Davanın geri alınması, davacının açtığı davayı davaya konu haktan vazgeçmeksizin sona erdirdiği bir usul işlemidir. Hüküm kesinleşinceye kadar başvurulabilecek bu yol, davacıya aynı davayı ileride yeniden açma imkânını saklı tutar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123. maddesi bu kurumun temel çerçevesini çizmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 123Kaynağı aç
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/11232, K. 2015/20907Kaynağı aç
Temel Koşul: Davalının Açık Rızası
HMK m. 123 uyarınca davacı, hüküm kesinleşinceye kadar davasını ancak davalının açık rızasıyla geri alabilir. Bu koşul sağlandığında mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir. Kanundaki "açık rıza" ifadesi, zımni veya dolaylı bir onayın yeterli sayılmayacağına işaret etmektedir. Nitekim davalının geri almaya şarta bağlı muvafakat vermesinin geçerli açık muvafakat sayılmayacağı, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/11232, K. 2015/20907 sayılı kararında kabul edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/18093, K. 2017/3302Kaynağı aç
Dava dilekçesinin davalıya henüz tebliğ edilmediği aşamada bile rıza koşulu aranmaktadır. Dava dilekçesi tebliğ edilmeden önce bile taraf teşkili sağlanmadan ve davalının muvafakati alınmadan davanın geri alınamayacağı yönünde içtihat bulunmaktadır; HMK m. 123'teki açık rıza şartı bu sonucun hukuki çerçevesini oluşturmaktadır.
Geri Almanın Hukuki Sonuçları
Davalının açık rızasıyla gerçekleşen geri alma üzerine dava hiç açılmamış sayılır; HMK m. 123, bu hâlde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğini açıkça düzenlemektedir. Geri alma anına kadarki yargılamada haksız bulunan tarafa vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yükleneceği Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/11232, K. 2015/20907 sayılı kararında ifade edilmiştir.
HMK m. 150/7 uyarınca hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep de vaki olmamış sayılır. Bu hüküm geri alınan dava bakımından da geçerlidir. Davacı, gerekli harçları yatırarak aynı davayı ileride yeniden açabilir; zira geri alma, davaya konu haktan feragat anlamına gelmemektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
Davanın açılmasıyla kesilen zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geri alma sonucunda kesilmemiş sayılıp sayılmayacağı, HMK m. 123 ve m. 150/7 arasındaki sistematik yoruma bağlı bir sorundur. HMK m. 123 bu sonucu açıkça düzenlememektedir; bu nedenle konu hukuki değerlendirme gerektirmektedir.
Davalının Rıza Vermemesinin Sonuçları
Davalının geri almaya açıkça muvafakat etmediği durumda yargılama sona ermez. Davalının açık muvafakati bulunmadığında davanın esası hakkında karar verilmez. Davacı davayı takip etmezse davalı dosyayı işlemden kaldırtmayı talep edebilir ya da yargılama davacının yokluğunda sürdürülebilir.
Geri Alma Beyanının Yapılması
Geri alma talebi yazılı dilekçeyle sunulabileceği gibi duruşmada sözlü beyanla da yapılabilir; sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi ve davacı ya da vekilince imzalanması gerektiği belirtilmektedir. Geri alma beyanının mahkemece karara bağlanıncaya kadar değiştirilebileceği veya geri alınabileceği de kabul görmektedir.
Avukatın Geri Alma Yetkisi
Davanın geri alınmasının davaya vekaletin kanuni kapsamı içinde sayıldığı ve avukatın vekaletnamesinde özel yetki bulunmasına gerek olmadığı belirtilmektedir. Buna karşın davadan feragat için özel yetki gerekliliği Avukatlık Kanunu m. 35'e dayandırılmaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 35/1, mahkeme önünde hakları dava etme ve adli işlemleri takip etme yetkisini baroda yazılı avukatlara tanımakta; m. 35/3 ise dava açmaya yeteneği olan herkesin kendi davasını bizzat açıp takip edebileceğini belirtmektedir. Kanun metni, geri alma ve feragat için özel yetki koşullarını bu şekilde ayrıca düzenlememektedir.
1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 35Kaynağı aç
Temyiz Aşamasında Geri Alma
HMK m. 123, hüküm kesinleşinceye kadar geri almanın mümkün olduğunu öngörmektedir; dolayısıyla bu imkân temyiz aşamasını da kapsamaktadır. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/18093, K. 2017/3302 sayılı kararında, mahkemece karar verildikten ve davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacının davayı geri aldığını bildirdiği bir tapu iptali ve tescil davasında, karar verme yetkisinin yerel mahkemeye ait olduğunu saptayarak geri alma beyanı hakkında karar verilmek üzere hükmü bozmuştur.
Davanın Geri Alınması ile Feragat Arasındaki Fark
HMK m. 307 uyarınca feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Geri alma ile feragat arasındaki en temel ayrım, hakkın akıbetiyle ilgilidir: geri almada davaya konu haktan vazgeçilmez ve dava ileride yeniden açılabilir; feragatte ise davacı talep sonucundan vazgeçmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 307Kaynağı aç
Feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması HMK m. 309/4 gereğidir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır (HMK m. 309/1) ve karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK m. 309/2). Geri alma ise davalının açık rızasına bağlıdır; bu temel fark iki kurumu birbirinden ayırır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/23689, K. 2017/2951 sayılı kararında feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması ile geri almada davalının rızasının bulunup bulunmadığı gözetilmeksizin doğrudan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin bozma nedeni oluşturduğunu ortaya koymuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/23689, K. 2017/2951Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
HMK m. 123, geri alma üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğini öngörmektedir. Feragat hâlinde ise mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/11232, K. 2015/20907 sayılı kararında geri alma hâlinde "karar verilmesine yer olmadığına dair" karar kurulacağı ifade edilmiştir. Bu iki anlatım arasındaki ilişki, 7251 sayılı Kanun'la HMK m. 123'e eklenen hükmün tam etkisi değerlendirilmeden kesin biçimde çözülememiştir; bu nedenle konu ihtiyatla aktarılmaktadır.
Uygulamada davacının hangi tabiri kullandığından ziyade, asıl amacının davaya konu haktan vazgeçmek mi yoksa davayı ileride yeniden açma hakkını saklı tutarak geri almak mı olduğu belirleyicidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12284, K. 2018/6018 sayılı kararında bu yorumlama ilkesini esas almıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/12284, K. 2018/6018Kaynağı aç
Davanın Geri Alınması ile İşlemden Kaldırma Arasındaki Fark
Davanın geri alınması, HMK m. 150 kapsamındaki işlemden kaldırma (dosyanın müracaata bırakılması) ile aynı hukuki kurum değildir. İşlemden kaldırılan dava yasal süre içinde yenilenebilecek şekilde bir süre daha derdest kalmaya devam eder; bu süre içinde yenilenmezse açılmamış sayılır. Geri alınan dava ise bu kararın kesinleşmesiyle derdest olmaktan çıkar. Ayrıca işlemden kaldırma davalının rızasına bağlı değilken, geri alma davalının açık muvafakatini gerektirmektedir.
Uygulamada davanın geri alınması zaman zaman "atiye bırakma" olarak adlandırılmaktadır. Ancak ne 1086 sayılı eski HUMK'da ne de yürürlükteki HMK'da "davanın atiye bırakılması" adıyla bağımsız bir hukuki kurum yer almamaktadır.
Ceza Davalarında Durum
Ceza davalarında davanın geri alınması taraflarca mümkün değildir; bu yetkinin yalnızca savcıya ait olduğu kabul edilmektedir. Ceza davalarında mağdur-davacının başvurabileceği usul ise şikâyetten vazgeçmedir.
Sık Sorulan Sorular
Davayı geri aldıktan sonra aynı davayı yeniden açabilir miyim?
Evet. Davanın geri alınması, davaya konu haktan feragat anlamına gelmediğinden davacı gerekli harçları yatırarak aynı davayı ileride yeniden açabilir. Bu durum geri almayı feragattan ayıran en temel özelliktir.
Davalı rızasını reddederse ne olur?
Davalının rıza vermemesi hâlinde dava kendiliğinden sona ermez, yargılama sürer. Davacı davayı takip etmezse davalı dosyayı işlemden kaldırtmayı talep edebilir ya da yargılamaya davacının yokluğunda devam edilebilir.
Davalının şartlı muvafakati geçerli sayılır mı?
Hayır. HMK m. 123'teki açık rıza koşulu karşısında şarta bağlı muvafakatin geçerli olmadığı Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/11232, K. 2015/20907 sayılı kararında kabul edilmiştir.
Geri alma ile feragatin mahkeme kararı bakımından farkı nedir?
Feragat hâlinde mahkeme davanın reddine karar verir; feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve davacı aynı konuda yeniden dava açamaz. HMK m. 123 ise geri alma hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğini öngörmekte olup bu durumda davacı aynı davayı ileride yeniden açabilir.
Geri alma beyanından sonra fikrimi değiştirebilir miyim?
Geri alma beyanının mahkemece karara bağlanıncaya kadar değiştirilebileceği ya da geri alınabileceği kabul görmektedir.
Yargıtay aşamasındaki bir davayı geri almak mümkün müdür?
HMK m. 123, hüküm kesinleşinceye kadar geri almaya izin verdiğinden temyiz aşaması da bu kapsama girer. Ancak bu aşamada karar verme yetkisi yerel mahkemeye ait olduğundan, geri alma beyanı hakkında karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

