Ceza muhakemesinde bağlantı; bir sanığın birden fazla suç işlemesi, aynı eylemde birden çok sanığın yer alması ya da suç sonrasında delillerin gizlenmesi veya karartılması durumlarında ortaya çıkan usul hukuku kurumudur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 8. maddesi, yargılamanın bütünlük içinde yürütülmesi ve birbiriyle çelişen hükümlerin engellenmesi amacıyla bağlantı sayılan halleri düzenler.
CMK Madde 8 Kapsamında Bağlantı Halleri
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasına göre bir kişinin birden fazla suçtan sanık olması veya bir suçta sıfatı ne olursa olsun birden fazla sanığın bulunması durumunda bağlantı var sayılır. Bu düzenleme, sanık veya eylem yönünden ortaklık bulunan dosyalarda muhakemenin birlikte sürdürülmesine yasal dayanak oluşturur.
Kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suçun işlenmesinden sonra gerçekleştirilen suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç kabul edilir. Hükmün gerekçesinde açıklandığı üzere, suç tamamlandıktan sonra faile yardım edilmesi, suç delil, iz, eser ve emarelerinin ortadan kaldırılması veya faile yataklık yapılması eylemleri de bağlantı kapsamına alınmıştır.
Mahkemenin Kendi Önündeki Davalarda Geniş Bağlantı Yetkisi
5271 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlantı görürse, bu bağlantı 8. maddede gösterilen türden olmasa bile birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir. Böylece aynı mahkeme nezdinde yürütülen yargılamalarda bağlantının kapsamı kanunun 8. maddesindeki sınırlı hallerin ötesine taşınabilmektedir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
bağlantı görürse, bu bağlantı 8 inci maddede gösterilen türden olmasa bile,
birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere bu davaların birleştirilmesine karar
verebilir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Yetki
Yetkili mahkeme
Farklı Mahkemelerin Yetkisindeki Bağlantılı Davaların Birleştirilmesi
Farklı mahkemelerin yetki alanında bulunan bağlantılı ceza davaları, 5271 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yetkili mahkemelerin herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir. Bu düzenleme yetki sınırlarının yargılamanın etkinliğini engellemesini önler.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili
mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.
(2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına
başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla,
mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı
bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir.
(3) Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı
veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek
olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir.
(4) Birleştirilmiş olan davaların ayrılması da bu suretle olur.
Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlık
Bağlantılı davaların farklı mahkemelerde görülmesine başlanmış olması durumunda, 5271 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine davaların tamamı veya bir kısmı mahkemelerden birinde birleştirilebilir.
Birleştirme konusunda mahkemeler arasında uyuşma sağlanamazsa, 5271 sayılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa birleştirmenin hangi mahkemede yapılacağına karar verir.
Birleştirme Kararlarının Hukuki Niteliği
5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin birinci fıkrasında duruşmanın sona ermesinden sonra verilen hüküm türleri beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararları olarak açıkça sayılmıştır. Birleştirme ve ayırma kararları bu maddede sayılan hüküm türlerinden olmayıp ara kararı niteliğindedir. Mahkemeler yargılamanın her aşamasında 5271 sayılı Kanun'un 16. maddesi çerçevesinde davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına karar verebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine
hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.
(2) Beraat kararı;
a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka
uygunluk nedeninin bulunması,
e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması,
Hallerinde verilir.
(3) Sanık hakkında;
a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya
sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,
b) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/30
md.) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi
suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,
d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi,
Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;
a) Etkin pişmanlık,
b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
c) Karşılıklı hakaret,
d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı,
Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında
mahkûmiyet kararı verilir.
(6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya
mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.
(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya
açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.
(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da
soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması
hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya
kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz
gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı
verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
(9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza
verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
(10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı
kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı
Fikri İçtima Halinde Davaların Birleştirilmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi gereğince, gerçekleştirdiği tek bir fiille birden çok farklı suçun doğmasına neden olan fail en ağır cezayı içeren suç üzerinden cezalandırılır. Aynı sanık hakkında aynı eylem nedeniyle farklı mahkemelerde ceza davaları açılmışsa, mahkemelerin TCK 44 fikri içtima şartları ile CMK 8 ve devamı maddelerindeki bağlantı ve birleştirme koşullarını tartışması gerekir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 44Kaynağı aç
oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan
dolayı cezalandırılır.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Yaptırımlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Cezalar
Cezalar
Birlikte İşlenen Suçlarda Dosyası Ayrılan Sanıkların Durumu
Birlikte suç işledikleri iddia edilen ancak yaş küçüklüğü gibi sebeplerle soruşturma evresinde dosyası ayrılan sanıklar ile diğer sanıkların davaları, delillerin ve kanıtların birlikte değerlendirilmesi amacıyla 5271 sayılı Kanun'un 8 ve 11. maddeleri uyarınca öncelikle birleştirilmelidir. Birleştirmenin olanaklı bulunmadığı durumlarda ise denetimin sağlanabilmesi için diğer dava dosyasının aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınmalıdır.
CMK 8 uyarınca bağlantılı suç hangi hallerde oluşur?
Bir kişinin birden fazla suçtan sanık olması, bir suçta sıfatı ne olursa olsun birden fazla sanığın bulunması veya suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme ya da değiştirme fiillerinin işlenmesi halinde bağlantı var sayılır.
Farklı mahkemelerdeki davalar birleştirilirken uyuşmazlık çıkarsa ne yapılır?
Mahkemeler arasında birleştirme konusunda anlaşma sağlanamazsa, 5271 sayılı CMK'nin 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemiyle ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmenin gerekip gerekmediğini ve hangi mahkemede yapılacağını belirler.
Birleştirme kararı nihai bir hüküm müdür?
Birleştirme kararları 5271 sayılı CMK'nin 223. maddesinde sayılan nihai hüküm türlerinden sayılmayıp ara kararı niteliğindedir; bu nedenle mahkemeler yargılamanın her aşamasında davaları birleştirebilir veya ayırabilir.
CMK 8 dışındaki durumlarda da mahkeme davaları birleştirebilir mi?
5271 sayılı CMK'nin 11. maddesi uyarınca mahkeme, kendi bakmakta olduğu davalar arasında bağlantı görürse bu durum CMK 8'de gösterilen türden olmasa bile birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere birleştirme kararı verebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

