CMK 63 Kapsamında Bilirkişi Atanması ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
CMK 63 Kapsamında Bilirkişi Atanması ve Şartları

CMK 63 Kapsamında Bilirkişi İncelemesinin Şartları

Ceza muhakemesinde delillerin değerlendirilmesi ve maddi gerçeğe ulaşılması sürecinde teknik veya uzmanlık gerektiren durumlar ortaya çıkabilmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63. maddesinin 1. fıkrasına göre; çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re'sen karar verilebileceği gibi Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine de karar verilebilir. Kanun, bilirkişiye başvurulabilecek alanları genel nitelikteki bilgilerden ayırarak yalnızca özel ve teknik uzmanlık gerektiren konularla sınırlandırmıştır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 63Kaynağı aç
Madde 63 – (1) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi
gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re'sen, Cumhuriyet
savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya
kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. (Değişik cümle:
3/11/2016-6754/42 md.) Ancak, genel bilgi veya
tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi
mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle:
3/11/2016-6754/42 md.) Hukuk öğrenimi görmüş
kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu
belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.
(2) Bilirkişi atanması ve gerekçe gösterilerek sayısının birden çok
olarak saptanması, hâkim veya mahkemeye aittir. Birden çok bilirkişi atanmasına
ilişkin istemler reddedildiğinde de aynı biçimde karar verilir.
(3) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da bu maddede gösterilen
yetkileri kullanabilir.
Bilirkişi olarak atanabilecekler

Kanun koyucu, yargılama makamının mesleki formasyonu veya hayatın olağan akışı içinde edinilen deneyimle yanıtlanabilecek uyuşmazlıklarda bilirkişi görevlendirilmesini açıkça yasaklamıştır. Hâkimin sahip olduğu hukuki bilgi ve genel yaşam tecrübesi çerçevesinde sonuca bağlanabilecek konularda uzman incelemesine başvurulamaz; bilirkişilik kurumu yalnızca hâkimlik mesleğinin sınırlarını aşan özel ve teknik meselelerle sınırlandırılmıştır.

Hukuk Öğrenimi Görmüş Kişilerin Bilirkişiliği ve Yasal Sınır

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63. maddesinin 1. fıkrasında yer alan özel düzenlemeyle hukuk alanında bilirkişilik yapılması kesin kurallara bağlanmıştır. Buna göre hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe ceza muhakemesinde bilirkişi olarak görevlendirilemezler. Bu kural, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki değerlendirme yetkisinin bilirkişilere devredilmesini önlemeyi ve yalnızca teknik-uzmanlık sahasında görüş alınmasını sağlamayı amaçlar.

Bilirkişi Görevlendirme Yetkisi ve Bilirkişi Sayısı

Bilirkişi atanması ve görevlendirilecek uzman sayısının tayini kanunda belirli bir yargısal usule bağlanmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63. maddesinin 2. fıkrası gereğince, bilirkişi atanması ve gerekçe gösterilerek sayısının birden çok olarak saptanması hâkim veya mahkemeye aittir. Taraflarca birden çok bilirkişi atanmasına ilişkin iletilen istemler reddedildiğinde de mahkemenin aynı biçimde gerekçe göstererek karar vermesi kanunen zorunludur.

Bilirkişi görevlendirme yetkisi yalnızca kovuşturma evresiyle sınırlı değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da CMK'nın 63. maddesinde hâkim veya mahkeme için gösterilen bilirkişi atama ve sayısını belirleme yetkilerini kullanabilir. Bu çerçevede soruşturmanın aydınlatılması maksadıyla teknik konular savcılıkça bilirkişi incelemesine tabi tutulabilir.

Bilirkişilerin görev ve yükümlülüklerinin yürütülmesinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 62. maddesi tamamlayıcı bir işlev görür. 5271 sayılı Kanun'un 62. maddesinin 1. fıkrası gereğince, tanıklara ilişkin kanun hükümlerinden bilirkişilik düzenlemelerine aykırı olmayanlar bilirkişiler hakkında da uygulanır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62 – (1) Tanıklara ilişkin hükümlerden aşağıdaki maddelere
aykırı olmayanlar bilirkişiler hakkında da uygulanır.
Bilirkişinin atanması

Teknik İnceleme ve Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz

Maddi olayın gerçekleşme biçiminde kişi veya kurumlara yüklenebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığının saptanması özel ve teknik bilgi gerektiriyorsa, soruşturma makamlarının keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırması zorunludur. Alanında uzman bilirkişi veya heyet raporu aldırılmaksızın ve gerekli sağlık raporları tamamlanmaksızın eksik soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın soruşturma genişletilmeden reddedilmesi hukuka aykırılık teşkil eder. Bu tür durumlarda itirazın reddine dair merci kararları kanun yararına bozmaya konu olabilmektedir.

Teknik inceleme zorunluluğu kabahat eylemlerine ilişkin yargısal denetimlerde de uygulanmaktadır. Kabahatler Kanunu uyarınca idari yaptırımlara karşı yapılan başvurularda, idarece dosyaya sunulan belgelerin delil değerinin ve ispat gücünün tespiti teknik uzmanlık gerektiriyorsa mahkemenin mahallinde keşif icra ederek alanında uzman bilirkişiden rapor alması ve kararını bu inceleme sonucuna dayandırması gerekmektedir. Uzmanlık gerektiren konularda rapor temin edilmeden itirazın reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Taksirli Suçlarda Kusur Değerlendirmesi ve Raporun Niteliği

Taksirle işlenen suçlarda faile isnat edilecek kusurluluk değerlendirmesi münhasıran mahkeme hâkimine aittir. Hâkimin hukuk bilgisiyle çözemeyeceği teknik boyutlarda bilirkişi incelemesi yapılması gerekebilse de bilirkişinin inceleme yetkisi kusurlulukla ilgili olmayıp işin tekniği ve norma aykırı davranışın belirlenmesiyle sınırlıdır. Ceza muhakemesinde bilirkişi raporları mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmayıp delilleri değerlendirme vasıtalarından biridir. Mahkeme, gerekçesini açıklamak suretiyle bilirkişi raporuna itibar edip etmeme hususunda takdir hakkına sahiptir.

CMK 63 uyarınca kimler bilirkişi incelemesi talep edebilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63. maddesinin 1. fıkrasına göre çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde re'sen karar verilebileceği gibi Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine de bilirkişi atanabilir.

Hâkimlik mesleğinin hukuki bilgisiyle çözülebilecek hususlarda bilirkişiye gidilebilir mi?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63. maddesinin 1. fıkrası gereğince, hâkimin mesleki hukuki bilgisi veya genel hayat tecrübesi dahilinde çözümlenebilecek meselelerde bilirkişiye başvurulması mümkün değildir.

Hukuk mezunu olan bir kişi ceza davasında bilirkişilik yapabilir mi?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63. maddesinin 1. fıkrası gereğince, hukuk öğrenimi görmüş kişiler hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe ceza muhakemesinde bilirkişi olarak görevlendirilemezler.

Birden çok bilirkişi görevlendirilmesi talebi gerekçesiz reddedilebilir mi?

Hayır, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63. maddesinin 2. fıkrası uyarınca birden çok bilirkişi atanmasına ilişkin istemler reddedildiğinde de mahkemece gerekçe gösterilerek karar verilir.

Bilirkişi raporları ceza mahkemesi hâkimi açısından bağlayıcı mıdır?

Bilirkişi raporları mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmayıp delilleri serbestçe takdir etme vasıtalarındandır; mahkeme gerekçesini açıklamak suretiyle rapora itibar edip etmeme hakkına sahiptir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu