Deepfake Video Hazırlamak Suç Mudur? Hukuki ve Cezai Boyut

by Avukat Erdal Ersoy
Deepfake Video Hazırlamak Suç Mudur? Hukuki ve Cezai Boyut

Deepfake Teknolojisi ve Suçta Kanunilik İlkesi

Yapay zekâ araçlarıyla deepfake video hazırlama eylemi her somut olayda kendiliğinden suç teşkil etmez. Türk Ceza Kanunu kapsamında genel olarak deepfake video hazırlamak veya yapay zekâ ile sahte video oluşturmak adıyla ihdas edilmiş bağımsız bir suç tipi bulunmamaktadır. Suçta ve cezada kanunilik prensibi gereğince bir kişinin cezalandırılabilmesi için eylemin ceza kanunlarında tanımlanmış somut bir suçun unsurlarını bünyesinde barındırması aranır. Bu çerçevede ortaya çıkacak cezai sorumluluk, sırf kullanılan yapay zekâ teknolojisine değil; videonun ne şekilde hazırlandığına, üretimde hangi verilerden yararlanıldığına, görüntünün içeriğine, güdülen amaca ve eserin üçüncü şahıslarla paylaşılıp paylaşılmadığına göre farklılık gösterir.

Yapay zekâ araçları kullanılarak icra edilen eylemlerde, fiilin ceza mevzuatı kapsamında suç teşkil etmesi hâlinde teknolojinin vasıta kılınması cezai sorumluluğu tek başına ortadan kaldırmaz.

Hangi Hâllerde Deepfake İçerikleri Suç Oluşturmaz?

Yapay zekâ destekli video üretimi kural olarak yalnızca deepfake teknolojisi kullanıldığı gerekçesiyle suç sayılmaz. Nitekim bir oyuncunun rızası dahilinde sinema yapımında yüzünün gençleştirilmesi, bir kimsenin açık rızası alınarak eğlence amacıyla yapay zekâ videosu düzenlenmesi yahut yaşayan gerçek bir bireyi hedef almayan büsbütün kurgusal görseller meydana getirilmesi kural olarak suç teşkil etmez.

Mizah, hiciv, parodi ya da sanatsal gayelerle vücuda getirilen içeriklerde hukuki niteleme yapılırken kurgunun izleyici tarafından anlaşılabilir olup olmadığı, muhatabın şeref ve saygınlığına yönelen bir taarruzun bulunup bulunmadığı, kamusal yarar, ifade ve sanat hürriyeti, istifade edilen görüntülerin mahiyeti ve içeriğin kişiyi gerçek bir suç isnadıyla yahut ahlaka aykırı bir fiille ilişkilendirip ilişkilendirmediği birlikte gözetilir. Dolayısıyla yalnızca mizah yapıldığı yönündeki beyan her şartta eylemi hukuka uygun kılmayacağı gibi, parodi niteliğindeki her yapay zekâ içeriği de kendiliğinden suç oluşturmaz.

Kişisel Verilerin Korunması Kapsamında Sahte İçerikler

Bir kimseye ait fotoğrafların çeşitli sosyal ağlarda veya internet sitelerinde kamuya açık bulunması, bu materyallerin sınırsız bir serbestiyle kullanılabileceğini göstermez. Buna karşın, bir fotoğrafın izinsiz işlenmesinden hareketle suçun mutlaka oluştuğu yönünde otomatik bir değerlendirme de yapılamaz; verinin temin ediliş tarzı, kayda alınma biçimi, kime iletildiği ve hangi amaç doğrultusunda kullanıldığı her somut olayda ayrıca incelenmelidir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmekte olup bu kişilere ait görüntü ve ses kayıtları kişisel veri niteliği taşıyabilir. Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi veya aktarılması gibi işlemler ise kişisel verilerin işlenmesi kapsamındadır.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Açık rıza: Belirli bir
konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızayı,
b) Anonim
hâle getirme: Kişisel verilerin, başka verilerle eşleştirilerek dahi hiçbir surette
kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hâle
getirilmesini,
c) Başkan: Kişisel Verileri
Koruma Kurumu Başkanını,
ç) İlgili kişi: Kişisel verisi
işlenen gerçek kişiyi,
d) Kişisel veri: Kimliği belirli
veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,
e) Kişisel
verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi
bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde
edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden
düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi,
sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen
her türlü işlemi,
f) Kurul: Kişisel Verileri
Koruma Kurulunu,
g) Kurum: Kişisel Verileri
Koruma Kurumunu,
ğ) Veri işleyen: Veri sorumlusunun
verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel
kişiyi,
h) Veri kayıt sistemi: Kişisel
verilerin belirli kriterlere göre yapılandırılarak işlendiği kayıt sistemini,
ı) Veri sorumlusu: Kişisel
verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından
ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Kişisel Verilerin İşlenmesi
Genel ilkeler

Türk Ceza Kanunu'nun 135. maddesinin ilk fıkrasına göre hukuka aykırı şekilde kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Maddenin ikinci fıkrasında ise verilerin bireylerin siyasi, felsefi yahut dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına ya da sendikal bağlantılarına ilişkin olması hâlinde temel cezanın yarı oranında artırılacağı hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte her görüntünün kullanılması otomatik olarak bu suç kapsamında değerlendirilemez; kaydetme fiilinin ve diğer kanuni suç unsurlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıca belirlenmesi gerekir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden
kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60]
(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine,
ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına,
sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda
birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61]
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Kişisel verilerin hukuka aykırı yöntemlerle başkasına verilmesi, yayılması yahut ele geçirilmesi eylemi, Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Maddenin ikinci fıkrası kapsamında, suç konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 236. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınmış beyan ve görüntülerden oluşması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Deepfake yapımlarında bütünüyle sentetik olan kısımlar ile kullanılan gerçek kişisel verilerin birbirinden ayırt edilmesi şarttır; bu sebeple her deepfake paylaşımı otomatik biçimde anılan suç kapsamında mütalaa edilemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.[62]
(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi
Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan
beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
Nitelikli haller

Deepfake içeriğin ilk üreticisi başka bir kişi olsa dahi, içeriğin hukuka aykırı olduğunu bilerek yeniden yayımlayan kimsenin fiili ayrıca değerlendirilir. İçeriği üretme ve yayma birbirinden ayrı eylemler teşkil ettiğinden, her fail kendi gerçekleştirdiği fiil dolayısıyla sorumlu tutulabilir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Bakımından İnceleme

Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin ilk fıkrası gereğince, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası tayin edilir; gizliliğin görüntü ya da seslerin kayda alınması suretiyle ihlali durumunda ceza bir kat artırılır. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise kişilerin özel yaşamına ilişkin ses veya görüntüleri hukuka aykırı şekilde ifşa eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; söz konusu verilerin basın ve yayın araçları vasıtasıyla yayımlanması durumunda da aynı cezai müeyyide tatbik edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden
kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin
görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.[59]
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına
ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın
ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Kişisel verilerin kaydedilmesi

Hiçbir gerçekliği bulunmayan, tamamen yapay olarak oluşturulmuş ve gerçekte hiç yaşanmamış bir cinsel görüntünün doğrudan Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesindeki özel hayat görüntüsünün ifşası sayılması her somut olayda otomatik değildir; zira bu suçta gerçek özel hayata ilişkin bilgi, görüntü veya sesin niteliği önem taşır. Buna karşılık deepfake içeriğin oluşturulmasında mağdurun gerçek fotoğrafları veya gerçek özel hayatına ait veriler kullanılmışsa değerlendirme değişebilir. Nitekim kişinin gerçek mahrem görüntülerinin temin edilerek yapay zekâ vasıtasıyla manipüle edilmesi ve sonrasında yayımlanması hâlinde 134. madde kapsamında inceleme yapılması gerekmektedir. Bir fotoğrafın geçmişte rıza ile gönderilmiş olması da sonraki her türlü kullanıma rıza gösterildiği manasına gelmez.

Hakaret Suçu Kapsamında Sahte İçerikler

Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi şarttır. İkinci fıkra uyarınca eylemin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle gerçekleştirilmesi hâlinde de birinci fıkrada öngörülen cezaya hükmolunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi

Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı; dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından veya yaymaya çalışmasından ötürü yahut mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Fiilin alenen işlenmesi durumunda ceza altıda biri oranında artırılır. Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi durumunda ise suç kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılarak zincirleme suça dair hükümler tatbik edilir.

Deepfake aracılığıyla bir kimsenin uyuşturucu kullandığı, rüşvet aldığı, eşini aldattığı veya şirket parası çaldığı yönünde gerçeğe aykırı ve itibar zedeleyici nitelikte sahte bir izlenim yaratılması durumunda hakaret suçunun unsurları değerlendirilebilir. Bu çerçevede özellikle videonun üçüncü kişilerce görülüp görülmediği önem taşır. Yalnızca failin kendi cihazında sakladığı ve hiç kimseyle paylaşmadığı bir görüntünün bulunması her somut olayda tamamlanmış hakaret suçu teşkil etmeyebilir; ancak içeriğin paylaşılmamış olması fiilin hazırlığı esnasında başka suçların oluşmadığı anlamına gelmeyeceği gibi kesinlikle suç işlenmediği sonucunu da doğurmaz.

Şantaj Amacıyla Deepfake Kullanımı

Türk Ceza Kanunu'nun 107. maddesinin ilk fıkrasına göre hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı yahut yükümlü olmadığı bir eylemi icra etmeye ya da haksız menfaat temin etmeye zorlayan fail, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile tecziye edilir. Maddenin ikinci fıkrası mucibince, kendisine veya başkasına yarar sağlamak gayesiyle mağdurun şeref yahut saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması hâlinde de aynı cezaya hükmolunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14
md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref
veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat
edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.
Cebir

Kişinin görüntüsünün internette neşredileceği, ailesine, yakın çevresine yahut iş yerine gönderileceği bildirilerek para ya da başkaca menfaat temin edilmeye çalışılması somut vakanın koşullarına göre şantaj suçunu oluşturabilir. Bu suç bakımından videonun sahici olması şart değildir; sentetik bir deepfake kaydının mağdur üzerinde baskı aracı kılınarak haksız menfaat sağlanmaya çalışılması şantaj suçu kapsamında inceleme yapılmasına engel teşkil etmez.

Dolandırıcılık Hükümleri ve Bilişim Sistemleri

Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi uyarınca hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun yahut başkasının zararına olarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlayan faile bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık

Fiilin bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle ya da basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan istifade edilerek işlenmesi hâlinde Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrası uyarınca nitelikli dolandırıcılık gündeme gelir. Bu bentlerde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası öngörülmekte olup bilişim sistemlerinin araç kılındığı (f) bendinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adlî para cezası ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Ayrıca suçun üç veya daha fazla kişiyle birlikte icrası cezanın yarı oranında, bir suç örgütünün faaliyeti kapsamında icrası ise cezanın bir kat artırılmasını gerektirir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

Yapay zekâ ile ses taklidi yapılması veya deepfake görüntü kullanılması durumlarında bu teknoloji mağduru yanıltmaya matuf bir hile vasıtası olarak işlev görebilir. Bilişim araçlarının kullanılması hâlinde nitelikli dolandırıcılık hükümlerinin uygulanması mümkün olup ses klonlama yahut sahte görsel kullanımı failin cezai mükellefiyetini bertaraf etmez.

Gerçeğe Aykırı Delil Üretimi ve İftira Suçu

Yetkili mercilere ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde hakkında soruşturma/kovuşturma başlatılmasını veya idari yaptırım uygulanmasını temin maksadıyla bir kimseye hukuka aykırı fiil isnat eden kişi, Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinin birinci fıkrası mucibince bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile tecziye edilir. Eylemin maddî eser ve delilleri uydurularak işlenmesi durumunda ise ceza yarı oranında artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 267Kaynağı aç
Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya
da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve
kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için
bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması
halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu
fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle
gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[103]
hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.)
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin
sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen
iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması

Yüklenen fiili işlemediği sabit olup hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen mağdur aleyhine, bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama haricinde bir koruma tedbiri uygulanmışsa verilecek ceza yarı oranında artırılır. Mağdurun isnat edilen fiil yüzünden gözaltına alınması yahut tutuklanması durumunda fail ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hükümlerine göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesi hâlinde faile yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezası öngörülmekte; mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış olması hâlinde ise beşinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarısı kadar artırılmaktadır.

İftira suçunda dava zamanaşımı, mağdurun isnat edilen fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde bu karar, aynı veya eşdeğer nitelikteki basın ve yayın organıyla ilan olunur ve ilan masrafı hükümlüden tahsil edilir.

Tanınmış Kişilerin Görüntülerinin Kullanımı

Bir kimsenin kamuya mal olmuş bir şahıs yahut ünlü olması, yüzünün ve sesinin sınırsız biçimde kullanılabileceği anlamını taşımaz. Kamusal alanda veya internet mecralarında tanınmış kişilere ait sayısız görsel malzemenin yer alması olgusu, bu verilerin yapay zekâ içeriklerinde izinsizce kullanılmasını tek başına hukuka uygun hâle getirmez.

Kişilik Haklarının Korunması ve Tazminat Davaları

Türk Medenî Kanunu'nun 24. maddesi gereğince, hukuka aykırı şekilde kişilik haklarına saldırılan kimse hâkimden bu saldırıya karşı korunma isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen şahsın rızası, daha üstün nitelikte özel yahut kamusal bir yarar veya kanunun tanıdığı yetkinin kullanılması gerekçelerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına yönelen her tecavüz hukuka aykırıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde
24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden,
saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün
nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması
sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı
hukuka aykırıdır.
2.
Davalar

Kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı, Türk Medenî Kanunu'nun 25. maddesinin ilk iki fıkrası kapsamında hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan müdahalenin durdurulmasını, sona ermiş olmakla beraber tesirleri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini talep edebileceği gibi düzeltmenin veya mahkeme ilamının üçüncü kişilere bildirilmesi ya da neşredilmesi isteminde de bulunabilir. Maddenin üçüncü fıkrası gereğince davacının maddî ve manevî tazminat istemleri ile haksız tecavüz dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme kurallarına göre kendisine verilmesini talep hakkı saklıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde
25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan
saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının
hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.
Davacı
bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da
yayımlanması isteminde de bulunabilir.
Davacının,
maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde
edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine
verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.
Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş
olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça
mirasçılara geçmez.
Davacı,
kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim
yeri mahkemesinde dava açabilir.
III.
Ad üzerindeki hak
1.
Adın korunması

Manevî tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara intikal etmez. Kişilik haklarının himayesi amacıyla açılacak davalar, Türk Medenî Kanunu'nun 25. maddesinin beşinci fıkrası gereğince davacının kendi yerleşim yeri mahkemesinde yahut davalının yerleşim yeri mahkemesinde ikame edilebilir.

Deepfake neticesinde toplum önünde küçük düşürülen, mesleki veya ailevi itibarı sarsılan kişi koşulların mevcudiyeti hâlinde manevi tazminat talebinde bulunabilir. Yapay zekâ kaynaklı haksız fiil sebebiyle iş akdinin feshedilmesi, müşteri portföyünün kaybedilmesi, reklam sözleşmelerinin sonlandırılması ya da ticari itibarın sarsılması gibi somut ekonomik zararlar ortaya çıkmışsa, hukuka aykırı eylem ile zarar arasındaki illiyet bağının kanıtlanması şartıyla maddi tazminat istenmesi de mümkün olabilir.

Teknik İnceleme ve İspat Usulü

Yargılama ve soruşturma süreçlerinde lüzum görülmesi hâlinde bilirkişi incelemesine müracaat edilebilir. Bilirkişi marifetiyle görüntü ve ses senkronu, yüz hareketleri, ışık ve gölge farklılıkları, ses frekans değerleri, video dosyasının teknik verileri, metadata kayıtları, görseldeki manipülasyon izleri ve dosyanın oluşturulma ile değiştirilme geçmişi tahlil edilebilir. Bu sebeple mağdurun ilgili görsel veya işitsel kaydı silmemesi ve imkânlar dahilinde orijinal video dosyasını muhafaza etmesi önem arz eder.

Deepfake video hazırlamanın kanunda tek ve sabit bir cezası var mıdır?

Hayır, mevzuatta deepfake suçu adı altında tek bir suç tipi tanımlanmadığı için sabit bir ceza bulunmamaktadır; eylemin amacına ve işleniş biçimine göre hakaret, dolandırıcılık, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal veya kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi gibi suçlardan biri yahut birkaçı oluşabilir ve ceza tayini bu doğrultuda yapılır.

Sosyal medyadaki herkese açık fotoğraflarla sahte video üretmek suç teşkil eder mi?

Görselin internette kamuya açık olması sınırsız kullanım yetkisi sağlamaz; bununla birlikte sırf izinsiz kullanım nedeniyle suçun mutlaka oluştuğu şeklinde otomatik bir değerlendirme yapılamaz, verinin temin edilişi ve hazırlanan videonun mahiyeti ayrıca incelenir.

Üretilen deepfake video kimseyle paylaşılmazsa cezai sorumluluk doğar mı?

Videonun üçüncü şahıslarla paylaşılmaması her durumda tamamlanmış hakaret suçu teşkil etmese de içeriği paylaşmamak failin kesinlikle suç işlemediği anlamına gelmez; içerik hazırlanırken kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi gibi başka suçların sübut bulup bulmadığı denetlenir.

Geçmişte rızayla gönderilen fotoğraflar sonradan yapay zekâda serbestçe kullanılabilir mi?

Geçmişte rıza gösterilerek paylaşılan bir fotoğrafın sonradan cinsel içerikli deepfake üretimi, küçük düşürme, tehdit veya şantaj gayeleriyle kullanılmasına izin verildiği kabul edilemez; zira önceki rıza sonraki her türlü tasarrufu kapsamaz ve fail bakımından cezai ve hukuki sorumluluklar doğurabilir.

Deepfake ile kişilik hakları saldırıya uğrayan kişi korunma davasını nerede açabilir?

Kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse, Türk Medenî Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca korunma davasını kendi yerleşim yeri mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu