Uyuşturucu Ticareti Suçunda Tutuklama Koşulları ve Ölçülülük İlkesi
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100/1 uyarınca bir şüpheli ya da sanık hakkında tutuklama kararı verilebilmesi, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığına ve kanunda gösterilen tutuklama nedenlerinden en az birinin gerçekleşmesine bağlıdır. Kanun koyucu, isnat edilen fiilin ağırlığı ne olursa olsun, işin önemi ile verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle orantılı olmayan durumlarda tutuklama tedbirine hükmedilmesini yasaklamıştır. Dolayısıyla ağır cezalık isnatlarda dahi ölçülülük değerlendirmesi yapılmadan kişi özgürlüğü kısıtlanamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı
İmal, İthal, İhraç ve Ülke İçi Ticaret Fiillerinde Cezai Yaptırımlar
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 188/1 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız yahut ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi hakkında yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezası öngörülmektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Türk Ceza Kanunu m. 188/3 uyarınca uyuşturucu ya da uyarıcı maddelerin ruhsat hilafına yurt içinde satışı, satışa arzı, başkalarına devri, sevki, nakli, depolanması, satın alınması, kabulü veya bulundurulması hâllerinde fail hakkında on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezası tatbik edilir. Maddenin verildiği veya satıldığı kişinin çocuk olması durumunda ise veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
Kanuni Tutuklama Nedenleri ve Şüphe Olguları
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100/2 uyarınca şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Şüpheli veya sanığın davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ile tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturması durumunda da tutuklama nedeni var sayılabilir.
Ağır Ceza Soruşturmalarında Tutukluluk Süreleri
Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren dosyalarda soruşturma evresindeki tutukluluk süresi kural olarak bir yılı aşamaz. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 102/4 gereğince; Türk Ceza Kanunu'nda yer alan belirli suç grupları, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren fiiller ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından soruşturma aşamasındaki tutukluluk azami bir yıl altı ay olarak uygulanabilir; bu süre gerekçesi gösterilmek suretiyle en fazla altı ay daha uzatılabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 102Kaynağı aç
ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir
yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha
uzatılabilir.
(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en
çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir;
uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap
Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan
suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına
giren suçlarda beş yılı geçemez.[19]
(3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli
veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.
(4) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Soruşturma evresinde tutukluluk
süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı,
ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez.
Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci,
Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu
kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok
bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.
(5) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Bu maddede öngörülen tutukluluk
süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından
yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç
oranında uygulanır.
Cumhuriyet savcısının tutuklama kararının geri alınmasını istemesi
Kişisel Kullanım Savunması ve Tahliye Ölçütleri
Ele geçirilen maddenin miktarı tek başına kesin bir ölçüt teşkil etmez. Maddenin ambalajlanma biçimi, kaç parça hâlinde bulunduğu, ele geçirildiği yer, şüphelinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı, hassas terazi veya paketleme materyallerinin varlığı, fiziki yahut teknik takip bulguları, telefon ve mesaj içerikleri ile para hareketleri birlikte değerlendirilir. Dosyadaki delillerin ticari faaliyetten ziyade kişisel kullanıma işaret etmesi durumunda Türk Ceza Kanunu m. 188 kapsamındaki kuvvetli suç şüphesi ciddi şekilde tartışmalı hâle gelir.
Delillerin önemli ölçüde toplandığı, sanığın sabit ikametgâh ve düzenli bir yaşam düzenine sahip olduğu, kaçmaya yönelik herhangi bir davranışının bulunmadığı ve ticarete ilişkin delillerin tartışmalı hâle geldiği hâllerde yargılamanın adli kontrol tedbirleriyle yürütülerek tahliye kararı verilmesi hukuken mümkündür.
Uyuşturucu ticareti isnadında tutuklama zorunlu mudur?
Hayır, tutuklama tedbiri kanunen zorunlu değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100/1 uyarınca kuvvetli suç şüphesi ve yasal bir tutuklama nedeni bulunsa dahi, beklenen ceza ve işin önemiyle ölçülü olmayan hâllerde tutuklama kararı verilemez.
Maddenin kişisel kullanım amacıyla bulundurulduğu nasıl tespit edilir?
Maddenin miktarı, ambalajlanma tarzı, parça sayısı, hassas terazi ve materyallerin varlığı, iletişim kayıtları ile para hareketleri birlikte değerlendirilir; delillerin kullanıma işaret etmesi hâlinde Türk Ceza Kanunu m. 188 kapsamındaki kuvvetli suç şüphesi ciddi şekilde tartışmalı hâle gelir.
Sabit ikametgâh sahibi olmak tahliye için yeterli midir?
Sanığın sabit ikametgâh ve düzenli bir yaşam düzenine sahip olması, delillerin önemli ölçüde toplanması, kaçmaya yönelik bir davranışın bulunmaması ve ticaret isnadına dair delillerin tartışmalı hâle gelmesi durumunda adli kontrol tedbirleriyle tahliye hukuken mümkündür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

