CMK Madde 74 Kapsamında Gözlem Altına Alınma Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
CMK Madde 74 Kapsamında Gözlem Altına Alınma Şartları

Gözlem Altına Alma Tedbiri ve Amacı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 74. maddesinin birinci fıkrasına göre, yüklenen fiili gerçekleştirdiğine yönelik kuvvetli şüphe bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığının, şayet akıl hastası ise ne zamandan beri bu durumda bulunduğunun ve hastalığın sergilenen eylemler üzerindeki tesirlerinin tespit edilmesi amacıyla resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınması kararlaştırılabilir. Bu kontrol yöntemiyle ceza muhakemesinde kişinin kusur yeteneğinin sınırları ve cezai sorumluluğu tıbbi çerçevede belirlenir.

Gözlem Kararının Şartları ve Yetkili Merciler

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 74. maddesinin birinci fıkrası uyarınca gözlem altına alma işlemi, uzman hekimin öneride bulunması ve akabinde Cumhuriyet savcısı ile müdafiin dinlenmesi şartına bağlıdır. Bu usulün işletilmesine soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında ise davaya bakan mahkeme tarafından karar verilebilir.

Kişinin akıl hastası olup olmadığının sağlık kuruluşlarınca saptanması işlemi sırasında şüphelinin gözlem altına alınması zorunlu değildir. Özgürlüğü kısıtlayıcı nitelik taşıyan bu kontrol yöntemine, ancak uzman hekimin önerisi ve bilirkişinin uygun görüşü doğrultusunda gerek duyulduğunda başvurulabilir. Şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığı, yetkili genel dal ile eğitim ve araştırma hastanelerinden aldırılacak sağlık kurulu raporuyla saptanabilir.

Gözlem Süresi ve Sürenin Uzatılması

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 74. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca resmî sağlık kurumunda geçirilecek gözlem süresi üç haftayı geçemez. Öngörülen sürenin yetersiz kalacağının anlaşılması durumunda, incelemeyi yürüten sağlık kuruluşunun istemi üzerine her defasında üç haftayı aşmamak kaydıyla ek süreler tanınabilir; ancak verilen bu sürelerin toplamı üç ayı aşamaz.

Müdafi Görevlendirilmesi ve Yargılama Güvenceleri

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 74. maddesinin ikinci fıkrasına göre, gözlem altına alınması gündeme gelen şüpheli veya sanığın müdafii yoksa hâkim veya mahkemenin istemi üzerine baro tarafından kendisine bir müdafi tayin edilir. Bu usul, savunma hakkının eksiksiz tesis edilmesini sağlar.

Hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri uygulanacak sanığa, istemi bulunmasa dahi yargılamanın tüm evrelerinde temsilini temin etmek üzere müdafi görevlendirilir. Ayrıca sanığın sorgusu gerçekleştirilip mahkeme huzurunda bizzat gözlemlenmeden ve toplanan deliller değerlendirilmeden hakkında hüküm tesis edilemez.

Karara İtiraz ve İcranın Durması

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 74. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, verilen gözlem altına alma kararına karşı itiraz kanun yoluna müracaat edilebilir. İtiraz başvurusunun yapılması, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurur.

Soruşturma ve Kovuşturma Evrelerinde Uygulama

Gözlem altına alma usulü sadece soruşturma ve kovuşturma evrelerinde tatbik edilir. Cumhuriyet savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek soruşturma aşaması sona erdirildikten sonra Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 74. maddesinde yer alan usulün uygulanması mümkün değildir.

Soruşturma sırasında şüphelinin kusur yeteneğinin ve ceza sorumluluğunun bulunmadığını saptayan Cumhuriyet savcısı, kovuşturmaya yer olmadığına karar verebileceği gibi koruma ve tedavi tedbirine karar verilmesi için sulh ceza hâkimliğine başvuruda bulunabilir.

Akıl hastaları hakkında yürütülen güvenlik tedbiri yargılamasında eylemin fail tarafından işlenip işlenmediği, kanundaki suç tiplerine uyup uymadığı ve kusur yeteneği aydınlatılacağından, muhakeme usulü hükümleri gerekli görüldüğü ölçüde tatbik edilir. Güvenlik tedbiri talebini inceleyen mahkeme gerektiğinde yetkili kurumlardan yeniden rapor aldırabilir; istemi çözüme bağlamak yerine evrakı savcılığa göndererek şüphelinin gözlem altına alınıp yeniden incelenmesini istemek usule uygun düşmez.

Kusur Yeteneği, Yaptırımlar ve Yargılamanın Durması

Kişi hakkında geçmiş psikiyatrik tedavi kaydı veya akıl zayıflığına işaret eden bulguların bulunması halinde, suç tarihindeki ceza sorumluluğunun aydınlatılması amacıyla usulünce sağlık kurulu raporu alınmalıdır.

Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrasına göre akıl hastalığı nedeniyle işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli ölçüde azalmış faile ceza verilmez, bu kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanır. Davranışlarını yönlendirme yeteneği bu derecede olmamakla birlikte azalmış olan kişinin cezasında ise kanuni indirim yapılır ve ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32- (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki
anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak,
bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille
ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası
yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda
birden fazla olmamak üzere indirilebilir. (Değişik cümle:24/12/2025-7571/14
md.) Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik
tedbirine hükmolunur.
Sağır ve dilsizlik

Gözlem altına alma usulü, sanığın akıl hastası olması nedeniyle durma kararı verilmesi gereken muhakeme aşamalarında da uygulanır. Buna karşılık, Türk Medenî Kanunu'nun 409. maddesinde vesayet ve kısıtlama kararları için aranan sağlık kurulu raporu ve usul kuralları hukuk mahkemelerine ilişkin olup, ceza muhakemesindeki gözlem tedbirinden ayrı bir hukuki nitelik taşır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 409Kaynağı aç
Madde
409- Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde
bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle
kısıtlanamaz.
Akıl
hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu
raporu üzerine karar verilir. (Değişik cümle:2/3/2024-7499/6 md.) Resmî
sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde
hükümleri uygulanır. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde
tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.
II.
İlân
CMK 74 gözlem kararına itiraz edilebilir mi?

Evet, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 74. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca karara karşı itiraz yoluna başvurulabilir ve yapılan itiraz kararın icrasını durdurur.

Gözlem altına alma süresi toplamda ne kadardır?

Gözlem süresi kural olarak üç haftadır; sağlık kurumunun istemiyle üçer haftayı aşmayacak ek süreler verilebilse de bu sürelerin toplamı üç ayı geçemez.

Gözlem kararı verilirken avukat bulunması zorunlu mudur?

Evet, şüpheli veya sanığın müdafii bulunmadığı takdirde hâkim veya mahkemenin istemi üzerine baro tarafından kendisine bir müdafi görevlendirilir.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrasında gözlem kararı verilebilir mi?

Hayır, gözlem altına alma tedbiri soruşturma ve kovuşturma evrelerine özgü olduğundan, kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla evre tamamlandıktan sonra bu madde işletilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu