1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca, Türk Ceza Kanunu'nun hapis cezasının ertelenmesine ilişkin genel hükümleri askeri suçlar hakkında da kural olarak uygulanır. Ancak askeri disiplin ve hizmet gerekleri doğrultusunda, sırf askeri suçlar başta olmak üzere belirli şartların varlığı halinde hapis cezalarının ertelenmesi kanunen yasaklanmıştır. Bu doğrultuda, sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen netice cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması durumunda cezanın ertelenmesi mümkün değildir.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 47Kaynağı aç
47 – (Değişik: 23/6/2016 – 6722/9 md.)
Türk Ceza Kanununun hapis
cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, askeri suçlar hakkında da uygulanır.
Ancak aşağıdaki hâllerde
hapis cezaları ertelenmez:
A) Sırf askeri suçlardan
dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha
fazla süreli hapis cezası olması.
B) Fiilin, disiplini ağır
şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da
birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük
bir zarar meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya
seferberlikte işlenmesi.
D)
Daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm olunması.
SEKİZİNCİ FASIL
Müşterek hükümler
Askeri suçlarda şikayet ve izin:
Genel Erteleme Rejimi ve Türk Ceza Kanunu ile Bağlantı
Askeri ceza yargılamasında hapis cezasının ertelenmesi değerlendirilirken öncelikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesindeki genel şartlar gözetilir. Bahse konu düzenleme uyarınca, hükmolunan cezanın en fazla iki yıl süreli hapis olması durumunda erteleme kararı verilebilir; suçu işlediği sırada henüz on sekiz yaşını doldurmamış ya da altmış beş yaşını tamamlamış sanıklar bakımından ise azami sınır üç yıl olarak tatbik edilir. Kararın verilebilmesi için failin geçmişte kasıtlı bir suç nedeniyle üç ayı aşan hapis cezasına mahkûm edilmemiş bulunması ve duruşmada sergilediği pişmanlık neticesinde yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu bir kanaat uyanması şarttır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst
sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi
için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına
mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık
dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen
iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın
infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi
halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9]
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla
olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm
olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi
olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi
hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra
eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat
edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir
eğitim kurumuna devam etmesine,
mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman
kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve
sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte
bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle
görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve
sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor
düzenleyerek infaz hâkimine verir.9
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde
bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman
kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde
kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz
hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın
kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar
verilir.[10]
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği
takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adlî para cezası
Askeri Ceza Kanunu'nun 47. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinde yer alan erteleme yasağı, failin daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm edilmiş olmasını kapsar. Failin geçmişte mahkûm olduğu suç sırf askeri suç vasfında olmayıp diğer bir askeri suç niteliğinde ise, erteleme şartlarının tespiti bakımından Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi devreye girer ve genel kasıtlı suç geçmişi ölçütü dikkate alınır.
Askeri Ceza Kanunu Kapsamındaki Kanuni Erteleme Yasakları
Askeri Ceza Kanunu'nun 47. maddesi, genel erteleme koşulları bulunsa dahi cezanın ertelenmesini kesin olarak engelleyen dört temel hal öngörmüştür. İlk olarak, sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice ceza üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası ise ceza ertelenemez. İkinci olarak; işlenen fiilin askeri disiplini ağır şekilde ihlal etmesi, birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, birliğin muharebe hazırlığını ya da etkinliğini zafiyete uğratması veya büyük bir zarar meydana getirmesi hallerinde erteleme hükmü uygulanamaz.
Üçüncü olarak, suç teşkil eden eylemin savaş veya seferberlik şartları altında işlenmesi halinde cezanın ertelenmesi kanunen engellenmiştir. Son olarak, sanığın daha önce sırf askeri nitelikte bir suçtan dolayı kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunması durumunda, hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi imkânı ortadan kalkmaktadır.
Sırf Askeri Suçlarda Uygulama ve Yargıtay İçtihadı
Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/28132 Esas ve 2019/10791 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, sırf askeri suç niteliğindeki izin tecavüzü eyleminden dolayı belirlenen 10 ay hapis cezasının, Askeri Ceza Kanunu'nun 47. maddesinin (A) bendi gereğince netice cezanın üç ay veya daha fazla olması sebebiyle Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi kapsamında ertelenmesi kanuna aykırıdır. Kanun koyucu sırf askeri suçlarda netice cezanın üç ay ve üzerinde belirlendiği hallerde erteleme takdirini mahkemenin yetkisinden çıkarmıştır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/28132, K. 2019/10791Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
İzin tecavüzü suçundan sanık …'nın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/06/2018 tarihli ve 2018/760 Esas, 2018/950 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 29/03/2019 gün ve 94660652-105-20-298-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/04/2019 gün ve KYB 2019/35416 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 23/06/2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanun ile değişik 47. maddesinde yer alan, ''Türk Ceza Kanununun hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, askeri suçlar hakkında da uygulanır. Ancak aşağıdaki hâllerde hapis cezaları ertelenmez: A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması" şeklindeki hüküm gereğince, sanık hakkında tayin olunan 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca ertelenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yukarıda sözü edilen kanuni düzenlemeler karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/06/2018 tarihli ve 2018/760 Esas, 2018/950 Karar sayılı kararının CMK'nin 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere kanun yararına BOZULMASINA, 10/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer şekilde Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2020/1755 Esas ve 2020/6325 Karar sayılı ilamında, sırf askeri suç teşkil eden firar fiilinden dolayı kurulan mahkûmiyet hükmünde tayin edilen 10 ay hapis cezasının, yasanın emredici düzenlemeleri karşısında ertelenmesinin, adli para cezası gibi seçenek yaptırımlara çevrilmesinin veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Dolayısıyla sırf askeri suç niteliği taşıyan eylemlerde emredici kanun engelleri gözetilmeden erteleme yoluna gidilemez.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/1755, K. 2020/6325Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Firar suçundan sanık …’ın, anılan Kanun'un 66/1-a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli ve 2017/675 Esas, 2018/1311 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 04/02/2020 tarihli ve 94660652-105-34-18792-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/02/2020 tarih ve 2020/18069 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
“Dosya kapsamına göre, adli sicil kaydında ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunmayan, hükmedilen ceza miktarı itibarıyla da seçenek yaptırıma çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanması bakımından engel durumu bulunmayan ve iyi halli kabul edilerek takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, sanığa verilen ceza süresi nazara alınarak, yasal olmayan gerekçe ile Türk Ceza Kanunu'nun 50, 51 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmediği” gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihinden önce 14/07/2016 tarihli ve 29770 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6722 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile ASCK'nın "Erteleme" başlıklı 47. maddesi "Türk Ceza Kanununun hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, askeri suçlar hakkında da uygulanır.
Ancak aşağıdaki hâllerde hapis cezaları ertelenmez:
A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması.
B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi.
D) Daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm olunması" şeklinde ve aynı Kanun'un 11. maddesi ile ASCK'nın verilen kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesini düzenleyen Ek 8. maddesi ise "Askeri mahkemeler ve adli yargı mahkemeleri tarafından verilen kısa süreli hapis cezaları; 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlara, diğer askeri şahıslar hakkında ise aynı fıkranın (a), (b) ve (d) bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebilir.
Ancak aşağıdaki hâllerde kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara çevrilemez:
A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması.
B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi…" şeklinde değiştirilmiştir.
Ayrıca, 6722 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 353 sayılı Kanun'a eklenen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı Ek 4. maddesi ise "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askeri suç ve cezalar hakkında da uygulanır:
A) Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi.
B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe
hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi." şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre, 6722 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile ASCK'nın 47 ve aynı Kanun'un 11. maddesi ile ASCK'nın Ek 8. maddesinde yapılan değişiklikler ile aynı Kanun'un 14. maddesi ile 353 sayılı Kanun'a eklenen Ek 4. madde incelendiğinde sanık hakkında sırf askeri suç niteliğindeki firar suçundan tayin olunan 10 ay hapis cezasının, yasanın yukarıda sayılan emredici hükümleri nedeniyle erteleme ve seçenek yaptırımlara çevrilmesinin, yine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olmadığı, bu itibarla Mahkemece, “sanığa verilen netice ceza süresi nedeniyle sanık hakkında TCK 50, 51 ve CMK'nin 231 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki bir değerlendirme ile TCK 50, 51 ve CMK'nin 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, yasanın emredici hükümleri karşısında sonuca etkili olmayan bir hata olduğu anlaşıldığından yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin CMK'nin 309. maddesi gereğince REDDİNE, 10/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Mahkûmiyet Hükmünde Gerekçe Gösterme Zorunluluğu
Ceza yargılamasında mahkemelerin kurdukları hükümlerde erteleme kurumunu gerekçelendirmeleri anayasal ve yasal bir ilkedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca; mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya seçenek tedbirlerden birine çevrilmesine ya da bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi emredilmektedir. Hapis cezasının ertelenmesine kanuni bir engel bulunmayan hallerde mahkemenin erteleme veya seçenek yaptırımları tercih ederken sanığın durumunu ve yasal şartları somut biçimde değerlendirmesi gerekir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 230Kaynağı aç
hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve
reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve
hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç
oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri
sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci
maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı
Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın
yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya
tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına
veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.
(2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223 üncü maddenin ikinci fıkrasında
belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223 üncü
maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hallerden hangisine
dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar
veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir.
Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması[75]
[76]
Sırf askeri suçlardan verilen hapis cezaları hangi hallerde ertelenemez?
Sırf askeri suçlardan yapılan yargılama sonucunda hükmolunan netice hapis cezası üç ay veya daha fazla süreli olduğunda Askeri Ceza Kanunu'nun 47/1-A maddesi uyarınca cezanın ertelenmesi kanunen yasaktır.
Askeri Ceza Kanunu 47. madde kapsamında diğer erteleme yasakları nelerdir?
Fiilin askeri disiplini ağır şekilde ihlal etmesi, birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması, büyük zarar doğurması, savaş veya seferberlikte işlenmesi ya da failin daha önce sırf askeri bir suçtan mahkûm edilmiş olması erteleme yasaklarıdır.
Daha önce askeri suçtan mahkûmiyeti olan birinin cezası ertelenebilir mi?
Önceki mahkûmiyet sırf askeri bir suça dayanıyorsa AsCK m. 47/1-D uyarınca erteleme yapılamaz; sırf askeri suç haricindeki bir askeri suçtan mahkûmiyet varsa TCK m. 51/1-a uyarınca kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis cezası bulunup bulunmadığına bakılır.
Firar veya izin tecavüzü suçlarında netice hapis cezası ertelenebilir mi?
Firar ve izin tecavüzü suçları sırf askeri suç vasfında olduğundan, hükmolunan netice hapis cezasının üç ay veya daha fazla süreli olması halinde AsCK m. 47 uyarınca ertelenmesi mümkün değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

