik San. Tic. A.Ş. vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısı Gübretaş'a ait dökme gübre emtiasının MV ACT isimli gemi ile Kocaeli Yarımca Limanı'ndan İskenderun Limanı'na taşınması esnasında ıslanarak hasarlandığını, müvekkilinin sigortalısına hasar nedeniyle 26.11.2018 tarihinde 947.446,32 TL sigorta tazminatı ödediğini, sigortalıya kanuni halef ve ayrıca sigortalıdan aldığı temlikname ile aynı zamanda akdi halef olduğunu, davalı Kartal Gemi İşletme Firması'nın MV ACT gemisinin donatanı olup fiili taşıyan sıfatıyla davalı …'in sigortalı ile akdettiği navlun sözleşmesi gereğince 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1178 inci maddesi gereği taşıyan sıfatıyla, davalı … Denizcilik'in ise navlun faturası düzenleyen taşıma işleri organizatörü sıfatıyla anılan Kanun'un 921 inci maddesi gereğince oluşan zarardan sorumlu olduğunu, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/116 D. İş sayılı dosyası üzerinden keşif icra suretiyle oluşturulan bilirkişi raporu ile geminin kıç perdesindeki dip tanklarının ambar menhol kapaklarından giren su nedeniyle eşyanın hasarlandığının tespit edildiğini iddia ederek 947.446,32 TL'nin ödeme tarihi 26.11.2018'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı … Denizcilik ve Lojistik San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin forwarder/taşıma işleri komisyoncusu olmayıp sadece gemi kiralama brokeri olduğunu, bu durumun navlun sözleşmesinde açıkça belirtildiğini, navlun sözleşmesinin 26 ncı maddesinde brokerlik komisyonuna ilişkin hüküm bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde taşıma işleri komisyoncusu veya akdi taşıyan olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin navlun faturası düzenlemesinin, davacının sigortalısının özel talebinden kaynaklandığını, müvekkilinin iyi niyetli olarak yardım etme gayesiyle navlun faturası kesmek durumunda kaldığını, bu hususun geminin donatanı davalı Kartal Gemi tarafından müvekkiline verilmiş olan 28.06.2018 tarihli taahhütnameden de anlaşılabileceğini, 28.06.2018 tarihinde Mega Denizcilik tarafından müvekkiline kesilen faturada yer alan 147.000,00 TL tutarındaki navlun bedelinin, üzerine hiçbir fark eklenmeden doğrudan doğruya sadece Gübretaş'a 29.06.2018 tarihli fatura ile 147.000,00 TL olarak yansıtıldığını, müvekkiline yapılan ödemenin ardından Mega Denizcilik faturasında yer alan brokerlik komisyonu kesilerek ilgili tutarın aynen Mega Denizcilik'e transfer edildiğini, geminin klas kuruluşu ilgili klozda da sayılan IACS üyesi kuruluşlardan olmadığı halde ve geminin P&I sigortasının, poliçenin yapıldığı ve aynı zamanda hasarın tespit edildiği esnada geçersiz olmasına rağmen her halde ıslak yüklerle ilgili hasar kapsam dışında olduğu halde emtianın davacı tarafından sigortalandığını, hasar sigorta teminatı dışında olduğu halde ödeme yapıldığından hasar bedelinin istenmesinin mümkün olmadığını, hasarın oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, müvekkilinin sırf navlun faturası kestiği için kusursuz sorumlu olduğu iddia edilse dahi müvekkilinin kurtuluş beyyinesinden faydalanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı … Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşıyıcı sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin MV ACT gemisinin resmi kayıtlarında “gemi işletmecisi” olmadığını, geminin işletilmesine ilişkin faaliyetlerde yardımcı olduğunu, geminin seferlik kiraya verilmesi için donatan adına aracılık yaptığını, bu temsil ilişkisinde tüm hak ve borçların donatana ait olduğunu, M/V ACT gemisinin seferlik kiracısının, Gübretaş'a navlun faturasını düzenleyen … Denizcilik olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin Gübretaş'a fatura kesmediğinden taşıyan olmadığını, ayrıca bu taşımadan kaynaklanan tüm ihtilafların tahkim ile çözümlenmesi gerektiğini, tarafların Gencon 94 çarter parti genel hükümlerini kabul etmesi nedeniyle tahkim anlaşmasının da kabul edildiğini, davanın tahkim şartı nedeniyle reddinin gerektiğini, hasarın 3 gün içinde bildirilmediğini, sigortacının halefiyetinin ve dolayısıyla rücu hakkının doğabilmesi için sigortalı ile sigortacı arasında zararın doğumuna yol açan olayı sigorta teminatı kapsamına alan geçerli bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti gerektiğini, sigorta poliçe şartlarına göre ödenen hasarın teminat şartları kapsamında olmadığını, zira geminin klasının IACS üyesi olmadığını, bu nedenle davacının halefiyet hakkına sahip olmadığını, deniz suyu zengin mineraller içerdiğinden gübreye zarar vermeyeceğini, gübre yükündeki nemliliğin yüksek olmasının kimyasal özelliğini yitirmesine sebep olmayacağını, dökme yükünün tahliyesinden %1 fire payının düşülmesi gerekirken hesaplamalarda düşülmediğinden hesaplamanın yanlış olduğunu, nakliye ve kantar farkı için de %4 fire payı düşülmesinin gerektiğini, yük için ton başına talep edilen 1.500,00 TL meblağın yükün değerinin 1.000,00 TL'yi geçmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı Kartal Gemi İşletme ve Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı … tarafından yapılan ödemenin sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, halefiyet hakkının doğması için öncelikle geçerli ve yürürlükte bir sigorta sözleşmesinin bulunması, sigortacının bu sözleşmeye dayanarak sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve nihayet sigortalısının kendisine zarar verene karşı dava hakkının bulunmasının mevcut olması koşullarının gerçekleşmesi gerektiğini, MV ACT gemisinin klasının IACS üyesi kuruluşlardan olmadığını, poliçede yükün ıslanmasından kaynaklanan tüm hasarın kapsam dışı tutulduğunu, davacı tarafından sigorta teminatı kapsamında olmadığı halde emtianın sigortalandığını, emtiada hasar meydana geldiğinde teminat dışı olduğunu bile bile davacı tarafın ödeme yaptığını, bu ödemenin rücuen tazmininin mümkün olmadığını, malın alıcı ve satıcısının Gübretaş olduğunu, geminin yüklediği dökme gübre emtiasını tahliye etmek üzere 04.07.2018 tarihinde İskenderun Gübretaş Limanı'na yanaştığını, yükün tahliyesine başlandığında 1 numaralı ambarın kıç tarafındaki emtianın ıslak olması sebebiyle yükün tahliyesi durdurularak sigortalının malı teslim almaktan imtina ettiğini, yükün ancak müvekkilinin mahkeme kararı alması ile tahliye edildiğini, mahkeme kararı ile mal gemiden indirilinceye kadar davacının sigortalısının gemiyi depo olarak kullandığını, gemide az miktarda meydana gelen ıslaklığın bekleme sebebiyle diğer bölümlere sızarak yayılma sonucunda zararın artmasına sebebiyet verdiğini, dolayısıyla zararın artmasında davacının sigortalısının kusurunun bulunduğunu, deniz suyunun gübrenin kimyasal yapısını bozmayacağını, tarafların Gencom 94 çarter parti genel hükümlerine kabul ettiklerini, bu nedenle davacının yük hasarına ilişkin talebini ancak tahkim yoluyla ileri sürebileceğini, ekspertiz raporunun hatalı olup tahliye fire payı düşülmesi gerektiğini, ayrıca kantar farkı ve nakliye için de toplam %4 oranında fire payı düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gemi bağlama özetinde, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği, çarter partiye yapılan atfın ise bağlama özetinde kararlaştırılmayan konulara ilişkin olduğu, taraflar İstanbul Mahkemelerini yetkili kılmak suretiyle uyuşmazlıkların çözümü için yargı önüne gidileceğini kabul ettiklerinden davalının tahkim itirazının yerinde görülmediği, davacı … şirketinin sigortalısına ait gübre yükünün, şirketin Yarımca tesislerinden, İskenderun Limanı'nda bulunan deposuna yapılacak taşımayla ilgili 27.06.2018 tarihli nakliyat sigorta poliçesi düzenlediği, taşıma sırasında yükte meydana gelen hasar nedeniyle 26.11.2018 tarihinde sigortalıya 947.446,32 TL sigorta tazminatı ödendiği, dosyaya sunulan poliçede sigortalı “Gübre Fabrikaları A.Ş.", emtianın cinsi “gübre", nakil vasıtası “gemi”, gemi adı “ACT”, kalkış yeri “Yarımca”, varış yeri “İskenderun”, yükleme tarihi “27.06.2018” olarak gösterildiği, poliçenin 3 üncü sayfasında ICC A klozlarına atıf yapıldığı, atıf yapılan Enstitü Yük Klozları A.1'de “bu sigorta, aşağıdaki 4., 5. 6. ve 7 nci klozlarda istisna edilenler hariç sigorta edilen şeyin her türlü riziko nedeniyle uğrayacağı zıya veya hasarı kapsar” hükmünün yer aldığı, dava konusu olayda yük hasarına ıslanmanın neden olduğu, ıslanma nedeniyle meydana gelen zararların 4, 5, 6 ve 7 nci klozlarda istisna edilen hallerden olmadığı, anılan klozlarda istisna edilen hallerin ise dava konusu uyuşmazlıkta gerçekleşmediği, poliçenin 3 üncü sayfasında “gemi ile yapılan taşımalarda taşımayı yapan geminin IACS üyesi olması, ISM sertifikasının bulunması ve Institute Classification Clause 1/1/2001 hükümlerine uygun olması kaydıyla teminat verildiği, Institute Classilication Clause 1/1/2001 hükümlerine uygun olmayan ve/veya IACS üyesi olmayan ve/veya 35 yaşı aşan (tanker 15 yaş üstü) gemilerle yapılan taşımalarda kargoya teminat veren P&I sigortasının ve klasının bulunması kaydıyla sevkiyat başlamadan önce sigorta şirketinin yazılı ön onayının alınması, fiyat ve kapsamda mutabık kalınarak teminat verileceğinin” kararlaştırıldığı, poliçede geminin inşa yılı 1986 olarak gösterildiğinden yükleme tarihinde 35 yaşın altında olduğu, tüm bu tespitlere göre dava konusu zararın, sigorta teminatı kapsamında kaldığı, davacının sigortalısına yaptığı ödeme ve dosyaya sunulan 15.11.2018 tarihli ibranameye göre, sigortalısının zarara sebebiyet verenlere karşı olan tazminat talep hakkını kazanmış olduğundan davacının aktif husumet ehliyetine haiz olduğu, davalı Kartal Gemi tarafından davalı … Denizciliğe hitaben düzenlenmiş olan 28.06.2018 tarihli "Taahhütname" başlıklı belgede, davalı Kartal Gemi tarafından dava konusu taşıma sözleşmesinin kendi adına kurulduğunun beyan edildiği, gemi bağlantı özetinde, “gemileri işleten/donatan/armatör adına kiraya veren firma: Mega Denizcilik” kaydının yer aldığı, konişmentoda yükleten ve gönderilen olarak dava dışı sigortalı gösterilmiş olup, konişmentonun gemi kaptanının kaşe ve imzasını havi olduğu, konişmentoda taşıyanın adı ve soyadı veya ticaret unvanı ile işletme merkezinin gösterilmemiş olduğu veya açıkça anlaşılmadığı hâllerde, donatanın taşıyan sayıldığı, tüm bu tespitlere göre davalı Kartal Gemi'nin taşıyan sıfatına haiz olduğu, davalı … vekilinin sunduğu 03.07.2018 tarihli ödeme dekontunda, Mega Denizciliğin Kartal Gemi İşletmeciliği hesabına navlun ödemesi olarak 149.000,00 TL tutarında havale yaptığı görülmüş olup bu şekilde Mega'nın … tarafından gönderilen navlun bedelini Kartal Denizciliğin hesabına aktarmış olduğu, dava konusu taşımaya ilişkin gemi bağlama özetinde, "gemileri kiraya veren firma Mega Denizcilik olarak belirtilip Mega'nın ayrıca "navlun alıcısı" olarak da gösterildiği, söz konusu kayıtlara göre Mega'nın, gemi donatanı adına hareket ettiği ve donatanı temsilen navlun sözleşmesi düzenlediği, ayrıca gemi bağlantı özetinin 26 ncı maddesinde “%1,25 … Denizcilik broker komisyonunu armatörden alacaktır.” kaydının yer aldığı, broker komisyonunun doğrudan donatan tarafından ödenmesinin kararlaştırılmasının da sözleşmenin donatan adına akdedildiği kaydı ile örtüştüğü, denize elverişlilik belgesinde, ACT gemisinin donatanı ve işleteninin davalı Kartal Gemi olduğu, 30.03.2018 tarihli sigorta poliçesinde de, ACT gemisi donatanının sorumluluğunun dava dışı Arsenal İnsurance Company tarafından sigortalandığı, donatan olarak ise davalı Kartal Gemi'nin gösterildiği, geminin maliki tarafından işletildiği sabit olduğundan Mega Denizciliğin dava konusu geminin işleteni olmadığı, bunun dışında davalı … Denizciliğin dava konusu taşıma işini üstlendiği, dolayısıyla akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu yahut dava konusu taşımanın ifasını gerçekleştirdiğini gösteren bu davalı tarafından düzenlenmiş konişmento yahut her hangi bir yazışma, navlun faturası vb. belge sunulamadığı, dolayısıyla davalı … Denizciliğin taşımayı yapan geminin işleteni ve fiili taşıyan sıfatını haiz olduğunun ispatlanmadığı, davalı Kartal Gemi tarafından düzenlenmiş olan 28.06.2018 tarihli taahhütmame başlıklı belgede 1 inci davalı, 2 nci davalının taşıma sözleşmesini kendi adına akdettiğini beyan etmiş olup bu belgenin muvazaalı olduğununun ispatlanamadığı, söz konusu belgedeki beyan, gemi bağlantı özetindeki kayıt ile de uyuştuğundan davacının muvaaza iddiasının yerinde görülmediği, davacı vekilince, davalı … Denizcilik tarafından navlun faturası düzenlenmekle bu davalının 6102 sayılı Kanun'un 921 inci maddesine göre taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla hareket ettiğinin ileri sürüldüğü, ancak gemi bağlantı özetinin 26 ncı maddesinde, “%1,25 … Denizcilik broker komisyonunu armatörden alacaktır.” kaydının yer aldığı, anılan bağlantı özetinin … Denizcilik tarafından dava dışı sigortalı yetkilisine e-posta yolu ile gönderildiği ve dava dışı sigortalı tarafından da teyit edilmiş olduğu, bu çerçevede taşıma sözleşmesini ispatlayan bağlantı özetinde …'in brokerlik yaptığının açıkça belirtilmiş olması karşısında, yalnızca navlun faturası düzenlemesinden yola çıkılarak taşıyan sıfatını haiz olduğunun kabul edilemeyeceği, gemi kaptanının kaşe ve imzaşını havi protesto başlıklı belgeden, eşyanın teslim alınmasından önce kaptana zararın yazılı olarak bildirildiğinin anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 1185 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, kaptan ve sorumlu gemi zabiti dâhil olmak üzere, taşıyan veya fiili taşıyan ad ve hesabına hareket eden bir kişiye yapılan bildirim, taşıyana veya fiili taşıyana yapılmış sayıldığından somut olayda zararı bildirim yükümlülüğününün yerine getirildiği, bu durumda hasardan sorumlulukla ilgili ispat yükünün taşıyana düştüğü, teknik inceleme neticesinde gemi ambarları arasında sızdırma olduğunun tespit edildiği, bu durumun ise dava konusu geminin denize ve yüke elverişli olmadığını gösterdiği, dolayısıyla bilirkişi raporuna göre hasarın tamamen geminin kusurundan kaynaklandığı, ispat yükü üzerinde olan davalı taşıyan Kartal Gemi'nin, kendisinin ve adamlarının kusursuzluğunu ortaya koyamadığı, yükün gemiden boşaltılmaması nedeniyle zararın arttığı iddiasının, taşıyanın ve adamlarının kusuruna bağlanamayacak kısmının taşıyanca ispatının gerektiği, yük hasarının gönderilenin kusuru ile arttığı iddiasının kanıtlanamadığı, bu nedenle davalı Kartal Gemi İşletmesi'nin meydana gelen yük zararından sorumlu olduğu, diğer davalıların ise akdi veya fiili taşıyan yahut taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla hareket ettikleri ispatlanamadığından dava konusu zarar nedeniyle bu davalılara husumet yöneltilemeyeceği, hasar miktarı 877.234,10 TL olup bu tutardan 31.500,00 TL sigorta muafiyeti tenzil edildikten sonra davacının isteyebileceği tazminatın 845.734,10 TL olduğunun tespit edildiği, hasar miktarının 6102 sayılı Kanun'un 1186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hesaplanacak (1.479 X 1.000 X 2= 2.958.000 ÖÇT) sorumluluk sınırının altında kaldığı gerekçesiyle davalılar Mega Denizcilik ile … Denizcilik hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Kartal Gemi İşletme ve Nakliyat hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşıma dahili taşıma olduğundan konşimento düzenleme zorunluluğu bulunmadığını, gemi kaptanı tarafından düzenlenmiş olan konşimentonun yükletenin talebi ve gönderilenin eşyayı teslim almak için cirolayıp taşıyana ibraz ettiği ispatlanmadıkça yük ilgilisi taşıtan/gönderilen/yükleten yönünden delil vasfının bulunmadığını, davacının selefinin bu taşımada hem taşıtan hem de gönderilen olarak navlun sözleşmesinin tarafı olduğunu, bu nedenle taşıyanı bildiğini, ona karşı taşıyanı tespit için 6102 sayılı Kanun'un 1238 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün irdelenemeyeceğini, kimin akdi taşıyan olduğunun navlun sözleşmesine göre belirleneceğini, taşıyan olmak için gemi maliki olmanın gerekmediğini, bağlantı özeti şablonundaki gemiyi kiraya veren (yani taşıyan/çarter sözleşmesi yapan) bölümünde, navlun sözleşmesinin, gemi maliki olmadığı halde konu gemi ile taşıma taahhütüne giren işletmeci adına mı yoksa donatan adına mı aktedildiğinin açıklandığını, alt tarafta ise "işletmecinin" ve de navlun alacaklısının Mega Denizcilik olduğunun belirtildiğini, bu nedenle Mega Denizcilik'in akdi taşıyan olduğunu, donatan adına gemi kiralama sözleşmesine aracılık ettiğini iddia eden davalı …'in davalı …’den fatura karşılığında 03.07.2018 tarihinde 171.291,75 TL navlun bedeli tahsil etmiş olmasına rağmen donatana 149.000,00 TL ödeme yaptığını, yani 22.291,75 TL'nin davalı … üzerinde kaldığını, davalı … tarafından bu miktara yönelik olarak ibraz edilen dekontta dava konusu ile ilgili liman masrafı olduğuna dair ibare bulunmadığını, ayrıca dekonttaki tutarın Mega'nın …'den tahsil ettiği navlun miktarını tamamlamadığını, bu durumda davalı …'nın akdi taşıyan olup navlun geliri elde ettiğini, davalı …'nın, diğer davalı …’den fatura mukabili tahsilat yaptığı halde davalı donatana yaptığı ödeme ile ilgili fatura da düzenlemediğini, navlun sözleşmesinde navlun alıcısı olarak belirtilen Mega'nın, …'e muhatap navlun faturası düzenlemiş ve navlunu da tahsil etmiş olmakla taşıyan olduğunu, Kartal Gemi'nin …'e hitaben düzenlediği 28.06.2018 tarihli "taahhütname" başlıklı belgedeki beyanının, taşıma sözleşmesinin donatan adına oluşturulduğunu ispata yeterli olmadığını, donatan şirket iflas aşamasında olup tek mal varlığı olan gemi üzerinde onlarca gemi alacağı mahiyetinde haciz bulunduğunu, bu yazının da diğer davalıları sorumluluktan kurtarmak için hazırlandığını, davalı …'in diğer davalıları temsil yetkisinin ispatlanmadığını, …'in 29.06.2018 tarihli navlun faturasını doğrudan doğruya kendi adına düzenleyerek navlun bedelini sigortalıdan tahsil ettiğini, davalı …'in navlun sözleşmesini davacı selefine donatanın bir teklifi olarak iletmediğini, hazırladığı sözleşmeyi doğrudan doğruya davacı selefine göndererek teyidini talep ettiğini, davacı selefinin de metne teyit verdiğini, davalının navlun faturasını düzenleyip ödeme yeri olarak da kendi banka hesabını bildirerek akabinde yazılı olarak navlunun kendisine ödenmesini talep ettiğini, bu haliyle 6102 sayılı Kanun'un 926 ncı maddesi gereğince eşyanın taşınmasını üstlenmiş olduğundan taşıyıcı olarak sorumlu olduğunu belirterek kararın davalılar Mega Denizcilik ve … Denizcilik yönünden kaldırılarak her iki davalı hakkında tahsilde tekerrür olmamak üzere 845.734,10 TL'nin 26.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşıma koşullarının kararlaştırıldığı gemi bağlantı özetinde, gemileri kiraya veren firmanın Mega Denizcilik olarak belirtildiği, ayrıca gemileri kiraya veren, navlun alıcısı ve gemi işletmecisinin de Mega Denizcilik olarak kayıtlı olduğu, yine bağlama özetinin 18 inci maddesinde, "konişmentolar freight prepaid olarak yapılırsa navlun armatörün hesabına geri dönüşsüz gelene kadar orijinal konişmentolar yükleme limanı acentesinde tutulacaktır" ve 26 ncı maddesinde de, %1,25 … Denizcilik broker komisyonunu armatörden alacaktır.” kaydının yer aldığı, broker komisyonunun doğrudan donatan tarafından ödenmesinin kararlaştırılmasının da sözleşmenin donatan adına akdedildiği kaydı ile örtüştüğü, davalı Kartal Gemi tarafından düzenlenmiş olan 28.06.2018 tarihli taahhütname başlıklı belgede, taşıma sözleşmesinin davalı … tarafından kendisi adına kurulduğunun belirtildiği, denize elverişlilik belgesinde, ACT gemisinin donatanı ve işleteninin davalı Kartal Gemi olduğu, 30.03.2018 tarihli sigorta poliçesinde de, ACT gemisi donatanının sorumluluğunun dava dışı Arsenal İnsurance Company tarafından sigortalandığı, donatan olarak ise davalı Kartal Gemi'nin gösterildiği, geminin maliki tarafından işletildiği sabit olduğundan Mega Denizciliğin dava konusu geminin işleteni de olmadığı, davalı … Denizciliğin dava konusu taşıma işini üstlendiği, dolayısıyla akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu yahut dava konusu taşımanın ifasını gerçekleştirdiğini gösteren bir delil bulunmadığı, bu davalının, taşıyıcı sıfatına haiz olmayıp somut olayda diğer davalı Kartal Gemi firması adına hareket ettiğinin anlaşıldığı, davalı … Denizciliğin, navlun sözleşmesinde taşıyıcı olarak kayıtlı olmayıp sözleşmenin 26 ncı maddesinde … Denizciliğin %1,25 broker komisyonunu armatörden alacağının kayıtlı olduğu, 29.06.2018 tarihli ve 173.460,00 TL tutarlı navlun faturasının davacının sigortalısı Gübretaş'a davalı … Denizcilik tarafından düzenlendiği, daha sonra Mega Denizcilik tarafından davalı … Denizcilik'e hitaben navlun bedeli açıklamalı 171.291,75 TL tutarlı 28.06.2018 tarihli fatura düzenlenmiş olup … tarafından Mega'ya bu tutarın 03.07.2018 tarihinde ödendiği, dolayısıyla davalı … Denizciliğin sözleşmede geçen %1,25 broker ücretini keserek kalan tutarı Mega Denizcilik'e ödediği, bağlantı özetinin de davalı … Denizcilik tarafından düzenlenerek davacının sigortalısına e-posta yoluyla gönderildiği ve sigortalı tarafından da teyit edildiği, bu durumda navlun faturasını düzenlemiş olmasının, tek başına davalı … Denizciliğin taşıyıcı olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, davalı … Denizciliğin taşıyıcı olduğunu kabule elverişli başkaca bir delil de bulunmadığı, bu durumda davalılar Mega Denizcilik ile … Denizcilik aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olup davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1 numaralı davalının fiili taşıyan, 2 numaralı davalının akdi taşıyan ve 3 numaralı davalının navlun faturası düzenleyen sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle dava açıldığını, yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, davalıların ticari defterlerinin incelenmesi taleplerinin kabul edilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dava konusu taşıma tarihi itibariyle donatan Kartal Gemi İşl. ve Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne kayyum atandığını, geminin Kartal Gemi İşl. ve Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti. nam ve hesabına Mega Ltd. Şti. tarafından işletilmesi hususunda kayyum onayının ibrazı gerektiğini, böyle bir delil sunulmadığını belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigortalanmış olan emtianın deniz yoluyla taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenmiş olan hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Tic. Ltd. Şti. ve … Denizcilik ve Lojistik San. Tic. A.Ş.'ye verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yük İlgilisinin Hakları ve Özel Anlaşmaların Sınırları

Fiili taşıyan ile yük ilgilisi arasında bir taşıma taahhüdü bulunmadığından doğrudan bir sözleşme ilişkisi yoktur. Buna karşın zararın fiili taşıyanın sorumluluk süresinde doğması veya bu süredeki bir eylemden kaynaklanması halinde yük ilgilisi zararın tazmini için hem fiili taşıyana hem de akdi taşıyana başvurabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1191 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, taşıyanın kanunen yükümlü olmadığı bir borcu veya yükümlülüğü üstlenmesi yahut kanuni bir haktan vazgeçmesi sonucunu doğuran özel anlaşmalar, fiili taşıyanın açık ve yazılı onayı bulunmadıkça fiili taşıyanı bağlamaz.

Taşıma Belgeleri, Konteyner İstifi ve Yetki Şartı

Taşıma organizasyonunda navlun faturası düzenleyip taşıma ücretini tahsil eden taraf taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olup taşımanın fiilen yaptırıldığı donatanla birlikte yük hasarından sorumlu tutulabilir. Bununla birlikte yükleme ve istifi gerçekleştirenlerin tarafların ifa yardımcısı olup olmadığı ve kusur durumu araştırılmalıdır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4517, K. 2020/2010Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2018/4517 E.  ,  2020/2010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/10/2017 tarih ve 2014/744 E- 2017/304 K. sayılı kararın davacı vekili ile davalı Mega Yat Denizcilik Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 05/07/2018 tarih ve 2018/92 E- 2018/701 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Mega Yat Denizcilik Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından Yargıtayca istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.20200 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. , davalılardan Mega Yat Denizcilik Hiz. ve Tic. Ltd.Şti vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …Nakliyat ve Tic. A.Ş nin nakliyat sorumluluk sigortacısı olduğunu, dava dışı …ile yine dava dışı Byttos Pourism Ltd Şti'nin acentesi Ata Yatçılık Turzim. San ve Tic. Ltd Şti arasında 25/06/2012 tarihinde taşıma sözleşmesi yapıldığını, 13/07/2007 tarihli navlun faturası ile Bytoss Ltd'ye ait La Plata isimli motor yatın Birleşik Arap Emirlikleri limanından Marmaris limanına taşınması işinin Mega Yat Denizcilik Hizmetleri ve Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini, Haziran 2012 tarihinde alt taşıma anlaşması yaptığını, buna istinaden taşımaya konu motor yatın Marmaris limanına taşınmak üzere 12/07/2007 tarihinde Dubainin Jebel Ale limanında BSLE PACIFIC isimli gemiye yüklendiğini, Mega şirketinin 19/07/2012 tarihli navlun faturasını kendi ad ve hesabına Shenker Arkası muhatap göstererek düzenlediğini ve navlunu tahsil ettiğini, yatın tahliyesi sırasında hasarlı olduğunun gözlemlenmesi üzerine yapılan inceleme yapıldığını, benzer tespitlerin Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/808 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da ifade edildiğini, 01/03/2013 tarihli ekspertiz raporunda hasar tutarının 210.845,27 EURO olarak tespit edildiği, yine yatın tamiri için düzenlenen faturalar ile de zarar miktarının ispatlandığı, Shenrker Arkas ile Byttos Tourism Ltd. Şti. arasında yapılan sulh müzakereleri neticesinde Shenker Arkas'ın bu şirkete 150.000 EURO ödeyerek üçüncü şahıslara karşı talep ve dava haklarını temlik aldığını, -/- Shenker Arkas'ın mali sorumluluk sigortacısı olan müvekkili Zurih Sigortanın da halefiyete dayalı olarak bu davayı açtığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 392.436,60 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı BSLE PASİFİC gemisi donatanı gemi kaptanı vekili; konişmentoya göre İtalya Cenova Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taşıma ilişkisinde taşıyanın güverteye yüklenen eşyanın uğrayabileceği hasar ve zarardan dolayı sorumlu olmayacağına dair konişmentoya şerh koyduğunu, söz konusu şerhin TTK'nın 1151. maddesine uygun olduğunu, müvekkili donatana güvertede taşınan yükteki hasardan dolayı herhangi bir kusur yada ihmalin isnat edilemeyeceğini, davacı tarafından talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Mega Yat Denizcilik Hizmetleri ve Tic. Ltd. Şirketi vekili; yetki şartı olduğunu, davacının aktif husumeti bulunmadığı gibi müvekkilinin de pasif husumetinin bulunmadığını, müvekkilinin forwarder olması dışında taşımaya ilişkin herhangi bir sıfatının bulunmadığını, davalı donatanın taşıyan sıfatıyla sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; konşimentonun okunaklı arka yüzü temin edilemediğinden yetki şartının ispat edilemediği, TTK 1178. maddesine göre, taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, TTK 1243. maddesi uyarınca taşıyanın borç ve sorumluluklarının doğrudan ve dolaylı olarak önceden kaldıran veya daraltan bütün kayıt ve şartların geçersiz olduğu, bu sebeple davalıların sorumsuzluk klozuna ilişkin savunmalarına itibar edilmediği, istifin gönderen tarafından yapılan taşımalarda, taşıyanın yüke özen gösterme yükümlülüğü devam ettiğinden bu tür taşımalarda taşıyanın temsilcisi olan kaptanın da yükleme ve istiflemeye nezaret ederek gerekli özeni göstermekle yükümlü olduğu, motor yatın taşınması esnasında geminin güvertesinde yan yatarak hasarlandığı, hasarın, istiflemenin denizcilik kurallarına uygun şekilde yapılmamasından kaynaklandığı, istiflemenin gönderen tarafından yapılması halinde hatalı istiflemeden gönderen sorumlu olsa da TTK 1112. maddesi ve TTK 1178. maddesi gereğince kaptanın donatanı temsilen yükleme ve istifleme nezaret sorumluluğu bulunduğu, olayda, kaptanın bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, dolayısıyla yükteki hasardan dolayı gönderen ile birlikte fiili taşıyıcının ve akdi taşıyıcının birlikte sorumlu oldukları, yani aynı oranda kusurlu oldukları, TTK 1191. maddesi gereğince, davalı Mega Yat…Ltd. Şti.nin fiili taşımayı yapan davalı donatan ile birlikte zarardan TTK 1178. maddesi gereğince %50 kusur oranında sorumlu oldukları, davacı tarafından talep edilen zararın TTK 1186. maddesindeki sınırlı sorumluluk hükümlerine göre belirlenen miktar içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı Mega Yat…Ltd.Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca, davacı vekilinin ve davalı Mega Yat Denizcilik Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı Mega Yat…Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davalı Mega Yat Denizcilik Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından navlun faturası düzenlenip taşıma ücretini tahsil etmesi nedeniyle taşıyıcı sıfatıyla sorumlu ve ayrıca güvertede taşıma nedeniyle bir hasarın oluşması halinde her nekadar konşimentoda sorumsuzluk kaydı var ise de hasarın hatalı yükleme ve taşıma beşiğinin taşımaya uygun olmamasından kaynaklanmış olmasına göre davalı Mega Yat Denizcilik Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, nakliyat sorumluluk sigortacısı olan davacının, sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelinin TTK 1481. maddesi uyarınca halefiyet hükümlerine göre davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacının sigortalısı …firması olup, tüm dosya kapsamına göre …ile davalı Mega Yat Denizcilik Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. arasında alt taşıma ilişkisi kurulmuş, alt taşıyıcı Mega Yat Denizcilik…Ltd. Şti. ise fiili taşımayı diğer davalıya yaptırmıştır. Taşıma Dubai'den Marmaris limanına yapılacak olup, daha sonra varma yeri Antalya limanı olarak değiştirilmiş, motor yatın gemiye yükün ilgilisi tarafından taşınıp istiflendiği, düzenlenen konşimentoya göre taşımaya konu motor yatın geminin güvertesinde taşındığı ve motor yatın üzerine konulduğu beşiğin destek ayaklarının sefere uygun şekilde temin edilmediği, dolayısıyla istifin yükün özelliklerine uygun ve uluslararası standartlara uygun yapılmaması nedeniyle hasar gördüğü, istifleme gönderen tarafından yapılmışsa da taşıyıcının da yüke nezaret yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle kusur davalılar arasında paylaştırılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yükleme ve istif kural olarak taşıyıcıya ait olup, 6102 sayılı TTK'nın 1143. maddesi uyarınca, sözleşme, yükleme limanı düzenlemeleri ve bunlar yoksa yerel teamül ile aksi öngörülmüş olmadıkça, eşyanın gemiye kadar taşıma gideri taşıtana, yükleme gideri ise taşıyana aittir. Mahkemece, yükün ilgilisi tarafından taşındığı yönünde gerekçeye yer verilmiş ise de yükün ilgilisi ile kastedilenin hangi taraf olduğu anlaşılamadığı gibi bu tespite nasıl ulaştığına dair somut deliller de açıklanmamıştır. Ayrıca, yükleme ve istifin Straight Line Cargo Services LLC firması tarafından yapıldığı ve bu firmanın davalı donatan Bogazzinin yardımcısı olduğu iddia edilmiş ise de, yükleme limanında taşımaya konu motor yatın kim tarafından gemiye yüklendiği dosya kapsamından tespit edilememiş, yükleme yaptığı iddia edilen Straight Line Cargo Services LLC firmasının tarafların ifa yardımcı olup olmadığı da anlaşılamamıştır. Bu durumda mahkemece, yükleme ve istifi kimin yaptığı tespit edilip Straight Line Cargo Services LLC firmasının da taraflarla arasındaki ilişkinin açıklığa kavuşturulması ve tarafların kusur durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Mega Yat Denizcilik…Ltd.Şti. vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı Mega Yat Denizcilik Hiz. ve Tic. Ltd.Şti'den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10.052.67 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Mega Yat Denizcilik Hiz. ve Tic. Ltd. Şti'den alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Konteynerin kapalı ve FCL kaydıyla teslim alındığı taşımalarda taşıyıcının konteyner içindeki eşyanın istiflenmesini ve sabitlenmesini kontrol etme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Akdi taşıyan ile fiili taşıyan arasındaki asıl konşimentoda akdi taşıyanın gönderen olarak gösterilmiş olması dahi, taraflar arasındaki tesellüm konşimentosuna aykırı şekilde konteyner kapaklarının kapatıldığını veya iç istifin taşıyan tarafından yapıldığını göstermez.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/691, K. 2020/5087Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2020/691 E.  ,  2020/5087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/02/2018 tarih ve 2016/457 E- 2018/36 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/11/2019 tarih ve 2018/919 E- 2019/1442 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; dava dışı Kordsa Global…AŞ'nin Çin'e mal mukabili teslim şekli ile ihraç ettiği emtianın müvekkili tarafından nakliye rizikolarına karşı sigortalandığını, yükün taşınması ve konteyner temininin davalı tarafından üstlenildiğini, malın iki konteyner içinde gemi ile İstanbul Ambarlı Limanından Çin'in Dalian Limanına taşındığını, ancak alıcıya teslimi sırasında yükte yırtılma, kırılma ve dağılma şeklinde hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, söz konusu hasar nedeniyle sigorta şirketi tarafından sigortalıya 24.03.2016 tarihinde 71.065,38 TL hasar tazminatı ödenerek sigortalıdan temlikname ve ibraname alındığını, bu şekilde davacının sigortalının haklarına halef olduğunu, davalı taşıyanın yük hasarından dolayı TTK'nun 1178.madde hükümlerine göre sorumlu olduğunu, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsilinin talep edildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 71.065,08 TL tazminatın 24.03.2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirketin taşıyan ile taşıtan arasında aracılık yaparak sevkiyatın organize edilmesini sağladığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, iddia edilen hasar ile ilgili olarak süresinde ve usulüne uygun hasar bildiriminin yapılmadığını, davacı tarafça sunulan sörvey raporunun tek taraflı olarak düzenlendiğini, taşıyan ya da temsilcisinin imzası bulunmadığından müvekkili açısından geçerli sayılamayacağını, ekspertiz raporunun da müvekkilinin sorumluluğu için yeterli olmadığını, tespit edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, taşımanın konteyner içerisinde yapılıp, yükleme, istifleme ve sabitleme işlemlerinin gönderen tarafından yerine getirildiğini, konişmentolarda da shipper's load, stown and count kaydının yer aldığını, bu durumda hatalı istif, yükleme ve bağlama sebebi ile oluşan hasarlardan dolayı taşıyanın sorumlu tutulamayacağını, hasarın sigorta teminatı kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi raporundaki teknik değerlendirmelere göre, hasarın konteyner içerisine deniz taşımasına uygun şekilde yükleme, istifleme ve bağlama işlemlerinin yapılmamasından kaynaklandığı, dosyada mübrez sea waybill ve fiili taşıyanın düzenlediği konişmentodaki kayıtlara göre konteynerin satıcı firma tarafından mühürlenmeden yani kapakları açık bir şekilde davalı taşıyıcıya teslim edildiği, bu durumda davalının tedbirli bir taşıyanın göstermekle yükümlü olduğu dikkat ve özeni göstererek konteyner içindeki istif ve leasingi kontrol etmesi gerektiği, ancak davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, zira konteyner içi istifleme ve yükün emniyete alınması işlemlerinin deniz taşımasına uygun olmadığı, bu nedenle de taşımanın herhangi bir aşamasında yüklerin dağılması, yırtılması suretiyle yükte hasar meydana geldiği, bu durumda TTK'nun 1178. maddesi gereğince davalının taşıyıcı sıfatıyla yük hasarından sorumlu olduğu, yükteki hasar miktarının 25.789,68 USD olduğu, bu tutarın davacının ödeme yaptığı 24.03.2016 tarihindeki kur üzerinden 74.490,91 TL'ye tekabül ettiği, ekspertiz raporunda belirtilen 3.000.-TL sovtaj düşüldükten sonra gerçek zarar miktarının 71.490,90 TL'ye baliğ olduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince 71.065,08 TL'nin 24.03.2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; davalı … Hizm. Ltd. Şti. fiili taşıyana karşı taşıtan ve aynı zamanda yükleten, davacı selefine karşı ise taşıyan konumunda olup, FCL/FCL yani tek yükleyici/tek alıcı kaydı bulunan konteynerin tek bir göndericiye tahsis edildiği taşımalarda davalının iddia ettiği gibi ticari teamül gereği mühürleme işlemi gönderici tarafından yapıldığı, davalının düzenlendiği Express konişmentoda FCL/FCL ve “Shipper’s load, stow and count" kayıtları mevcut ise de mühür işleminin davacı selefi tarafından yaptırıldığına dair kayıt bulunmadığı, fiili taşıyan tarafından düzenlenen davalı … Hizm. Ltd. Şti.’nin taşıtan ve aynı zamanda yükleten sıfatına haiz olduğu … nolu konşimento konteynerlerin yükleten tarafından mühürlendiği kaydı bulunmakta olup, davalının sunduğu Sea Waybill ve dava dışı fiili taşıyanın düzenlediği konşimentodaki kayıtlardan da konteynerlerin mühürlenmesi işleminin davalı … tarafından yapıldığı, bu kayıtlara göre konteynerlerin davalıya konteyner kapısı açık olarak teslim edildiği, bir başka deyişle konteyner içindeki istifi davalı taşıyanın kontrol edebileceği şekilde teslim edildiği tespit edilmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir, ayrıca taşınan emtianın alıcısına teslimi sırasında hasarlı olduğunun tespit edildiği, söz konusu hasar nedeniyle TTK'nın 1185. maddesine göre taşıyıcıya süresinde hasar ihbarı yapılmamış olup, bu durumda hasarın, yük taşıyıcısının sorumluluk alanında iken ve taşıyıcının kusuruyla meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekmektiği, uzman bilirkişi raporuna göre hasar konteyner içerisine deniz taşımasına uygun şekilde yükleme, istifleme ve bağlama işlemlerinin yapılmamış olmasından kaynaklanmakta olduğu anlaşıldığı, konteynerler satıcı firma tarafından mühürlenmeden yani kapakları açık bir şekilde davalı taşıyıcıya teslim edildiğine göre, bu durumda davalının tedbirli bir taşıyanın göstermekle yükümlü olduğu dikkat ve özeni göstererek konteyner içindeki istif ve leasingi kontrol etmesi gerekirken davalının yerine getirmediği bu yükümlülüğünü nedeniyle taşımanın herhangi bir aşamasında yüklerin dağılması, yırtılması suretiyle yükte meydana gelen hasardan TTK'nın 1178. maddesi gereğince davalının taşıyıcı sıfatıyla yük hasarından sorumlu olduğu, davalı tarafından düzenlenen konşimentoda belirtilen değer üzerinden taşıyıcının navlun bedeli ödenmemesi halinde art taşıyıcının paket başına ve teamüli navlun birimi veya konteyner başına taşımayla bağlantılı 500 USD’yi geçen zararlardan sorumlu olmayacağı kaydına göre davalının konşimentodaki taşıyıcı olarak sorumluluğunun konteyner başına 500 USD ile sınırlı olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiş ve taşıma nedeniyle yükte meydana gelen 25.789,68 USD hasardan sorumlu olduğu kabul edilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, deniz yoluyla konteyner taşımacılığı sırasında oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı taşınan emtianın navlun sözleşmesi uyarınca davalı taşıyıcıya açık olarak teslim edildiğini, taşıyıcının yüke nezaret yükümünü yerine getirmediğini ileri sürerek yüke gelen hasarın tazminini davalı taşıyıcından talep etmiş, davalı yan ise konteynerı kapakları kapalı olarak teslim aldıklarını, kapalı konteynerın içindeki yüke ilişkin nezaret yükümü olmadığını savunmuş, mahkemece davalı/asıl taşıyan ile dava dışı fiili taşıyıcı arasındaki konişmentoda gönderen olarak davalının gözüktüğü ve bu konişmentoya göre de gümrükleme işlemlerinin davalı tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince davalı vekilinin istinaf istemleri yukarıda yazılı gerekçeyle esastan reddedilmiştir. Somut olayda; davacının selefi taşıtan/gönderen ile davalı arasındaki tesellüm konişmentosundan anlaşıldığı üzere, taşımanın yapıldığı konteyner davalı taşıyıcıya FCL kaydıyla kapalı olarak teslim edilmiş olup, bu kayda göre davalı taşıyıcının, konteyner içerisindeki emtianın istiflenmesi ve sabitlenmesi ile ilgili herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığı gibi, fiilen kapakları kapatılmış konteynerın içindeki emtianın ne şekilde istiflendiğinin davalı tarafından kontrol edilmesi yükümü ve kabiliyeti de bulunmamaktadır. Davalı ile dava dışı fiili taşıyan arasındaki asıl konişmentoda davalının gönderen olarak gösterilmesi ve bu konişmentoda gümrüklemenin gönderen tarafından yapıldığının belirtilmesi, davanın tarafları arasındaki tesellüm konişmentosuna aykırı şekilde konteyner kapaklarının davalı tarafından kapatıldığı ya da konteyner içindeki yükün davalı tarafından istiflendiğini göstermez. Dosya içerisine kazandırılan bilirkişi heyeti raporu incelemesinden; yükteki hasarın bağlama ve sabitleme hatası nedeniyle olağan taşıma koşullarında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; yüke gelen hasar sebebiyle davalı taşıyıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ne asli ne tali bir sorumluluğunun olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış olup, ilk derece mahkemesi kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurularını esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

Fiili taşıyan tarafından düzenlenen konşimentoda yer alan yetki şartı, konşimento hüküm ve koşullarına itiraz etmemiş olan yükleten bakımından bağlayıcıdır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5695, K. 2024/2304Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2022/5695 E.  ,  2024/2304 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/906 Esas, 2022/858 Karar DAVALILAR : 1…. 2.GARD A.S. 3.RMH Asset Verwaltungsgesellschaft MBH Co. KG vekili Avukat … HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/447 E., 2021/500 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'de yerleşik sanayi sektöründe faaliyet gösteren sermaye şirketi olduğunu, davalılar Bocs Bremen Overscas …, RmhAsset.., Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Ltd. Şirketinin ise donatanı veya işleteni oldukları gemiler ile deniz taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiklerini, davalı Gards A.Ş.'nin ise geminin P&I sigortacısı olduğunu, davacının OYAK ile yapmış olduğu sözleşmeyle Fildişi Sahili Cumhuriyetinde çimento fabrikasının anahtar teslim inşası işini üstlendiğini, müvekkilinin yapımını üstlendiği çimento fabrikasında kullanılacak olan makinanın Portekiz'den denizyolu ile Fildişi Sahiline taşınmak üzere davalı Proje Kargo ile taşıma sözleşmesi yapıldığını, davalı Proje Kargo tarafından yükün taşınacağı tarihlerde en uygun gemi olarak Bocs Vısıon isimli geminin kiralandığını ve navlun bedeli Proje Kargo tarafından konişimento da düzenleyen Bocs Bremen Overscas….'nın faturası karşılığında bu şirketin banka hesabına ödendiğini, davacının yükü 30.11.2019 tarihinde Setabul/Portekiz Limanı'nda gemiye yüklendiğini, yüklemenin tamamlanması üzerine davalı BOCS Bremen Overscas… tarafından düzenlenen 30.11.2019 tarihli ve SETABJ003 numaralı konişimentonun davacı yana teslim edildiğini, konişimento içeriği incelendiğinde 18.09.2019 tarihli taşıma sözleşmesinin konişimento ile ilişkilendirildiğini, deniz yolculuğunun 01.12.2019 tarihinde başladığını, fakat yolculuk esnasında ambar içerisine yüklenen kargonun yerinden oynaması neticesinde ambarda bulunan yüklerde hasar oluştuğunu ve yeniden sabitleme yapılması gerektiğinden geminin 02.12.2019 tarihinde Leixoes/Portekiz limanına yanaştığını ve bu limanda yapılan hasar tespitinin ardından yükün sabitlenerek deniz yolculuğuna devam ettiğini, ortak sörvey raporundaki tespitler doğrultusunda hasarın 14 gün içinde tazmin edileceğine dair sigortacısı tarafından düzenlenen Teminat Mektubunun davacıya teslim edildiğini, sörvey raporunun davalılara bildirilmesi üzerine davacı tarafından hasarın tazmini talep edildiğini fakat davalıların geminin sigortacısı vermiş olduğu teminat mektubunu yok saydığını, yüz yüze görüşmelerde gemi ilgililerin kusurlarını ve hasarı kabul ettiğini, yeni imal edilen ürünün tahliye limanına kadar oluşan navlun ve gümrük vergileri dahil olmak üzere sair masrafları karşılığı 41.794,00 euro bedel ödendiğini, hasarlı Dryer Unit Section S4 parçaların yerinde teminatı için teknik danışmanlık, iş gücü iaşe ve ibare ve yedek parça masrafların karşılığı olarak 245.600,00 euro masraf, hasarın incelenmesi için atanan sörvey ve yasal danışmanlık hizmet bedeli için 11.000,00 euro masraf oluştuğunu, davalılar Bocs Bremen Overscas…., RMH Asset…'nın fiili taşıyan, davalı Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Ltd. Şirketinin ise asıl taşıyan sıfatını haiz olduğunu, zararın tazmini konusunda fiili taşıyan ile akdi taşıyanın müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ( 6098 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yaptığı atıfla 6098 sayılı Kanun'un 76 ncı maddesi uyarınca davacı lehine 240.000,00 euro geçici ödemeye hükmedilmesini, maddi zararın tazmini olarak 493.393,00 euronun 01.12.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin A maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödendiği en yüksek faiz üzerinden işleyecek faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesini, navlunun peşin ödendiğini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1199 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca navlunun yarı oranında indirilmesini ve indirilen 75.000,00 USD davacıya verilmesini, projenin gecikmesi nedeniyle uğranılan müspet zarara mahsuben şimdilik 1.000,00 euronun işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, manevi tazminat olarak 200.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı RMH Asset Verwaltungsgesellschaft Bbhcokg yasal halefi BOCS Bremen Overseas Chaertering and Shipping GmbH vekili cevap dilekçesinde; 2021 yılının Ocak ayında … şirketinin, RMH Asset Verwaltungsgesellschaft Gmbh Co. Kg şirketini devralarak birleşmiş olduğunu, RMH Asset Verwaltungsgesellschaft Gmbh Co.Kg'nin 13.01.2021 tarihinde ticaret sicilinden silindiğini, BOCS Bremen…. adına daha önce sunulan cevap ve ikinci cevap dilekçesinde yer verilen yetki itirazlarının, RMH Asset… bakımından da geçerli olduğunu, taşımaya ilişkin konişimento incelendiğinde arka sayfasında yer alan taşıma şartlarında; taşıyıcının ana iş yerinin bulunduğu kanunlara göre ve işbu yer mahkemesince karara bağlanır şeklinde düzenlemenin olduğunu, konşimentonun ilk sayfasında müvekkilin adresinin “Martinistrasse 29 28195 Bremen, Almanya" şeklinde gösterildiğini dolayısı ile uygulanacak hukukun Alman Hukuku olduğunu, davanın görülmesinde Türk Mahkemelerinin yetkisi bulunmadığını, bu bağlamda, yetki itirazlarının kabulüyle yetkisizlik karar verilerek dosyayı görmekle yetkili olan mahkemenin Almanya Mahkemeleri olduğunun tayinine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından işbu iddia edilen zararların ispatlanamadığını, davacı tarafından iddia edilen hasarın, hasar nedeninin, miktarının ve tarafların kusurunun somut olarak ispat edilemediğini, dava konusu emtianın taşındığı “BOCS VISION” gemisi seferi sırasında 02.12.2012 tarihinde 9/10 rüzgar şiddetinde kuzeyden güçlü rüzgarla birlikte kötü hava şartlarına maruz kaldığını, davacının tüzel kişilik olduğundan manevi tazminat talep edemeyeceğini savunarak, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla işbu uyuşmazlığa ilişkin Bremen, Almanya Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının"BOCS VISION" isimli geminin P&I Sigortacısı olduğunun iddiası ile husumet yöneltildiğini, müvekkilinin Norveç şehrinde mukim bir sigorta şirketi olduğunu, dava konusunun P&I sözleşmesi iki yabancı tüzel kişi arasında, yurt dışında yabancı bayraklı bir gemiye ilişkin akdedildiğini, işbu P&I Sigorta Sözleşmesinin bizzat müvekkili tarafından akdedildiğini, P&I sigorta Sözleşmesinin akdedilmesi aşamasında herhangi bir acente aracılıkta bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlıkta 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesi hükmünün uygulama bulacağını, sigortacı için yetkinin düzenlendiği birinci fıkra uyarınca sigortacının esas işyeri Türkiye'de ise veya Türkiye'de sigorta sözleşmesi yapan şubesi veya acentesi bulunuyorsa Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, somut olayda P&I Sigorta Sözleşmesinin müvekkili tarafından yapıldığını, sigorta sözleşmesinin yapılmasında herhangi bir acentenin aracılık yapmadığını, müvekkilinin işyerinin Arendal Norveç olduğunu, müvekkilinin Türkiye'de herhangi bir şubesinin ya da acentesi bulunmadığını, Türk mahkemelerinin müvekkili bakımından yetkili olmadığını, yetki itirazına halel gelmemesi kaydıyla müvekkili tarafından verilen teminat mektubu kesin mahkeme kararı şartına bağlı olduğu gibi ayrıca İngiliz Hukukuna tabi olduğunu, dolayısıyla İngiliz Hukuku tahtında geçici ödeme kurumunun olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, davacı vekilinin teminat mektubuna dayanılarak müvekkiline husumet yönelttiğini, teminat mektubundan kaynaklı yöneltilecek her türlü talebe İngiliz hukukunun uygulanmasının gerektiğini, davacının zararını somut belgeler ile ispatlayamadığını, davacı tarafından iddia edilen zararların ticari defterler ile kanıtlayamadığını ispat yükü yerine getirilmediğini, dava konusu taşımaya ilişkin 30.11.2019 tarihli konişimento incelendiğinde "Shipper's declared value" yani "Taşıyan tarafından beyan edilmiş değer" kısmının boş olduğunun görüldüğünü, davacı tarafından Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Limited Şirketi ile arasındaki bağlama notunun konişimento ile ilişkilendirildiğinin ileri sürüldüğünü, ancak konişimento incelendiğinde yalnızca "Freight details and charges" yani Türkçesi " Navlun detayları ve masraflar" kısmında navlunun 18.09.2019 tarihli bağlama notuna göre ödeneceği kaydının bulunduğunun görüleceğini, konişimentoda navlun kısmında atıf yapılan 18.09.2019 tarihli bağlama notunun, BOCS Bremen Overseas Chartering and Shipping BmbH ile Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Limited şirketi acentesi arasında düzenlendiğini, Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Limited Şirketi ile davalı arasında düzenlenen bağlama notuna …'nin taraf olmadığını, işbu bağlama notunun …'yi bağlamayacağını, akdi taşıyan Proje Kargo ve Yat Taşımacılık Limited Şirketi tarafından gemiye yükleme operasyonundan önce yük birimlerine ait çizimler gönderildiğini, ancak gemiye yükleme yapılmadan önce yükler incelendiğinde, kızakların çizimlerde belirtildiği üzere birimlere kaynaklanmadığının gözlemlendiğini, survey raporlarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu emtianın taşındığı “BOCS VISION” gemisi seferi sırasında 02.12.2012 tarihinde 9/10 rüzgar şiddetinde kuzeyden güçlü rüzgarla birlikte kötü hava şartlarına maruz kaldığını, davacının tüzel kişilik olduğunu manevi tazminat talep edemeyeceğini, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte manevi tazminat talep edebileceğini kabul edilse dahi manevi tazminatın şartları oluşmadığını beyanla fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmilini karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın gemi ile taşınan malın hasarlanmasından dolayı ortaya çıkan zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı ile davalılar Bocs Bremen Overscas Chartering and Shipping Gmbh ve RMH Asset Verwaltungsgesellschaft MBH Co. KG, bakımından uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin, 22/06/2020 tarih, 2019/3799 E. ve 2020/3051 K. sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı) deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun arka sayfasında bulunan yetki klozunun davacı … bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre bu davalılarla ilgili dava yönünden Bremen/Almanya Mahkemelerinin yetkili olduğu kanaatine varıldığı, bu nedenle davalı Bocs Bremen Overscas Chartering and Shipping Gmbh ve RMH Asset Verwaltungsgesellschaft MBH Co. KG vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olduğu, öte yandan dava konusu sigorta poliçesi örneği ile tercümesinden taşımayı yapan Bocs VISION gemisinin davalı … AS tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesininde anılan davalının Norveç şubesi tarafından düzenlendiği, Bocs VISION gemisiyle ilgili sigorta poliçesini düzenleyen davalı … AS yurt dışında mukim bir şirket olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre, bu davalı ile ilgili uyuşmazlık bakımından mahkememizin yetkili hale gelmesi, sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, Bocs VISION gemisinin sorumluluk sigortacısı davalı … AS, Norveç'de mukim bir şirket olduğu, sigorta poliçeside Norveç şubesi tarafından düzenlendiği, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi gereğince bu şirket aleyhine açılan dava bakımından yetkili mahkemenin davalının faaliyet merkezinin bulunduğu Norveç mahkemeleri olduğu, davalılar vekillerinin milletler arası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konşimentoda yetkili mahkemenin ismen zikredilmemiş olduğunu, dolayısıyla belirli olma kriterinin somut olayda gerçekleşmediğini, zararın deniz yolculuğu sırasında meydana geldiğini, haksız fiillden kaynaklı borç ilişkisinin söz konusu olduğunu, hem zarar görenin hem de akdi taşıyanın Türk şirketi olması sebebiyle haksız fiilin unsurlarının farklı ülkelere dağıldığını, ancak Türk hukukunun en sıkı ilişkili hukuk olması sebebiyle somut olayda Türk mahkemelerinin yetkili olduğunu, 3 no.lu davalı yönünden P&I sözleşmesinin niteliği itibariyle sorumluluk sigortası sözleşmesi olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesi uyarınca ancak Türk mahkemelerinin yetkili olması koşuluyla üçüncü kişilerin sorumluluk sigortalarına karşı dava açma hakkının bulunduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1400 üncü maddesi uyarınca doğrudan dava açacak üçüncü kişinin poliçenin tarafı olmadığını, Yargıtay'ın emsal kararları doğrultusunda üçüncü kişinin sorumluluk sigortasının lehtarı da olamayacağını, somut olayda mevcut bulunan P&I sözleşmesinin lehtarının yani menfaati sigortalananın, sigortalı donatan olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesi ile üçüncü kişiye kanundan doğan bir alacak hakkı verildiğinin görüleceğini, 5718 sayılı Kanun ve 6100 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kanundan doğan borçlar için özel yetki düzenlemelerinin bulunmadığını, şu halde zarar gören üçüncü kişi ile P&I arasındaki davalara bakmaya yetkili mahkemenin 6100 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerince belirleneceğini, P&I kulüpleri yurt dışında mukim olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi hükmünün önem kazanacağını, buna göre mal varlığına ilişkin davanın uyuşmazlık konusunda mal varlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabileceğini, dolayısıyla üç no.lu davalı P&I sigortalısının Türkiye'de prim alacağı bulunduğundan Türk mahkemelerinin milletlerarası uluslararası yetkisinin mevcut olduğunu, 1, 2 ve 3 no.lu davalılar yönünden yetki itirazının kabulüne yönelik kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esasının görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı donotanlar arasındaki konişmentonun tarafı olan davacı yükletenin konişmentodaki hüküm ve koşullara itiraz etmediği gibi konişmentoyu düzenleyenin fiili taşıyan olduğu, konişmento arkasında yer alan yetki şartının davacı yükleteni bağlayacağı, öte yandan davacının davalı …'a karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırmış olduğu, sigorta poliçesini düzenleyen Gard'nın yurt dışında mukim olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesi sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, BOCS VISION gemisinin şu andaki sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketi Norveç'de bulunduğu, sigorta poliçesininde yurt dışında düzenlendiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, davalı şigorta şirketinin Türkiye acentesi olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, ilk derece mahkemesince davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, (Yargıtay 11 HD, T: 14/11/2018 2017/646 E., 2018/7058 K. sayılı emsal ilamı) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, deniz taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın taşıma sırsında hasara uğraması neticesi yükleten tarafından akdi ve fiili taşıyıcılar ile P&I sorumluluk sigortacısına karşı açılmış bir tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Husumet Tespiti ve Çok Türlü Taşımalarda Hukuki Durum

Deniz yolu ile taşımada akdi taşıyan, fiili taşıyan veya taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla hareket edildiği ispatlanamayan kişilere meydana gelen zarar nedeniyle husumet yöneltilemez ve açılan dava pasif husumet yokluğundan reddedilir. Konşimentoda taşıyanın adı, soyadı veya ticaret unvanı ile işletme merkezinin gösterilmediği veya açıkça anlaşılmadığı hallerde ise donatan taşıyan sayılır ve zarardan sorumlu tutulur.

Deniz yolu taşımasında fiili taşıyanın acentesi aleyhine, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 116 ncı maddesi uyarınca acentenin kişisel kusuru ispatlanmadığı takdirde asaleten açılan dava reddedilir; dava acenteye izafeten taşıyana yöneltilebilir. Taşıyanın acentesi olduğu ileri sürülen şirketin sorumluluğuna karar verilebilmesi için şirketin kuruluş tarihi, acentelik ilişkisinin başlangıç dönemi ve sevk belgeleriyle bağlantısının denetime elverişli biçimde saptanması gerekir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5536, K. 2024/8675Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2023/5536 E.  ,  2024/8675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/881 Esas, 2022/894 Karar HÜKÜM : Müflis … Dış Tic. A.Ş. yönünden davanın açılmamış sayılmasına Davacı … Tekstil Sanayi ve Tic Ltd. Şti. tarafından açılan davanın kabulüne, Davalı … Denizcilik A.Ş.'ne izafeten ve kendi adına asaleten … Gemicilik ve Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın reddine, Davacı Paşa Tekstil İmalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd. (Yeni Unvan: … Tekstil İmalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.) tarafından açılan davanın kabulüne, … Denizcilik A.Ş.'ne yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalı … Gemicilik ve Tic. Ltd. Şti. hakkında asaleten açılan davanın reddine İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak Davalı … … Denizcilik A.Ş.ye İzafeten/Kendi Adına Asaleten … Gemicilik ve Tic. Ltd Şti. vekili, … Denizcilik A.Ş. vekili, … A.Ş. (…..A.Ş.) vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı müflis … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü hazır bulunan davacı … Tekstil ve … Tekstil vekili Av. … Seyhan ile müflis … A.Ş. vekili Avukat … ile davalı … (…) Taş. A.Ş. vekili Avukat Onur Yılmaz dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; … Dış Ticaret A.Ş.nin imalatçıları farklı olan tekstil ürünlerinin A.B.D'de bulunan … Idustries Inc. firmasına akreditifli ve vesaik mukabili olarak ihraç edilmesi hususunda gerekli belgeleri tanzim ettiğini ve ihracaata aracılık ettiğini, … Tekstil ve … Tekstil 'in ise taşınmak üzere davalılar tarafından teslim alınan emteaların imalatçısı olduğunu, davalı …'in deniz yolu sevkiyatını üstlenen ve ilgili konşimentoları tanzim eden taraf olduğunu, ihracaata konu tekstil emtealarının fiili alıcısının … Industries Inc isimli firma olmakla birlikte anlaşma gereği taşıma senedinde alıcının ''… Bank … Trade Bank'', ihbar adresinin: ''… Industries Inc'' gösterildiğini ve fiili alıcı firma olan ''…'' alıcı olarak gözüken bankaya mal bedelini ödemek suretiyle bankadan aldığı vesaik mukabili malları gümrükten çekmesi gerektiğini, davalı …. A.Ş. tarafından düzenlenen FCR belgelerinin talimata uygun düzenlenmiş olmasına rağmen, konşimentolarda talimatların aksine ve farklı alıcı ismi gösterilmiş olması nedeniyle, satışa konu malların, fatura bedellerinin tahsilatı garantiye alınmaksızın varma yerinde teslim edildiğini ve bu sebeple emtea bedellerinin fiili alıcının bilhare iflas etmesi nedeniyle tahsil olunamadığını, deniz yolu taşımasını üstlenen … tarafından düzenlenen konşimentolarda yükleyici olarak FCR belgesini düzenleyen davalı … A.Ş, alıcı olarak talimatlarda adı verilen banka yerine konu ile herhangibir ilgisi bulunmaması gereken … isimli bir firmanın, ihbar adresi olarak fiili alıcı olan … isimli firmanın yazılmış olduğunu ve bu sebeple müvekkilleri arasında herhangi bir anlaşma olmayan akreditif ve vesaik mukabili teslime tabii olmaksızın ve adı geçen FOOTHILL Capıtal isimli firma mal bedellerinin ödenip ödenmediğini araştırmaksızın yük belgelerini … isimli fiili alıcıya teslim etmiş olduğunu ve bu şekilde malların gümrükten çekildiğinin tespit edildiğini, bu malların bedellerinin alıcı tarafından ödenmediğini, bir taraftan davalıların talimata aykırı işlemleri ve diğer taraftan alıcının iflas etmesi sebebiyle de tahsilatın imkânsız hale geldiğini, müvekkillerinin davalılar ile vaki görüşmeleri tahtında zararlarının telafisi yönünde olumlu herhangibir yaklaşımda bulunmadıklarını ileri sürerek fazlayı ve munzam zararları talep hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 756.150,25 usd tutarında zararı oluşturan alacağın T.C. Merkez Bankasının 1 yıl vadeli döviz hesaplarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte aynen veya fiili tediye tarihindeki kurdan Türk Lirası karşılığının müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı … Sealand'e izafeten ve kendi adlarına asaleten … Denizcilik A.Ş ve … Gemicilik ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketlere verilmiş bir tek konşimento talimatı bulunmadığını, mübrez belgelere göre davacı tarafın sadece diğer davalı … Taşımacılık A.Ş ile ilişkiye girerek bu şirket ile muhatap olduğunu ve sadece bu şirkete FCR talimatı verdiğini, müvekkillerinin taşımak üzere davacıdan mal teslim almadığını, davanın 1 yıllık hakdüşümü süresine tabii olduğunu, dava 27.12.2001 tarihinde açılmış ise de davacı tarafından belirtilen taşımaların büyük çoğunluğunun Ekim ve Kasım 2000 ayları ile Aralık 2000 ayının başında yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı … Taşımacılık ile Lojistik End. Hizm. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin taşıyan olmadığı gibi taşıma için ücret dahi tahsil etmediğini, alım satım ilişkisinin FOB esaslı olduğunu, FOB satımlarda taşımayı yapacak geminini alıcı tarafından belirlendiği, nitekim alıcı … taşımayı yapacak gemileri belirlendiğini ve Amerika'da mukim taşıma işleri komisyoncusu ile taşıma mukavelesi akdettiğini, bu anlaşmaya göre de, konşimentoların ''…'' emrine düzenlenmesi gerektiğini, davacılar ile müvekkili arasında malların taşınmasına ilişkin hiçbir ilişki bulunmadığını, zarar iddialarının kanıtlanmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI 1.Mahkemece verilen görevsizlik kararı davalılardan …. A.Ş.nin temyiz itirazı üzerine Dairemizin 25.10.2007 tarihli 2006/10512 E. 2007/13341 K. Sayılı kararı ile İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlendiği, ancak, mahkemece davanın 27.12.2002 tarihinde açıldığı dikkate alınarak, davaya devamla işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkemenin kararı bozulmuştur. 2.Mahkemece, bozma ilamı sonrasında yapılan incelemeye ve tüm dosya kapsamına göre; davacı …nin 21.05.2015 tarihi itibariyle iflas ettiği, ikinci alacaklılar toplantısının 10.07.2017 tarihinde yapıldığı anlaşılmış olup, iflas idare memurlarına ayrı ayrı usulüne uygun tebligat çıkarılarak duruşma günün tebliğine rağmen duruşmaya katılmadıkları ve mazaret sunmadıkları anlaşıldığından 12.10.2017 tarihli oturumda davacı …Ş. yönünden takip edilmeyen dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve yasal süre içinde davanın yenilenmediği anlaşıldığından davacı Müflis … A.Ş. yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, davacı …nin aracı ihracatçı sıfatı ile hareket ettiği ve ihracat işlemlerini organize ettiği, asıl alacaklılık sıfatının davacı-imalatçı (gerçek ihracatçı) firmalara ait olduğu; dolayısıyla … A.Ş.nin tüm ihracat bedeli, … Tekstil Ltd. Şti. (694.419,25 usd) ve … Tekstil Ltd. Şti.nin (61.731,00 usd) de imalatçı ihracatçı olarak kendi ihraç bedelleri kadar dava açma haklarının bulunduğu, kaldı ki davacı … Tekstil Ltd. Şti. ile … A.Ş. arasında akdedilen “Aracı İhracatçı Sözleşmesi”nin alacağın temliki sözleşmesi mahiyetinde olduğu anlaşıldığından davacıların aktif husumetinin bulunduğu, davalılardan “… Logistics" yönünden davacı vekilinin davalarını asaleten … Taşımacılık Ltd. Şti.'ne yönelttikleri ve açıkça davalı … Logistics'i davalı göstermekten vazgeçtiklerine dair beyanları doğrultusunda "… Logistics"in davalı olarak gösterilmediği, dolayısıyla mevcut haliyle taraf teşkilinin sağlanmış olduğu, taşıma işinde davalı … Taşımacılık A.Ş.nin taşıma işleri komisyoncusu (satıcıyı temsilen teslim eden, yüklemeyi yapan), davalı … Sealand taşıma işini gerçekleştiren, davalı … Gemicilik ve Tic. Ltd. Şti. ise …’ın yükleme limanı temsilcisi olduğu, davacı tarafından konişmento detaylarına dair talimatın davalılara bildirilmiş olmasına karşın FCR belgesi ile düzenlenen konişmento arasında farklılık bulunduğu, bu farklılık sebebiyle eşyanın mal bedeli ödenmeksizin … Inc.'ye tesliminin gerçekleştiği ve anılan şirketin iflası nedeniyle bedelinin tahsil edilemediği anlaşılmakla; gönderici/davacı firma tarafından verilen konşimento talimatları dosyada bulunmakta olup “…” firmasının adının konşimentoya talimatlara aykırı olarak yazıldığı anlaşılamakta olup, taraflar arasında akdedilmiş taşıma sözleşmesinin davalı taşıyan firmalar tarafından ihlal edildiği, alıcının banka gösterilmesine rağmen, bankadan ödeme belgesi veya teslim talimatı almadan yapılan teslimden taşıyanların sorumlu olduğu, somut olayda davalı … Taşımacılık A.Ş. firmasının akdi taşıyıcı-forwarder sıfatı ile meydana gelen zarardan tam sorumlu olduğu, … firmasının ise yürütülen taşıma sürecinde meydana gelen zararlardan fiili-asıl taşıyan sıfatı ile sorumlu olduğu, davalı taşıyıcı firmaların taşıma sözleşmesi kapsamında verilen talimata aykırı davranmasından doğan davacı zararından müteselsilen sorumlu oldukları, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 116 ncı maddesi uyarınca acente aleyhine doğrudan hasım gösterilmek suretiyle dava açılamayacağı, ancak yürüttüğü işler nedeniyle, kişisel kusurlarının varlığı halinde doğrudan acenteye yönelik dava açılabileceği, davalı … Gemicilik ve Tic. Ltd, Şti. unvanlı firmanın asıl işinin acentelik olduğu, kendisine hem izafeten, hem de asaleten dava ikame edilmiş ise de; dosya içeriğine göre davalının taşıyan sıfatı bulunmadığı, davalı … taşıyan sıfatına sahip olduğu, dosyaya sunulan konişmentoları taşıyanın acentesi sıfatıyla düzenleyen … Gemicilik ve Ticaret Ltd. Şti.'ne …'a izafeten davanın yöneltilebileceği, somut olayda, davacı tarafça, davalı acentenin kişisel kusuru olduğu ileri sürülüp kanıtlanmadığına göre davalı acente … Gemicilik ve Tic. Ltd. Şti. yönünden asaleten açılan tüm davaların reddi gerektiği gerekçesiyle Müflis … Dış Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına; davacı … Tekstil Sanayi ve Tic Ltd. Şti. tarafından açılan davanın kabulüne, 694.419,25 usd'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince uygulanacak faizi ile birlikte davalılar …'a izafeten … Gemicilik ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı …. Loj. End. Hiz. ve Tic. A.Ş. (Yeni Ünvan … Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik A.Ş.)’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalı … Denizcilik A.Ş.'ne izafeten ve kendi adına asaleten … Gemicilik ve Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın reddine; davacı Paşa Tekstil İmalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd. (Yeni Unvan: … Tekstil İmalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.) tarafından açılan davanın kabulüne, 61.731,00 usd'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince uygulanacak faizi ile birlikte davalılar …'a ve Davalı … Denizcilik A.Ş.ne izafeten … Gemicilik ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı …. Loj. End. Hiz. ve Tic. A.Ş. (Yeni Ünvan … Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik A.Ş.)'den (Davalı … Denizcilik A.Ş.'nin sorumluluğunun 53.258,75 usd ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, … Denizcilik A.Ş.'ne yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı … Gemicilik ve Tic. Ltd. Şti. hakkında asaleten açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı …Ş. vekili, Davalı … … Denizcilik A.Ş.ye izafeten/kendi adına asaleten … Gemicilik ve Tic. Ltd Şti. vekili, … Denizcilik A.Ş. vekili, … A.Ş. …..A.Ş. (……A.Ş.) vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıların, gönderenlerin talimatına uymayarak düzenledikleri FCR belgeleri nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacıların aktif husumetlerinin, davalıların pasif husumetlerinin bulunup bulunmadığı, var ise davacı imatlatçıların … Dış Ticaret A.Ş. firması aracılığı ile ne kadar tutarlı mal ihraç ettiği, mal bedellerinin tahsil edilememesinde davalıların kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6762 sayılı Kanun'un 1064 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı …Ş. vekili ile davalı … … Denizcilik A.Ş.ye izafeten/kendi adına asaleten … Gemicilik ve Tic. Ltd Şti. vekili, davalı …..A.Ş. (……A.Ş.) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Davalı … Denizcilik A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı şirketin 2001 yılında kurulduğu, 2002 yılı sonrasından … firmasının acenteliğini yapmaya başladığı, daha öncesinde … firmasının acenteliğini … Gemicilik ve Dış Tic Ltd. Şti.'nin yürüttüğü anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan ayrıntılı incelemeler içeren 15.08.2016 tarihli bilirkişi raporunun 15 inci sayfasında 9 numaralı bentte "Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne tescilli 10.01.2001/716 tarih sayılı ihracat beyannamesi: 1701 karton 5723 kg, 53.258,75 usd" başlığı altında yapılan incelemede; yapılan işlemlere, düzenlenen belgelere ve faturalara dair bilgilere yer verilmiş ise de raporun işbu ilgili sayfalarında davalılardan … Denizcilik A.Ş.nin ismine rastlanmamış, … Denizcilik A.Ş.ne hangi sebeple sorumluluk yüklendiği de anlaşılamamıştır. Aynı raporun son sayfasında ise; …'ın acentesi … Gemicilik…Ltd.Şti.nin düzenlediği talimatlara aykırı düzenlediği konşimentolarla zararın doğmasına sebep olduğu sonuca varılmış, sadece son paragrafta Davalı … Denizcilik A.Ş.nin … grubuna bağlı şirket olduğu ifade edilmiştir. Sonraki tarihli bilirkişi raporları ise işbu bilirkişi raporuna atıflar yapılarak düzenlenmiş olup, dosya kapsamındaki belgeleri tek tek inceleyen başkaca bir rapor dosya kapsamında bulunmamaktadır. Mahkemece, davalı … Denizcilik A.Ş.nin sorumluluğuna ilişkin de yalnızca, bilirkişi raporunda ifade edilen Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne tescilli 10.01.2001/716 tarih sayılı gümrük çıkış beyannamesine göre, 53.258,75 usd tutarlı beyanname düzenlediği gerekçesine yer verilmiş ve bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ve özellikle 15.08.2016 tarihli rapor kapsamı değerlendirildiğinde bu sonuca nasıl varıldığı anlaşılamadığından, mahkemece davalı … Denizcilik A.Ş.nin sorumluluğunun ayrıca ve denetime elverişli olacak şekilde yeniden değerlendirilmesi ve gerekirse bu hususta denetime elverişli yeni bir rapor alınması, söz konusu Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne tescilli 10.01.2001/716 tarih sayılı 53.258,75 usd tutarlı gümrük çıkış beyannamesi incelenerek ne şekilde … Denizcilik A.Ş.nin sorumluluğuna yol açtığının … Denizcilik A.Ş.nin kuruluş tarihi ve acentelik faaliyetlerine başladığı tarihin de dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın … Denizcilik A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir. V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı …Ş. vekili ile davalı … … Denizcilik A.Ş.ye izafeten/kendi adına asaleten … Gemicilik ve Tic. Ltd Şti. vekili, davalı …..A.Ş. (……A.Ş.) vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Denizcilik A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Denizcilik A.Ş.'ye verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı …. A.Ş.'ye yükletilmesine, davalılar …-… Denizcilik A.Ş.'ye izafeten/kendi adına asaleten … Gemicilik ve Tic. Ltd. Şti. ile … A.Ş. (…..A.Ş.)'den müştereken ve müteselsilen yükletilmesine, davalı … Denizcilik A.Ş.'den peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde iadesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 902 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, değişik tür araçlar ile taşımada Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanabilmesi için uluslararası sözleşmelerde aksi yönde bir düzenlemenin bulunmaması gerekir. Eşya yüklü taşıtın yolun bir kısmında yük boşaltılmadan deniz yoluyla taşındığı hallerde CMR'nin 2 nci maddesi gereğince sözleşme taşımanın tümü için uygulanır; dolayısıyla akdi taşıyanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1191 inci maddesi kapsamındaki sorumluluğu yerine taşımanın bütününe uluslararası sözleşme hükümleri tatbik edilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1129, K. 2025/6019Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2025/1129 E.  ,  2025/6019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/56 Esas, 2024/1537 Karar HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2017/133 E., 2020/217 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak …. Ticaret A.Ş. vekili, duruşma istemi olmaksızın … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin nakliyat sigorta poliçesi ile sigortaladığı emtiaların davalı … Lojistik A.Ş.'nin gerçekleştirdiği nakliye sırasında hasarlanması sonucu sigortalıya ödenen hasar tazminatının tahsili için taşıyan … Lojistik A.Ş. ile onun sigorta şirketi olan … Sigorta A.Ş. aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz etmeleri sonucunda takibin durduğunu, davalıların itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptali ile takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; sigortalı emtiaların yüklenmiş olduğu … plakalı dorsenin geminin açık güvertesinin en ön sırasına yüklenmiş olmasından dolayı davalı gemi donatanının da hasardan sorumlu olduğunu, taşınan yükün deniz taşıması sırasında ıslanarak hasarlandığını, davalının dorseyi geminin açık güvertesinin ön sırasına yükleyerek dava konusu zararın oluşmasına sebebiyet vermekle bu davalının da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1178. maddesi gereğince sorumluluğunun doğduğunu, davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı … Ticaret A.Ş. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; taşımanın niteliği gereğince uyuşmazlığa Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, CMR'nin 2. maddesine göre kara taşıyıcısının deniz taşıyanının dayandığı sorumluluk hükümlerine dayanabilmesi için gerekli şartların mevcut olduğunu, emtia hasarı … gemisinde taşımanın yapıldığı sırada ortaya çıkan şiddetli rüzgar neticesinde meydana geldiğinden müvekkilinin sorumluluğunun TTK'nın 1178 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, TTK'nın 1182/1-a hükmüne göre de müvekkili kusursuz sayıldığından davalının sorumlu tutulamayacağını, kara nakliyecisi olan müvekkilinin dava konusu olayın gerçekleşmesinde herhangi bir fiilinin bulunmadığını, kaldı ki davalının TTK'nın 1186/1 hükmü uyarınca sorumluluğunun sınırlandığını, diğer yandan CMR'nin 17/2 hükmüne göre de müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, şiddetli rüzgarın müvekkilinin önlemesine ya da kaçınmasına olanak bulunmayan bir durum olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı …. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; ekspertiz raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, CMR ve TTK hükümlerine göre yükleme, ambalaj ve istif sırasında yapılan hata ve noksanlıkların taşıyıcının sorumluluk kapsamı dışında kaldığını, bu nedenle yükleme, ambalaj ve istifin kim tarafından ve kimin sorumluluğunda gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olması ve kusuru oranında sözkonusu olduğunu, ayrıca sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin hükümlerin müvekkili sigorta şirketi bakımından da tatbik edilebileceğini, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekillinin tedbirli bir taşıyandan beklenen tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, yükün içerisinde bulunduğu dorsenin geminin açık güvertesine yüklendiğini, kötü hava koşulları nedeniyle dorse üzerindeki brandanın yırtıldığını, sörvey raporunda bu hususun tespit edildiğini, brandanın yırtılmasında müvekkile yüklenebilecek bir kusurun olmadığını, Un Roro taşıma şartlarının güverte yüküne ilişkin 9. maddesinde güverte üstünde taşınan yükün kaybı, gecikmesi veya hasar görmesinden taşıyanın sorumlu olmayacağına ilişkin şart bulunduğunu, sözkonusu taşıma şartı nedeniyle de müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde sınırlı sorumluluk miktarını aşan talebin reddi gerektiğini savunarak davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortalısı olan …. San. A.Ş.'nin Almanya’dan satın aldığı muhtelif otomotiv parçalarının Almanya’dan İzmit’e … plakalı dorse ile taşınması konusunda davalı … Lojistik A.Ş. tarafından hamule senedi düzenlendiği, yükün İtalya’dan Türkiye’ye taşınmasının ise davalı … İşletmeleri A.Ş.'ye ait "… İstanbul" gemisi ile gerçekleştirildiği, taşınan eşyanın tesliminden sonra yapılan muayenesinde deniz suyuna maruz kalarak hasarlandığının tespit edildiği, bu durumda yükteki ıslanmanın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin sabit olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan satış faturalarının taşıma methodu bölümünde “OCEAN” yani açık deniz kaydının yer aldığı, sözkonusu kayıttan yükün alıcısı ile satıcı Alman firmasının haberdar olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle taşımanın bir kısmının deniz yoluyla yapılmasından dolayı kara nakliyecisine kusur yüklenemeyeceği değerlendirildiğinden … Lojistik A.Ş.'nin sorumluluğu yönünden de TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, TTK’nın 1191. maddesinde taşımanın bir kısmının veya tamamının bir fiili taşıyana bırakıldığı durumda akdi taşıyanın taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam edeceğinin düzenlendiği, anılan Kanun maddesine göre davalı … Lojistik A.Ş.'nin taşıma işinin bir kısmını kendisine bıraktığı davalı … İşl. A.Ş.'nin kusuruyla ortaya çıkacak yük hasarından sorumlu olması gerektiği, dorsenin … gemisinin güvertesinde taşınmasının TTK’nun 1151. maddesi kapsamında hukuka uygun olduğu, taşımanın yapıldığı rotada mevsim koşulları itibariyle karşılaşılabilecek hava ve deniz durumunun önceden öngörülebileceği, dolayısıyla taşıma sırasında sert rüzgar görülmesinin öngörülebilir ve olağan olduğu, geminin Türkiye’nin en büyük roro gemisi olması, geminin boyutu gözönüne alındığında zor hava şartlarında dahi seferine devam etmesinin bekleneceği, hasarın hava ve deniz durumuna uygun bir yüklemenin yapılmamasından kaynaklandığı, güvertenin ön bölümüne tamamı kapalı tentesiz dorselerin yerleştirilerek hasarın önüne geçilmesi mümkün olduğu halde üstü tente ile kaplı dava konusu dorsenin güvertenin ön sırasına yerleştirilmesinin yükün istifinde taşıyıcının ihmal ve kusurunun bulunduğunu ortaya koyduğu, bu nedenle davalı deniz taşıyanı … İşl. A.Ş.'nin meydana gelen hasardan dolayı TTK’nın 1178 ve devamı maddeleri gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalılar vekilleri ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı …. vekilinin iki haftalık yasal süresinden sonra istinaf kanun yoluna başvurduğu, dava dışı sigortalı ile davalılar arasında yapılmış yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, ancak dosyada bulunan navlun faturalarına göre birleşen dosyada davalı …. A.Ş.'nin fiili taşıyıcı, davalı … Lojistik A.Ş.'nin akdi taşıyan konumunda bulunduğu, … Lojistik A.Ş.'nin üstlendiği taşıma taahhüdünün deniz yolu taşımacılığına ilişkin kısmını davalı …. A.Ş. 'ye bıraktığı, …. A.Ş.'nin aynı zamanda TTK’nın 1061. maddesine göre gemi donatanı olduğu, akdi ve fiili taşıyan arasındaki taşımaya ilişkin olarak Un Ro Ro Taşıma Hüküm ve Koşulları başlıklı belgenin 5. maddesinde "taşıyan, römorkların veya yarı römorkların tentelerinin/brandalarının deniz seferi sırasında yırtılması veya kopması durumlarda kayıp veya hasar sorumluluğundan muaf olacaktır.” 9. maddesinde “tacir, araçlar, kamyonlar, römorklar, yassı uzun römorklar ve benzeri birimlerin ve herhangi bir birimde veya römorklar, yarı römorklar veya birim içinde ambalajlanmış olsun ya da olmasın yukarıda belirtilen birimler üzerinde ambalajlanan diğer yük ve malların, taşıyanın tercihine bağlı olarak söz konusu yükün hem güverte üstünde hem de altında taşınması için özel olarak inşa edilmiş ve donatılmış gemiye yüklendiğini teyit eden tacire bildirimde bulunmaksızın, güverte üstünde veya güverte altında taşınabileceğini kabul etmektedir. Güverte üstünde taşınması halinde, taşıyanın bu konşimento üzerine söz konusu güverte üzerinde taşımaya ilişkin herhangi bir beyanı kaydetmesi, işaretlemesi veya kaşelemesi gerekmeyecektir. Taşıyanlar söz konusu kayıp, gecikme ve hasarın nerede oluştuğuna bakılmaksızın, güverte üstünde taşınan yükün kaybı, gecikmesi veya hasar görmesinden sorumlu olmayacaktır.” düzenlemelerinin bulunduğu, hasar ödemesine konu emtianın geminin açık güverte kısmında taşındığı, Hamburg Kuralları Deniz Yoluyla Eşya Taşımasına İlişkin Birleşmiş Milletler Konvansiyonu'nun 9. maddesine benzer şekilde düzenlenen güverteye konacak eşya başlıklı TTK'nın 1151. maddesinde eşyanın güvertede taşınabilmesinin şartlarının açıklandığı, taşıyan, eşyanın güvertede taşınması veya taşınabileceği hususunda yükleten ile anlaştığı takdirde denizde taşıma senedine bu yolda yazılı bir kaydı düşmesi gerektiği, eşyanın güvertede taşınmış olması anılan Kanun maddesine aykırı yapılmış ise taşıyanın, güvertede taşımadan ileri gelen zıya, hasar veya geç teslimden TTK'nın 1178. ve 1179. maddelere göre sorumlu olacağı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı … Taş. A.Ş.'nin taşıma koşullarında eşyanın açık güverteye yüklenebileceğine ilişkin bir kayıt bulunduğu, ayrıca Ro-Ro taşımalarında güverteye yüklemeye elverişli bir yükleme teçhizatının içinde bulunan yükün taşındığı, bu nedenle yazılı bir anlaşma bulunmasa bile eşyanın güvertede taşınmasının ticari teamülü yansıttığı, somut olayda eşyanın Ro-Ro gemisinin güvertesinde taşınmasının TTK’nın 1151. maddesi kapsamında hukuka uygun olduğu, Ro-Ro gemisinde açık güvertede dorse taşınması mutad olup, somut olayda aksine bir kayıt bulunmadığından akdi taşıyan ile fiili taşıyan arasında eşyanın açık güvertede taşınmasının kabul edildiğinin anlaşıldığı, taşımanın yapıldığı rotada mevsim koşulları itibariyle karşılaşılabilecek hava ve deniz durumunun önceden öngörülebileceği, Ro-Ro gemisinin boyutu gözönüne alındığında zor hava şartlarında dahi seferine devam edebileceği, hasarın sebebinin şiddetli rüzgar ve hava şartları olmadığı, bu nedenle davalı akdi taşıyan … Lojistik A.Ş.'nin TTK'nın 1182/1-a hükmü gereğince kusursuz sayılması ve zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğine ilişkin istinaf isteminin yerinde görülmediği, emtiada meydana gelen hasarın nedenine ilişkin olarak tanzim edilen bilirkişi raporuna göre hasarın hava ve deniz durumuna uygun bir yüklemenin yapılmamasından kaynaklandığı, davalı … Taş. A.Ş.'ye kapalı güvertede taşıma yapılmasına ilişkin verilen bir talimatın bulunmadığı gözetildiğinde akdi taşıyan davalı … Lojistik A.Ş.'nin taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davalı … Lojistik A.Ş. vekilince ilk kez istinaf dilekçesinde ambalajlamanın yetersiz olduğunu ileri sürülmüş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 357/1 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında incelenemeyeceği, birleşen davada davalı … Taş. A.Ş.'ye taşınan emtianın bulunduğu dorsenin kapalı güvertede taşınmasına ilişkin verilen bir talimat olmadığı ve açık güverteye dorse yüklemenin mutad bir yükleme şekli olduğundan davalı… Taş. A.Ş.'nin bir kusuru bulunmayıp hasarın oluşmaması için gerekli dikkat ve özeni göstermediği ispatlanmadığından TTK'nın 1178. maddesi uyarınca bu davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı …Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1 hükmü gereğince usulden reddine, asıl davada davalı … Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davada davalı … Taşımacılık A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine vaki itirazlarının kısmen iptaline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen davanın reddine, birleşen davada davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, asıl davada davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, emtia, nakliyat, sigorta poliçesinden doğan rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Uyuşmazlık ise, değişik tür araçlarla uluslararası yapılan taşımalarda taşınan emtiada oluşan zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre somut olayda TTK hükümlerinin mi yoksa CMR hükümlerinin mi uygulanacağı noktasında toplanmaktadır. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, dosya kapsamına göre uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl davada davalı …. vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Asıl davada davalı … Lojistik A.Ş.'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı … şirketinin sigortalısı …. Sanayi A.Ş.'nin deniz ve karayolu ile taşınacak olan mallarını nakliyat sigorta poliçesi ile nakliye rizikolarına karşı sigortaladığı, dava konusu taşımanın Almaya'da yerleşik ….Company Limited'e ait emtianın Almanya'nın Köln şehrinden teslim alınıp tır/dorse ile İtalya'nın Trieste Limanına taşındığı, 12.03.2016 tarihinde sigortalı emtianın dorse içerisinde mühürlü şekilde ve araçtan indirilmeden … plakalı araç ile Un İstanbul isimli Ro Ro gemisine yüklenerek deniz yolu ile taşımasının gerçekleştirilip 15.03.2016 tarihinde Pendik Limanına getirildiği anlaşılmış, emtia buradan da kara yolu ile taşınarak 17.03.2016 tarihinde Kocaeli tesislerinde sigortalıya teslim edilmiştir. Hem İlk Derece Mahkemesince hem de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince TTK'nın ilgili hükümlerinin uygulanacağı tespiti ile yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiş ise de; multi model taşımada TTK hükümlerinin uygulanabilmesi için değişik tür araçlar ile taşıma işini düzenleyen aynı Kanun'un 902. maddesindeki şartların kümülatif olarak bulunması gerekmektedir. Bu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtildiği üzere TTK hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli olan şartlardan biri de uluslararası sözleşmelerde aksi yönde bir düzenlemenin bulunmamasıdır. Somut olay bakımında ise uluslararası kara yolu ile yapılan taşımaya ilişkin CMR'nin 2. maddesinde aksi yönde hüküm bulunmaktadır. İşbu hükme göre “Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır.” Yani mal yüklü taşıt yüküyle birlikte gemiye bindirilerek taşımanın gerçekleşmesi halinde multi model taşımanın tümüne CMR hükümlerinin uygulanacağı anılan maddeyle düzenlenmiştir. Somut olayda değişik tür araçlar ile gerçekleşen uluslararası taşıma yük gemiye bindirilirken ve gemiden indirilirken tırdan indirilmeden gerçekleştiğinden TTK'nın 902/1-d hükmü ve CMR'nin 2. maddesi hükmü uyarınca taşımanın tamamına CMR hükümleri uygulanmasının gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca CMR hükümlerinin uygulanması suretiyle davanın çözümüne gidilmesi gerekirken, aksi düşünce ile TTK hükümleri uygulanarak uyuşmazlığın halli doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı …. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı … Lojistik A.Ş.' nin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davalı … Lojistik A.Ş.'ye iadesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde asıl davada davalı …Ş.'ne iadesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Fiili taşıyan ile akdi taşıyan arasındaki temel fark nedir?

Akdi taşıyan, taşıtanla navlun sözleşmesi akdederek denizde taşımayı taahhüt eden taraftır; fiili taşıyan ise bu taşımanın icrasını kısmen veya tamamen akdi taşıyandan devralan kişidir.

Yük ilgilisi doğrudan fiili taşıyana başvurabilir mi?

Evet, yük ilgilisi ile fiili taşıyan arasında sözleşme bulunmasa dahi zıya, hasar veya gecikmenin fiili taşıyanın hâkimiyeti altındayken gerçekleşmesi şartıyla yük ilgilisi doğrudan fiili taşıyana başvurabilir.

Konşimentoda taşıyan açıkça gösterilmemişse taşıyan kim kabul edilir?

Konşimentoda taşıyanın adı, soyadı, ticaret unvanı veya işletme merkezi gösterilmemişse yahut açıkça anlaşılamıyorsa donatan taşıyan sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu