Deepfake Teknolojisinin Hukuki Boyutu

by Avukat Erdal Ersoy
Deepfake Teknolojisinin Hukuki Boyutu

7590 sayılı Kanunun 26 ve 27. maddeleriyle 31 Temmuz 2026’da devredilen 5651 kapsamındaki görevlerde yetkili kurum Siber Güvenlik Başkanlığıdır. İlgili ikincil düzenlemelerdeki BTK/TİB atıfları, devredilen görevler bakımından bu Başkanlığa yapılmış sayılır. BTK’nın bütün elektronik haberleşme görevleri devredilmiş değildir; başka özel kanunlardaki yetkiler ayrıca değerlendirilir. 7578 sayılı Kanunun yeni sosyal ağ ve oyun platformu yükümlülüklerinin yürürlük tarihi ise 1 Kasım 2026’dır.

7590 sayılı Kanun, Madde 26Kaynağı aç
BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7590 Kabul Tarihi: 24/7/2026 MADDE 1- 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun “IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümüne aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “56. Nükleer enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için önlisans ve/veya lisans alan tüzel kişilerin taraf olduğu nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin düzenlenen kağıtlar.” MADDE 2- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinin son paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 3- 19/6/1979 tarihli ve 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasına (f) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut (g) bendi buna göre teselsül ettirilmiştir. “g) 2863 sayılı Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılacak başvurular ve Bakanlıkça sunulacak hizmetler karşılığı alınacak her türlü hizmet bedeli,” MADDE 4- 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aşağıdaki ek madde ile ekli (1) sayılı ücret tarifesi eklenmiştir. “EK MADDE 9- Kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan her türlü plan, proje, yapım ve benzeri işler kapsamında talep edilenler hariç olmak üzere; bu Kanun kapsamındaki Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu her türlü belge talebi ile itiraz ve yeniden değerlendirme başvurularından ve Bakanlıkça özel bir çalışma, araştırma ve inceleme gerektiren talep ve başvurulardan, kültürel mirasın korunması amacıyla gerçekleştirilecek hizmetlerin yürütülmesinde kullanılmak üzere ekli (1) sayılı ücret tarifesinde belirlenen hizmet bedelleri alınır. Hizmet bedeli olarak alınacak tutarlar, başvuru sahipleri tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünün ilgili banka hesabına yatırılır. Hesapta toplanan tutar Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi bütçesine gelir kaydedilir. Ekli (1) sayılı ücret tarifesinde belirlenen hizmet bedelleri, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrası uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Bu madde kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılacak başvurular ve Bakanlıkça sunulacak hizmetler karşılığı alınacak bedellere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” MADDE 5- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ek 17 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “EK MADDE 17- İlk defa sürücü belgesi alanlar ile sürücü belgesi herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden sürücü belgesi almaya hak kazananlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler. Aday sürücülük süresi içinde; a) Bu Kanun kapsamında sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir ihlalin gerçekleştirilmesi, b) 75 ceza puanının aşılması, c) Araç cinsine bakılmaksızın 0.20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi, ç) Bu Kanunun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 74 üncü veya 78 inci maddelerinden herhangi birinin üç kez ihlal edilmesi, halinde aday sürücü belgesi iptal edilir. Aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için; sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı, bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması ve varsa iptal işlemi sonrası bekleme süresi veya geçici geri alma işlemleri sonrası geri alma süresi kadar zamanın geçmiş olması zorunludur. Aday sürücü belgesi iptal işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır.” MADDE 6- 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 42 nci maddesinin birinci fıkrasına “araç ve gereç” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin” ibaresi eklenmiş ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Kolluk kuvvetleri ve diğer yetkililer; kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına, uçuş ekibine, yolculara, kurtarma ve yardım ekibinin görevini yapmasına yardımcı olmakla yükümlüdürler.” MADDE 7- 2920 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti MADDE 94- Türk hava sahasında uçuş gerçekleştiren sivil hava araçlarının, hava trafik kurallarına aykırı hareket etmeleri veya hava sahasını ihlal etmeleri hâlinde, ilgili hava trafik kontrol ünitesinin talebi üzerine yetkilendirilen hava araçları tarafından gerçekleştirilen önleme faaliyetleri kapsamında verilen talimatlara uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunludur. Yabancı devletlerin hava sahasında uçuş gerçekleştiren, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticiler tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunludur. Birinci fıkra hükmünün uygulanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı; gerekli hâllerde Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile iş birliği yapar.” MADDE 8- 2920 sayılı Kanunun 143 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Birinci ve ikinci fıkralarda yer alan idari para cezalarının alt ve üst sınırları tüzel kişiler için beş katı olarak uygulanır.” MADDE 9- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “ GEÇİCİ MADDE 47- (1) 31/12/2045 tarihine kadar uygulanmak üzere, nükleer enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için önlisans ve/veya lisans alan mükelleflerin yatırım teşvik belgeleri kapsamında nükleer enerji santralleri yatırımlarına ilişkin inşaat işleri nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüklenilen ve takvim yılının altı aylık dönemleri itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi, altı aylık dönemleri izleyen bir yıl içinde talep edilmesi halinde mükellefe iade edilir. (2) 31/12/2045 tarihine kadar uygulanmak üzere, nükleer enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için önlisans ve/veya lisans alan mükelleflerin yatırım teşvik belgeleri kapsamında nükleer enerji santralleri yatırımlarına ilişkin yapılacak makine ve teçhizat teslimleri katma değer vergisinden müstesnadır. Bu kapsamda yapılan teslimler nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler, 32 nci madde hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilir. (3) Yatırımın tamamlanmaması halinde, bu madde kapsamında zamanında alınmayan veya iade edilen vergiler yatırımcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Bu vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar. (4) Cumhurbaşkanı birinci ve ikinci fıkrada yer alan süreleri 31/12/2050 tarihine kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.” MADDE 10- 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 35 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “31/12/2026” ibaresi “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiş ve cümleye “2025” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 2026 ve 2027” ibaresi eklenmiştir. MADDE 11- 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “ GEÇİCİ MADDE 36- 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait konaklama tesisi işyerlerinde, 2026 yılı Mayıs ila Aralık aylarına/dönemlerine ilişkin olmak üzere, tesisin faaliyette bulunduğu aylar/dönemler ile sınırlı olarak, ilgili ayda/dönemde verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirilen sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işyerlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilmek suretiyle Fondan karşılanır. İşyeri ile ilgili muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içinde verilmemesi, primlerin yasal süresinde ödenmemesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması durumlarında bu maddede belirtilen destekten yararlanılamaz. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ettiren ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu madde hükmünden yararlandırılır. Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik ad, ünvan veya iş birimi altında açılması, yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi veya bu madde kapsamında sağlanan destekten yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis edildiğinin anlaşılması hâlinde, Fondan karşılanan tutar 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir. 2026 yılı Mayıs ila Aralık ayları/dönemleri için mahkeme kararıyla veya denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde; çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ile sigortalıların prime esas kazançlarını Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden Fondan karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, ilgili ayda 2026 yılı Mayıs ila Aralık aylarına/dönemlerine ait aylık brüt asgari ücretin onda birini geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılacak ihtar üzerine on beş günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaya devam eder. Bu maddenin uygulanmasında 5510 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu madde hükümleri; sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Bu madde kapsamındaki destekten yararlanan işyerlerinin aynı ayda/dönemde diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanması hâlinde; bu madde uyarınca sağlanacak destek tutarı, bu teşvik, destek ve indirimler uygulandıktan sonra destekten yararlanılan aya/döneme ait Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesi gereken sigorta primi tutarını aşamaz. Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak Bakanlık tarafından belirlenir.” MADDE 12- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine “2 nci maddenin” ibaresinden önce gelmek üzere “İdarelerin bütçe içi işletmeleri hariç” ibaresi eklenmiştir. MADDE 13- 4734 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “Kamu alımlarında mütekabiliyet EK MADDE 13- Bu Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki alımlarda yerli istekliler, yerli malı ve bu malı teklif eden istekliler lehine tanınan hak ve avantajların, Avrupa Birliği üyesi devletlerde yerleşik isteklilere, Avrupa Birliği menşeli mala ve bu malı teklif eden isteklilere de mütekabiliyet esasları çerçevesinde ülke ve/veya ürüne göre kısmen ya da tamamen tanınması hususunda Cumhurbaşkanı yetkilidir.” MADDE 14- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci paragrafının son cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümleler, (2) numaralı fıkrasının (c) bendine “motor silindir hacmi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “çekiş sistemi,” ibaresi ve fıkraya (c) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir. “(II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan mallar (13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca (L) sınıfında olup içten yanmalı motoru olanlar ile (L) sınıfında olup elektrik motor gücü 4 kW’ın altında olanlar ve (T) sınıfında olan araçlar hariç) için nispi vergi oranı üzerinden hesaplanacak vergi tutarı, asgari maktu vergi tutarı olan; (L) sınıfı araçlar için 30.000 Türk Lirası, diğerleri için 100.000 Türk Lirasından az olamaz. Bu tutarlar her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Hesaplanan tutarların 100 Türk Lirasını aşmayan kesirleri dikkate alınmaz.” “ç) (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan mallar için (1) numaralı fıkrada yer alan tutarları veya yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle belirlenmiş olan tutarları on katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içinde kalmak şartıyla; farklı matrah grupları oluşturmak suretiyle asgari maktu vergi tutarlarını farklılaştırmaya, motor gücü, motor silindir hacmi, çekiş sistemi, menzili, batarya kapasitesi, cinsi, sınıfı, üst yapı gövde tanımı, emisyon türü ve değeri, istiap haddi ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi itibarıyla farklı asgari maktu vergi tutarları belirlemeye,” MADDE 15- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin başlığı “Prim oranları” şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 16- 5510 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “20.000” ibaresi “23.552” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 17- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “ GEÇİCİ MADDE 20- (1) Nükleer enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için önlisans ve/veya lisans alan kurumların nükleer enerji santrali yatırımları kapsamında 12 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan şartlarla yaptıkları borçlanmalar için, aynı fıkrada yer alan %50 oranı 31/12/2045 tarihine kadar %25 olarak uygulanır. (2) Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan süreyi beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir.” MADDE 18- 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasına “ara veren” ibaresinden sonra gelmek üzere “, kurum türüne uygun olmayan program uygulayan” ibaresi, ikinci fıkrasına (g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş, fıkranın ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle ve mevcut üçüncü cümlesine “yetkili makam tarafından” ibaresinden sonra gelmek üzere “kurum bazlı olarak” ibaresi eklenmiştir. “ğ) Milletlerarası okul olması hâlinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan öğrencilerin kayıtlarını yapması veya bu öğrencilere eğitim vermesi ya da bu kurumlara devam ederken Türk vatandaşlığını kazananları bu Kanunda belirlenmiş sürelerden daha fazla sürede kurumda kayıtlı tutması,” “Bu fıkranın (a), (b), (c), (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki fiillerin tekrarı hâlinde idari para cezası miktarı beş katı olarak uygulanır ve bu bentlerdeki fiillerin üçüncü kez işlenmesi hâlinde ise kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir, (ğ) ve (h) bentlerindeki fiillerin işlenmesi hâlinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası verilir ve kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir.” “Bu fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki fiiller için uygulanan idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren dört; (e), (f) ve (g) bentlerindeki fiiller için ise uygulanan idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi hâlinde o fiil tekerrüre esas alınmaz.” MADDE 19- 5580 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Kurumlarda Bakanlıkça belirlenen öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun olup Bakanlıkça özel alan eğitimi ve öğretmenlik meslek bilgisi bakımından belirlenen niteliklere sahip olanlar öğretmen olarak görevlendirilir. Kurumların eğitim-öğretim hizmetlerinde görevlendirilecek yönetici, uzman öğretici ve usta öğreticilerin nitelikleri ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” MADDE 20- 5580 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “ GEÇİCİ MADDE 8- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 7 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında işlenen fiiller, anılan fıkrada belirlenen süreler dikkate alınarak tekerrüre esas alınır.” MADDE 21- 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa 60 ıncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Başkanlığın yetkisi ve idari yaptırımlar MADDE 60/A- (1) İnternet alan adlarına ilişkin strateji ve politikaları belirlemeye ve düzenleme yapmaya Başkanlık yetkilidir. (2) Anayasanın 22 nci maddesinde sayılan sebeplerden biri veya birkaçına bağlı olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Başkanlık, güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine veya re’sen alınması gereken tedbirleri belirleyebilir ve bu tedbirlere ilişkin kararı uygulanmak üzere derhal işletmecilere, erişim sağlayıcılara, veri merkezlerine ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirir. Bu kararın gereği, derhal ve kararın bildirilmesi anından itibaren en geç iki saat içinde yerine getirilir. Bu karar, yirmidört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim kararını kırksekiz saat içinde açıklar, aksi halde karar kendiliğinden kalkar. (3) Başkanlık, bu Kanunda düzenlenen görev ve yetkileriyle ilgili olarak yükümlülüğünü yerine getirmeyen ilgililere ihlal teşkil eden eylem başına yirmi bin Türk lirasından yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verebilir. (4) Bu madde uyarınca Başkanlık tarafından verilen idari para cezaları 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi olup, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgisine göre Başkanlık hesaplarına ödenir. Bu süre içinde ödenmeyen idari para cezaları, Başkanlığın bildirimi üzerine ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. Tahsil edilen idari para cezalarının tamamı Başkanlık hesaplarına aktarılır. (5) Bu madde uyarınca Başkanlık tarafından verilecek idari para cezası ve diğer idari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Başkanlık kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Başkanlık tarafından açılacak davalarda teminat aranmaz.” MADDE 22- 3/12/2010 tarihli ve 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 18 inci maddesinin mülga ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir. “(2) Sayıştay savcıları hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri veya Yükseköğretim Kurulu tarafından bunlara denkliği kabul edilen yurt içindeki veya yurt dışındaki en az dört yıllık fakülte veya yüksekokullardan birini bitirmiş ve yükseköğrenimden sonra mali, iktisadi veya hukuki konularla ilgili kamu görevlisi olarak en az on yıl çalışmış olanlar arasından atanır.” MADDE 23- 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “31/12/2025” ibaresi “31/12/2030” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “yüzde onu” ibaresi “yüzde otuzu” şeklinde, “yüzde beşi” ibaresi “yüzde on beşi” şeklinde ve dördüncü cümlesinde yer alan “yüzde onu” ibaresi “yüzde otuzu” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 24- 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “İdari hizmet sözleşmesi ile personel istihdamı EK MADDE 4- (1) 4857 sayılı Kanun kapsamında istihdam edilenler hariç olmak üzere PTT personeli, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tâbi olmaksızın idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilir. (2) PTT personelinin işe alınması, görev ve yetkileri, yükümlülükleri, görevlendirilmesi, eğitim, terfi, görevde yükselme, ünvan değişikliği, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi veya sona erdirilmesi, pozisyon ünvan ve sayıları ile istihdamlarına ilişkin diğer hususlar Yönetim Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan yönetmelikler ile düzenlenir. Sözleşmeli personel pozisyonlarından boş olanların açıktan alım amacıyla kullanılması, Cumhurbaşkanlığının iznine tâbidir. (3) PTT personelinin aylık ücret ve diğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esasları, Yönetim Kurulunun kararı ile belirlenir. Ancak, avukat vekâlet ücretleri hariç aylık ücret ve diğer mali ve sosyal haklar kapsamında yapılan her türlü ödemelerin aylık net ortalaması hizmet grupları itibarıyla Cumhurbaşkanınca tespit edilecek üst sınırı aşamaz. PTT lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan avukat vekâlet ücretlerinin dağıtılması 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre yapılır. (4) Bu madde kapsamında istihdam edilecekler, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Bu kişilere, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilenlere ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iş sonu tazminatı ödenir.” MADDE 25- 6475 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “Geçiş hükümleri GEÇİCİ MADDE 13- (1) 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesi ile bu Kanunun mülga 27 nci maddesi hükümleri uyarınca PTT’de istihdam edilen mevcut personel, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren ek 4 üncü maddeye göre idari hizmet sözleşmeli personel olarak istihdam edilir. (2) PTT’de 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (II) sayılı cetvellere tabi olarak çalışan personel bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren yirmi gün içinde bu Kanunun ek 4 üncü maddesi kapsamında istihdam edilmek üzere yazılı olarak PTT’ye talepte bulunabilir. Talep tarihinden itibaren otuz gün içinde, talepte bulunan personel ile bu fıkrada öngörülen sınırlamalar çerçevesinde idari hizmet sözleşmesi imzalanır. Bu kişiler hakkında bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümleri ile 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası kıyasen uygulanır. Ancak, bu fıkra kapsamında sözleşme imzalanabileceklerin sayısı 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (II) sayılı cetvellere tabi olarak görev yapan personel sayısının yüzde 50’sini geçemez. Talebin bu oranı geçmesi durumunda sırasıyla disiplin cezası almamış olanlara, PTT’deki hizmet süresi fazla olanlara ve yaşı daha büyük olanlara öncelik tanınır. (3) PTT’de 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (II) sayılı cetvellere tabi olup bu madde hükümleri uyarınca idari hizmet sözleşmesi imzalanmayan personel diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altmış gün içinde istihdam fazlası personelin nakil işlemlerini yürüten kuruma bildirilir. Bildirilen personelin atama teklifleri, ilgili personelin nakil işlemlerini yürüten kurumca, doksan gün içinde kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet ihtiyaçları ve personelin il tercihleri göz önünde bulundurularak 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir. Ancak, anılan madde uyarınca Özelleştirme Fonundan veya Hazineden karşılanması öngörülen ödemeler, PTT tarafından karşılanır. (4) Üçüncü fıkra kapsamında yapılacak atamalar için uygun boş kadro bulunmaması hâlinde, atama onayının alınmasıyla birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın söz konusu kadrolar ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvelinin ilgili bölümlerine eklenmiş, bu şekilde ihdas edilen kadrolar herhangi bir nedenle boşalması halinde ise başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Bu fıkra kapsamında gerçekleştirilen ihdas ve iptal işlemleri kamu personel bilgi sisteminin bulunduğu kuruma bir ay içinde bildirilir. (5) Bu madde hükümlerine göre idari hizmet sözleşmeli olarak istihdam edilenlerin, ilgili mevzuat hükümlerine göre PTT’de daha önceki istihdam edildikleri statülerinde geçirdikleri hizmet süreleri ek 4 üncü madde kapsamında geçmiş sayılır. (6) Bu madde hükümlerine göre idari hizmet sözleşmeli olarak istihdam edilenlere emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, ek 4 üncü maddeye göre ödenecek iş sonu tazminatının hesabında dikkate alınır.” MADDE 26- 12/3/2025 tarihli ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanununa aşağıdaki geçici madde ve ekli (1) sayılı liste eklenmiştir. “Geçiş hükümleri GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkiler bakımından Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından ikincil düzenlemeler çıkarılana kadar mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam olunur ve bu düzenlemelerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına yapılan atıflar Siber Güvenlik Başkanlığına; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kuruluna, Telekomünikasyon Kuruluna, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına ve Telekomünikasyon İletişim Başkanına yapılan atıflar Siber Güvenlik Başkanına yapılmış sayılır. (2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına ait ve münhasıran bu maddeyi ihdas eden Kanunla Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkiler bakımından bu görev ve yetkiler kapsamında kullanılan her türlü taşınır, bilgi işlem altyapısı ve sistemler, veri merkezi, taşıt, araç, gereç ve malzeme, fiziki ve elektronik ortamdaki her türlü kayıt ve doküman ile diğer her türlü varlık ile söz konusu faaliyetlerin yürütülmesinden doğan her türlü borç ve alacaklar, hak ve yükümlülükler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde ve mezkûr görev ve yetkilerin ifasına uygun şekilde Siber Güvenlik Başkanlığına devredilir. Bu kapsamda bu görev ve yetkilerin ifasında kullanılan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının mülkiyetinde bulunan ve ekli (1) sayılı listede belirtilen taşınmazlar tapuda re’sen Siber Güvenlik Başkanlığı adına bedelsiz, harçlardan ve döner sermaye ücretlerinden muaf olarak tescil edilir. Bu fıkra kapsamında yer alan hizmetler ile ilgili yapılmış olan sözleşmeler, açılmış ve açılacak olan davalar ve icra işlemlerinde devir tarihini müteakiben Siber Güvenlik Başkanlığı taraf sıfatını kazanır. (3) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının kadro ve pozisyonlarında bulunan personelden ikinci fıkrada belirtilen görev ve yetkilerin icrasında çalışanlar ile talep etmeleri ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun muvafakatinin alınması kaydıyla bu hizmetlerin yürütülmesine yardımcı olan personelden Siber Güvenlik Başkanlığınca uygun görülenler Siber Güvenlik Başkanlığında bir yıl süreyle görevlendirilebilir. Bunlardan talepte bulunan ve Siber Güvenlik Başkanlığınca uygun görülenler mevcut kadro veya pozisyon ünvanları ve öğrenim durumları dikkate alınarak görevlendirme tarihinden itibaren bir yıl içinde Siber Güvenlik Başkanlığında durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara mevzuatı uyarınca belirlenen atama sayı sınırlamalarına tabi olmaksızın atanabilirler. Bunlardan bu Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında sözleşmeli uzman personel pozisyonlarına atanacaklarda ayrıca anılan maddede öngörülen şartlar da aranır. Bu fıkra kapsamında ataması yapılan personelin önceki kadro veya pozisyonlarında geçirdikleri süreler Siber Güvenlik Başkanlığının kadro veya pozisyonlarında geçirilmiş sayılır. Bu fıkra kapsamında ataması yapılan personelden mali hakları hususunda haklarında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 10 uncu maddesi veya ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulananlar hakkında anılan düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından bu fıkra kapsamında ataması yapılan personele, iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ve yıllık izin ücreti ödenmez. Bu personelin önceden kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde geçmiş olan hizmet süreleri, ilgisine göre emekli ikramiyelerinin veya iş sonu tazminatının hesabında dikkate alınır. Ayrıca, bu personele bu fıkraya göre atanmadan önce ilave tediye veya ikramiye ödenmiş olması halinde ödenen tutarların atamanın yapıldığı tarihten sonraki çalışılmayan günlere tekabül eden kısmı geri alınır. (4) Hâkim ve savcılar muvafakatleri alınmak ve aylık, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali ve sosyal hak ve yardımları kurumlarınca ödenmek kaydıyla geçici olarak Başkanlık emrinde görevlendirilebilir. Bu fıkra kapsamında görevlendirilecek hâkim ve savcı sayısı beşi geçemez. Bu fıkra uyarınca görevlendirilenlerin terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın süresinde mümtazen yapılır. (5) Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (A) fıkrasına tabi kadrolar ile 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi öğretim elemanı kadrolarında bulunanlar, bu Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan şartları taşımaları halinde Siber Güvenlik Başkanlığında sözleşmeli uzman personel olarak istihdam edilebilir. Bu fıkra kapsamında istihdam edilen personelin kadrosuyla ilişiği kesilir. Bunların Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilişkileri kendi kurumlarındaki statüleri dikkate alınarak devam ettirilir. Bu fıkra kapsamında istihdam edilenler, kendisinin sözleşmeyi feshetmesi veya Başkanlıkça sözleşmesinin feshedilmesi hâlinde fesih işlemi ile birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın yönetici kadroları dışında önceki kadrosuna kendiliğinden atanmış sayılır. Bunların durumlarına uygun boş kadro bulunmaması hâlinde atama işlemi ile birlikte söz konusu kadrolar kendiliğinden ihdas edilmiş sayılır. İhdas edilen bu kadrolar, herhangi bir nedenle boşalması hâlinde başka bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden iptal edilmiş sayılır. Bu madde uyarınca önceki kurumlarına dönen kişilerin Başkanlıkta geçen hizmetleri kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinde değerlendirilir ve bunların Başkanlıkta geçen süreleri diğer özlük işlemleri bakımından kendi kurumlarında geçmiş sayılır. Bunlara sözleşmenin feshi durumunda iş sonu tazminatı ödenmez ve bunların Başkanlıkta sözleşmeli uzman personel pozisyonunda geçen süreleri emeklilik ikramiyesi hesabında dikkate alınır. Bu fıkra kapsamında istihdam edilenlerden, sözleşmeli uzman personel pozisyonunda iken emekliye ayrılanların veya vefat edenlerin sözleşmeli uzman personel pozisyonuna atanmadan önceki kadro ve pozisyonlarında emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı ve kıdem tazminatı ödenmemiş süreler iş sonu tazminatının hesabında dikkate alınır. (6) Başkanlıkta görevlendirilen öğretim üyelerine 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen aylık tutarın beş katını aşmamak kaydıyla Cumhurbaşkanınca belirlenen tutarda, diğer kanunlardaki düzenleme ve kısıtlamalara tabi olmaksızın ödeme yapılabilir. Bu kapsamda ödeme yapılacakların sayısı onu geçemez.” MADDE 27- (1) 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun ek 7 nci maddesinin onuncu fıkrasında yer alan “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu” ibaresi “Siber Güvenlik Başkanlığı” şeklinde değiştirilmiştir. (2) 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun; a) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer alan “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu” ibaresi “Siber Güvenlik” şeklinde değiştirilmiş, (j) bendine “port bilgisi” ibaresinden önce gelmek üzere “kaynak ve hedef” ibaresi eklenmiş ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir. “v) Başkanlık: Siber Güvenlik Başkanlığını,” b) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Kurum” ibaresi “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiştir. c) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde değiştirilmiştir. ç) 6/A maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “Kurumun” ibaresi “Başkanlığın” şeklinde değiştirilmiştir. d) 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kuruma” ibaresi “Başkanlığa” şeklinde değiştirilmiştir. e) 8 inci maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci, onüçüncü ve ondördüncü fıkralarında yer alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde, onikinci ve onüçüncü fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiş ve onbirinci fıkrasına “kararın yerine getirilmemesi halinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “Başkanlığın talebi üzerine” ibaresi eklenmiştir. f) 9/A maddesinin birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde, sekizinci fıkrasında yer alan “Kurum” ibaresi “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiştir. g) 10 uncu maddesinin birinci, altıncı ve yedinci fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde, dördüncü fıkrasında yer alan “Kurumun” ibaresi “Başkanlığın” şeklinde, fıkranın (a) bendinde yer alan “Bakanlık” ibaresi “Bakanlıklar” ve “Kurumca” ibaresi “Başkanlık tarafından” şeklinde değiştirilmiş ve maddenin üçüncü ve beşinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır. ğ) 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Kurum” ibaresi “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiştir. h) Ek 1 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “, hâkim ve savcılar ise kendilerinin” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. ı) Ek 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna” ibaresi “Siber Güvenlik Başkanlığına” şeklinde, “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına” ibaresi “Siber Güvenlik Başkanına” şeklinde değiştirilmiştir. i) Ek 4 üncü maddesinin birinci, ikinci, dördüncü, onüçüncü, onsekizinci ve yirmibirinci fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde, birinci, ikinci, dördüncü, beşinci, onuncu, onbirinci ve ondokuzuncu fıkralarında yer alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde, dördüncü ve onbeşinci fıkralarında yer alan “Kurumla” ibareleri “Başkanlıkla” şeklinde değiştirilmiştir. (3) 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun; a) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “(eee) Başkanlık: Siber Güvenlik Başkanlığını,” b) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “internet alan adları,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. c) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (v) bendi yürürlükten kaldırılmıştır. ç) 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi yürürlükten kaldırılmıştır. d) 35 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlık” ibaresi “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiştir. e) Altıncı Kısmının başlığında ve bu Kısmın İkinci Bölümünün başlığında yer alan “Yetkisi” ibareleri “ve Başkanlığın Yetkileri” şeklinde değiştirilmiştir. f) 60 ıncı maddesinin onuncu fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. g) 64 üncü maddesinin birinci fıkrasına “Bakanlık” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Başkanlık” ibaresi eklenmiştir. (4) 12/3/2025 tarihli ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanununun; a) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “i) Kanunlarla yetkili kılınan kurumlarca yasal dinleme ve müdahalenin yapılmasına teknik olanak sağlamak ve bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmak.” b) 16 ncı maddesinin onuncu fıkrasına “(b)” ibaresinden önce gelmek üzere “(a),” ibaresi eklenmiştir. (5) 22/4/2026 tarihli ve 7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun; a) 22 nci maddesinde yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde ve “Kuruma” ibaresi “Başkanlığa” şeklinde, b) 23 üncü maddesinde yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde, “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde, değiştirilmiştir. MADDE 28- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ile il ve bölge müdürü kadro veya pozisyonları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. MADDE 29- 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye 28 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “İdari para cezaları MADDE 28/A- (1) Ulaştırma hizmetleri düzenleme alanıyla ilgili olarak; a) Karayolunda taşınması yasak tehlikeli maddelerin taşınması durumunda; bu taşımacılık faaliyetinde yer alan gerçek ve tüzel kişilerin her birine 50.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, demiryolunda taşınması yasak tehlikeli maddelerin taşınması durumunda; taşıyan, gönderen ve demiryolu tesislerinde depolayanlara, tren ve vagonlarla ilgili Türk boğazlar bölgesindeki asma köprüler ve tüp geçitlerden geçişlere ilişkin yasak ve kısıtlamalara uymayanlara 500.000 Türk lirasından 10.000.000 Türk lirasına kadar, b) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca belirlenen alanlarda tehlikeli madde güvenlik danışmanlık hizmeti almayanlara 18.000 Türk lirasından 360.000 Türk lirasına kadar, bu hizmetin verilmesiyle ilgili Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar ile asgari hizmet bedel tarifesine uymayanlara 10.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar, c) Karayolu ve demiryoluyla yapılan tehlikeli madde taşımacılığında; tasarım/tip onayı, tip test, belgelendirme, uygunluk değerlendirme, işaretleme, etiketleme, muayene ile ilgili gerekli şartları sağlamayan ambalaj, kap, ekipman, yük taşıma birimleri ve araçları taşımacılık faaliyetinde kullanan ve yönetmelik ile belirlenen kurallara ve yükümlülüklere uymayanlara karayolu taşımacılığı alanında; taşıt sürücüsüne ve taşıtta bulunan diğer görevlilere her bir aykırılık için 500 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar, bu taşımacılık faaliyetinde yer alan alıcı, boşaltan, gönderen, taşımacı, paketleyen, yükleyen, dolduran, tank-konteyner/portatif tank işletmecisi, kıyı tesisi işleticisine her bir aykırılık için 4.500 Türk lirasından 90.000 Türk lirasına kadar, demiryolu taşımacılığı alanında; tren personeli/makiniste her bir aykırılık için 1.500 Türk lirasından 30.000 Türk lirasına kadar, bu taşımacılık faaliyetinde yer alan alıcı, boşaltan, gönderen, paketleyen, yükleyen, taşımacı, dolduran, tank-konteyner/portatif tank işletmecisi, sarnıç vagon sahibi/kullanıcısı, tank vagon işletmecisi, demiryolu altyapı yöneticisi/işletmecisine her bir aykırılık için 8.500 Türk lirasından 180.000 Türk lirasına kadar, ç) Karayolu ve demiryoluyla yapılan tehlikeli madde taşımacılığı alanında yönetmelik ile belirlenen usul ve esaslara uymayan Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluş ve muayene merkezi işleticilerine 10.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar, d) Demiryoluyla tehlikeli madde taşımacılığının güvenli ve emniyetli bir şekilde yapılması amacı gözetilerek Bakanlıkça belirlenen alanlarda acil eylem planı hazırlamayan ve bu eylem planı ile ilgili zorunlulukları yerine getirmeyenlere 8.500 Türk lirasından 170.000 Türk lirasına kadar, e) Karayolu ve demiryoluyla tehlikeli madde taşımacılığı alanında raporlama, güvenlik planı, bildirim ve kayıtların tutulmasına ilişkin zorunlulukları yerine getirmeyenler ile tehlikeli madde taşımacılığı sürecinde görev alan kişilerin eğitimine ilişkin Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayanlara her bir aykırılık için 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar, f) Karayolu ve demiryoluyla tehlikeli madde taşımacılığı alanında faaliyet belgesinde yer alan faaliyet konuları ile ilgili yükümlülüklerine ait iş ve işlemlere ilişkin dokümantasyon zorunluluklar ile ilgili Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayan işletme ve tehlikeli madde güvenlik danışmanlığı hizmeti verenlere her bir aykırılık için 3.000 Türk lirasından 60.000 Türk lirasına kadar, g) Bozulabilir gıda taşımacılığı ile ilgili uluslararası anlaşma/sözleşmelerde tanımlanan ve yönetmelik ile belirlenen yükümlülükleri ve sorumlulukları kapsamında tasarım/tip onayı, tip test, belgelendirme, uygunluk değerlendirme, işaretleme, etiketleme, muayene ile ilgili gerekli şartları sağlamayan ekipman ve araçlar ile yapılan taşımacılık faaliyetine dahil olan taraflara, araç ve ekipman imalatçıları ile bozulabilir gıda taşımacılığı ekipmanlarına ilişkin tip test, muayene/onay kuruluşu olarak yetkilendirilenlere her bir aykırılık için 10.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar, ğ) Demiryolu emniyetinin teminine ve sürdürülmesine ilişkin yönetmelik ile belirlenen, demiryolu araçlarının ve altyapısının teknik uygunluğunu sağlamayan, bunların bakım, onarım ve muayene faaliyetleri ile emniyetli işletilebilirliğini korumayan, tren makinistliği ve emniyet kritik görevler ile bunların mesleki yeterlilikleri, eğitim ve sınav faaliyetleri, demiryolu uygunluk değerlendirme faaliyetleri ve demiryolu emniyet yönetim sistemi ile ilgili yükümlülükleri, sorumlulukları ve şartları yerine getirmeyen; araç üreticilerine 250.000 Türk lirasından 5.000.000 Türk lirasına kadar, demiryolu işletmecilerine, araçların bakım, onarım ve muayene faaliyetlerini yürütenlere, araçların mülkiyet ve kullanım hakkı sahiplerine, demiryolu eğitim ve sınav merkezleri ile demiryolu uygunluk değerlendirme kuruluşlarına 85.000 Türk lirasından 1.700.000 Türk lirasına kadar, makinistlere ve emniyet kritik görevli personele 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar, h) Demiryolu işletmecilerinin altyapı erişimine ilişkin ve demiryolunda seyahat eden yolcuların hakları ile ilgili yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar dahilindeki şart, yetki ve sorumluluklara aykırı davrananlara her bir ihlal için 9.000 Türk lirasından 180.000 Türk lirasına kadar, ı) İlgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ulusal otorite olarak ulusal ve uluslararası karayolu taşımacılığı yapılan araçlarda kullanılan takograf sistemine ilişkin; ülkemizdeki koordinasyonun sağlanması, kart ve sertifikaların üretilmesi veya ürettirilmesi, kartların kişiselleştirilerek verilmesi veya verdirilmesi, kart ve takograf verilerinin toplanarak saklanacağı veri tabanları ile benzeri hususların uygulanmasına yönelik Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar dahilindeki faaliyetlerine ilişkin şart ve sorumluluklarına aykırı davrananlara 20.000 Türk lirasından 400.000 Türk lirasına kadar, i) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında, Bakanlıkça yetkilendirilen işletmecilerden; yönetmelikle belirlenen idari şartlara aykırı hareket edenlere 8.500 Türk lirasından 170.000 Türk lirasına kadar, j) Türkiye sınırları dahilindeki iki nokta arasında yabancı plakalı taşıtlar ve Türkiye limanları arasında yabancı bayraklı gemiler ile taşımacılık faaliyetini organize eden taşıma işleri organizatörlerine 40.000 Türk lirasından 800.000 Türk lirasına kadar, k) Taşıma senedi olmadan taşıma faaliyetini organize eden taşıma işleri organizatörlerine 3.500 Türk lirasından 70.000 Türk lirasına kadar, taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetinin yerine getirilmesini engelleyenlere 20.000 Türk lirasından 400.000 Türk lirasına kadar, 1) Karayolu ve demiryolu taşımacılığı ile terminal işletmeciliği alanında uygun belge veya yetki belgesi almadan faaliyet gösterenlere 10.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar; bu faaliyetlere ilişkin yönetmelikle belirlenen diğer şart, yetki ve sorumluluklara aykırı davrananlara 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar, m) Taşıma işleri organizatörlüğü ile karayolu ve demiryolu tehlikeli madde taşımacılığı alanında uygun belge, yetki/faaliyet belgesi, mesleki yeterlilik belgesi veya sertifika almadan faaliyet gösterenlere 3.000 Türk lirasından 60.000 Türk lirasına kadar, bu faaliyetlere ilişkin yönetmelikle belirlenen diğer şart, yetki ve sorumluluklara aykırı davrananlara 2.500 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar, idari para cezası uygulanır. (2) Deniz ve içsular ulaştırması alanında faaliyette bulunanlardan; a) Deniz gözetim hizmetlerine ilişkin olarak bu hizmetleri vereceklerin yetkilendirilmesi, belgelendirilmesi, mesleki eğitim ve yeterlilik şartları, yetki belgesinin usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimler gibi Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara 15.000 Türk lirasından 150.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. b) Gemilerin gemiadamları ile donatımına ilişkin asgari donatım belgesinde yer alan ya da ilgili mevzuatında belirlenen gemiadamı nitelik ve sayısında eksiklik bulunan gemiye her gemiadamı eksikliği için 250.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır. c) Gemide bulunan gemiadamlarının nefeste saptanacak kan alkol seviyesi (BAC) %0,05 ya da 0,25 mg/ml oranından fazla olması halinde gemiadamına 50.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır. ç) Gemiadamları ve kılavuz kaptanların Türk veya yabancı bayraklı gemilerdeki hizmetleri sırasında herhangi bir şekilde tespit veya rapor edilen mesleki yetersizlikleri, disiplinsizlikleri, denizcilik örf ve adetlerine, teamüllere, denizcilik terbiyesine ve çalışma disiplinine uygun olmayan davranışları ile görevi ihmalleri veya kasıtlı kötü davranışları, Bakanlık bünyesinde kurulan ve kuruluş ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenen Gemiadamları Disiplin Komisyonunca incelenir. Bu Komisyon tarafından gemiadamının işlediği kusurun ağırlık derecesi ile ihmal veya kasıt unsurlarının varlığına göre 5.000 Türk lirası ile 50.000 Türk lirası arasında idari para cezası uygulanır. d) Gemi acenteleri ile acente personelinin hizmetleri sırasında herhangi bir şekilde tespit veya rapor edilen mesleki yetersizlikleri, disiplinsizlikleri, denizcilik örf ve adetleri ile mesleki teamüllere uygun olmayan işlemleri veya davranışları Bakanlık bünyesinde kurulan ve kuruluş ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenen Gemi Acenteleri Disiplin Komisyonunca incelenir. Bu Komisyon tarafından gemi acentesi veya personelinin ihlalinin ağırlık derecesi ile ihmal veya kasıt unsurlarının varlığına göre 20.000 Türk lirası ile 200.000 Türk lirası arasında idari para cezası uygulanır. e) Tabii ve suni göller, baraj gölleri, dalyan ve nehirlerden oluşan içsularda çalışan gemi ve su araçlarına ilişkin olarak asgari gemiadamı sayısı, yük taşınmasına ilişkin emniyet kuralları, geminin veya su aracının asgari teknik şartları ve belgelendirilmelerine ilişkin Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayanlara 25.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. Gemiyi sevk ve idare eden kaptana bu cezanın üçte biri ayrıca uygulanır. f) İçsularda tehlikeli yükler, gerekli emniyet tedbirleri alınmak kaydıyla; üzerinde yolcu bulunmayan gemi ve su araçları ile taşınır. Bu hükme uymayanlara kusurun tekrarı dikkate alınarak 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. g) Gemi ve su araçlarında sac kalınlık ölçümü ve kamera ile su altı sörveyi yapılmasına ilişkin olarak bu hizmetleri vereceklerin yetkilendirilmesi, belgelendirilmesi, yetki belgesinin usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimleri, sac kalınlık ölçümünün teknik şartları gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayanlara 100.000 Türk lirasından 600.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. ğ) Denizyoluyla taşınmak üzere gemilere yüklenecek dolu konteynerlerin brüt ağırlıklarının belirlenmesine ilişkin bu hizmeti vereceklerin yetkilendirilmesi, belgelendirilmesi, yetki belgesinin usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimler, ölçüm ve ölçülen konteynerin gemiye yüklenme şartları, kayıtların saklanması, tavan ücretler, bu ücretler üzerinden Bakanlık Döner Sermaye İşletmesine ödenecek tutarlar gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayanlara 30.000 Türk lirasından 120.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. h) Denizyoluyla taşınan tehlikeli yüklerle veya yükleme emniyetiyle ilgili faaliyetlerde bulunulan kuruluş ve kıyı tesisinde görev alan kişilere eğitim verecek firmalar ve bu firmalarda bu eğitimleri vermek üzere istihdam edilecek eğiticiler Bakanlıkça yetkilendirilir. Bu firmaların yetkilendirilmeleri, eğiticilerin yeterliliği, eğitim yerleri, eğitim müfredatı, eğitim dokümanları ve materyali, devam zorunlulukları ve bildirim zorunlulukları gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara 10.000 Türk lirasından 30.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. ı) Kruvaziyer gemiler dışında Türk veya yabancı bayraklı, 2634 sayılı Kanunda tanımlanan deniz turizmi araçlarının seyir izin belgesi alma zorunluluğu bulunmasına rağmen seyir izin belgesi almaksızın yurda usulsüz giriş/çıkış yapması, 2634 sayılı Kanunun 28 inci maddesine aykırı olarak Türkiye’ye giriş ve çıkış işlemlerini deniz hudut kapılarında yaptırmadan yurda usulsüz giriş ve çıkış yapması, usulüne uygun giriş çıkış yapmış olsa dahi aldığı seyir izin belgesindeki bilgiler değiştiği halde değişikliği bildirmemesi hallerinde tam boyu 10 metreden küçük gemiler için metresi başına 100 Türk lirası, 10 metre ile 25 metre arası gemiler için metresi başına 500 Türk lirası ve 25 metre ve daha büyük gemiler için metresi başına 1.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır. i) En az iki kıyı tesisi arasındaki hatlarda, düzenli sefer yapmak amacıyla taşımacılık faaliyetinde bulunan gerçek veya tüzel kişi işletmecilere Bakanlıkça verilecek hat izni ve düzenli seferlere ilişkin olarak izin şartları, zorunlu bildirimleri, taşıdıkları yolcuların adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, yabancılar için pasaport numarası veya yabancı kimlik numarası ve varsa engel durumu ile araçlara ilişkin araç ve araç içi yük miktarı verilerinin bildirimi, gemilerin tabi olduğu asgari teknik gereklilikleri gibi Bakanlıkça belirlenecek esaslara uymayanlara 10.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar, geminin groston başına hesaplanması gereken durumlarda groston başına 60 Türk lirasından 200 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. j) Gemi acenteliği hizmetlerine ilişkin olarak gemi acenteliği hizmet şartları, yetkilendirilmeleri, belgelendirilmeleri, mesleki eğitim ve yeterlilikler, zorunlu bildirimler ve gemiye ilişkin beyanlar, yetki belgelerinin kullanılma usulleri, ücret tarifelerine uygun işlem yapılması gibi Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara 10.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi uyarınca Ticaret Bakanlığınca yayımlanan acentelik hizmet tarifelerine uymayanlara 100.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. k) Ticari amaç olmaksızın münhasıran gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi faaliyetlerde kullanılan, ulusal standarda göre ölçüldüğünde gövde boyu (LH) 2,5 metre (dâhil) ile 24 metre (dâhil) arasında olan özel teknelerin ve yat tipinde inşa edilmiş, kamarası, tuvaleti, lavabosu, mutfağı olan, özel olarak kullanılan, gezi ve spor amacıyla yararlanılan ve ulusal standarda göre ölçüldüğünde gövde boyu (LH) 24 metreden büyük olan gemilerin asgari teknik şartları ve bunları kullanacak kişilerin yeterliklerine ilişkin olarak Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara her bir metre için 1.000 Türk lirasından 2.500 Türk lirasına kadar olmak üzere tekne tam boyu üzerinden hesaplanarak idari para cezası uygulanır. 1) 6/3/1980 tarihli ve 8/522 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile taraf olunan Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesinin (SOLAS) Bölüm XI/2 Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu kapsamındaki gemiler ile kıyı tesislerinden, bu Kodun uygulama hükümlerini ihlal ettiği tespit edilenlere 100.000 Türk lirasından 500.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. m) Yeşil Liman Sertifikası almak zorunda olmasına rağmen başvuru yapmayan yahut başvurusu reddedilen ve istisna belgesi olmayan kıyı tesislerine zorunluluğun başladığı tarihten itibaren yanaşan her bir geminin kıyı tesisinde bulunduğu saat başına 5.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır, bir saatten kısa süreler bir saate tamamlanır. Bir kıyı tesisine bir takvim yılı içinde uygulanacak idari para cezası tutarı 10.000.000 Türk lirasından fazla olamaz. n) Türk bayraklı gemilerin belgelendirilmesi işlemlerini Bakanlık adına yürütecek yetkilendirilmiş kuruluşlar ve SOLAS Bölüm XI/2 kapsamında gemilerin güvenliğine ilişkin belgelendirme işlemlerini yürüten tanınmış güvenlik kuruluşları ile ilgili olarak yetkilendirilmeleri, belgelendirilmeleri, bölge/merkez ofisi, personel ve yöneticilerine ilişkin asgari şartlar, kalite yönetim sistemleri, yetki belgesinin usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimler gibi Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara 250.000 Türk lirasından 500.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. o) 43 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen Yönetmeliğe aykırı olacak şekilde bağlama kütüğü kayıt zorunluluklarına uymayan, geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesi olmayan, bağlama kütüğü kayıtlarında yapılması gereken değişiklikleri bildirmeyen, adı ve bağlama limanını mevzuata uygun şekilde markalamayan, bağlama kütüğü ruhsatnamesinin aslını veya elektronik nüshasını ibraz edemeyen, Türk bayrağı çekme yükümlülüğüne uymayan gemi, deniz ve içsu araçlarının ilgisine göre malik veya işletenlerine 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. İdari para cezası geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesi olmaması nedeniyle uygulanıyorsa, verilen idari para cezasına ilave olarak bağlama kütüğü ruhsatnamesinin düzenlenmesi veya yenilenmesi gereken tarihten itibaren gecikilen her ay için 1.000 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar idari para cezası eklenir. Geç kalınan süre içinde bir aydan az olan günler bir aya tamamlanır. (3) Tersaneler ve kıyı yapıları alanında faaliyette bulunanlara ilişkin olarak; a) Tersane, tekne imal ve çekek yerleri ile bu tesislerde gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin olarak, işletme izninin esasları, bu tesislerin teknik ve personeline ilişkin yeterlilikleri, yükümlülükleri ve bildirim zorunlulukları gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 60.000 Türk lirasından 600.000 Türk lirasına kadar, b) Tersane, tekne imal ve çekek yerlerinde izin belgesi olmaksızın faaliyet gösteren tesis işleticisine 165.000 Türk lirasından 950.000 Türk lirasına kadar, c) Gemi geri dönüşüm tesisleri ile bu tesislerde gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin olarak, yetkilendirme esasları, bu tesislerin teknik ve personeline ilişkin yeterlilikleri, yükümlülükleri ve bildirim zorunlulukları gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 100.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, ç) Deniz ve içsularda gerçekleştirilecek tarama faaliyetlerine ilişkin olarak yetkilendirilme, belgelendirilme, personele ilişkin yeterlikler, tarama izinleri, bildirim zorunlulukları, taramanın emniyetli yürütülmesi gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 850.000 Türk lirasından 8.250.000 Türk lirasına kadar, d) Gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım ve onarımlarında Bakanlıkça belirlenen nitelik, yeterlik, denetim ve belgelendirmelere uygun davranılmaması, standartlara uygun üretim, denetim ve dokümantasyonun sağlanamaması halinde kusuruna göre ilgili tesis sahibine veya temsilcisine, gemi ve su aracı sahibine veya temsilcisine ve kontrol mühendisine 20.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar ve/veya gemi ve su araçlarında tam boy esas alınarak metre başına 500 Türk lirasından 5.000 Türk lirasına kadar, e) Gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım ve onarımlarında Bakanlıkça belirlenen nitelik, yeterlik, denetim ve belgelendirmelere uygun davranılmaması, standartlara uygun üretim, denetim ve dokümantasyonun sağlanamaması halinde kusuruna göre klas kuruluşuna/yetkilendirilmiş klas kuruluşuna 50.000 Türk lirasından 250.000 Türk lirasına kadar, f) Gemi ve su aracı inşa veya tadilat iznine tabi olup izin belgesi olmayan gemi ve su araçları ile gemi ve su aracı inşa veya tadilat iznine sahip olup tesis dışında işlem yapıldığı tespit edilen gemilerde tesis sahibine veya temsilcisine, gemi ve su aracı sahibine veya temsilcisine, klas kuruluşuna/yetkilendirilmiş klas kuruluşuna ve kontrol mühendisine gemi ve su araçlarında tam boy esas alınarak metre başına 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar, g) Türk deniz yetki alanlarında veya içsularında bulunan gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım, onarım veya söküm işlemlerine başlamadan önce ve devamında yapılacak işlemler ile can, mal ve çevre güvenliği bakımından tesise yanaşma, tehlikeli mahallere emniyetli giriş ve bu mahallerde soğuk veya sıcak çalışma yapılabilmesi için ölçüm yapan ve yaptıranlara, belgelendirmeye esas görev ve sorumluluklarını yerine getirmemeleri ve uygun dokümantasyon ve saklama yükümlülüklerine uymamaları halinde 6.500 Türk lirasından 65.000 Türk lirasına kadar, ğ) Türk deniz yetki alanlarında veya içsularında bulunan gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım, onarım veya söküm işlemlerine başlamadan önce ve devamında yapılacak işlemler ile can, mal ve çevre güvenliği bakımından tesise yanaşma, tehlikeli mahallere emniyetli giriş ve bu mahallerde soğuk veya sıcak çalışma yapılabilmesi için yetki ve sorumluluklarını yerine getirmeyen gaz ölçüm uzmanlarına 65.000 Türk lirasından 130.000 Türk lirasına kadar, h) 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamındaki ülkemiz deniz kıyılarında, sahil şeridinde, doldurma ve kurutma yolu ile kazanılan alan üzerinde bulunan liman, iskele, yanaşma yeri, balıkçı barınağı, yat limanı, barınma yeri, boru hattı ve şamandıra/platform sistemi gibi kıyı tesislerine; ticari amaçlı olarak gemilerin ve gemi niteliği taşımayan deniz araçlarının yanaşıp ayrılması, kıyı tesislerinde barınması, tahmil tahliye yapılması ve/veya yolcuların gemilere binmesi ya da gemiden indirilmesine ilişkin esaslar ile kıyı tesisi işletmecilerinin hizmet esasları ve deniz çevresinin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesinde acil müdahale yükümlülüklerine ilişkin esaslar Bakanlıkça belirlenir. Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 30.000 Türk lirasından 150.000 Türk lirasına kadar, ı) Gemilerin karinalarında kullanılan organik kirlenmeyi önleyici sistemleri ile gemilerin deniz suyu balast tankları, çift cidar alanları ile kargo tanklarının koruyucu kaplamalarının temel gereklerine yönelik Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayan, kusuruna göre, tesis sahibine ve/veya yetkilendirilmiş kuruluşa ve/veya gemi boya denetmenine 120.000 Türk lirasından 590.000 Türk lirasına kadar ve/veya gemi sahibine gemi ve su araçlarında tam boy esas alınarak metre başına 2.500 Türk lirasına kadar, idari para cezası uygulanır. (4) Bu madde kapsamında yapılacak denetimlerle ilgili görevli ve yetkililere istenen bilgi veya belgeleri ibraz etmeyenlere, taşıt/araç veya işletmede kontrol edilmesi gereken alanların denetlenmesine izin vermeyen veya mâni olanlara 50.000 Türk lirasından 500.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. (5) Sürücüsünün tabiiyetine bakılmaksızın yabancı plakalı karayolu taşıtları için bu madde kapsamında uygulanacak idari para cezalarına ilişkin, 28 inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan usul ve esaslar uygulanır. (6) Bu maddeye göre verilecek idari para cezalarını uygulamaya Ulaştırma ve Altyapı Bakanının yetkilendireceği Bakanlık personeli yetkilidir. Bu maddeye göre verilecek idari para cezalarına ilişkin 28 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri ayrıca uygulanır. (7) Bu madde kapsamında düzenlenecek idari para cezası karar tutanakları ile diğer tutanaklarda, görevli ve yetkili personelin personel tanıtım numarası açık kimliği yerine kullanılabilir. (8) Bakanlık, yetki ve sorumluluk alanıyla ilgili faaliyet ve hizmetlere dair gerçek ve tüzel kişiler ile genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlardan bilgi, belge, fatura (elektronik ortamda düzenlenenler dâhil) ve diğer mali belgeleri talep edebilir. (9) Bakanlık, yetki ve sorumluluk alanıyla ilgili faaliyet ve hizmette bulunanlara dair denetim yapmak amacıyla gerekli görülen fiziki ve teknik altyapıyı kurar veya kurdurur.” MADDE 30- 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 28 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Döner sermaye işletmesi hesabına yatırılacak ücretler MADDE 28/B- (1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca verilecek her türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, çalışma ruhsatı, lisans, imtiyaz hakkı belgesi, tahsis belgesi, tescil belgesi, izin belgesi, emniyet belgesi, taşıt belge ve kartları, geçiş belgeleri, yola elverişlilik sertifikası, denize elverişlilik sertifikası, gürültü sertifikası, her türlü mesleki yeterlik belgesi ve benzeri belgelerin ücretleri Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır. (2) Bakanlık hizmet birimlerince ücretli olarak verilecek her türlü teknik test, kontrol, rapor ve benzeri hizmetler, araştırma ve geliştirme hizmetleri, denizdibi tarama hizmetleri, her türlü gemi sörvey ve denetim hizmetleri, deniz emniyetine yönelik acil müdahale hizmetleri, müşavirlik hizmetleri ile mesleki ve teknik eğitim, kurs, seminer ve benzeri hizmetlerin ücretleri Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır.” MADDE 31- Bu Kanunun; a) 9 uncu maddesi yayımını izleyen ay başında, b) 11 inci maddesi 2026 yılı Mayıs ayı döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde, c) 15 inci maddesi 1/8/2026 tarihinde, ç) 16 ncı maddesi 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde, d) 17 nci maddesi 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, e) 23 üncü maddesi 1/1/2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde, f) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer. MADDE 32- Bu Kanunun; a) 22 nci maddesini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, b) Diğer maddelerini Cumhurbaşkanı, yürütür. (1) SAYILI ÜCRET TARİFESİ SIRA NO HİZMETİN ADI* GERÇEK KİŞİLERDEN ALINACAK ÜCRETLER TÜZEL KİŞİLERDEN ALINACAK ÜCRETLER BİRİM FİYAT (TL) BİRİM FİYAT (TL) 1 2863 sayılı Kanun kapsamında sit alanı olarak tescil edilen alanlarda; tescil kaydının kaldırılması, sit derecesinde veya sınırlarında değişiklik yapılması taleplerinin değerlendirilmesi (Başvuru başına) 12.500,00 25.000,00 2 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen tek yapıların tescil kaydının kaldırılması talebi veya korunma alanı belirlenen alanlarda değişiklik taleplerinin değerlendirilmesi (Başvuru başına) 10.000,00 20.000,00 3 Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kuruluna yapılan itiraz başvurularında, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinin 18 inci maddesi uyarınca verilecek başvuru belgesi 12.500,00 25.000,00 4 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli taşınmazlara ve alanlara ilişkin bilgi (çıktı) talepleri Evrak başına 175,00 175,00 Pafta başına 400,00 400,00 5 2863 sayılı Kanun kapsamında her türlü sit sınırı, tescil haritası ve korunma alanı sınırlarının iletilmesine ilişkin (sayısal) talepler (Sayısal pafta başına) 1.000,00 1.000,00 6 Enerji nakil hattı, hidroelektrik santrali, güneş enerjisi santrali, rüzgâr enerjisi santrali, otoyol, köprü, plan, madencilik, baraj ve benzeri taleplere ilişkin inceleme ve görüş talepleri 0-5 hektar 5.000,00 5.000,00 5-10 hektar 25.000,00 25.000,00 10 hektar ve üzeri 50.000,00 50.000,00 7 2863 sayılı Kanun kapsamında onaylı Koruma Amaçlı İmar Planlarında değişiklik talepleri (5 hektar üzeri için hektar başına 3.000 TL eklenecektir. Hektardan küçük ölçülerde ise oranlama yapılarak hesaplanır.) 0-5 hektar (Arkeolojik Sit/Tarihi Sit) 5.000,00 5.000,00 0-5 hektar (Kentsel Sit/Kentsel Arkeolojik Sit) 10.000,00 10.000,00 8 2863 sayılı Kanun kapsamında onaylı Restitüsyon, Restorasyon, Rekonstrüksiyon projesinde tadilat talebi (m² başına (brüt)) Konut 20,00 20,00 Ticaret ve diğer 40,00 40,00 9 2863 sayılı Kanun kapsamında onaylı yeni yapı mimari projesinde tadilat talebi (m² başına (brüt)) Konut 20,00 20,00 Ticaret ve diğer 40,00 40,00 10 Cins değişikliğine ilişkin görüş talepleri (Parsel başına) 2.500,00 5.000,00 11 2863 sayılı Kanun kapsamında korunan alanlarda tevhid, ifraz, yoldan ihdas vb. uygulama talepleri 1.750,00 3.500,00 12 Satış, kiralama, devir, tahsis ve benzeri (tarımsal amaçlı faaliyetler (ekim, dikim ve benzeri) kapsamında olan satış ve kiralamalardan ücret alınmayacaktır) talepleri (İnceleme alanı parsel başına) 2.000,00 4.000,00 13 Otopark izni talepleri (m² başına (brüt)) 25,00 25,00 14 2863 sayılı Kanun kapsamında 3. derece arkeolojik sit olarak tescil edilen alanlarda tespit ve sit irdelemesine yönelik sondaj kazısı talepleri (Başvuru başına) 1000 m²’ye kadar işlem ücreti (1000 m² üstü her m² için işlem ücreti oranlanarak uygulanır.) 5.000,00 10.000,00 15 2863 sayılı Kanun kapsamında 3. derece arkeolojik sit olarak tescil edilen alanlarda yeni yapılanma amaçlı sondaj kazısı talepleri (Başvuru başına) 1000 m²’ye kadar işlem ücreti (1000 m² üstü her m² için işlem ücreti oranlanarak uygulanır.) 2.500,00 5.000,00 16 Define kazıları işlemi talepleri (Uygulama başına) 5.000,00 5.000,00 17 Koleksiyonculuk izin belgesi (Uygulama başına) 20.000,00 20.000,00 18 Özel müze açılış izin belgesi (Uygulama başına) 25.000,00 25.000,00 19 Taşınır kültür varlığı ticarethanesi açılış izni (Uygulama başına) 30.000,00 30.000,00 20 Müzayede ve ekspertiz işleri (Uygulama başına) 10.000,00 20.000,00 21 Eser alımına ilişkin vatandaşlarca yapılan üst komisyon talepleri (Kişi başına) 20.000,00 20.000,00 22 Özel müze ve koleksiyon envanter defter ücretleri (Çift olarak) 4.000,00 4.000,00 23 2863 sayılı Kanun kapsamında su altında yapılacak inceleme talepleri (Su altı incelemesine ilişkin, talep sahibi tarafından sağlanacak hizmet alımı, ekipman, nakil, ulaşım, deniz aracı ve konaklama masrafları hariç) 20.000,00 40.000,00 24 2863 sayılı Kanun kapsamında arkeolojik sit olarak tescil edilen alanlarda jeoradar çalışması talepleri (Başvuru başına) 1000 m²’ye kadar işlem ücreti (1000 m² üstü her m² için işlem ücreti oranlanarak uygulanır.) 2.500,00 5.000,00 * Kamu kurumlarının mülkiyetindeki taşınmazlarla ilgili görüş talepleri ve kendi bünyesinde hazırlanan her türlü plan, proje, yapım ve benzeri işler için ücret alınmaz. * Koruma Bölge Kurulunca olumsuz karar alınması halinde alınan ücret iade edilmez. * 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi için yapılan başvurular için belirtilen birim fiyatının 2 katı ücret alınır. * Belirtilen başvuru ücretlerine KDV dâhil olmayıp yürürlükteki KDV oranı ayrıca tahsil edilecektir. (1) SAYILI LİSTE İLİ İLÇESİ MAHALLESİ PAFTA ADA PARSEL Ankara Çankaya Lodumu (Beytepe Köyü) – 29369 2 Ankara Çankaya Lodumu (Beytepe Köyü) – 29369 4

Resmî kaynak

Deepfake teknolojisinin kendisi tek başına hukuka aykırı değildir; hukuki sorumluluk, içeriğin üretim amacına, kullanım biçimine ve meydana getirdiği sonuçlara göre şekillenmektedir.

Kişilik Hakkının Korunması ve Medeni Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24 uyarınca kişilik hakkına yapılan her saldırı kural olarak hukuka aykırıdır. Bu aykırılık ancak üç hâlde ortadan kalkabilir: kişinin kendi rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal bir yararın varlığı ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması. Bir kişinin yüzünün cinsel içerikli bir görüntüye yerleştirilmesi, suç işlemiş gibi gösterilmesi, söylemediği sözlerin kendisine söyletilmesi veya toplumda tepki oluşturacak davranışlarda bulunmuş gibi sunulması bu madde kapsamında kişilik hakkına saldırı niteliği taşıyabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. 2. Davalar

TMK m. 24'teki rıza kavramının deepfake üretimine uygulanmasında önemli bir ayrım söz konusudur: bir kişinin daha önce görüntü veya ses kaydının alınmasına izin vermiş olması, o verilerin deepfake içerik üretiminde kullanılmasına da rıza gösterildiği anlamına gelmez; rıza, belirli bir amaç ve kullanım alanıyla sınırlıdır. Kişinin sosyal medyada herkese açık paylaştığı bir fotoğraf ya da video da her türlü amaçla serbestçe kullanılabilir hâle gelmez. Alenileştirme, yalnızca kişinin alenileştirme iradesi ve amacıyla bağlantılı kullanımlar bakımından değerlendirilebilir; fotoğrafın kamuya açık olması, kişinin yüzünün rızası dışında sahte, cinsel, siyasi veya ticari bir içeriğe yerleştirilmesini kendiliğinden hukuka uygun kılmaz.

TMK m. 25, mağdura birden fazla talep hakkı tanımaktadır. Henüz gerçekleşmemiş bir saldırının tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti bu talepler arasındadır. Bunlara ek olarak düzeltmenin veya mahkeme kararının üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması da istenebilir. Maddi ve manevi tazminat talepleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre verilmesini isteme hakkı ayrıca saklıdır. Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara da geçmez. Davacı, TMK m. 25 gereğince kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır. Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. III. Ad üzerindeki hak 1. Adın korunması

Tazminat Hukukundaki Dayanak Normlar

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan açık bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de aynı yükümlülük altındadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı

TBK m. 58 uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim ise para tazminatı yerine başka bir giderim biçimi kararlaştırabilir ya da buna ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Manevi tazminatın belirlenmesinde deepfake içeriğin niteliği, yayılma alanı, eriştiği kişi sayısı, mağdurun sosyal ve mesleki konumu, içeriğin yayında kaldığı süre ve ihlalin mağdur üzerindeki etkileri değerlendirmeye alınabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. 4. Ayırt etme gücünün geçici kaybı

Ceza Kanunundaki İlgili Suç Tipleri

Deepfake içerik üretimi ve yayımlanması birden fazla suç tipini aynı anda gündeme getirebilir. Hangi suçun oluştuğu, her olayın somut koşullarına ve mevzuatın o olaya uygulanabilirliğine göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Hakaret suçu (TCK m. 125) bakımından, temel ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Fiilin, mağdurun gıyabında işlenmesi hâlinde cezalandırılabilmesi için en az üç kişiyle ihtilat edilerek gerçekleştirilmesi gerekir. Fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı cezaya hükmolunur. Hakaretin alenen işlenmesi cezayı altıda bir oranında artırır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56] veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır. Mağdurun belirlenmesi

Özel hayatın gizliliği alanında TCK m. 134 iki ayrı fıkra içermektedir. Birinci fıkra kapsamında kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi hâlinde bu ceza bir kat artırılır. İkinci fıkra kapsamında ise özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirmekte olup basın ve yayın yoluyla yapılan ifşada da aynı ceza uygulanır. İçerikte mağdurun gerçek özel yaşamına ait veriler kullanılmışsa veya içerik gerçek bir olay izlenimi veriyorsa suçun oluşup oluşmadığı somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir; deepfake içeriğin tamamen yapay biçimde üretilmiş olması ise her durumda bu suçun oluşmayacağı anlamına gelmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.[59] (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. Kişisel verilerin kaydedilmesi

Kişisel verilerle ilgili suçlar bakımından TCK m. 135/1 uyarınca hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Kişisel verinin siyasi, felsefi veya dini görüşlere ya da ırki kökene ilişkin olması hâlinde bu ceza yarı oranında artırılır. Kişisel verinin ahlaki eğilime, cinsel yaşama, sağlık durumuna veya sendikal bağlantıya ilişkin olması hâlinde ise ceza artışı, söz konusu verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmiş olması şartına bağlıdır. TCK m. 136/1 uyarınca kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60] (2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61] Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[62] (2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır. Nitelikli haller

Bilgi sistemleri araç olarak kullanılarak veya dijital platformlar üzerinden deepfake yoluyla menfaat temin edilmesi hâlinde nitelikli dolandırıcılık hükümleri değerlendirilebilir. Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması şartıyla TCK m. 217/1 kapsamında altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla karşılaşabilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 217Kaynağı aç
Madde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma

TCK m. 217/A uyarınca halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikıyla ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu suçun oluşması için iki unsurun bir arada bulunması zorunludur: failin amacının sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak olması ve yayılan bilginin kamu barışını bozmaya elverişli nitelik taşıması. Her yanlış ya da yanıltıcı deepfake içerik bu suçu oluşturmaz; failin amacı ve içeriğin elverişliliği somut olay kapsamında ayrıca incelenmelidir. Suçun gerçek kimlik gizlenerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 217/AKaynağı aç
Madde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. (2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır. Ortak hüküm

Cinsel İçerikli Deepfake ve Müstehcenlik Hükümleri

TCK m. 226, müstehcen içerik üretimi ve yayımlanmasına ilişkin çeşitli yaptırımlar öngörmektedir. Müstehcen görüntülerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması ya da yayımlanmasına aracılık edilmesi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasını gerektirmektedir. Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntüleri üretenler, ülkeye sokanlar, satışa arz edenler, satanlar, nakledenler, depolayanlar, başkalarının kullanımına sunanlar veya bulunduranlar bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 226Kaynağı aç
Madde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten, b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten, c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden, d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren, e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan, f) Bu ürünlerin reklamını yapan, Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.[93] (4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (5) Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz. Fuhuş

Çocukların korunması açısından TCK m. 226/3, müstehcen görüntü üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi için beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası öngörmektedir. Bu içerikleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Üçüncü ve dördüncü fıkradaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yoluyla yayımlayanlar ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayanlar altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

TCK m. 226 hükümleri bilimsel eserler hakkında uygulanmaz; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında da uygulanmaz.

Kişisel Veri Koruma Hukukunun Uygulanması

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 6 uyarınca biyometrik ve genetik veriler özel nitelikli kişisel veri sayılmaktadır ve bu verilerin işlenmesi kural olarak yasaktır; ancak kanunda sayılan hâllerde işleme mümkündür. Deepfake üretiminde kullanılan yüz görüntüsü ve ses verisinin, kişiyi benzersiz biçimde tanımlamak ya da kimlik doğrulamak amacıyla özel teknik işlemlere tabi tutulması hâlinde biyometrik veri niteliği gündeme gelebilir. Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde kanundaki istisnalara ek olarak Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun belirlediği yeterli önlemlerin alınması zorunludur.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) (Mülga:2/3/2024-7499/33 md.) (3) (Değişik:2/3/2024-7499/33 md.) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi yasaktır. Ancak bu verilerin işlenmesi; a) İlgili kişinin açık rızasının olması, b) Kanunlarda açıkça öngörülmesi, c) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin, kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması, ç) İlgili kişinin alenileştirdiği kişisel verilere ilişkin ve alenileştirme iradesine uygun olması, d) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunlu olması, e) Sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlarca, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmetlerinin planlanması, yönetimi ve finansmanı amacıyla gerekli olması, f) İstihdam, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler ve sosyal yardım alanlarındaki hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi için zorunlu olması, g) Siyasi, felsefi, dini veya sendikal amaçlarla kurulan vakıf, dernek ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluş ya da oluşumların, tâbi oldukları mevzuata ve amaçlarına uygun olmak, faaliyet alanlarıyla sınırlı olmak ve üçüncü kişilere açıklanmamak kaydıyla; mevcut veya eski üyelerine ve mensuplarına veyahut bu kuruluş ve oluşumlarla düzenli olarak temasta olan kişilere yönelik olması, halinde mümkündür. (4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır. Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesi

FSEK Kapsamında Portre Hakkı

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 86, resim ve portrelere özgü bir koruma mekanizması getirmektedir. Eser niteliği taşımasalar dahi resim ve portreler, tasvir edilenin rızası alınmadan teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemez. Ölüm hâlinde bu koruma, kanunda sayılan belirli yakınlar aracılığıyla vefattan itibaren on yıl süreyle devam eder. Bu yasağın üç istisnası mevcuttur: ülkenin siyasi ve sosyal hayatında rol oynayan kişilerin resimleri; tasvir edilenin katıldığı geçit resmi, resmi tören veya genel toplantıları gösteren resimler; günlük olaylara ilişkin resimler ile radyo ve film haberleri.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86 – Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez. Birinci fıkradaki muvafakatin alınması: 1. Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynıyan kimselerin resimleri; 2. Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler; 3. Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve filim haberleri; için şart değildir. (Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.)  Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır. (Değişik dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.)Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır. II – İstisnalar:

FSEK m. 86/3 uyarınca bu yasağa aykırı hareket edenler hakkında TBK m. 49 uygulanır; koşulları varsa TCK m. 134, 139 ve 140 da devreye girebilir. Birinci ya da ikinci fıkra kapsamında yayımın caiz sayıldığı hâllerde dahi TMK m. 24 kapsamındaki kişilik hakkı koruması saklı tutulmuştur.

İnternette Erişim Engeli ve İçerik Kaldırma Usulü

5651 sayılı Kanun m. 9/A, özel hayatın gizliliğinin internet ortamında ihlal edildiğini ileri süren kişilere Siber Güvenlik Başkanlığına doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini talep etme imkânı tanımaktadır. Başvuruda hakkın ihlaline neden olan yayının tam URL adresi, ihlalin hangi açılardan gerçekleştiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayan belgeler yer almalıdır; bu bilgilerde eksiklik bulunması hâlinde talep işleme konulmaz.

5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9/AKaynağı aç
MADDE 9/A- (Ek: 6/2/2014-6518/94 md.) (1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Kuruma doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. (2) Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz. (3) Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir. (4) Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır. (5) Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. (6) Hâkim tarafından verilen bu karara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. (7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. (8) Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Kurum tarafından yapılır. (Mülga cümle: 26/2/2014-6527/18 md.) (9) (Ek: 26/2/2014-6527/18 md.) Bu maddenin sekizinci fıkrası kapsamında Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, (…)35 yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar. İdarî yapı ve görevler[36][37]

Kurum Başkanı, kendisine gelen talebi derhal Birliğe bildirir; erişim sağlayıcılar bu tedbiri derhal, en geç dört saat içinde yerine getirmek zorundadır. Engelleme, ihlale konu yayın, kısım, bölüm, resim veya video için URL düzeyinde uygulanır. Talep sahibinin bu talepten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimine başvurması gerekmektedir. Hâkim kırk sekiz saat içinde kararını açıklamazsa erişim engeli kendiliğinden kalkar. Hâkim kararına karşı Kurum Başkanı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna başvurabilir. Erişim engeline konu içerik yayından kaldırılırsa hâkim kararı da kendiliğinden hükümsüz hâle gelir.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde erişim engeli, Kurum Başkanı'nın emriyle doğrudan Kurum tarafından uygulanabilir. Bu karar yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur ve hâkim kırk sekiz saat içinde kararını açıklar.

Sorumluluk Zinciri ve Delil Güvencesi

Deepfake içeriklerde hukuki sorumluluk yalnızca içeriği üreten kişiyle sınırlı değildir. Üretim talimatını veren kişi, kişisel verileri temin eden kişi, içeriği ilk kez yayımlayan kişi, hukuka aykırılığı bilerek yeniden paylaşanlar, içeriği reklam veya ticari kazanç amacıyla kullanan işletmeler, veri sorumlusu sıfatını taşıyan şirketler ve içerik ile yer sağlayıcılar bakımından farklı sorumluluk türleri gündeme gelebilir. Yapay zekâ aracını geliştiren şirketin sorumluluğu ise kendiliğinden kabul edilemez; şirketin sistemin kullanım amacını belirleyip belirlemediği, kişisel verilerin işlenmesindeki rolü, riskleri önlemek için aldığı tedbirler, hukuka aykırı kullanımdan haberdar olup olmadığı ve içerik kaldırma taleplerine verdiği karşılık birlikte değerlendirilmelidir.

Bir ses veya görüntü kaydının deepfake olabileceği ileri sürüldüğünde incelenmesi gereken unsurlar arasında orijinal dosyanın varlığı, dosyanın oluşturulma ve değiştirilme tarihleri, metadata bilgileri, hash değeri, kaydın elde edildiği cihaz, dosyanın muhafaza ve aktarım zinciri, görüntüdeki ışık, gölge ve yüz hareketleri, ses frekansı ve konuşma özellikleri ile dosyada kesme, birleştirme veya yeniden kodlama bulunup bulunmadığı yer almaktadır. Hukuki başvurular açısından URL adresleri, kullanıcı adları, paylaşım tarihleri ve içeriklerin ekran görüntüleri gecikmeden tespit edilmeli; mümkünse noter tespiti, zaman damgası veya adli bilişim yöntemleriyle deliller güvence altına alınmalıdır.

Deepfake içerik nedeniyle hangi mahkemede dava açılabilir?

TMK m. 25 uyarınca kişilik haklarının korunması için davacı kendi yerleşim yeri mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.

Sosyal medyada paylaşılan fotoğraf deepfake içerikte kullanılabilir mi?

Bir fotoğrafın kamuya açık olması, kişinin yüzünün rızası dışında sahte, cinsel, siyasi veya ticari bir içeriğe yerleştirilmesini kendiliğinden hukuka uygun kılmaz. Alenileştirme yalnızca kişinin alenileştirme iradesi ve amacıyla bağlantılı kullanımlar bakımından değerlendirilebilir.

Daha önce çekim izni verilmiş olması deepfake üretimini meşrulaştırır mı?

Hayır. Görüntü veya ses kaydının alınmasına verilen rıza, o verilerin deepfake içerik üretiminde kullanılmasına da rıza gösterildiği anlamına gelmez; rıza belirli bir amaç ve kullanım alanıyla sınırlıdır.

Cinsel içerikli deepfake üretiminde cezai sorumluluk nasıl değerlendirilir?

Üretimde yetişkin görüntüleri kullanıldığında özel hayatın gizliliği hükümleri (TCK m. 134) değerlendirilebilir; içeriğin mağdurun gerçek özel yaşamına ilişkin veri taşıyıp taşımadığı veya gerçek bir olay izlenimi verip vermediği belirleyici olabilir. Müstehcen içeriğin basın ve yayın yoluyla yayımlanması TCK m. 226/2 kapsamında altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasını gerektirmektedir. İçeriğin üretiminde çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin kullanılması durumunda TCK m. 226/3 uyarınca beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası söz konusu olmaktadır.

Deepfake içeriğe erişim engeli nasıl talep edilir?

5651 sayılı Kanun m. 9/A uyarınca Siber Güvenlik Başkanlığına doğrudan başvurulabilir. Başvuruda içeriğin tam URL adresi, ihlalin açıklaması ve kimlik bilgilerinin belgesi yer almalıdır; eksik başvuru işleme konulmaz. Başkanlık Başkanı talebi derhal Birliğe bildirir ve erişim sağlayıcılar en geç dört saat içinde uygulamak zorundadır. Talep sahibinin ardından yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimine başvurması gerekir; hâkim kırk sekiz saat içinde karar vermezse tedbir kendiliğinden kalkar.

Deepfake içeriği yayan kişi de sorumlu tutulabilir mi?

Evet. Hukuka aykırılığı bilerek deepfake içeriği yeniden paylaşan kişiler sorumluluk altına girebilir. İçeriği ticari amaçla kullanan işletmeler, veri sorumlusu sıfatını taşıyan şirketler ve yer sağlayıcılar bakımından da farklı sorumluluk türleri gündeme gelebilmektedir.

Manevi tazminatta hangi ölçütler dikkate alınır?

Deepfake içeriğin niteliği, yayılma alanı, eriştiği kişi sayısı, mağdurun sosyal ve mesleki konumu, içeriğin yayında kaldığı süre ve ihlalin mağdur üzerindeki etkileri manevi tazminatın belirlenmesinde değerlendirmeye alınabilecek ölçütler arasındadır. Hâkim para tazminatı yerine ya da ona ek olarak saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Yapay zeka ile üretilmiş bir içerik kişilik hakkı ihlali sayılır mı?

Üretilen içeriğin tamamen yapay olması tek başına hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bir kişinin yüzünün cinsel içerikli görüntüye yerleştirilmesi, suç işlemiş gibi gösterilmesi veya söylemediği sözlerin kendisine söyletilmesi kişilik hakkına saldırı niteliği taşıyabilir. Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran üç hâl mevcuttur: kişinin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal bir yararın varlığı ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu