Ceza Soruşturmasında İfade Verme Usulü ve Şüpheli Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Ceza Soruşturmasında İfade Verme Usulü ve Şüpheli Hakları

Ceza soruşturmasında ifade alma işlemi duruma göre kolluk birimleri olan polis veya jandarma, Cumhuriyet savcılığı ya da her iki makam tarafından yerine getirilir. Yürütülen soruşturmanın bir ceza davasına dönüşüp dönüşmeyeceği toplanan delillerle birlikte verilen ifadelere bağlıdır.

İfadeye Çağrı ve Zorla Getirme Usulü

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 145 uyarınca ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır. Çağrı kağıdında çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmediği takdirde zorla getirileceği yazılır. İfade çağrısına rağmen gitmeyen kişiler hakkında gözaltı veya yakalama kararı verilmesi de söz konusu olabilmektedir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 145Kaynağı aç
Madde 145 – (1) İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi
davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla
getirileceği yazılır.
Zorla getirme[53]

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 146 gereğince hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan ya da usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir. Bu karar şüphelinin açık kimliğini, isnat edilen suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilme gerekçelerini içerir; kararın bir örneği şüpheliye verilir. Usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi hakkında da zorla getirme kararı verilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 146Kaynağı aç
Madde 146 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Hakkında
tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli
nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli
veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.
(2) Zorla getirme kararı, şüpheli veya sanığın açıkça kim olduğunu,
kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilmesi nedenlerini
içerir.
(3) Zorla getirme kararının bir örneği şüpheli veya sanığa verilir.
(4) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Zorla getirme kararı ile
çağrılan şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en
geç yirmidört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet
savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi alınır.
(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Zorla getirme, bunun için haklı
görülecek bir zamanda başlar ve hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı
tarafından, sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder.
(6) Zorla getirme kararının yerine getirilememesinin nedenleri, köy veya
mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları bir tutanakla
saptanır.
(7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Çağrıya rağmen gelmeyen tanık,
bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi ile ilgili olarak da zorla getirme kararı
verilebilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
İfade
ve Sorgu Usulü
İfade ve sorgunun
tarzı

Zorla getirme kararı ile çağrılan şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç 24 saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülerek ifadesi alınır veya sorgusu yapılır. Zorla getirme haklı görülecek bir zamanda başlar ve ifadenin veya sorgunun sonuna kadar devam eder. Kararın yerine getirilememesi halinde bunun nedenleri, kolluk görevlisi ile köy veya mahalle muhtarının birlikte imzalayacağı tutanakla saptanır.

Kolluk görevlisi tarafından ifadeye çağrılan kişi o an müsait değilse veya avukat tutmak istiyorsa süre talep ederek ifadesini sonraki bir tarihte verebilir. İfade kural olarak soruşturmanın yürütüldüğü yerde veya ikametgah savcılığında verilir; haklı nedenlerin varlığı halinde dilekçeyle soruşturma savcılığına başvurularak farklı bir şehirde ifade verilmesi talep edilebilir.

İfade Alma İşleminde Şüphelinin Hakları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 147 uyarınca ifade alma veya sorgu öncesinde şüphelinin kimliği saptanır. Şüpheli kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür. Kimlik tespitinin ardından şüpheliye kendisine yüklenen suç anlatılır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 147Kaynağı aç
Madde 147 – (1) Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında
veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine
ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.
c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından
yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği,
kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından
faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi
görevlendirilir.
d) 95 inci madde hükmü saklı kalmak
üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl
bildirilir.
e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu
söylenir.
f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği
hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak
ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.
g) İfade verenin veya sorguya
çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılır.
i) İfade veya sorgu bir tutanağa
bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır:
1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.
2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim
ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.
3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine
getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri.
4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan
müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.
5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.
İfade alma ve sorguda yasak usuller

Şüpheliye müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade ve sorguda hazır bulunabileceği bildirilir. Şüphelinin müdafi seçecek durumda olmaması ve bir müdafi yardımından faydalanmak istemesi halinde kendisine baro tarafından müdafi görevlendirilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 95 hükmü saklı kalmak üzere, yakalanan kişinin istediği yakınlarına yakalandığı derhal bildirilir.

Şüpheliye yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu bildirilir. Şüpheli ifade vermeye gittiğinde susma hakkını kullanabilir. Ayrıca şüphelinin şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır, lehine olan hususları ileri sürme ve aleyhteki şüphe nedenlerini ortadan kaldırma olanağı tanınır. İşlem sırasında kişinin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır ve kayıt işlemlerinde teknik imkânlardan yararlanılır.

Zorunlu Müdafilik Halleri

İfadeye avukat eşliğinde gitmek kural olarak zorunlu değildir. Şüpheliden kendisine bir müdafi seçmesi istenir ve müdafi seçecek durumda olmadığını beyan ederek talepte bulunursa kendisine bir müdafi görevlendirilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
Madde 150 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/21 md.)
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine
bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda
olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak
derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan
dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik
görevinden yasaklanma[54]

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150 gereğince; müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanığın çocuk olması, kendisini savunamayacak derecede maluliyeti bulunması ya da sağır ve dilsiz olması durumunda talep aranmaksızın müdafi atanır. Kanunun m. 150/3 hükmü gereğince, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda da müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanık için istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Zorunlu müdafilik kapsamındaki diğer hususlar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak yönetmelikle düzenlenir.

İfade Tutanağının Düzenlenmesi ve İmzalanması

İfade alma işlemi kolluk görevlisinin veya savcının yönelttiği sorulara verilen cevapların ifade tutanağına yazılması suretiyle yürütülür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 147/1-i uyarınca ifade bir tutanağa bağlanır; tutanakta işlemin yapıldığı yer ve tarih, hazır bulunan kişilerin isim ve unvanları ile ifade verenin açık kimliği yer alır.

Avukatsız ifade verecek kişi suçlamayı ve dosyadaki delilleri öğrenip beyanda bulunmalı, zapta geçen beyanları kontrol edip imzaladıktan sonra tutanağın bir suretini istemelidir. İfade verirken metne yanlış veya eksik geçen hususlar varsa henüz işlem bitmeden değişiklik yapılması istenebilir; hata varsa tutanak imzalanmamalıdır.

Yargı mercilerinin soruşturma evresinde ilk verilen beyanı daha doğru ve samimi kabul etme eğilimi gösterebildiği değerlendirilmektedir. İmzalanıp dosyaya giren ifade tutanağında sonradan doğrudan değişiklik yapılması veya belgenin dosyadan çıkarılması yoluna gidilmemektedir. Kolluk birimlerinin kendi inisiyatifiyle ikinci bir ifade almayabileceği belirtilmekle birlikte, şüpheli önceki beyanlarından farklı anlatımlarda bulunmak istediğinde soruşturma savcısına başvurarak yeni bir ifade verebilir.

İfade çağrısına uyulmazsa ne olur?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 146 gereğince usulüne uygun çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Ayrıca çağrıya uyulmaması durumunda gözaltı veya yakalama kararı verilmesi de söz konusu olabilmektedir.

İfade verirken avukat bulundurmak zorunlu mudur?

Kural olarak ifadeye avukatla katılmak zorunlu değildir. Bununla birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150 uyarınca müdafisi olmayan şüpheli çocuk, malul veya sağır ve dilsiz ise ya da isnat edilen suçun alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyorsa istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

İmzalanan ifade tutanağındaki beyanlar sonradan değiştirilebilir mi?

Dosyaya girmiş mevcut ifade tutanağı üzerinde doğrudan bir değişiklik yapılması veya tutanağın evraktan çıkarılması söz konusu olmamaktadır; ancak şüpheli savcılık makamına talepte bulunarak önceki beyanından farklı yeni bir ifade verebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu