Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 64. maddesinin birinci fıkrasına göre bilirkişiler, bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınarak bilirkişilik bölge kurulu tarafından hazırlanan listede yer alan kişiler arasından seçilir. Kendi bölge listesinde ilgili uzmanlık alanında bilirkişi bulunmasına karşın, diğer bir bölgedeki bilirkişinin görevlendirme yapılan yere daha yakın mesafede yer alması durumunda o listeden de görevlendirme yapılması kanunen mümkündür.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 64Kaynağı aç
bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiyle bilirkişilik
bölge kurulu tarafından hazırlanan listede yer alan kişiler arasından seçilir.
Ancak, kendi bölge listesinde ilgili uzmanlık alanında bilirkişi olmasına
rağmen, diğer bir bölgedeki bilirkişinin, görevlendirme yapılan yere daha yakın
bir mesafede bulunması durumunda, bu listeden de görevlendirme yapılabilir.
(2) (Değişik: 3/11/2016-6754/43 md.)
Bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında
bilirkişi bulunmaması hâlinde, diğer bölge kurullarının listelerinden, burada
da bulunmaması hâlinde, Bilirkişilik Kanununun 10 uncu maddesinin (d), (e) ve
(f) bentleri hariç birinci fıkrasında yer alan şartları da taşımak kaydıyla
listelerin dışından bilirkişi görevlendirilebilir. Listelerin dışından
görevlendirilen bilirkişiler, bölge kuruluna bildirilir.[5]
(3) Kanunların belirli konularda görevlendirdiği resmî bilirkişiler
öncelikle atanırlar. Ancak kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumla ilgili
davalarda bilirkişi olarak atanamazlar.
(4) (Mülga: 3/11/2016-6754/43 md.)
(5) Listelere kaydedilen bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulu veya
bulunduğu yer il adlî yargı adalet komisyonu huzurunda "Görevimi adalete
bağlı kalarak, bilim ve fenne uygun olarak, tarafsızlıkla yerine getireceğime
namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." sözlerini tekrarlayarak yemin ederler. Bu bilirkişilere
görevlendirildikleri her işte yeniden yemin verilmez.[6]
(6) Listelerde yer almamış bilirkişiler, görevlendirildiklerinde
kendilerini atamış olan merci huzurunda yukarıdaki fıkrada öngörülen biçimde
yemin ederler. Yeminin yapıldığına ilişkin tutanak hâkim veya Cumhuriyet
savcısı, zabıt kâtibi ve bilirkişi tarafından imzalanır.
(7) Engel bulunan hâllerde yemin yazılı olarak verilebilir ve metni
dosyaya konulur. Ancak bu hâle ilişkin gerekçenin kararda gösterilmesi
zorunludur.
Bilirkişiliği kabul yükümlülüğü
Bölge Listelerinde Bilirkişi Bulunmaması ve Liste Dışı Görevlendirme
Bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişi yer almadığında, öncelikle diğer bölge kurullarının listelerine başvurulur. Bu listelerde de uzman bulunmaması halinde, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ve başka bir bölge kuruluna kayıtlı olmama, bilirkişilik temel eğitimini tamamlama ile en az beş yıl fiilen çalışma koşullarını düzenleyen (d), (e) ve (f) bentleri haricindeki diğer şartları taşımak kaydıyla listelerin dışından bilirkişi görevlendirilebilir. Listelerin dışından görevlendirilen bilirkişiler ilgili bölge kuruluna bildirilir.
6754 sayılı BİLİRKİŞİLİK KANUNU m. 10Kaynağı aç
bulunacak gerçek kişilerde aşağıdaki şartlar aranır:
a) 26/9/2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler
geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis
cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal
düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat
karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini
aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma, yalan
tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak.
b) (Ek: 5/6/2017-KHK-691/10 md.; Aynen kabul: 31/1/2018-7069/10
md.) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak. 4
c) Daha önce kendi isteği dışında bilirkişilik
sicilinden çıkarılmamış olmak.
ç) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten
çıkarılmamış ya da sanat icrasından veya mesleki faaliyetten geçici ya da sürekli
olarak yasaklanmamış olmak.
d) Başka bir bölge kurulunun listesine kayıtlı
olmamak.
e) Bilirkişilik temel eğitimini tamamlamak.
f) Bilirkişilik yapacağı uzmanlık alanında
en az beş yıl fiilen çalışmış olmak ya da daha fazla çalışma süresi belirlenmiş
ise bu süre kadar fiilen çalışmış olmak.
g) Meslek mensubu olarak görev yapabilmek için
mevzuat tarafından aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli
olan uzmanlık alanını gösteren diploma, mesleki yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi
veya benzeri belgeye sahip olmak.
ğ) Bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına
göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımak.
(2) Özel hukuk tüzel kişilerinin bünyesinde
bilirkişi olarak çalışacak kişiler bakımından da birinci fıkradaki şartlar aranır
ve düzenlenen raporlarda bu kişilerin adı ve soyadı ile imzası bulunur.
(3) Daha
önce yaptığı başvurusu mesleki olarak yeterli nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle
reddedilenler, bir yıl geçmedikçe yeniden bilirkişilik yapmak için başvuruda bulunamazlar.
(4) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı
dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu ve birinci fıkradaki şartları taşıdığını
belgelendirmediği takdirde, bilirkişilik siciline ve listesine kaydedilemez.
Bilirkişiliğe başvuru, seçilme
usulü ve sicile kayıt
Liste dışından görevlendirilecek kişilerin Bilirkişilik Kanunu'nun 10. maddesi gereğince kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla hapis cezasına ya da kanunda sayılan katalog suçlara ilişkin mahkûmiyetinin bulunmaması, terör örgütleriyle iltisak veya irtibatının olmaması, daha önce kendi isteği dışında bilirkişilik sicilinden çıkarılmamış bulunması gerekir. Ayrıca ilgililerin disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış, mesleki faaliyetten yasaklanmamış olması, meslek mensubu olarak aranan şartları taşıması, uzmanlığını gösteren belgeye sahip bulunması ve temel ile alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını karşılaması şarttır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 64. maddesinin dördüncü fıkrası mülga olup yürürlükten kaldırılmıştır.
Resmî Bilirkişilerin Önceliği ve Kamu Görevlileri Bakımından Yasak
Kanunların belirli konularda görevlendirdiği resmî bilirkişiler ceza yargılamasında öncelikle atanırlar. Ancak kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumla ilgili davalarda bilirkişi olarak atanamazlar. Nitekim katılan sıfatı bulunan bir kamu kurumunda elektrik mühendisi olarak çalışan görevlinin aynı kurumun davasında bilirkişi tayin edilmesi kanuna aykırılık teşkil eder.
Bilirkişilerin Yemin Usulü ve Yazılı Yemin İstisnası
Bilirkişilik listelerine kaydedilmiş olan bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulu veya bulunduğu yer il adlî yargı adalet komisyonu huzurunda görevlerini adalete bağlı kalarak, bilim ve fenne uygun olarak, tarafsızlıkla yerine getireceklerine namusları ve vicdanları üzerine yemin ederler. Bu bilirkişilere görevlendirildikleri her işte yeniden yemin verilmez.
Listelerde yer almamış bilirkişiler ise görevlendirildiklerinde kendilerini atamış olan merci huzurunda kanunda öngörülen biçimde yemin ederler. Bu yeminin yapıldığına ilişkin tutanağın hâkim veya Cumhuriyet savcısı, zabıt kâtibi ve bilirkişi tarafından müştereken imzalanması zorunludur. Bilirkişinin yemin etmesine engel bulunan hâllerde yemin yazılı olarak verilebilir ve metni dava dosyasına konulur; ancak bu hâle ilişkin gerekçenin kararda gösterilmesi şarttır.
Yargılama Usulünde Yemin ve Görevlendirme Eksiklikleri
Keşif işleminde dinlenen mahalli bilirkişilere yemin yaptırılmaması veya sosyal inceleme raporu hazırlayan bilirkişinin kimlik tespiti yapılmadan ve yemini verdirilmeden hüküm kurulması Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 64. maddesine aykırılık oluşturur. Ölü muayene ve otopsi işleminde görevlendirilen hekimin yemin usulü bakımından ise, liste dışından atanan hekime usulünce yemin yaptırılmaması CMK m. 64/6 hükmüne muhalefet kabul edilmekle birlikte; adli tabibin resmî bilirkişi niteliği taşıdığı ve meslek yemininin geçerli olduğu yönünde karşı oy içeren farklı hukuki değerlendirme de bulunmaktadır.
Yabancı uyruklu sanığın ifadesi alınırken tercüman olarak görevlendirilen kişinin listedeki bilirkişilerden olup olmadığının belirtilmemesi, listede yer almıyorsa yemin yaptırılmaması veya tutanağın dosyaya konulmaması CMK m. 64 hükmüne aykırılık teşkil eder. Benzer biçimde, bilirkişi heyeti yemin tutanağının zabıt kâtibi tarafından imzalanmaması CMK m. 64/6 kuralının ihlali sonucunu doğurur. Listeden atanıp atanmadığı açıklanmayan bilirkişinin yemin tutanağının hâkim tarafından imzalanmaması ve adliye personeli olan kişinin görevlendirme konusu ile teknik bilgisi belirlenmeksizin bilirkişi tayin edilmesi de Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yemin ve uzmanlık kurallarıyla bağdaşmaz.
Bölge listesinde bulunmayan bir kişi bilirkişi seçilebilir mi?
Evet, bölge kurulunun listesinde ve diğer bölge kurullarının listelerinde ilgili uzman bulunmadığında, Bilirkişilik Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrasındaki (d), (e) ve (f) bentleri hariç diğer koşulları taşımak şartıyla liste dışından bilirkişi görevlendirilebilir ve durum bölge kuruluna bildirilir.
Kamu görevlileri her ceza davasında bilirkişilik yapabilir mi?
Hayır, kamu görevlileri bağlı bulundukları kurumla ilgili davalarda CMK m. 64/3 hükmü gereğince bilirkişi olarak atanamazlar.
Bilirkişilik listesine kayıtlı kişilere her dosyada ayrı yemin verilir mi?
Hayır, listeye kaydolurken bölge kurulu veya il adli yargı adalet komisyonu huzurunda yemin etmiş olan bilirkişilere görevlendirildikleri her işte yeniden yemin verilmez.
Bilirkişi yemininin yazılı olarak verilmesi mümkün müdür?
Evet, bilirkişinin bizzat yemin etmesine mâni olan hallerin varlığı durumunda yemin yazılı biçimde verilebilir. Bu usulün geçerli olabilmesi için yemin belgesinin dosyaya alınması ve yazılı yemine başvurulma sebebinin kararda açıkça belirtilmesi şarttır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

