Deepfake Ses Kaydının Ceza Hukukundaki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Deepfake Ses Kaydının Ceza Hukukundaki Sonuçları

Bir kişinin sesinin yapay zekâ ile taklit edilmesi, her durumda ve yalnızca bu nedenle suç oluşturmaz. Cezai değerlendirme, sesin nasıl elde edildiğine ve sonradan hangi fiilde kullanıldığına bağlıdır; ilgili suçun kanunda yazılı unsurları somut olayda ayrıca aranır.

Hileli yarar sağlama

Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya bir başkasının zararına kendisine ya da başkasına yarar sağlayan kişi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesi uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yapay olarak üretilmiş ses, bu maddede ayrı bir hile türü olarak düzenlenmemiştir. Hile, aldatma ve belirtilen yönde yarar şartları olayın kendi koşullarında değerlendirilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık

Aynı Kanun’un 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hâller arasında gösterir. Bu fıkrada (e), (f), (j), (k) ve (l) bentleri bakımından hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adlî para cezasının miktarı da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Alt sınır, sayılan bentlerden birinin somut olayda gerçekleşmesine bağlıdır. Sahte ses kullanılan her telefon görüşmesinin bu bende girdiği ise maddede belirtilmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

Şantaj

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinin birinci fıkrası, kişinin kendi hakkı veya yükümlülüğü kapsamındaki bir davranışı gerçekleştireceği ya da gerçekleştirmeyeceği söylemiyle başkasını zorlamasını cezalandırır. Zorlanan iş kanuna aykırı olmalı veya kişinin yükümlülüğü dışında kalmalıdır; haksız çıkar sağlatmak da aynı kapsamdadır. Yaptırım, bir yıldan üç yıla kadar hapis yanında beş bin güne kadar adlî para cezasıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14
md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref
veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat
edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.
Cebir

Maddenin ikinci fıkrası, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bir kişinin şerefine ya da saygınlığına zarar verecek nitelikte hususların açıklanacağı veya isnat edileceği yönündeki tehdidi de birinci fıkradaki cezaya bağlar. Metin, tehdide konu hususun gerçek olmasını ayrıca şart olarak yazmaz ve yapay ses kaydına özgü bir düzenleme içermez.

Hakaret

Hakaret, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenirse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezaya hükmolunur. Fiilin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi

Aleni olmayan konuşmanın kaydı ve ifşası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesinin birinci fıkrası, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya ses alma cihazıyla kaydeden kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 133Kaynağı aç
Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları,
taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları
bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan bir
söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.) Kişiler arasındaki aleni
olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı
olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın
yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Özel hayatın gizliliğini ihlal

Aynı maddenin ikinci fıkrasında farklı bir fiil düzenlenir. Aleni olmayan bir söyleşiye katılan kişi, diğer konuşanların rızası olmadan bu söyleşiyi ses alma cihazıyla kayda alırsa altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Birinci fıkradaki dinleme ya da kayıt ile ikinci fıkradaki, konuşmaya katılarak yapılan kayıt ayrı ceza aralıklarına bağlanmıştır.

Aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesiyle elde edilen verileri hukuka aykırı biçimde ifşa eden kişi, maddenin üçüncü fıkrası uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanmasında da aynı ceza uygulanır.

Özel hayatın gizliliği

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinin birinci fıkrasına göre kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İhlal, görüntü veya seslerin kayda alınması yoluyla gerçekleşirse verilecek ceza bir kat artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden
kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin
görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.[59]
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına
ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın
ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Kişisel verilerin kaydedilmesi

Maddenin ikinci fıkrası, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse için iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörür. Basın ve yayın yoluyla yayımlama hâlinde de aynı ceza uygulanır. Tamamen sentetik olarak üretilmiş bir sesin bu kapsama girip girmediği maddede ayrıca yazılmaz.

Kişisel verilerin kaydı, verilmesi ve yayılması

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesinin birinci fıkrası, kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden
kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60]
(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine,
ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına,
sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda
birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61]
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Kişisel veri; kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine ya da ırkî kökenlerine ilişkinse veya hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkinse, birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesinin birinci fıkrası, hukuka aykırı biçimde kişisel veriyi başkasına aktarmayı, yaymayı ve ele geçirmeyi aynı yaptırıma bağlar. Bu fiiller için öngörülen hapis cezası iki yıl ile dört yıl arasındadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.[62]
(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi
Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan
beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
Nitelikli haller

Suçun konusu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 236. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler ise 136. maddeye göre verilecek ceza bir kat artırılır. Artırım, suç konusunun bu hükümler uyarınca kayda alınmış beyan ve görüntüler olmasına bağlıdır.

İftira ve uydurulan maddi eser

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinin birinci fıkrasına göre, işlemediğini bildiği hâlde bir kimseye hukuka aykırı fiil isnat ederek yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunan ya da bunu basın ve yayın yoluyla yapan kişi, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hareket etmişse bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Madde, yapay zekâ veya ses klonlamasına özgü ayrı bir hüküm içermez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 267Kaynağı aç
Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya
da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve
kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için
bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması
halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu
fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle
gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[103]
hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.)
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin
sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen
iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması

İftira, fiilin maddî eser ve delilleri uydurularak işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Hüküm uydurulan eserin türünü ayrıca belirtmez; ses kaydını veya yapay zekâ ürününü ayrıca saymaz.

İsnat edilen fiili işlemediği, beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla belirlenen mağdur hakkında bu fiil nedeniyle gözaltı ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Artırım, anılan kararların ve koruma tedbirinin gerçekleşmesine bağlıdır.

Mağdur isnat edilen fiil nedeniyle gözaltına alınmış veya tutuklanmış ve bu fiili işlemediği beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla belirlenmişse, iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hükümlerine göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

Mağdur ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûm olursa, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinin beşinci fıkrasında bu hâl için yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağı düzenlenmiştir.

Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmışsa, beşinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarısı kadar artırılır. Artırım, infaza başlanması şartına ve beşinci fıkranın uygulanmasına bağlıdır.

Maddenin yedinci fıkrası iptal edilmiş olarak gösterilir. İptalden önceki fıkranın içeriği bu hükümden belirlenemez.

İftira suçunda dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.

Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğer basın ve yayın organıyla ilan edilir. İlan masrafı hükümlüden tahsil edilir. Bu sonuç, mahkûmiyet kararı verilmiş olmasına bağlıdır.

Yapay zekâ ile ses taklidi tek başına suç mudur?

Hayır. Bir kişinin sesinin yapay zekâ ile taklit edilmesi her durumda ve tek başına suç değildir; sonuç, sesin elde edilme ve kullanılma biçimine bağlıdır.

Sahte sesle aldatarak yarar sağlamanın cezası nedir?

Hileli davranışlarla bir kimse aldatılıp onun veya başkasının zararına yarar sağlanırsa ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır. Sesin sahte olması, ilgili maddede ayrı bir hile türü olarak yazılmamıştır.

Rızasız kayıt ile konuşmaya katılarak yapılan kayıt aynı mıdır?

Hayır. Aleni olmayan konuşmayı taraflardan birinin rızası olmadan dinlemek veya ses alma cihazıyla kaydetmek iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Konuşmaya katılan kişinin diğer konuşanların rızası olmadan kayıt alması ise altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Uydurulmuş delille iftira cezayı artırır mı?

Evet. Fiilin maddî eser ve delilleri uydurularak iftira işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Hüküm, uydurulan eserin ses kaydı veya yapay zekâ ürünü olmasını ayrıca saymaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu