Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunun Cezası ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunun Cezası ve Şartları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi, Cumhurbaşkanına hakaret fiilini ayrı bir suç sayar. Birinci fıkraya göre ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir. İkinci fıkraya göre fiil alenen işlenirse verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. Üçüncü fıkraya göre bu suçtan kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 299Kaynağı aç
Madde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi
hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.
(3) Bu suçtan
dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Devletin egemenlik alametlerini aşağılama

Kanuni ceza ve cezanın belirlenmesi

299. maddenin birinci fıkrasındaki alt sınır bir yıl, üst sınır dört yıldır. Bu sınırlar, her olayda aynı cezanın kendiliğinden uygulanacağı anlamına gelmez. Hâkim, kanunda gösterilen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirler.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 61Kaynağı aç
MADDE 61. – (1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın
alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle
indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu
hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel
cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla
teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı
ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile
takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün,
yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının
artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren
bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan
fazla olamaz.
(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)
Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve
bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır.
Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı
ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.
(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza
olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç
tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının
üst sınırından fazla olamaz.
(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne
eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.[18][19]
Takdiri indirim nedenleri

Temel cezada suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, zaman ve yer, konunun önem ve değeri, doğan zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast ya da taksire dayanan kusurunun ağırlığı ile amacı ve saiki gözetilir. Bu hususlardan biri suçun unsurunu oluşturuyorsa temel cezada ikinci kez dikkate alınmaz. Kanunda açıkça yazılmadıkça ceza artırılamaz, eksiltilemez ve değiştirilemez.

Olası kast veya bilinçli taksirden doğan indirim ya da artırım, önce belirlenen ceza üzerinden yapılır. Birden fazla nitelikli hâl varsa önce artırım, sonra indirme uygulanır. Sonuç ceza; teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, şahsi indirim sebepleri ve takdiri indirim nedenlerinin bu sırayla uygulanmasıyla bulunur. Süreli hapiste bu yolla ulaşılan sonuç ceza otuz yılı geçemez.

Alenen işlenme

299. maddenin ikinci fıkrası, suçun alenen işlenmesi hâlinde verilecek cezanın altıda biri oranında artırılacağını düzenler. Fıkra bu oranı gösterir; ayrıca bir hesap sonucu yazmaz.

Genel hakaret suçunda da aleniyet, cezanın altıda biri oranında artırılması sonucunu doğurur. Bu hüküm 125. maddenin dördüncü fıkrasındadır. İki artırım ayrı suç tanımlarına aittir; birinin şartı diğerinin yerine geçmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi

Kovuşturma izni

299. maddenin üçüncü fıkrası, bu suç nedeniyle kovuşturma yapılmasını Adalet Bakanının iznine bağlar.

Bir açıklamada, izin alınmadan dava açılırsa mahkemenin durma kararı verip dosyayı savcılığa geri göndereceği; izin sonradan verilmezse düşme kararı verileceği belirtilir. Başka bir açıklamada, yeterli şüphede iddianameden önce izin istendiği, izin verilmezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, izin verilirse Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı belirtilir. Bu anlatımlar aynı sonucu aynı kesinlikte kurmadığından, iznin yokluğunun doğuracağı karar tek bir usule bağlanamaz. Kanunda açık olan yön, kovuşturmanın izne bağlı olmasıdır.

Suçun yöneldiği kişi

299. maddenin metni, görevi sona eren kişiyi ayrıca ayıran bir istisna yazmaz. İki açıklama, görevi sona eren kişiye yönelik hakareti 125. maddedeki genel hakaret suçuna göre değerlendirir. Bu açıklamalar madde hükmüyle aynı kesinlikte bir kural oluşturmaz. Görevin hangi anda sona ereceğine ilişkin yemin veya devir ölçüsü bu başlık altında kanunda kurulmuş değildir.

125. maddenin birinci fıkrasına göre genel hakaretin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Mağdurun gıyabında cezalandırma için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Bu şart genel hakaret fıkrasına aittir. 299. maddenin kesiti aynı şartı tekrarlamaz; genel hakaret şartının bu suça nasıl uygulanacağı da kesitten çıkarılamaz.

Hakaret oluşturan fiil belirli veya belirlenebilir bir kitleye yönelmiyorsa matufiyetin gerçekleşmediği ve suçun oluşmadığı açıklanmaktadır. Bu ölçü 299. maddede ayrıca tanımlanmış bir unsur olarak yer almaz. Fiilin kime yöneldiği, her olayın kendi içeriğine göre değerlendirilir.

Kamuoyunu ilgilendiren ve kişiliğe saldırmayan ifadeler, kaba, sert veya sarsıcı olsalar bile somut olguya ya da değer yargısına dayanıyorsa eleştiri kapsamında kalır ve suç oluşturmaz. Kişiliği küçük düşüren ve onur kırıcı ifadeler ise hakaret sayılır. Hangi sözün bu ayrımın neresine düşeceği genel bir listeye bağlanamaz.

Ölümden sonraki hatıra

130. maddenin birinci fıkrası, ölen bir kimsenin hatırasına yönelik ve en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenen hakareti üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırır. Fiil alenen işlenirse aynı fıkradaki ceza altıda biri oranında artırılır. Bu düzenleme, 299. maddedeki aleniyet artırımından ayrıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 130Kaynağı aç
Madde 130- (1) Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç
kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde,
altıda biri oranında artırılır.
(2) Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset
veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu

Görevi sona eren kişiye yönelik hakaretin 125. madde kapsamında değerlendirileceği açıklaması ile hakaret edilen Cumhurbaşkanının ölmüş olması hâlinde 130. maddeye gidileceği açıklaması ayrı ölçülerdir. Ölüm hâli, görevin sona ermesi şartıyla birleştirilerek tek bir kurala dönüştürülemez. Görevdeki Cumhurbaşkanı bakımından ayrıca 299. madde vardır.

Aynı fiille birden fazla suç

44. maddeye göre bir fiil birden fazla farklı suçun oluşmasına yol açarsa fail, içlerinden en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Madde, hangi suçun daha ağır olduğunu 299. maddeye özel olarak söylemez. Ağırlık, ilgili suçların kanuni sonuçlarına göre belirlenir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 44Kaynağı aç
Madde 44- (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun
oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan
dolayı cezalandırılır.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Yaptırımlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Cezalar
Cezalar

Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2017/3746 esas ve 2019/13117 karar sayılı kararında, tek eylemle hem Cumhurbaşkanına hem başka kişilere hakaret edilmesi hâlinde 299 ve 125. maddeler ihlal edilse bile eylemin tek olması nedeniyle 44. madde uyarınca daha ağır hüküm olan 299. maddenin uygulanması gerektiği gerekçede belirtilmiştir. Dosyanın sonucu bu maddeden mahkûmiyet değildir. 13 Aralık 2014 tarihli paylaşım nedeniyle sanığın aynı sözlerden Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/586 esas sayılı dosyasında da yargılandığı anlaşılmasına rağmen o dosya getirtilmeden karar verilmesi, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe olarak oy birliğiyle bozma nedeni sayılmıştır. Diğer dosyanın sonucu veya kesin hüküm bulunup bulunmadığı bu karardan anlaşılmaz.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/3746, K. 2019/13117Kaynağı aç
18. Ceza Dairesi         2017/3746 E.  ,  2019/13117 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Cumhurbaşkanına hakaret ile birlikte başka kişilere de hakaret suçunun işlenmesi halinde TCK'nın 299. ve 125. maddeleri ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, TCK'nın 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren TCK'nın 299. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmelidir.
Sanığın 13/12/2014 tarihinde twitter isimli internet sitesinde yapmış olduğu iddianame konusu paylaşımı içerisinde hem Cumhurbaşkanına ve hem de Başbakan’a hakaret eylemlerini gerçekleştirdiği somut olayda, UYAP'tan yapılan sorgulamaya göre sanığın aynı sözleri nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaret suçundan Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/586 Esas sayılı üzerinden yargılandığının anlaşılması karşısında, sözkonusu dava dosyası getirtilerek, tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Takdiri indirim

62. maddeye göre fail yararına takdiri nedenler varsa ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine müebbet hapis, müebbet hapis yerine yirmi beş yıl hapis verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. Altıda bir üst sınırdır; her olayda bu oranda indirim yapılması zorunlu değildir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin
varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis;
müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların
altıda birine kadarı indirilir.[20]
(2) Takdiri indirim nedeni olarak,
failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki
pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki
olası etkileri (…)[21] göz önünde bulundurulabilir. (Ek
cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye
yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate
alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.21
Mahsup

Bir açıklama, 299. madde bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir. Başka bir açıklama, bu suç için özel bir etkin pişmanlık hükmü bulunmadığını ve pişmanlığın 62. maddedeki takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebileceğini belirtir. Bu iki ölçü aynı sonucu kurmaz. Takdiri neden varsa diğer cezalar altıda birine kadar indirilebilir; bu imkân zorunlu indirim değildir.

Temel cezanın orantılılığı

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2022/12295 esas ve 2025/6087 karar sayılı kararında, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kurulan mahkûmiyete ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı, temel cezanın belirlenmesi yönünden oy birliğiyle bozulmuştur. Gerekçe, somut olay değerlendirilmeden ve orantılılık gözetilmeden 61. maddedeki ölçütlerin soyut biçimde yazılması suretiyle temel cezanın fazla tayin edilmesidir. Daire, diğer maddi ceza hukuku nedenlerini yerinde görmemiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/12295, K. 2025/6087Kaynağı aç
4. Ceza Dairesi         2022/12295 E.  ,  2025/6087 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/29 E., 2020/2062 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; yeterli ve hukuki bir gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşıldığına ve hakaret olarak kabul edilen paylaşımların eleştiri niteliğinde bulunup mahkumiyet için dayanılan belgelerin yeterli olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde açıklanan "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki "orantılılık" ilkesine uyulmadan ve somut olayın özellikleri gözetilip değerlendirilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlerin soyut olarak yazılması suretiyle temel cezanın orantısız şekilde fazla tayini,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bozma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ve tebliğnameye aykırı biçimde verilmiştir. Dosyanın 304. madde uyarınca İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesine, ilam örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Karar 7 Nisan 2025 tarihlidir. Bozma, önceki mahkûmiyet sonucunu ortadan kaldırır; yeniden kurulacak hükmün içeriğini önceden belirlemez.

Cezanın ertelenmesine ilişkin genel şartlar

51. maddeye göre iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir. Fiilin işlendiği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde üst sınır üç yıldır. Erteleme, kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmasına ve yargılama sürecindeki pişmanlığı nedeniyle yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemede kanaat oluşmasına bağlıdır. Madde bu şartları Cumhurbaşkanına hakaret suçuna özel olarak bağlamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle
hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst
sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi
için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına
mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık
dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen
iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın
infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi
halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9]
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla
olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm
olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi
olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi
hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra
eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat
edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir
eğitim kurumuna devam etmesine,
mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman
kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve
sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte
bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle
görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve
sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor
düzenleyerek infaz hâkimine verir.9
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde
bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman
kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde
kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz
hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın
kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar
verilir.[10]
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği
takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adlî para cezası

Erteleme, zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi koşuluna bağlanabilir. Koşul gerçekleşene kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşul yerine getirilirse infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhâl salıverilir. Ertelenen cezada bir yıldan az ve üç yıldan fazla olmayan denetim süresi belirlenir; alt sınır, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.

Denetim süresi içinde kasten bir suç işlenmesi veya yüklenen yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarısına rağmen uyulmamakta ısrar edilmesi hâlinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infazına infaz hâkimliğince karar verilir. Süre yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır.

Cumhurbaşkanına hakaret suçunun cezası nedir?

Bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır. Fiil alenen işlenirse verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

Kovuşturma için izin gerekir mi?

Evet. Bu suçtan kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır. İzin alınmadan açılan davada durma veya düşme ile izin verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı, farklı anlatımlarda yer alır ve tek usule bağlanamaz.

Görevi sona eren kişiye hakaret aynı suç mudur?

299. madde metni görevi sona eren kişiyi ayrıca ayırmaz. İki açıklama bu hâli 125. maddedeki genel hakaret suçuna götürür; bu ayrım madde hükmü olarak kesinleşmez. Genel hakarette ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır.

Aynı paylaşımda birden fazla kişiye hakaret varsa ne olur?

Tek fiil birden fazla farklı suç oluşturuyorsa fail, en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, tek eylemde 299. maddenin daha ağır hüküm olduğunu belirtmiş; ilgili dosyada hükmü eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.

Pişmanlık cezayı kendiliğinden azaltır mı?

Hayır. Takdiri neden varsa diğer cezalar altıda birine kadar indirilebilir; bu oran zorunlu değildir. Suça özel bir etkin pişmanlık hükmünün bulunduğu veya pişmanlığın indirim sağlayacağı sonucu çıkmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu