Dava Sırasında Tarafın Ölümü ve HMK Madde 55

by Avukat Erdal Ersoy
Dava Sırasında Tarafın Ölümü ve HMK Madde 55

Ölümün Davaya Etkisi ve HMK Madde 55'in İşlevi

Gerçek kişinin kişiliği ve taraf ehliyeti ölümle sona erer (TMK m. 28/1). Bu nedenle yargılama sürerken taraflardan birinin ölmesi, o kişinin davada taraf sıfatını yitirdiği anlamına gelir; ancak malvarlığına ilişkin davalar bu nedenle kendiliğinden sona ermez veya konusuz kalmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 55. maddesi bu durumu düzenler ve yargılamanın belirli koşullar altında sürdürülmesini sağlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28- Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder. II. Sağ olmanın ve ölümün ispatı 1. İspat yükü
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/2261, K. 2021/56Kaynağı aç
23. Hukuk Dairesi         2018/2261 E.  ,  2021/56 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı kooperatif ve davalı … vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R – Davacı vekili, müvekkilinin mahkeme kararı ile kısıtlanan annesinin vasisi olduğunu, annesine ait taşınmazın da içinde bulunduğu sitesnin davalı kooperatif tarafından çatı izolasyonu işinin diğer davalıya verildiğini, yapılan çalışmalar sırasında çatıya yapılan ağır yükleme sonucu taşınmazda hasar meydana geldiğini, oluşan zararın tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı … vekili, husumet itirazında bulunarak, kooperatif ile çatı onarım, konsolların onarımı ile ilgili sözleşme imzaladıklarını, işlemlerin standartlara uygun yapıldığını, dava konusu taşınmazın yapım aşamasında kusurlu inşa edildiğini, hasar oluştuğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, konsol çatlağının sadece binanın ortak girişinde olduğunu, dairelerde olmadığını savunarak açılan davanın reddini istemiştir. Davalı kooperatif vekili, tüm işlemlerin standartlara göre yapıldığını, kolon çatlağının binanın ortak girişinde olduğunu, tüm dairelerin kontrollerinin yapıldığını, sadece davacının anahtar bırakmaması nedeniyle dairesimim kontrolünün yapılamadığını, bu nedenle tutanak tutulamadığı için yüklenici firma ile ilgili kesin kabul yapılmadığını savunarak açılan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu olayın işin yapımı sırasında kolonsuz balkon üzerine aşırı miktarda mıcır yüklenmesinden kaynaklandığı, yüklenicinin balkon çıkmasının altında diğer bloklarda olduğu gibi kiriş desteğinin olmadığını belirtse de, gerekli özen ve dikkati göstermesi gerektiği, kooperatifin ise işin sağlıklı bir şekilde bitirilmesi hususunda sorumlu olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiğinden bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu hasarın kalıcı olduğu, taşınmaz değer kaybının belirlendiği gerekçesiyle açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı kooperatif ve davalı … vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, taraf ehliyeti de son bulur. Ancak bu durumda, 6100 sayılı HMK'nın 55. maddesine göre mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar konusuz kalmaz ve TMK'nın 692. maddesi gereğince de, paylı taşınmaz malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi olağanüstü tasarruflardan sayıldığından, oy birliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Temyiz aşamasında davalı kooperatif ve … vekillerinin dilekçeleri ile davacının vasi olarak açmış olduğu davada, kısıtlı annesinin vefat ettiğini bildirdikleri anlaşılmıştır.Taraf teşkili, işin esasının incelenebilmesi için yapılması zorunlu işlemlerden olup kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulur. Bu durumda mahkemece dava sırasında ölen kısıtlı Vildan Saraç mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma nedenine göre, temyiz eden davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenine göre davalı kooperatif ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.01.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

HMK m. 55/1'e göre taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Maddenin gerekçesi, erteleme süresini açıkça TMK m. 606'daki mirası ret süresiyle ilişkilendirir: mirasçılar bu süre içinde tercihlerini açıklayana dek yargılama beklemeye alınır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- (1) Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir. Kanuni temsilci atanması sebebiyle yargılamanın ertelenmesi

Mirası Ret Süresi ve Ertelemenin Çerçevesi

Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir (TMK m. 605/1). Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras, reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirası ret süresi TMK m. 606/1 uyarınca üç aydır. Yasal mirasçılar için bu süre, daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlar; vasiyetname ile atanmış mirasçılar içinse mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar (TMK m. 606/2).

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 605Kaynağı aç
Madde 605-Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. 2. Süre a. Genel olarak
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 606Kaynağı aç
Madde 606- Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. b. Terekenin yazımında

Taraf Ehliyeti ve Mahkemenin Re'sen Denetimi

Taraf ve dava ehliyetine sahip olma, HMK m. 114/1-d uyarınca bir dava şartıdır; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması da bu kapsamda değerlendirilir. Taraf teşkili ise işin esasının incelenebilmesi için yerine getirilmesi zorunlu koşullardan olup kamu düzenine ilişkin niteliği nedeniyle mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 114Kaynağı aç
MADDE 114- (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. Dava şartlarının incelenmesi

Mirası Reddetmeyen Mirasçıların Zorunlu Dava Arkadaşlığı

Mirası reddetmeyen mirasçıların tamamı, malvarlığına ilişkin davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmek zorundadır. Bu yükümlülük birden fazla kaynakta yer almakla birlikte, farklı dava türlerinde aynı kuralın nasıl uygulanacağı mevcut düzenleme çerçevesinde ayrıca değerlendirmeyi gerektirebilir.

Paylı taşınmazlara ilişkin davalarda bu yükümlülük TMK m. 692 çerçevesinde de anlam kazanır: paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, olağan kullanımın gerektirdiği ölçüyü aşan yapı işleri ve paylı malın tamamı üzerindeki tasarruf işlemleri oybirliğiyle aksi kararlaştırılmamışsa tüm paydaşların kabulüne bağlıdır. Bu nedenle söz konusu nitelikteki davalarda ölen paydaşın mirasçılarının birlikte hareket etmesi gereği özellikle belirginleşir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 692Kaynağı aç
Madde 692- Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Paylar üzerinde taşınmaz rehni veya taşınmaz yükü kurulmuşsa, paydaşlar malın tamamını benzer haklarla kayıtlayamazlar. 3. Yararlanma, kullanma ve koruma

Vekalet İlişkisinin Ölümle Sona Ermesi

Dava sırasında tarafın ölmesi, o tarafa özgü vekalet ilişkisini de sona erdirir. Vekilin yargılamaya devam edebilmesi için mirasçıların vekile yeni bir vekaletname vermesi gerekir. Yalnızca bir kısım mirasçı vekaletname verdiğinde diğer mirasçılar bakımından taraf teşkili tamamlanmış olmaz; bu durum yargılamanın esasa girilerek sonuçlandırılmasına engel teşkil eder. Aynı şekilde, miras şirketine temsilci atanması da taraf teşkilinin sağlanmasında gündeme gelebilecek bir yol olarak değerlendirilebilir.

Tüm Mirasçılara Tebligat Zorunluluğu

Ölen tarafın mirasçılarından yalnızca bir kısmı adına vekaletname sunulması taraf teşkilini tamamlamaz; tüm mirasçılara usulüne uygun tebligat yapılarak davaya katılımları sağlanmalıdır. Bu gereklilik, HMK m. 55 ve kamu düzenine ilişkin taraf teşkili kuralından kaynaklanmaktadır.

Davacının yargılama sırasında ölmesi üzerine vekilin, tüm mirasçıları kapsamayan bir vekaletname ile mirasçıların davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi, mahkemenin davayı konusuz saymasına yetmez. Mirasçıların tamamına tebligat çıkartılmadan taraf teşkili sağlanmadan verilen kararlar, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin niteliği nedeniyle usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin Taraf Teşkili Değerlendirmesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/2261, K. 2021/56 sayılı kararında, dava sırasında ölen kısıtlının mirasçıları davaya dahil edilmeden verilen kararı taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesiyle bozmuştur. Kararda, mirasçıların davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerektiği vurgulanmış; bu adım atılmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâllerde Kayyım Atanması

HMK m. 55/1, erteleme süresi boyunca yargılamanın askıya alınmasının ciddi gecikmeye yol açacağı durumlar için ek bir güvence öngörmüştür: gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde hâkim, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir. Kanun metni bu yolun talep üzerine açık olduğunu açıkça düzenlemektedir; re'sen kayyım atanması mümkün değildir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/2498, K. 2021/3865Kaynağı aç
1. Hukuk Dairesi         2021/2498 E.  ,  2021/3865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki davadan dolayı Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.09.2020 gün ve 2018/302 Esas – 2020/152 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 29.03.2021 gün ve 3609-1802 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları…’ın 107, 108, 109 ve 112 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının tamamını satış göstermek suretiyle davalı kardeşine devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, aynı işlem ile mirasbırakanın diğer kız kardeşlerinin de paylarını davalıya devrettiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, çekişme konusu taşınmazlarda…ile paydaş olduklarını, diğer kardeşleri ile birlikte toplanarak bedellerini de ödemek suretiyle payları satın aldığını, temliklerin muvazaalı olmadığını ve mirasbırakanın mal kaçırma amacı ile hareket etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen ilk karar Dairece; '' … Somut olaya gelince; mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda hükme elverişli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, öncelikle mirasbırakana ait aktif veya pasif tüm taşınmaz kayıtlarının ilgili tapu müdürlüklerinden temin edilmesi, taraf delillerinin eksiksiz toplanması, dinlenilmeyen tanıkları dinlenilmesi, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olup olmadığı, temliklerin bedel karşılığı yapılıp yapılmadığı gibi hususlarda yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca araştırma yapılması, mirasbırakanın iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de; miras bırakan tarafından el birliği ile malik olunan payların da temlik edildiği, ancak bu paylar ile ilgili elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmediği hususunun göz ardı edilerek, paylı mülkiyete çevrilmiş gibi değerlendirme yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi de isabetsizdir.'' gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın, davalı vekili tarafından temyizi üzerine anılan karar Dairece bu kez onanmış, bu karara karşı, davalı vekili karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 55. maddesinde ''Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.'' hükmü düzenlenmiş olup dava sırasında taraflardan birinin ölümü halinde taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında hakim tarafından re’sen nazara alınması gereken bir olgudur ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen gözetilmesi gereklidir. Somut olayda, davacılardan …'ın 24.02.2018 tarihinde öldüğü, dosyaya ibraz edilen veraset ilamına göre diğer davacılar dışında… isminde iki mirasçısı daha bulunduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki; mahkemece HMK'nın 55. maddesi gözetilmemiş ve bu mirasçılar davaya dahil edilmeden sonuca gidilmiştir. Hâl böyle olunca; yargılama sırasında ölen davacı …'ın mirasçılarından … ve …'a tebligat çıkarılarak taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Anılan bu husus, davalı vekilinin karar düzeltme isteği sonucunda ve resen yapılan inceleme neticesinde anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin (6100 Sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 Sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince Kabulü ile, Dairenin 29.03.2021 gün ve 2020/3609 Esas ve 2021/1802 Karar sayılı onama kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, yerel mahkemenin 15.09.2020 gün ve 2018/302 Esas ve 2020/152 Karar sayılı kararının açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sık Sorulan Sorular

Dava devam ederken taraflardan biri ölürse dava düşer mi?

Hayır. Malvarlığına ilişkin davalar, taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden sona ermez veya konusuz kalmaz. HMK m. 55 uyarınca, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse yargılama kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar ertelenir.

Mirasçılar davayı birlikte mi yürütmek zorunda?

Evet. Mirası reddetmeyen mirasçıların tamamı, malvarlığına ilişkin davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmek zorundadır. Mirasçılardan yalnızca bir kısmının vekalet vermesi veya davaya katılması taraf teşkilini tamamlamaz.

Mirası ret süresi ne zaman başlar?

Mirası ret süresi TMK m. 606/1 uyarınca üç aydır. Yasal mirasçılar için bu süre, daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için ise mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

Ölen tarafın vekili davaya devam edebilir mi?

Tarafın ölümü vekalet ilişkisini de sona erdirir. Vekilin yargılamaya devam edebilmesi için mirasçıların kendisine yeni vekaletname vermesi gerekir. Bir kısım mirasçı vekaletname verirse, diğer mirasçılara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmadan yargılama sonuçlandırılamaz.

Mirasçılara tebligat yapılmadan karar verilirse ne olur?

Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur. Tüm mirasçılara usulüne uygun tebligat yapılmadan verilen kararlar, taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı bulunmaktadır.

Kayyım atanması ne zaman mümkündür?

HMK m. 55/1 uyarınca, erteleme süresini beklemenin gecikmesinde sakınca doğuracağı hâllerde hâkim, talep üzerine davayı takip etmek amacıyla kayyım atanmasına karar verebilir. Bu yol ancak talep üzerine açıktır; re'sen kayyım ataması yapılamaz.

Mirasbırakanın ödemeden aczi varsa miras reddedilmiş sayılır mı?

TMK m. 605/2'ye göre mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu