CMK Madde 3 Kapsamında Ceza Mahkemelerinin Görevi

by Avukat Erdal Ersoy
CMK Madde 3 Kapsamında Ceza Mahkemelerinin Görevi

Ceza Muhakemesinde Görev Kuralı ve Kanunilik İlkesi

Ceza muhakemesi hukukunda mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza mahkemelerinin görev sınırları kanunla tayin olunur. Düzenleme ile mahkemelerin madde bakımından yetkisi kurala bağlanmış olup mahkemelerin kuruluş, görev ve yetkilerinin kanunla düzenleneceğini belirten Anayasa'nın 142. maddesindeki anayasal ilke vurgulanmaktadır. Maddenin, barış zamanında asker olmayan kişilerin askerî mahkemelerin yetkisine tabi suçları işlemesine ilişkin ikinci fıkrası 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmıştır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – (1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.
(2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/6 md.) (Mülga:2/7/2018-KHK/700/159
md.)
Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık

Görevin Kamu Düzeni Niteliği ve Re'sen Gözetilmesi

Ceza yargılamasında mahkemelerin görevi suçun niteliği veya sanığın sıfatı ile bağlantılıdır ve kamu düzenine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında kendiliğinden karar verebilir. Görev kurallarının kamu düzeninden sayılması sebebiyle taraflar mahkemenin görevli olup olmadığını kovuşturmanın her aşamasında ileri sürebileceği gibi, mahkeme talep olmasa dahi bu hususu re'sen dikkate alır; bu aşamada aynı Kanun'un 6. madde hükmü saklı tutulmuştur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – (1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına
kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü
saklıdır.
(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli
mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.
Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucu

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan derhal yürürlüğe girer. Yargılama konusu fiil hakkında hüküm verildikten sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun ile görev değişmişse, derhal yürürlük ilkesi gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekir.

Ağır Ceza Mahkemesinin Görev Alanı ve Yasal İstisnalar

5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince, kanunların ayrıca görevli kıldığı durumlar saklı kalmak üzere; yağma, irtikâp, resmî belgede sahtecilik ve hileli iflâs suçları ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde yer alan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezası öngörülen suçlara ilişkin dava ve işler de ağır ceza mahkemesince görülür. Belirtilen bu görev alanı tayin edilirken 318, 319, 324, 325 ve 332. maddeler görev kapsamı dışında bırakılmıştır.

5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.)
Kanunların ayrıca görevli kıldığı
hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp
(m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), (…)[9] hileli iflâs (m. 161)
suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci
Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren
suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet
hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve
işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın
yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine
ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır.
Diğer ceza mahkemelerinin görevleri

Ağır ceza mahkemelerinin görev alanı belirlenirken Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemeler ve çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklı tutulmaktadır.

Suç Vasfının Takdiri ve Özel Görev Kuralları

Yargılama konusu eylemin hangi suçu oluşturduğunun belirlenmesi ve delillerin takdiri görevin belirlenmesinde belirleyici role sahiptir. Kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası bulunan hallerde, eylemin bu suçu mu yoksa görevi kötüye kullanma suçunu mu oluşturacağına ilişkin delilleri takdir ve yargılama görevi üst dereceli ağır ceza mahkemesine aittir.

Fiilin olası kastla veya bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin değerlendirme ve delillerin takdiri de üst dereceli ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmektedir.

6545 sayılı Kanun ile sulh ceza mahkemelerinin kaldırılması sonucunda, 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun kapsamındaki suçlarda değerlendirme ve yargılama görevi, hapis cezasının üst sınırı esas alınarak asliye ceza mahkemesine verilmiştir.

Hükümlülere uygulanan hücre hapsi disiplin cezalarına yönelik şikayetleri inceleme görevi İnfaz Hâkimliğine aittir. Bu nitelikteki bir şikayette asliye ceza mahkemesinin işin esasına girmeyip görev yönünden ret kararı vermesi gerekir.

Görev Uyuşmazlıkları ve Merci Tayini Kararları

Mahkemeler arasında görev konusunda uyuşmazlık çıktığı takdirde, 5271 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler. Mahkemeler arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla ortak yüksek görevli merci tarafından verilen merci tayini kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamaz.

İstinaf veya temyiz denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma yoluna gidilebilmektedir. Görev uyuşmazlıklarını çözen merci tayini kararları ise olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yoluyla da denetlenemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf
veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka
aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca
bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144]
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya
hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine
verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse,
karar veya hükmü kanun yararına bozar.
(4) Bozma nedenleri:
a) 223 üncü maddede tanımlanan ve
davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya
mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya
savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine
ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama
sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan
cezadan daha ağır olamaz.
c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise,
aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını
gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini
gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması

Mahkemenin görevsiz bulunması gerekçesiyle verilen bozma kararlarına karşı ilk derece mahkemelerinin direnme hakkı bulunmamakta olup söz konusu bozmaya uyulması kanuni bir zorunluluktur.

Yargıtay Daireleri Arasındaki İşbölümünün Hukuki Niteliği

2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi çerçevesinde Yargıtay daireleri arasındaki ilişki, ilk derece mahkemeleri arasındaki kamu düzenine ilişkin görev ilişkisi vasfında olmayıp idari nitelikte bir işbölümü ilişkisidir. Daireler arasındaki işbölümü iç düzeni ilgilendirdiğinden tarafların takip ve denetimine konu yapılamaz. İlk derece yargılaması sıfatıyla verilen görevsizlik veya işbölümü kararlarına karşı başvurulabilecek bir kanun yolu mevcut değildir.

Mahkemenin görevsizliği davanın hangi aşamasında dikkate alınır?

Ceza yargılamasında görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, kovuşturma evresinin her aşamasında mahkemece re'sen gözetilir ve taraflarca da ileri sürülebilir.

CMK madde 3 ikinci fıkrası yürürlükte midir?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3. maddesinin barış zamanında asker olmayan kişilerin askerî mahkemelerin yetkisine tabi suçları işlemesine ilişkin ikinci fıkrası 700 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Merci tayini kararlarına karşı hangi kanun yoluna başvurulabilir?

Görev uyuşmazlıkları üzerine ortak yüksek görevli merci tarafından verilen merci tayini kararlarına karşı temyiz yoluna veya olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma yoluna başvurulamaz.

Görevsizlik bozmasına karşı ilk derece mahkemesi direnebilir mi?

Mahkemenin görevsiz bulunması sebebiyle verilen bozma kararlarına karşı yerel mahkemelerin direnme hakkı bulunmamakta olup bozma kararına uyulması zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu