Açık Ceza İnfaz Kurumu Nedir
Açık ceza infaz kurumları, firara karşı fiziksel engellerin ve dış güvenlik görevlisinin bulunmadığı; güvenliğin barikatlarla değil kurum personelinin gözetim ve denetimiyle sağlandığı infaz yerleridir. Bu yapı, kapalı kurumlardan özünde farklıdır. Açık kuruma ayrılma bir statü değişikliğidir: hükümlü, infaz rejimi bakımından ayrı bir kategoriye geçmektedir. Bu geçiş, bir kurumdan başka bir kuruma taşınmayı ifade eden nakilden ya da mevcut statü korunarak geçici dışarı çıkma olanağı tanıyan izin uygulamasından hukuki niteliği itibarıyla farklıdır.
Yasal Çerçeve ve Kapsam
Açık kuruma ayrılma rejiminin temel yasal dayanağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'dur. Yönetmelik ayrıca 6352 sayılı Kanun'un ilgili geçici hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır; hangi geçici maddeye dayandığı mevcut bilgilerden belirlenememektedir. Suç türüne göre uygulanan özel koşullar açısından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu da belirleyici olmaktadır; ancak hangi maddelerinin doğrudan uygulandığı somutlaştırılmış değildir. Hükümlü hakkında başka bir suçtan tutuklama kararı bulunması ya da süren bir yargılama olması gibi durumlar ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde değerlendirilmektedir. Adli para cezasının hapse çevrilmesi veya tazyik hapsi söz konusu olduğunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri de devreye girmektedir.
Kapsam bakımından yönetmelik; kapalı ceza infaz kurumlarında, açık ceza infaz kurumlarında ve çocuk eğitimevlerinde bulunan tüm hükümlüleri kapsamaktadır. Doğrudan açık kuruma alınacaklar, kapalı kurumdan açık kuruma geçecekler, açık kurumlar arasında nakledilecekler ve açık kurumdan kapalı kuruma iade edilecekler bu çerçeve içindedir.
Doğrudan Açık Kuruma Alınma
Belirli yaptırımlara mahkûm edilenlerin cezaları kapalı kuruma girmeksizin doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilebilir. Kasıtlı eylemler neticesinde verilen üç yıl veya altındaki hapis cezaları ile taksirli fiillerden kaynaklanan beş yıl veya daha az süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar bu kapsamda değerlendirilir. Bunun yanında adli para cezasının ödenmemesi sebebiyle hapse dönüştürülen yaptırımlar ile tazyik hapsine tabi tutulan kişilerin cezaları da doğrudan açık kurumlarda infaz edilir.
Doğrudan açık kuruma alınma rejimi her mahkûmiyet yönünden uygulanmaz; terör eylemleri, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen fiiller ve cinsel dokunulmazlığı ihlal eden suçlar bu uygulamanın dışında tutulmuştur. 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca söz konusu suçlardan hüküm giyenler, ikinci defa mükerrirler ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler kasıtlı suçlardaki doğrudan açık kuruma alınma imkânından yararlanamaz. Ayrıca 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bu tür suçlar ile kasten öldürme ve uyuşturucu ticareti gibi mahkûmiyetler bakımından açık kuruma ayrılma aşamasında savcılık başkanlığında genişletilmiş bir kurul değerlendirmesi aranır.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 89Kaynağı aç
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
Kapalı Kurumdan Açık Kuruma Geçiş Koşulları
Kapalı kurumda infazını sürdüren bir hükümlünün açık kuruma ayrılabilmesi için toplam cezasının belirli bir bölümünü kapalı kurumda iyi hâlli olarak geçirmiş olması ve koşullu salıverilme tarihine belirli bir süre kalmış bulunması gerekmektedir. Bu oran ve sürelerin kesin değerleri birincil belgelerden teyit edilememiştir; hükümlülüğün türüne ve suç kategorisine göre farklılık gösterdiği anlaşılmaktadır.
Müebbet hapis cezasına mahkûm edilenler ile cezası yüksek güvenlikli bölümlerde infaz edilen hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna ayrılmasında genel kurallardan farklı özel infaz süreleri aranabilmektedir.
Birden fazla cezanın toplanarak infaz edildiği durumlarda açık kuruma ayrılmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur.
Terör ve örgütlü suçlardan mahkûm olup örgütten ayrıldığı idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilen hükümlüler için ayrı bir koşul öngörülmektedir: bu kişilerin koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kaldığında açık kuruma ayrılabilecekleri belirtilmektedir. Bu eşiğin birincil mevzuat dayanağı mevcut belgelerden doğrulanamamıştır.
İyi Hâl: Değerlendirme Esasları
Açık kuruma ayrılmada aranan iyi hâl koşulu, soyut bir kanaatin değil kurum içinde tutulan somut kayıtlara dayanan idari bir tespitin ürünüdür. İdare ve gözlem kurulu, hükümlüleri ceza infaz kurumunda bulundukları tüm aşamalarda en geç altı ayda bir değerlendirmekle yükümlüdür. Bu değerlendirme 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca yapılır; kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı tüm durumlarda bu madde hükümleri uygulanır.
5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ilk fıkrasına göre yapılacak incelemede belirli temel ölçütler gözetilir. Hükümlünün kurumun intizam ve güvenliği amacıyla getirilen kurallara uyumu, haklarını iyi niyet sınırları içinde kullanıp kullanmadığı ve ödevlerini eksiksiz yerine getirmesi değerlendirilir. Bunlara ek olarak tatbik edilen iyileştirme programları doğrultusunda hükümlünün toplumla bütünleşmeye hazır bulunup bulunmadığı ile yeniden suç işleme yahut başkalarına zarar verme ihtimalinin düşüklüğü idarece incelenir.
5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ikinci fıkrası, değerlendirmede göz önünde bulundurulacak unsurları ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Buna göre; iyileştirme ve eğitim-öğretim programlarına katılım, spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, alınan sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklularla ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla kurulan ilişkiler, işlenen suçtan duyulan pişmanlık, kurum kuralları ile çalışma kurallarına uyum ve alınan disiplin cezaları bu kapsamda değerlendirilir. Hücreye koyma cezası, 5275 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca bir günden yirmi güne kadar uygulanabilecek bir disiplin yaptırımıdır ve iyi hâl değerlendirmesinde dikkate alınan unsurlar arasında yer almaktadır.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 44Kaynağı aç
Cezası on yıl ve üzeri bulunanlar ile kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa yönelen fiiller, uyuşturucu ticareti, terör ya da örgüt kurma, yönetme ve örgüt faaliyeti kapsamındaki mahkûmiyetler bakımından kurul yapısı genişletilmektedir. 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasına göre bu kapsamdaki kişilerin açık kuruma ayrılma değerlendirmesine bizzat Cumhuriyet başsavcısı yahut görevlendireceği bir savcı başkanlık eder. Sürece ayrıca başsavcılıkça seçilen bir izleme kurulu temsilcisi ile aile ve sağlık teşkilatlarınca belirlenen uzman personelin katılımı aranır.
Açık kuruma ayrılma konusunda tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlüler yeniden değerlendirmeye tabi tutulur; 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca bu yeniden değerlendirme süresi bir yılı geçemez. Değerlendirmenin usul ve esasları ile olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden ele alınma süreleri aynı maddenin yedinci fıkrası uyarınca ayrı bir yönetmelikle düzenlenmektedir.
Gönderme Kararı ve Teslim Süreci
Hükümlünün doğrudan açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar vermede ağır ceza merkezi veya mülhakat Cumhuriyet başsavcılıkları yetkilidir. Hükümlünün bağlı olduğu yargı çevresinde açık kurum bulunması hâlinde infaz bu kurumda yerine getirilir; yargı sınırları dâhilinde açık kurum yer almıyorsa Bakanlıkça belirlenen listedeki uygun kurumlardan birine sevk kararı verilir.
Kararın hükümlüye bildirimi fotoğraflı belge ile tebliğ ve ihtar yoluyla yapılır; hükümlüye kuruma teslim olması için on günlük süre tanınır. Bu süre içinde teslim olmayan kişi hakkında yakalama emri çıkarılması ve yakalandığında kapalı kuruma alınması gündeme gelebilir.
Açık Kuruma Ayrılmayı Engelleyen Hâller
Açık kuruma ayrılma hakkı belirli yasal engellerin mevcudiyeti hâlinde sınırlandırılabilir. Hükümlü hakkında farklı bir isnattan dolayı verilmiş tutuklama kararı bulunuyorsa veya ceza üst sınırı en az yedi yıl olan bir fiilden ötürü derdest soruşturma, kovuşturma ya da kesinleşmemiş mahkûmiyet hükmü söz konusuysa, bu hâller sürdükçe açık kuruma geçiş gerçekleşmeyebilir. Buna karşılık koşullu salıverilmesi geri alınan hükümlüler ile çocuk eğitimevleri haricindeki infaz kurumlarından firar etmiş kişilerin açık ceza infaz kurumuna ayrılması mümkün değildir.
Çocuk Eğitimevlerinden Açık Kuruma Geçiş
Çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerden öğrenim sürecine devam etmeyenler on sekiz yaşını doldurduklarında, eğitime devam edenler ise yirmi bir yaşını tamamladıklarında işlenen suçun türüne bakılmaksızın açık kuruma sevk edilir.
Açık Kurumdan Kapalı Kuruma İade
Açık kuruma ayrılma kalıcı bir statü güvencesi değildir. Hükümlünün kurum düzenini bozması, kaçma veya kaçmaya teşebbüs etmesi, yükümlülüklere uymaması ya da yeni bir risk doğurması hâlinde iade kararı verilebilir. Bu sayım sınırlı ve tüketici bir liste olarak öngörülmemiştir.
Açık kuruma ayrılma ile nakil aynı şey midir?
Hayır, ikisi farklı işlemlerdir. Nakil, hükümlünün bir kurumdan başka bir kuruma taşınmasıdır ve infaz rejiminde herhangi bir nitelik değişikliği yaratmaz. Açık kuruma ayrılma ise hükümlünün infaz statüsünü değiştiren, kapalıdan açık kuruma geçişi ifade eden ayrı bir hukuki işlemdir.
Açık kuruma ayrılma ile açık kurum izni arasındaki fark nedir?
Açık kuruma ayrılma, hükümlünün infaz statüsünün kapalıdan açığa dönüşmesidir; bu bir statü değişikliğidir. İzin ise hükümlünün mevcut statüsü korunurken geçici olarak dışarı çıkmasına olanak tanınan ayrı bir uygulamadır. İzin alan hükümlünün infaz statüsü değişmez.
Terör veya örgütlü suçtan mahkûm olan hiç açık kuruma ayrılamaz mı?
Terör ve örgütlü suçlardan mahkûm olanlar doğrudan açık kuruma alınamamakta ve bu kişiler hakkında genişletilmiş kurul tarafından özel değerlendirme yapılmaktadır. Bununla birlikte söz konusu suçlardan hükümlü olup örgütten ayrıldığı idare ve gözlem kurulunca tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması koşuluyla açık kuruma ayrılabilmesi mümkündür.
Birden fazla mahkûmiyeti olan hükümlüde hangi suça göre değerlendirme yapılır?
Cezaların toplanarak infaz edildiği durumlarda açık kuruma ayrılmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur.
İyi hâl değerlendirmesi hangi sıklıkla yapılır?
5275 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca idare ve gözlem kurulu, hükümlüleri ceza infaz kurumunda bulundukları tüm aşamalarda en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutar. Tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirileceği süre ise bir yılı geçemez.
Ağır cezalarda idare ve gözlem kurulu değerlendirmesi nasıl yapılır?
Toplam on yılı aşan hapis cezalarında veya kasten adam öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu ticareti ile terör ve örgütlü suç mahkûmiyetlerinde idare ve gözlem kurulu genişletilmiş heyetle toplanır. Bu kurul görüşmelerine Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Heyette başsavcılık tarafından tayin edilen cezaevi izleme kurulu üyesinin yanı sıra aile ve sağlık teşkilatlarından görevlendirilen uzman personelin bulunması kanunen zorunludur.
Açık kuruma alınma kararı verildikten sonra teslim olunmazsa ne olur?
Doğrudan açık kuruma sevk edilen hükümlüye fotoğraflı belge ile tebligat ve ihtar yapılarak on günlük teslim süresi tanınır. Kendisine tanınan bu süre zarfında kuruma teslimiyet göstermeyen kişi hakkında yakalama emri düzenlenmesi ve yakalandığında infazın kapalı ceza infaz kurumunda sürdürülmesi söz konusu olabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

