Hukuk yargılamasında süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalı, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları kanun gereği inkâr etmiş sayılır. İki haftalık yasal cevap süresini geçiren tarafın delil gösterip gösteremeyeceği konusunda yargı kararlarında farklı değerlendirmeler yer almaktadır. Bazı kararlarda süresinde cevap vermeyen ve delil bildirmeyen davalının ön inceleme veya tahkikat aşamasında delil sunamayacağı, tanık dinletemeyeceği ve karşı ispat imkânından yararlanamayacağı kabul edilirken; kimi kararlarda ise inkâr savunması kapsamında davacının iddia ettiği olayların gerçekleşmediğini ispata yönelik karşı delil bildirilebileceği veya çekişmeli hususlar tespit edilmeden önce delil sunulmasının beklenemeyeceği belirtilmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 128Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1662, K. 2017/34Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/856, K. 2016/523Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2422, K. 2019/650Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1226, K. 2016/1057Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2710, K. 2021/34Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/433, K. 2016/63Kaynağı aç
Cevap Verme Süresi ve Cevap Dilekçesinde Delil Gösterme Yükümlülüğü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 127/1 hükmü uyarınca cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının durum ve koşullara göre çok zor yahut imkânsız olduğu hallerde, yine bu iki haftalık süre içinde mahkemeye başvuran davalıya, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 129/1 uyarınca cevap dilekçesinde, savunmaya temel oluşturan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri ve bu vakıaların hangi delillerle ispat edileceğinin bildirilmesi gerekir. Benzer şekilde davacı da Kanunun 119/1 maddesi uyarınca iddiasını dayandırdığı vakıaları ve ispat delillerini dava dilekçesinde açıkça belirtmekle yükümlüdür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 129Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/2290, K. 2022/3673Kaynağı aç
Süresinde Cevap Verilmemesi Halinde Kanuni İnkâr Karinesi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 128/1 uyarınca, süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Bu hüküm gereğince davalının suskun kalması davayı kabul ettiği anlamına gelmeyip, davacının iddialarının tümünü reddettiği yönünde yasal bir karine doğurur. İnkâr karinesi davacıya davasını ispat yükünden muafiyet sağlamaz; davacı iddiasını usulünce ispatlamak zorundadır.
Davaya süresinde cevap vermeyerek davayı inkâr etmiş sayılan davalının bu aşamadan sonra delil gösterip gösteremeyeceği konusunda yargı uygulamasında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Bir yaklaşıma göre cevap dilekçesi vermeyen taraf yalnızca inkâr ile yetinmiş sayılır ve inkâr çerçevesinde savunma yaparak davacının vakıalarının doğru olmadığını ispat için karşı delil bildirebilir. Buna karşın diğer yaklaşımda, süresinde cevap vermeyen ve dilekçeler aşamasında hiçbir delil bildirmeyen davalının sonradan ön inceleme duruşmasında veya tahkikat aşamasında delil bildirmesine yasal imkân bulunmadığı kabul edilmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1588, K. 2018/2045Kaynağı aç
Delillerin Dilekçeler Aşamasına Hasredilmesi ve Ön İnceleme Sınırları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu sistematiğinde delil gösterilmesi kural olarak dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin sunulduğu dilekçelerin teatisi aşamasına ilişkindir. Dilekçelerin verilmesinden sonra tarafların iddia ve savunmalarını kanıtlayıcı nitelikte yeni delil bildirmeleri kural olarak mümkün görülmemektedir. Dilekçeler aşamasında delil bildirmeyen tarafa ön inceleme duruşmasında delillerini göstermesi için yeni bir süre tanınmasına ilişkin yasal bir imkân bulunmamakta olup, tahkikatın esas amacı delil toplamak değil toplanan delilleri inceleyip değerlendirmektir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 139/ç uyarınca ön inceleme davetiyesinde taraflara, dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgeler için gerekli açıklamayı yapmaları amacıyla iki haftalık kesin süre verileceği ve buna uyulmaması hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacakları ihtar edilir. Kanunun 140/5 maddesi gereğince yapılan bu ihtara rağmen belgeleri sunmayan veya açıklamayı yapmayan tarafın o delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir. Bu düzenleme yalnızca dilekçelerde önceden bildirilmiş delillerin sunulması veya toplanması aşamasına ilişkin olup, dilekçeler teatisi aşamasında hiç delil bildirmemiş davalıya yeni delil gösterme süresi tanınması sonucunu doğurmaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 140Kaynağı aç
Savunmanın Genişletilmesi Yasağı Kapsamında Yeni Vakıa ve Def'i Yasağı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 141 hükmünde 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile iddia veya savunmalarını serbestçe genişletebilir ya da değiştirebilir; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ise iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Bu yasağa ilişkin olarak ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati saklı tutulmuştur. Davaya süresinde cevap vermeyerek dilekçeler teatisi aşamasını cevapsız geçiren davalı bakımından, yasal süre geçtikten sonra sunulan savunma ve deliller kural olarak ancak karşı tarafın açık muvafakati bulunduğu takdirde değerlendirmeye alınabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Süresinde cevap vermeyen davalının, inkâr savunmasının karşı delilini bildirme bahanesiyle yeni vakıalar ileri sürmesi savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamına girer. Örneğin zamanaşımı veya borcun ödendiği yönündeki iddialar yeni vakıa niteliğinde olup cevap süresi geçtikten sonra ileri sürülmesi kural olarak yasaktır. Def'iler taraflarca usulünce dayanılmadıkça mahkemece dikkate alınamaz. Dosya kapsamından ve mevcut delillerden anlaşılan itirazlar hâkim tarafından gözetilebilirken, dosya kapsamından anlaşılamayan itiraz sebeplerinin ve bunlara ilişkin vakıaların cevap süresinden sonra ileri sürülmesi savunmanın genişletilmesi olarak değerlendirilir. Mevcut bir vakıanın içeriğine dahil bir hususun açıklanması ise yeni vakıa ileri sürülmesi sayılmaz.
Yargıtay İçtihadında İnkâr Savunması ve Karşı Delil Ayrımı
Davaya süresinde cevap vermeyen davalının delil sunma imkânına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında iki farklı yön bulunmaktadır. Çoğunluk kararlarında; usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresinde cevap dilekçesi vermeyen ve delil bildirmeyen davalının ön inceleme duruşmasında veya tahkikat aşamasında delil bildiremeyeceği, bu kapsamda süresinden sonra bildirilen tanıkların karşı ispat gerekçesiyle dahi dinlenemeyeceği kabul edilmiştir (Yargıtay HGK, E. 2014/856, K. 2016/523; E. 2017/2422, K. 2019/650; E. 2017/1588, K. 2018/2045; E. 2017/2710, K. 2021/34). Bu içtihatta Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 129/1-e hükmündeki delil kavramının asıl ispatın yanı sıra karşı ispatı da kapsadığı ve usul kurallarının yorumla daraltılamayacağı belirtilmektedir.
Diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bir boşanma davasında verdiği E. 2014/433, K. 2016/63 sayılı kararında; davaya süresinde cevap verilmemesinin savunmayı ispat ve delil bildirme hakkını tamamen ortadan kaldırmayacağı, aksi kabulün Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27'de güvence altına alınan hukuki dinlenilme hakkını zedeleyeceği gerekçesiyle Özel Dairenin bozma kararına uyulmuştur. Bu kararda, davalının davacıya kusur isnat edemeyeceği ancak davacının dayandığı olayların gerçekleşmediğine ilişkin karşı delil sunabileceği ve çekişmeli hususlar belirlenmeden ön inceleme öncesinde tensiple süre verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı sonucuna varılmıştır.
Davalının inkâr kapsamında usul dairesinde gösterebileceği deliller bulunması hâlinde, mahkeme davacının iddiasının doğruluğunu bu delilleri davacının delilleriyle birlikte değerlendirerek karara bağlar.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 145 Kapsamında Sonradan Delil Gösterme İstisnası
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 145/1 gereğince tarafların kanunda belirtilen sürenin geçmesinden sonra kural olarak delil göstermeleri mümkün değildir. Bununla birlikte bir delilin sonradan mahkemeye sunulması yargılamayı geciktirme gayesi taşımıyorsa veya süresinde sunulamaması ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme anılan delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir. İznin verilmesi kanunda takdiri bir yetki olarak düzenlenmiştir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 145Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 145'te yer alan bu istisna, dilekçelerinde hiçbir delile dayanmamış tarafların tahkikat evresinde serbestçe delil sunabilecekleri şeklinde yorumlanamaz. Yargıtay kararlarında tahkikatın amacının delil toplamak değil delilleri değerlendirmek olduğu vurgulanmakta; tarafın etki alanı dışında kalan ve kusursuzluğun bulunduğu özel durumlar haricinde, sonradan sunulan deliller kural olarak dikkate alınmamaktadır.
Basit Yargılama Usulünde Delil Bildirimi Kuralları
Basit yargılama usulünün geçerli olduğu uyuşmazlıklarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 318 hükmü gereğince taraflar, dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek zorundadır. Taraflar ellerinde bulunan delilleri dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belgeler için de bunların teminini sağlayacak bilgilere yer vermekle yükümlüdür. Cevap dilekçesi verilmesi hâlinde savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı bu dilekçenin mahkemeye verilmesiyle başlar; cevap dilekçesi sunulmaması durumunda ise yasağın başlangıç anı konusunda özel bir kanuni düzenleme yer almamaktadır.
Davaya süresinde cevap vermeyen davalı tanık dinletebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarının ağırlıklı kısmında, cevap dilekçesi vermeyip delil bildirmeyen davalının süresinden sonra bildirdiği tanıkların karşı ispat amacıyla dahi dinlenemeyeceği kabul edilmektedir; buna karşılık boşanma davasına ilişkin bir kararda hukuki dinlenilme hakkı gerekçesiyle karşı delil olarak tanık gösterilebileceği yönünde de hüküm kurulmuştur.
Cevap vermeyen taraf zamanaşımı veya ödeme def'inde bulunabilir mi?
Hayır, cevap vermeyen davalı davayı inkâr etmiş sayılsa da zamanaşımı veya ödeme gibi yeni vakıalar ileri sürmesi savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamına girer; bu tür yeni savunma sebepleri karşı tarafın açık muvafakati olmaksızın ileri sürülemez.
Ön inceleme duruşmasında cevap vermeyen tarafa delil bildirmesi için süre verilir mi?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 140/5 uyarınca ön incelemede verilen iki haftalık kesin süre yalnızca dilekçelerde önceden gösterilmiş belgelerin ibrazı içindir; dilekçeler aşamasında delil bildirmeyen tarafa ön inceleme duruşmasında yeni delil göstermesi için süre verilmesine kanunen imkân bulunmamaktadır.
HMK m. 145 uyarınca sonradan delil gösterme izni nasıl alınır?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 145/1 uyarınca delilin süresinde gösterilememesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkeme sonradan delil gösterilmesine takdir yetkisi kapsamında izin verebilir; ancak davaya cevap vermeyen taraf bakımından bu istisna genel bir delil bildirme hakkı olarak yorumlanamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

