Davanın Islahı, Tam Islah ve Kısmi Islah Usulü: HMK 176

by Avukat Erdal Ersoy
Davanın Islahı, Tam Islah ve Kısmi Islah Usulü: HMK 176

Davanın Islahı ve Hukuki Niteliği

Davanın ıslahı, yargılama sürecinde taraflara kendi usul işlemlerini tamamen veya kısmen düzeltme imkânı veren temel bir usul kurumudur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 176 uyarınca tarafların her biri bu imkândan yararlanabilir; fakat aynı uyuşmazlık kapsamında ıslah yoluna sadece bir defa başvurulabilir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/4746 Esas ve 2015/24944 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere ıslah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade açıklaması niteliğindedir; taraf bu yolla dilekçelerinde dayandığı vakıaları, dava konusunu ya da talep sonucunu değiştirme imkânına kavuşur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
MADDE 176- (1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. (2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Islahın zamanı ve şekli[20]
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/4746, K. 2015/24944Kaynağı aç
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi         2015/4746 E.  ,  2015/24944 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı; 01.12.2012 günü işverence, her ay 5-6 işçiye yaptıkları gibi girdi çıktı yapılacağını, bu nedenle hazırladıkları boş ibranameyi imzalamasının istendiğini, kabul etmeyince de "sen böyle devam et" denilip akşam olunca da bu kez çeşitli miktarlar içeren ibranameler sunup herhangi bir ödeme yapılmayacağını, senet verileceğini söyleyip bu ibranameleri imzalamasının istendiğini, imzalamayınca da işine son verdiklerini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, cretleri ile ücret alacağını talep etmiştir. Davalı; davacının ilk olarak 07.09.2007 tarihinde işe başladığını ve 06.06.2008 tarihinde evinde düğme boyama işi yapacağı gerekçesiyle kendi isteği ile işten ayrıldığını ancak 27.06.2008 tarihinde kendi başına bu işi yapamadığı gerekçesiyle yeniden işe girdiğini ve işverenin dışarıya iş yapmasına izin vermemesi, fazla mesai taleplerinin reddedilmesi üzerine 30.11.2012 tarihinde işyeri takip çizelgesi ile kartını da alarak işyerinden ayrılıp 05.12.2012 tarihli ihtarnameye rağmen bir daha da gelmediğini, 30.06.2008 tarihinde çok borcu olduğunu söyleyerek 5.000,00 TL avans çektiğini ve hala ödemediğini bu nedenle mahsubu (ıslah dil. ile) gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Somut olayda; dava 6100 Sayılı HMK döneminde, 03.12.2012 tarihinde kısmi dava olarak açılmış olup, davacı tarafça 18.02.2013 tarihinde davasının belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair dilekçe sunulmuş ve harç yatırılarak dava değerinin kısmen arttırıldığı anlaşılmıştır. 18.02.2013 tarihinde verilen dilekçe, dava kısmi dava olarak açılmış olduğu için harç tamamlama değil, ıslah dilekçesidir ve ıslah yolu ile dava türünün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, daha sonra 21.08.2013 tarihinde verilen ve harcı yatırılan ikinci kez davanın ıslahı anlamına gelecek dilekçe ile arttırılan miktarlara göre hüküm kurulması hatalıdır ve bozma nedeni yapılmıştır. 3-HMK'nun 297/2. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayda; Davalı taraf 27.08.2013 tarihinde cevap dilekçesini ıslah ederek davacıya verdiğini iddia ettiği 5.000,00 TL avansın takas ve mahsubu talebinde bulunmasına rağmen mahkemenin bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar vermemesi bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Islah Talebinin Şekli ve Zaman Sınırı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 177/1 hükmüne göre ıslah talebi kural olarak tahkikat evresi tamamlanıncaya kadar ileri sürülebilir. Taraflar ıslahı mahkemede sözlü beyanda bulunarak veya dilekçe yoluyla gerçekleştirebilir. Duruşma haricinde talepte bulunulması ya da diğer tarafın celsede hazır bulunmaması hâlinde ise bilgilendirme gayesiyle ıslah dilekçesi yahut duruşma tutanağının sureti karşı tarafa bildirilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 177Kaynağı aç
MADDE 177- (1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/18 md.) Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz. (3) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir. Islah sebebiyle ortaya çıkan yargılama giderleri ve karşı tarafın zararının ödenmesi

Bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma ilamı üzerine dosya yeniden ilk derece mahkemesine ulaştığında, yerel mahkemece tahkikata dönük yeni bir işlem yürütülürse tahkikat bitimine kadar ıslah yoluna gidilebilir. Ancak 6100 sayılı Kanun m. 177/2 uyarınca, bozma kararına uyulması neticesinde karşı taraf lehine doğan hukuki durumun ıslah ile ortadan kaldırılması mümkün değildir.

Teminat Yükümlülüğü ve Yargılama Giderleri

6100 sayılı Kanun m. 178/1 hükmüne göre, ıslaha başvuran tarafın hükümsüz kalan işlemlerden kaynaklanan yargılama masraflarını ve hasmının maruz kaldığı veya kalabileceği muhtemel zararları teminat altına alması gerekir. Hâkimce belirlenecek bu güvence tutarının bir haftalık süre zarfında mahkeme veznesine depo edilmesi şarttır; bu yükümlülük yerine getirilmezse ıslah yapılmamış sayılır. Uğranılan zararın tutarı kesinleştikten sonra yatırılan teminatta noksanlık varsa tamamlattırılır, fazlalık bulunuyorsa ilgili tarafa geri verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 178Kaynağı aç
MADDE 178- (1) Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde, mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde, ıslah yapılmamış sayılır. (2) Karşı tarafın zararının kesin olarak tespit edilmesinden sonra, mahkeme veznesine yatırılan miktar eksikse tamamlattırılır, fazla ise iade edilir. Islahın etkisi

Tam Islah ile Kısmi Islah Usulü

6100 sayılı Kanun m. 180/1 düzenlemesine göre, davasını tam ıslah ettiğini mahkemeye açıklayan davacı, söz konusu bildirimden başlayarak bir hafta içerisinde yeni baştan bir dava dilekçesi sunmalıdır. Bu yasal süre geçirildiği takdirde taraf ıslah hakkını kullanmış sayılır ve yargılamanın yürütülmesine bu girişim hiç gerçekleşmemiş gibi mevcut hâliyle devam olunur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 180Kaynağı aç
MADDE 180- (1) Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. Kısmen ıslah

Kısmen ıslaha başvuran tarafa ise ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. 6100 sayılı Kanun m. 181/1 gereğince bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, yargılamaya ıslah hiç yapılmamış gibi devam olunur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 181Kaynağı aç
MADDE 181- (1) Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. Kötüniyetli ıslah

Islahın Usul İşlemlerine Etkisi ve Kanuni İstisnalar

6100 sayılı Kanun m. 179/1 uyarınca yapılan ıslah, talepte bulunan tarafın kapsama aldığı aşamadan sonraki usuli işlemleri kural olarak yapılmamış sayma sonucunu doğurur. Bununla birlikte tarafların ikrarları, tanıkların beyanları, bilirkişilerce sunulan rapor ve açıklamalar ile keşif ve isticvap tutanakları ıslah ile geçersiz kılınamaz; aynı şekilde yerine getirilmiş yeminler ya da ıslahtan evvel eda edileceği karşı tarafça bildirilmiş yemin teklif, ret veya iadeleri de geçerliliğini korur. Bunun istisnası olarak, ıslahtan sonraki tahkikat safhasında söz konusu işlemlerin dikkate alınmasının artık gerekmediği anlaşılırsa bunlar da yapılmamış sayılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 179Kaynağı aç
MADDE 179- (1) Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur. (2) Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz. (3) Şu kadar ki, ıslahtan sonra yapılacak tahkikat sonucuna göre, bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa, bunlar da yapılmamış sayılır. Davanın tamamen ıslahı

Yargıtay Kararlarında Islah Uygulaması

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/4746 Esas ve 2015/24944 Karar sayılı ilamına göre, kısmi dava olarak açılan bir davada dava türü ıslah yoluyla değiştirilemez; dava değerinin kısmen artırılmasına yönelik dilekçe ıslah niteliğinde olup aynı davada ancak bir kez ıslah yapılabileceğinden sonrasında ikinci kez ıslahla dava değerini artırmak mümkün değildir. Bunun yanında 6100 sayılı Kanun m. 240/2 uyarınca tanık listesinde gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 240Kaynağı aç
MADDE 240- (1) Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. (2) Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez. (3) Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır. Tanıklardan bir kısmının dinlenilmesiyle yetinilmesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/4746 Esas ve 2015/24944 Karar sayılı kararında, davalının cevap dilekçesini ıslah ederek ileri sürdüğü takas ve mahsup talebi hakkında mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmesinin zorunlu olduğu, bu konuda bir karar verilmemesinin bozma sebebi teşkil ettiği hüküm altına alınmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/22272 Esas ve 2017/1530 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, davacı yeni vakıalar ileri sürerek hukuki sebebi ıslah ettiğinde, davacıya ıslah harcını yatırması için süre verilmesi ve delillerin toplanarak gerçekleşecek sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/22272, K. 2017/1530Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2015/22272 E.  ,  2017/1530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın, dava dilekçesinde Türk Medeni Kanununun 163.maddesinde belirtilen (suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme) hukuki sebebine dayalı boşanma talebinde bulunmuş, 10.04.2015 tarihinde sunduğu dilekçesi ile yeni vakıalar ileri sürerek davasını ıslah etmiş ve zina hukuki sebebine dayalı (TMK m. 161) boşanma talep etmiş ancak ıslah talebine ilişkin harcı yatırmamıştır. Davacıya ıslah talebi ile ilgili olarak maktu ıslah harcını yatırması için süre verilmesi, delillerin toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 16.02.2017 (Per.) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI Islah, HMK.nun 176 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, tek taraflı irade beyanı ile yapılır. Islahın hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin kabülüne bağlı değildir. Dava, tamemen (HMK m.180) veya kısmen (HMK m.181) ıslah edilebilir. HMK.nun 176 vd. maddelerinde, ıslahın harca tabi olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Islah sonucunda, dava(talep) konusunun miktar veya değeri artarsa ve artan miktar veya değer için harç ödenmesi gerekiyorsa, bu harcın da ödenmesi (tamamlanması) gerekir (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Aslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz-Medenî Usul Hukuku Ders Kitabı, 22. bası, sayfa: 556, yine benzer mahiyette; Pekcanıtez Usûl, cilt:II, 15.bası, sayfa:1530). Davacı, (davalı muvafakat etmezse) davasını tamamen ıslah ederek, dava sebebini (yani, davasının dayanağı olarak göstermiş olduğu vakıaları) değiştirebilir. HMK m. 180'deki bir hafta içinde yeni dava dilekçesini veren davacıdan yeniden başvurma harcı ile peşin karar ve ilâm harcı alınmaz (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Aslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, aynı eser sayfa: 557). …/… Yukarıdaki açıkamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacının ıslah talebi sonucunda, dava (talep) konusunun miktar veya değerinin arttığından söz edilemeyeceğinden, harç yatırılmasını gerektirecek yasal bir dayanak bulunmadığını düşünüyor, bu sebeple, sayın çoğunluğun, hükümün yazılı şekilde bozulmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Aynı davada kaç kez ıslah yapılabilir?

Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir; Kanunun tanıdığı bu hak ikinci kez kullanılamaz.

Islah hangi aşamaya kadar yapılabilir?

Islah kural olarak tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Yargıtayın bozma veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince tahkikata ilişkin bir işlem yapılması hâlinde de tahkikat sona erinceye kadar ıslah mümkündür.

Tam ıslah bildiriminden sonra yeni dava dilekçesi ne zaman verilmelidir?

Davasını tamamen ıslah ettiğini mahkemeye bildiren taraf, bu bildirim tarihinden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır.

Islah teminatı süresinde yatırılmazsa ne olur?

Hâkimin takdir edeceği teminat tutarı bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırılmadığı takdirde ıslah yapılmamış sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu