Çocuk Disiplin Hukukunda Kapsam ve Kanunilik İlkesi
Disiplin cezasını gerektiren fiiller yalnızca ceza infaz kurumu sınırları içindeki eylemlerle sınırlı değildir. Çocuğun hastaneye veya mahkemeye sevki, başka bir infaz kurumuna nakli ya da kurum dışında çalıştırılması gibi kurum dışındaki durumlarda gerçekleşen fiiller de disiplin sorumluluğu kapsamına girer.
Disiplin yaptırımlarında suçta ve cezada kanunilik ilkesi geçerlidir. Kanunda tanımlanmamış eylemlerin benzerlikten hareketle kıyas yoluyla disiplin cezası ile karşılanmasına imkân tanıyan kural Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, kanunda açıkça düzenlenmeyen fiiller hakkında kıyas yoluyla disiplin cezası uygulanamaz.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/2532, K. 2015/1287Kaynağı aç
Uyarma ve Kınama Cezaları
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 46/1 uyarınca uyarma cezası, çocuğa eyleminin niteliğinin kötü ve uygunsuz olduğunun açıklanması ve bu davranışın tekrarı durumunda doğuracağı sonuçlara dikkatinin çekilmesidir.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 46Kaynağı aç
5275 sayılı Kanun m. 46/2 kapsamında kınama cezası, daha önce uyarı verilmiş bir eylemin çocuk tarafından yeniden gerçekleştirilmesi durumunda uygulanır. Bu yaptırımla çocuğun dikkati, sergilediği davranışın hukuki sonuçlarına ikinci kez çekilir.
Onarıcı Yaptırımlar ve Harcamaların Kısıtlanması
5275 sayılı Kanun m. 46/3 gereğince onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme yaptırımı, disiplin ihlaline yol açan fiilin neticelerinin bizzat çocuk tarafından giderilmesini hedefler. Söz konusu düzenlemenin tatbik edilebilmesi, çocuğun bu yönde istekli bulunması koşuluna bağlıdır.
Harcamalarına sınır koyma cezası 5275 sayılı Kanun m. 46/4 hükmünde öngörülmüştür. Önceden telafi edici tedbir uygulanan eylemin çocuk tarafından ikinci defa yinelenmesi hâlinde; çalışma karşılığı temin edilen kazanç ile aileden iletilen paranın haftalık harcama tavanının üçte biri otuz gün süreyle kısıtlanır.
Etkinliklerden Men ve Ziyaret Düzenlemeleri
Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, 5275 sayılı Kanun m. 46/5 uyarınca çocuğun otuz güne kadar sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılmaktan yoksun bırakılması şeklinde yürütülür.
Teşvik esaslı ayrıcalıkları geri alma cezası, çocuğun daha önce bazı faaliyetlere katılmaktan alıkoyma cezası verilmiş olan davranışı ikinci kez tekrarlaması hâlinde gündeme gelir. 5275 sayılı Kanun m. 46/6 uyarınca bu ayrıcalıklar otuz gün süre ile geri alınır.
5275 sayılı Kanun m. 46/7 hükmüne göre iznin ertelenmesi veya ziyaretlerin kapalı şekilde yaptırılması cezası uygulanabilir. Disiplin cezasını gerektiren eylemin niteliğine ve ağırlık derecesine göre çocuğun izni altmış güne kadar ertelenebilir veya kapalı ceza infaz kurumlarında açık ziyaretler altmış güne kadar kapalı şekilde yaptırılabilir.
Kapalı Kuruma İade ve Odaya Kapatma Yaptırımı
5275 sayılı Kanun m. 46/8 doğrultusunda uygulanan kapalı ceza infaz kurumuna iade yaptırımı; fiilin niteliği ile ağırlığı gözetilerek çocuk kapalı kurumuna ya da bu imkânın bulunmadığı yerlerde kurumun çocuklara ayrılmış kısmına altı ay süreyle sevk edilmesini kapsar. Belirtilen disiplin fiillerinin iki veya daha çok kez tekrarlanması durumunda iade süresi bir yıl olarak belirlenir. Kanunun açık koruma kuralı uyarınca, fıkrada sayılan durumlar dışındaki disiplin eylem ve cezalarından ötürü çocuk hükümlünün kapalı infaz kurumuna iadesine karar verilemez.
Odaya kapatma cezası 5275 sayılı Kanun m. 46/9 kapsamında düzenlenmiştir. Bu ceza yalnızca kapalı infaz kurumunda bulunan çocuğun sekizinci fıkrada belirtilen eylemlerde bulunması hâlinde, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere beş güne kadar gece ve gündüz tek başına bir odada tutulmasıdır. Yaptırım çocuğun kurum görevlilerine istediği zaman ulaşmasına engel olunmayacak biçimde uygulanır. Çocuk cezanın infazı öncesinde, sırasında ve sonrasında doktor kontrolünden geçirilir; infaz sırasında çocuğun ailesi, avukatı ve yasal temsilcisiyle görüşmesine izin verilir.
Kesinleşen Kararlara Karşı Kanun Yararına Bozma Yolu
Olağan yasa yolları tüketilmeden kesinleşen kararlarda hukuka aykırılık saptanması hâlinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309/1 çerçevesinde Adalet Bakanlığı gerekçesini göstererek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla kanun yararına bozma talebinde bulunabilir. 5275 sayılı Kanun kapsamındaki disiplin ve infaz uygulamalarına yönelik bu taleplerin incelenmesinde ise Yargıtay daireleri arasında farklı görev yaklaşımları ortaya çıkmış; uyuşmazlığın 19. Ceza Dairesi veya esas suçun temyiz incelemesini yürüten daire tarafından ele alınması gerektiği yönünde ayrışan kararlar verilmiştir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Çocuk hakkında odaya kapatma cezası hangi şartlarda ve ne kadar süreyle uygulanabilir?
Odaya kapatma cezası yalnızca kapalı infaz kurumunda bulunan çocuk hakkında, 5275 sayılı Kanun m. 46/8 fıkrasında sayılan eylemleri gerçekleştirmesi hâlinde, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak kaydıyla en çok beş güne kadar verilebilir. İnfaz öncesinde, sırasında ve sonrasında doktor kontrolü şart olup çocuğun ailesi, avukatı ve yasal temsilcisiyle görüşmesine izin verilir.
Çocuk hükümlüye kanunda tanımlanmayan bir fiil nedeniyle kıyasen ceza verilebilir mi?
Hayır, kanunda açıkça yer almayan eylemlerin benzerlikten hareketle kıyas yoluyla disiplin cezası ile karşılanmasına izin veren kanun hükmü Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olup kıyas yoluyla ceza tayin edilemez.
Harcamalara sınır koyma cezası hangi şartla ve ne oranda tatbik edilir?
Daha önce onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme cezası verilmiş davranışın ikinci kez tekrarlanması durumunda, çocuğun çalışma ücreti ve ailesinden gelen paranın haftalık harcama limitinin üçte biri otuz gün süreyle kesilir.
Çocuk hükümlü her disiplin eylemi nedeniyle kapalı kuruma iade edilebilir mi?
Hayır, 5275 sayılı Kanun m. 46/8 uyarınca çocuk yalnızca ilgili fıkrada açıkça sayılan disiplin eylemleri nedeniyle altı ay veya tekrarında bir yıl süreyle kapalı kuruma iade edilebilir; bu fıkra dışındaki disiplin suç ve cezaları nedeniyle iade uygulanamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

