CMK Madde 7 Uyarınca Görevsiz Mahkemenin İşlemleri

by Avukat Erdal Ersoy
CMK Madde 7 Uyarınca Görevsiz Mahkemenin İşlemleri

Bu içerik, CMK Madde 7 Uyarınca Görevsiz Mahkemenin İşlemleri konusunu açıklar. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, yenilenmesi mümkün olmayan işlemler ayrık tutulmak üzere, görevli olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler hükümsüzdür.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – (1) Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli
olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Bağlantılı
Davalar
Bağlantı kavramı

Ceza Yargılamasında Görev Kuralları ve Hükümsüzlük Sonucu

Ceza Muhakemesi Kanunu sistematiğinde mahkemelerin görevi konusu 4. maddeden itibaren ele alınmış, 5 ve 6. maddelerde de görev kurallarına ilişkin usul esaslarına yer verilmiştir. Kanunun 7. maddesi, görevsiz merci huzurunda icra edilen yargılama işlemlerinin kural olarak hukuki geçerlilik taşımayacağını belirterek davanın yasal görev sınırları dahilinde yürütülmesini teminat altına alır.

Görevsiz mahkeme tarafından yürütülen usul işlemleri görevli mahkeme nezdinde tekrarlandığında dosyanın esası yönünden bir önemi kalmaz; dava zamanaşımını kesen işlem de görevli mahkemenin bizzat yaptığı işlem esas alınarak saptanır. Bu kural uyarınca, görevli olmayan askeri mahkemenin kovuşturma evresinde icra ettiği işlemler de hükümsüzlük yaptırımına tabidir.

Yenilenmesi Mümkün Olmayan İşlemler ve Sanık Beyanları

Kanuni düzenlemede görevsiz mahkeme işlemlerinin hükümsüz sayılması esas olmakla birlikte, yenilenmesi fiilen ya da hukuken mümkün bulunmayan usul işlemleri bu kuralın istisnasını oluşturur. Bununla beraber, görevsizlik kararı verilmeden önce gerçekleştirilen duruşmada sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul yönündeki irade beyanı geçerliliğini korumaktadır.

İstinabe Yoluyla Sorgu Şartları ve Savunma Güvencesi

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sanığın istinabe suretiyle sorgulanabilmesi, yargılamaya konu suçun ceza alt sınırına bağlanmıştır. Alt sınırı beş yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda sanığın istinabe vasıtasıyla sorguya çekilmesi hukuken mümkün değildir. Ayrıca istinabe yoluyla sorgulama yapılmadan önce sanığa, beyanını davanın esasına bakan asıl mahkeme huzurunda vermek isteyip istemediği açıkça sorulmalıdır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 196Kaynağı aç
Madde 196 – (1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu
hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme
sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.
(2) Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren
suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için
belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir.
Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu
değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek
isteyip istemediği sorulur.
(3) Sorgu tutanağı duruşmada okunur.
(4) (Değişik: 15/8/2017-KHK-694/147 md.; Aynen kabul:
1/2/2018-7078/142 md.) Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda,
aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt
içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar
verilebilir.
(5) Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle
yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine
nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır
bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece
karar verilebilir.
(6) Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır
bulunmasının zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe
suretiyle sorgusu yapılabilir.
Sanığın müdafi gönderebilmesi

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesinin 2. fıkrası kapsamında; müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanığın çocuk olması, kendisini savunamayacak derecede malullüğü ya da sağır ve dilsizliği halinde istem aranmaksızın zorunlu müdafi atanır. Fiil ve hüküm anında 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuğun, müdafisi bulunmaksızın savunmasının alınmasıyla yetinilmesi ve usulüne uygun sorgusu yapılmadan karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
Madde 150 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/21 md.)
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine
bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda
olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak
derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan
dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik
görevinden yasaklanma[54]
Görevsiz mahkemenin yaptığı usul işlemleri geçerli midir?

CMK m. 7/1 uyarınca, yenilenmesi mümkün olmayan işlemler haricinde, görevli olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yürütülen tüm işlemler hükümsüzdür.

Görevsizlik öncesi sanığın HAGB kabul beyanı geçerli midir?

Mahkemece görevsizlik kararı verilmesinden önceki duruşmada sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğine ilişkin beyanı geçerli sayılır.

Hangi ceza sınırında sanık istinabe yoluyla sorgulanamaz?

CMK m. 196/2 gereğince alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda sanığın istinabe suretiyle sorguya çekilmesi mümkün değildir; ayrıca sorgudan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi önünde vermek isteyip istemediği sorulur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu