Çocukların Dijital Ortamda Korunmasının Normatif Temelleri
Çocukların şiddet ve zararlı ögeler içeren dijital oyunlar ile internet yayınlarından korunmasına ilişkin mevzuatta müstakil bir dijital oyun kanunu bulunmamaktadır. Koruma mekanizması; çocuk hukuku, bilişim hukuku, medya hukuku ve ceza hukukunun kesiştiği çok katmanlı kurallar bütünü üzerinden işletilmektedir. Bu doğrultuda Çocuk Koruma Kanunu m. 4 hükmü uyarınca çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve esenliğinin gözetilmesi ile insan haklarına dayalı, süratli ve etkili usullerin izlenmesi esastır. Bu temel ilke, internet mecraları ve çevrim içi oyun platformlarına yönelik tüm hukuki ve idari değerlendirmelerde yol gösterici bir normatif zemin oluşturmaktadır.
5651 Sayılı Kanun Kapsamında İçeriğin Çıkarılması ve Erişim Engelleme Usulü
5651 sayılı Kanun m. 8/A fıkra 1 uyarınca; yaşam hakkı, can ve mal güvenliği, millî güvenlik, kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerine bağlı olarak hâkim tarafından içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhurbaşkanlığı veya kamu düzeni, millî güvenlik, suçun önlenmesi ya da genel sağlıkla ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkan tarafından da bu yönde karar alınabilmektedir. Verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç bildirildiği andan itibaren dört saat içinde yerine getirilmek zorundadır.
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 8/AKaynağı aç
Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim kararını kırk sekiz saat içinde açıklamazsa karar kendiliğinden kalkar. 5651 sayılı Kanun m. 8/A fıkra 4 uyarınca, söz konusu suçların faillerinin tespiti için gerekli bilgileri hâkim kararı bulunmasına karşın adli mercilere iletmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcı yetkilileri hakkında, eylemin daha ağır bir suça vücut vermemesi kaydıyla üç bin günden on bin güne kadar adli para cezasına hükmedilir.
5651 sayılı Kanun m. 8/A fıkra 3 kapsamında verilen erişimin engellenmesi tedbirlerinde kural olarak ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım veya bölüme yönelik URL bazlı müdahale esastır. İnternet sitesinin tümüne yönelik erişim engeli kararı verilmesi, yalnızca teknik olarak içeriğe erişimin engellenemediği veya ihlalin bu yolla önlenemediği zorunlu durumlarla sınırlandırılmıştır. İnternet içeriklerine getirilen müdahalelerin temel haklar üzerindeki ağırlığı sebebiyle engelleme usulü son çare olarak işletilmeli; öncelikle yaş doğrulama, filtreleme, uyarı sistemleri ve kısmi erişim kısıtlaması gibi kademeli koruma araçlarına başvurulmalıdır.
Öte yandan internet ortamındaki yayınlar sebebiyle kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesini düzenleyen 5651 sayılı Kanun m. 9 hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu durum, çocukların dijital ortamdaki kişilik haklarına yönelen saldırılara karşı koruma usullerinde yasal bir düzenleme ihtiyacını gündeme getirmiştir.
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
Medya Hizmet Sağlayıcıları ve Elektronik Haberleşme Yükümlülükleri
6112 sayılı Kanun m. 8 fıkra 1 bent (ğ) uyarınca yayın hizmetlerinin çocuklara karşı istismar içermemesi ve şiddeti teşvik etmemesi zorunludur. Kanunun m. 8 fıkra 2 hükmü doğrultusunda radyo ve televizyon yayınlarında çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türdeki programlar, koruyucu sembol kullanılsa dahi onların izleyebileceği zaman dilimlerinde yayınlanamaz. Kanunun m. 8 fıkra 3 hükmü ise isteğe bağlı yayın hizmeti sağlayıcılarına, çocuk ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek nitelikteki yayınların normal şartlar altında onlar tarafından duyulmayacak ve görülmeyecek koruyucu sistemlerle sunulması yükümlülüğünü yüklemiştir.
6112 sayılı RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
Yayın hizmetlerinde yer alan ticari iletişim faaliyetleri de sıkı koruma kurallarına bağlanmıştır. 6112 sayılı Kanun m. 9 fıkra 6 bent (ç) uyarınca ticari iletişimin çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar vermemesi; onların tecrübesizlik veya saflıklarını istismar ederek bir ürün ya da hizmeti satın almaya veya kiralamaya doğrudan yönlendirmemesi gerekir. Çocukların reklamı yapılan ürünleri temin etmek için ebeveynlerini ikna etmeye doğrudan teşvik edilmesi, güven duygularının istismar edilmesi veya tehlikeli durumlarda gösterilmeleri kanunen yasaktır.
Danıştay 13. Daire, E. 2016/4611, K. 2021/1073Kaynağı aç
Elektronik haberleşme sektöründe tüketicilerin korunmasına dair yasal düzenlemeler çerçevesinde işletmeciler, kullanıcıları internetin güvenli kullanımı hususunda bilgilendirmekle ödevlendirilmiştir. İşletmeciler, yetkili idari kurum tarafından tespit edilen yasa dışı ve zararlı içeriklere karşı altyapı düzeyinde sağlanan koruyucu profil ve filtreleme hizmetlerini abonelere ek bir bedel talep etmeksizin seçenekli olarak sunmak zorundadır.
Gelişimsel Yaş Grupları ve Yargısal Denetimde Bilirkişi İncelemesi
Yayın içeriklerinin çocukların gelişimi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinde tüm çocukların tek bir kategoride değerlendirilmesi hukuken isabetli görülmemektedir. Danıştay 13. Dairesinin 2016/4611 Esas ve 2021/1073 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, mevzuattaki çocuk kavramı kapsamında yaş basamakları bilimsel kıstaslarla tasnif edilmeli; çocukların somut ve soyut algılama düzeyleri ile görsel-işitsel içeriklerden etkilenme dereceleri 0-7, 7-13 ve 13-18 yaş grupları itibarıyla yayın saatiyle birlikte ayrı ayrı irdelenmelidir.
Aynı Danıştay ilamı doğrultusunda, bir yayının çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verici mahiyette olup olmadığının saptanması özel uzmanlık bilgisi gerektirmektedir. Bu nedenle idari yaptırıma konu içeriklerin denetiminde; çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı hekimler ile çocuk ve ergen psikoloğundan teşekkül ettirilecek bir bilirkişi heyeti tarafından rapor düzenlenmesi ve yargısal kararın bu bilimsel tespitler ışığında verilmesi gerekmektedir.
Türk Ceza Kanunu Bakımından Müstehcenlik Suçu ve Yaptırımlar
Zararlı dijital içeriklerin ceza hukuku boyutunu oluşturan müstehcenlik fiilleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 226 kapsamında yaptırıma bağlanmıştır. Kanunun m. 226 fıkra 2 hükmü uyarınca müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan ya da yayınlanmasına aracılık eden failler hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası öngörülmektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 226Kaynağı aç
Çocukların korunmasına yönelik nitelikli hâller TCK m. 226 fıkra 3 hükmünde düzenlenmiştir. Müstehcen nitelikteki ürünlerin yapımında çocukların, çocuk gibi görünen kişilerin ya da temsili çocuk görüntülerinin kullanılması hâlinde faile beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir. Bahse konu materyalleri ülkeye getiren, çoğaltan, depolayan, elinde bulunduran, ticaretine konu eden veya üçüncü kişilerin erişimine sunanlar hakkında ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası tatbik edilir.
TCK m. 226 fıkra 4 gereğince şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin ürünleri üreten, ülkeye sokan, satan, depolayan veya bulunduranlar bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile karşılaşır. Maddenin beşinci fıkrası uyarınca, fıkra 3 ve fıkra 4 kapsamındaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan, aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan faillere altı yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası tatbik edilir.
TCK m. 226 fıkra 7 hükmü, bilimsel eserler ile çocuklara ulaşması engellenmek şartıyla sanatsal ve edebi eserleri müstehcenlik suçu yaptırımlarının dışında bırakmıştır. Ancak bu yasal istisna mutlak değildir; çocukların veya çocuk izlenimi veren kişilerin kullanıldığı müstehcen ürünler bakımından eserin sanatsal veya edebi nitelikte olduğu iddiası bir cezasızlık sebebi teşkil etmez.
Sınır Aşan Platformlar ve Dijital Denetim Güçlükleri
Zararlı veya şiddet içerikli dijital oyunların ve uygulamaların önemli bir kesimi yabancı şirketlerce üretilmekte, küresel uygulama mağazaları ve sınır ötesi sunucular üzerinden kullanıma sunulmaktadır. Dijital sağlayıcıların Türkiye sınırları dahilinde yetkili temsilciliklerinin bulunmaması ve uluslararası platformlarda uygulanan yaş doğrulama kriterlerinin yerel mevzuat standartlarıyla bütünüyle örtüşmemesi, ulusal idari ve adli yaptırımların fiilen icra edilmesini güçleştirmektedir.
Çocukları tehdit eden zararlı dijital içeriklerde erişim engeli nasıl uygulanır?
5651 sayılı Kanun m. 8/A uyarınca kamu düzeni veya suçun önlenmesi amacıyla kural olarak URL bazlı engelleme veya içeriğin çıkarılması tedbiri uygulanır; internet sitesinin tümüne erişimin engellenmesi ise teknik imkânsızlık veya zararın başka türlü önlenememesi şartına bağlıdır.
İdari makamlarca verilen erişim engeli kararları ne kadar sürede yargı onayına sunulur?
Cumhurbaşkanlığı veya ilgili bakanlıkların talebiyle Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur; hâkim kararını kırk sekiz saat içinde açıklamadığı takdirde tedbir kendiliğinden kalkar.
Medya organlarında çocukların gelişimine zararlı yayınlara karşı hangi kurallar geçerlidir?
6112 sayılı Kanun uyarınca çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimini zedeleyen programlar koruyucu sembol bulunsa dahi çocukların izleyebileceği saatlerde yayınlanamaz; isteğe bağlı yayın sağlayıcıları ise bu içerikleri koruyucu tasarımla sunmak zorundadır.
Zararlı yayın iddialarında yargı mercileri nasıl bilirkişi incelemesi yaptırır?
Danıştay 13. Dairesinin 2016/4611 Esas ve 2021/1073 Karar sayılı ilamına göre yayının zararlı etkisinin tespiti özel uzmanlık gerektirdiğinden, incelemenin çocuk ve ergen ruh sağlığı hekimleri ile çocuk psikoloğundan oluşan bilirkişi heyetince yapılması zorunludur.
Müstehcenlik suçunda sanatsal eser muafiyeti çocuklar açısından uygulanır mı?
TCK m. 226/7 gereğince sanatsal eser muafiyeti ancak içeriğin çocuklara ulaşmasının engellenmesi şartıyla geçerlidir; içeriğinde çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerde ise sanatsal veya edebi gerekçeler hiçbir surette cezasızlık sağlamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

