Soruşturma Evresinin Tanımı ve Temel Amacı
Soruşturma, bir suçla ilgili yargılamadan önce yapılan araştırmayı ifade eder ve ceza muhakemesinde olayın araştırıldığı, delillerin toplandığı ve diğer işlemlerin yapıldığı aşamadır. Bir suç işlendiğine dair ihbar veya şikayet alan savcılık hemen soruşturma başlatır. Soruşturmanın temel amacı, yargılamaya değer bir şüphenin olup olmadığını denetlemek, delilleri toplamak ve dosyayı mahkemeye sunarak kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermektir. Soruşturmaya ilişkin temel kanuni düzenlemeler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 157 ve devamı maddelerinde yer alır. 5271 sayılı Kanun'un 157. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, kanunun başka hüküm koyduğu haller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 157Kaynağı aç
savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul
işlemleri gizlidir.
İhbar ve şikâyet
Soruşturma ile Kovuşturma Arasındaki Farklar
Ceza muhakemesinde soruşturma aşaması savcılık tarafından adli kolluk yardımıyla yürütülür; kovuşturma aşaması ise soruşturmadan sonra gelen ve mahkeme tarafından yürütülen yargılama evresidir. Usul kuralları bakımından soruşturma aşaması kural olarak yazılı, acele ve gizlidir; kovuşturma aşaması ise kural olarak sözlü ve alenidir. Suç isnadı altındaki kişinin hukuki konumu da bu iki evrede farklı kavramlarla karşılanır. Soruşturma aşamasında suç isnat edilen kişi şüpheli olarak adlandırılırken, isnadın somutlaşmasıyla başlayan kovuşturma aşamasında sanık olarak anılır.
Soruşturmanın Yürütülmesi ve Görevli Adli Makamlar
Soruşturmada icra edilen işlemler, denetim sağlanması amacıyla kural olarak yazılı olarak gerçekleştirilir ve tutanağa bağlanır. Savcılık, soruşturma işlemlerini adli kolluk birimlerinin yardımı ile yürütür. Bu doğrultuda başta polis olmak üzere jandarma teşkilatı, sahil güvenlik komutanlığı ve gümrük görevlileri adli kolluk kapsamında soruşturma aşaması için görevlendirilebilir ve savcılığın emir ve talimatı altında faaliyetlerini sürdürür.
Soruşturma işlemlerinde yetki savcılıkta bulunmakla birlikte suçüstü hallerinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısına ulaşılamamışsa yahut olayın genişliği savcıyı aşıyorsa soruşturma işlemleri istisnai olarak sulh ceza hakimi tarafından aynen savcı gibi yapılabilir.
Şikayet Usulü, Şikayet Süresi ve Mağdurun Hakları
Takibi şikâyete bağlı olmayan suçlarda eylemin öğrenilmesiyle birlikte savcılık kendiliğinden ve gecikmeksizin soruşturma işlemlerine girişirken, kimi suç tiplerinde sürecin işlemesi mağdurun şikâyette bulunması şartına bağlıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi gereğince, takibi şikâyete tabi suçlarda hak sahibinin altı ay içinde başvuru yapmaması durumunda adli soruşturma ve kovuşturma yürütülemez. Kanuni zamanaşımı süresi aşılmamak kaydıyla bu altı aylık hak düşürücü süre, yetkili kişinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Şikâyete bağlı hakaret suçlarında ise şikâyet hakkı, fiilin işlendiği günden itibaren her hâlükârda iki yıllık azami süreyle sınırlıdır. Ayrıca birden çok kişinin şikâyet hakkının bulunduğu durumlarda hak sahiplerinden birinin süreyi kaçırmış olması, diğer hak sahiplerinin başvuru imkânını ortadan kaldırmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
Suçtan mağdur olan kişi, şikayete bağlı suçlarda da re'sen takip edilen suçlarda da muhakeme sürecine müşteki sıfatıyla dahil olabilir. Bu kapsamda suç fiili isnat edebilir, delil sunabilir, savcılık veya hakimlikten taleplerde bulunabilir ve verilen kararlara karşı itiraz yoluna başvurabilir.
Şikayetten Vazgeçmenin Hukuki Sonuçları
Takibi şikayete bağlı suçlarda soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçilmesi halinde cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermekle yükümlüdür. Buna karşılık takibi şikayete bağlı olmayan ve re'sen soruşturulan suçlarda şikayetten vazgeçilmesi savcılık bakımından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verme zorunluluğu doğurmaz.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca kovuşturması şikayete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme diğerlerini de kapsar; ancak vazgeçme, kanunda aksi yazılı bulunmadıkça vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez. Ayrıca kamu davasının düşmesi şikayetten vazgeçmeden ileri gelmiş ve şikayetçi vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde dava açılamaz.
Soruşturma İzni ve İstem Şartı Bulunan Haller
Memurların görevleri sebebiyle işledikleri bazı fiillerden dolayı soruşturma yürütülebilmesi, gereksiz soruşturmaların önüne geçilmesi amacıyla çalıştıkları kurumun izin vermesine bağlı kılınmıştır. İzin şartı sağlanmadığı takdirde dava aşamasına geçilemez; ancak rüşvet suçu nedeniyle ilgili idari amirin izni aranmaz.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir yabancının Türkiye sınırları dışında Türkiye aleyhine alt sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suç işlemesi ve failin Türkiye'de bulunması halinde fail Türk kanunlarına göre cezalandırılır; ancak bu suçtan ötürü yargılama yapılması Adalet Bakanının istemi koşuluna bağlı tutulmuştur. Aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca rüşvet ile nüfuz ticareti fiillerinde Adalet Bakanının istem şartı aranmaz. 12. maddenin 2. fıkrası kapsamında ise söz konusu suçun bir Türk vatandaşı yahut yerel mevzuata tabi özel hukuk tüzel kişisi aleyhine gerçekleştirilmesi ve şüphelinin Türkiye'de yer alması halinde, yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşuluyla suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine fail Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 12Kaynağı aç
yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis
cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve
kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk
kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve
failin Türkiye'de bulunması halinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm
verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikayeti üzerine fail, Türk
kanunlarına göre cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı halinde fail, Adalet
Bakanının istemi ile yargılanır:
a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis
cezasını gerektirmesi.
b) Suçluların geri verilmesi
anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin
veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş
olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına giren
suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası
veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan
yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye'de yeniden yargılama
yapılır.
(5) (Ek:
18/6/2014-6545/56 md.) Birinci fıkra kapsamına giren hâllerde rüşvet ve
nüfuz ticareti suçlarından dolayı yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine
bağlı değildir.
Diğer suçlar
Koruma Tedbirleri ve Soruşturma Süresi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu düzenlemelerinde soruşturma süresi için herhangi bir azami süre öngörülmemiştir. Soruşturma aşamasında tutuklama, gözaltı ve adli kontrol gibi koruma tedbirlerine karar verme yetkisi sulh ceza hakimindedir; savcının bu tedbir kararlarını verme yetkisi bulunmaz. Buna karşılık soruşturma aşamasında söz konusu koruma tedbirlerine son verme yetkisi hem sulh ceza hakiminde hem de cumhuriyet savcısındadır.
Ön Ödeme, Uzlaşma ve Etkin Pişmanlık Kurumları
Altı aydan daha az süreli hapis cezasını yahut yalnızca idari veya adli para cezasını gerektiren ve mevzuatta engel bir hükmün bulunmadığı suçlarda savcılık, para cezasının alt sınırını ya da hapis cezası öngörülmüşse otuz gün karşılığı hesaplanan adli para cezasını şüpheliye ön ödeme olarak önerir. Bu teklifin yerine getirilmesiyle birlikte kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Kapsama dahil suçlarda kovuşturma aşamasına geçilmeden evvel soruşturma sürecinde adliye kanalı ile taraflar arasında uzlaşma usulünün işletilmesi zorunludur.
Ceza hukukunda etkin pişmanlık kurumunun uygulanabilmesi bakımından bazı suç tiplerinde soruşturma evresinin başlamamış olması aranabilmektedir. Kişi hürriyetinden yoksun kılma suçu bağlamında etkin pişmanlık imkânından yararlanılması, soruşturma evresine geçilmeden önceki safhaya ilişkin bir koşul olarak yer alır.
Soruşturmanın Sonuçlanması, Kararlar ve İtiraz
Savcılığa intikal eden şikâyet ya da ihbar konusu eylemin suç teşkil etmediği açıkça anlaşılıyorsa veya başvuru soyut ve genel nitelikte kalıyorsa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 158. maddesi gereğince soruşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Yapılan soruşturma neticesinde dava açmaya elverişli yeterli şüphe seviyesine ulaşılamadığında kovuşturmaya yer olmadığı kararı düzenlenir. Şüphenin yeterli delille somutlaşması durumunda ise savcılık iddianame tanzim ederek yetkili mahkemeye iletir. Bunların yanı sıra aynı isnatla ilgili devam eden bir yargılamanın mevcudiyeti yahut önceden kesinleşmiş bir mahkûmiyet veya beraat hükmünün varlığı durumunda, aynı eylem sebebiyle mükerrer ceza davası yürütülemez.
Cumhuriyet savcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz yolu açıktır. Bu karar taraflara tebliğ edildikten sonra 15 gün içinde, kararı veren cumhuriyet savcısının bağlı bulunduğu ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki sulh ceza hakimliğine itiraz başvurusu yapılabilir.
Soruşturma süresi için kanunda azami bir sınır bulunmakta mıdır?
Ceza Muhakemesi Kanunu düzenlemelerinde soruşturma süresi ile ilgili herhangi bir azami süre öngörülmemiştir.
Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçilirse dosya kapanır mı?
Takibi şikayete bağlı suçlarda soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçilmesi halinde savcılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermek zorundadır; re'sen soruşturulan suçlarda ise şikayetten vazgeçme savcıyı takipsizlik kararı vermeye mecbur kılmaz.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz süresi ne kadardır?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde kararı veren cumhuriyet savcısının bağlı olduğu ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki sulh ceza hakimliğine itiraz edilir.
Hangi durumlarda soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilir?
Savcılığa yapılan bildirimde yer alan fiilin suç olmadığı kesin olarak belliyse veya bildirim çok soyut ve genel nitelikteyse 5271 sayılı CMK m. 158 uyarınca soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

