Ceza Muhakemesinde Suçüstü Hali ve Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Ceza Muhakemesinde Suçüstü Hali ve Hukuki Sonuçları

Ceza Muhakemesi Kanunu Kapsamında Suçüstü Tanımı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2/1-j çerçevesinde suçüstü kavramı üç temel durumu kapsar: Doğrudan işlenmekte olan fiiller, işlenmesinin hemen akabinde kolluk güçleri, mağdur veya üçüncü şahıslarca izlenerek yakalanan kişinin eylemi ile fiilin çok kısa süre önce gerçekleştirildiğine işaret eden eşya veya delillerle yakalanan şahsın işlediği suç.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
b) Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine
kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
c) Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan
avukatı,
d) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza
muhakemesinde temsil eden avukatı,
e) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin
öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,
f) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine
kadar geçen evreyi,
g) İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı
tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
h) Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma
veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
i) Malen sorumlu: Yargılama konusu
işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk
taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi,
j) Suçüstü:
1. İşlenmekte olan suçu,
2. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk,
suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin
işlediği suçu,
3. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan
kimsenin işlediği suçu,
k) Toplu suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla
kişi tarafından işlenen suçu,
l) Disiplin hapsi: Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına
alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen,
önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri
uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi,
İfade eder.
İKİNCİ
BÖLÜM
Görev
Görev

Mütemadi suçlarda suçüstü durumunun belirlenmesinde eylemin temadisi ve icra süreci dikkate alınır. Mütemadi suç tiplerinde failin suçun sonuçlarını sürdürdüğü her an fiilin işlenmekte olduğu kabul edilir ve suçüstü hali eylem sona erene kadar varlığını devam ettirir.

Suçüstü Halinde Geçici Yakalama ve Kolluk Yetkileri

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90/1 uyarınca, kişiye suçu işlerken rastlanması halinde herkes tarafından geçici yakalama yapılabilir. Bununla birlikte suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması durumlarında da herkes geçici yakalama yetkisine sahiptir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
Madde 90 – (1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından
geçici olarak yakalama yapılabilir:
a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.
b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının
bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.
(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri
düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet
savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde,
yakalama yetkisine sahiptirler.
(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte,
çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle
kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin
yakalanması şikâyete bağlı değildir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Kolluk, yakalandığı sırada
kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri
aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.
(5) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Birinci fıkraya göre
yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce
yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek,
emri doğrultusunda işlem yapılır.
(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama
emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya
Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.
Gözaltı

Kolluk görevlilerinin yakalama yetkisi Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90/2 hükmünde ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına veya amirlerine derhal başvurma olanağı bulunmadığı takdirde yakalama yetkisini haizdir.

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar bakımından suçüstü halinde koruyucu bir istisna uygulanır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90/3 gereğince, soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı olmakla birlikte çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malullük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalanması şikayete bağlı değildir.

Yakalanan Kişi Hakkında Yapılacak İşlemler ve Savcılık Bildirimi

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90/4 uyarınca kolluk, yakaladığı kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra yakalanan kişiye kanuni haklarını derhal bildirmekle yükümlüdür.

Yakalama işleminin ardından sürecin savcılık gözetiminde yürütülmesi esastır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90/5 uyarınca, birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek savcının emri doğrultusunda işlem yapılır.

Gece Araması İstisnası ve Delillerin Hukuka Uygunluğu

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 118/1 uyarınca konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan haller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu ya da hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalarda gece arama yasağı uygulanmaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 118Kaynağı aç
Madde 118 – (1) Konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece
vaktinde arama yapılamaz.
(2) Suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya
gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar
yakalanması amacıyla yapılan aramalarda, birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
Arama kararı

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 206/2-a hükmü uyarınca, yargılamada ortaya konulması istenilen bir delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse mahkeme tarafından reddolunur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206 – (1) Sanığın sorguya çekilmesinden sonra
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi

Yasama Dokunulmazlığı ve Avukatlar Bakımından Suçüstü Hali

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 83 hükmüne göre, seçim öncesinde veya sonrasında suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında Meclis kararı bulunmadığı sürece tutma, sorguya çekme, tutuklama veya yargılama işlemleri icra edilemez. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ile seçimden önce soruşturulmasına başlanmış olması şartıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar dokunulmazlık kuralının dışında tutulmuştur. Bu hallerde yetkili makamın durumu derhal ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmesi zorunludur.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 83Kaynağı aç
Madde
83 – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri
düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka
bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan
sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra
bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça
tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı
gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak
kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak,
bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet
Meclisine bildirmek zorundadır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün
yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince
zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen
milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden
dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki
siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve
karar alınamaz.
5.
Milletvekilliğinin düşmesi [37]

Avukatların mesleki güvenceleri yönünden suçüstü hali belirleyici bir istisnadır. Danıştay 8. Dairesi'nin 2010/5626 Esas ve 2010/6024 Karar sayılı ilamında onanan ilk derece mahkemesi kararında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu gereğince ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü hali saklı kalmak üzere avukatların üzerinin aranamayacağı; suçüstü hali bulunmaksızın gerçekleştirilen aramanın meslek onurunu zedelediği ve idarenin hizmet kusurunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

Danıştay 8. Daire, E. 2010/5626, K. 2010/6024Kaynağı aç
8. Daire         2010/5626 E.  ,  2010/6024 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2010/5626
Karar No: 2010/6024
Temyiz İsteminde Bulunan: …
Karşı Taraf : İçişleri Bakanlığı
İstemin Özeti : … Barosuna kayıtlı avukat olan davacının, avukatlık kimliğini ibraz etmesine rağmen kolluk kuvvetleri tarafından üzerinin aranması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 50.000,00-TL manevi zararın tazmini istemiyle açılan davada; 1136 sayılı Avukatlık Yasası uyarınca ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatların üzerinin aranamayacağı tartışmasız olup, bir suç üstü hali olmadan müvekkili önünde kolluk kuvvetlerince üzeri aranan davacının meslek onurunun zedelendiği açık olduğundan davalı İdarenin görevle ilgili olarak gerçekleştirilen bu eylemde hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacının manevi zararının karşılanmasını ve haksız zenginleşmesine de yol açılmamasını sağlamak üzere takdiren 2.000,00-TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı İdare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar veren …. İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; takdir edilen tutarın eylemin meydana getirdiği zararı karşılamadığı ve idareler için bir caydırıcılığının bulunmadığı ileri sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmakatdır.
Danıştay Tetkik Hakimi … Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve yargılama giderlerinin temyiz isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına 12.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Suçüstü halinde sivil vatandaşlar yakalama yapabilir mi?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90/1 uyarınca, kişiye suçu işlerken rastlanması veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığının bulunması ya da kimliğinin hemen belirlenememesi durumlarında herkes tarafından geçici yakalama yapılabilir.

Kolluğun savcı emri olmadan yakalama yapma yetkisi var mıdır?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90/2 gereğince kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına veya amirlerine derhal başvurma olanağı yoksa yakalama yetkisine sahiptir.

Şikayete bağlı suçlarda suçüstü yakalaması nasıl işler?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90/3 gereğince, soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı olsa dahi çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malullük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı suçüstü işlenen fiillerde yakalama şikayete bağlı değildir.

Suçüstü halinde gece kapalı yerlerde arama yapılabilir mi?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 118 uyarınca konut, işyeri ve diğer kapalı mekanlarda gece arama yasağı kural olmakla birlikte, suçüstü hali bu yasağın istisnaları arasında sayıldığından gece vakti kapalı yerlerde arama yapılabilir.

Yakalama gerçekleştikten sonra kolluk hangi adımları izler?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90/4-5 uyarınca kolluk görevlileri kaçmayı ve zararı önleyici tedbirleri aldıktan sonra yakalanan kişiye haklarını derhal bildirir ve Cumhuriyet savcısına hemen bilgi vererek savcının emri doğrultusunda işlem yapar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu