CMK Madde 52 Kapsamında Tanıkların Dinlenmesi

by Avukat Erdal Ersoy
CMK Madde 52 Kapsamında Tanıkların Dinlenmesi

Ceza Muhakemesinde Tanık Dinleme Usulü ve Ayrı Dinlenme Kuralı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 52. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, her tanık ayrı ayrı ve kendisinden sonra dinlenecek tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir. 5271 sayılı Kanun'un 191. maddesi uyarınca duruşma, çağrılmış tanıkların ve bilirkişilerin gelip gelmediklerinin saptanmasıyla başlar ve tanıklar salondan dışarı çıkarılır. Bu düzenleme, tanıkların birbirinden bağımsız şekilde dinlenmesini amaçlar.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 191Kaynağı aç
Madde 191 – (1) Sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı,
çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanarak duruşmaya
başlanır. Sanık, duruşmaya bağsız olarak alınır. Mahkeme başkanı veya hâkim,
duruşmanın başladığını, iddianamenin kabulü kararını okuyarak açıklar.
(2) Tanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarılırlar.
(3) Duruşmada, sırasıyla;
a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında
kendisinden bilgi alınır,
b) (Değişik: 24/11/2016-6763/29 md.) İddianame
veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan
eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır,
c) Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı
olduğu ve 147 nci maddede belirtilen diğer hakları bildirilir,
d) Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre
sorgusu yapılır.
Başkan veya hâkimin görevi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
Madde 52 – (1) Her tanık, ayrı ayrı ve sonraki tanıklar
yanında bulunmaksızın dinlenir.
(2) Tanıklar, kovuşturma evresine kadar ancak gecikmesinde sakınca
bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hâllerde birbirleri ile ve şüpheli
ile yüzleştirilebilirler.
(3) Tanıkların dinlenmesi sırasındaki görüntü veya sesler kayda
alınabilir. Ancak;
a) Mağdur çocukların,
b) Duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan ve tanıklığı maddî gerçeğin
ortaya çıkarılması açısından zorunlu olan kişilerin,
Tanıklığında bu kayıt zorunludur.
(4) Üçüncü fıkra hükmünün uygulanması suretiyle elde edilen ses ve
görüntü kayıtları, sadece ceza muhakemesinde kullanılır.
Tanığa görevinin önemini anlatma

Tanıkların ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanlarında bulunmaksızın dinlenmesi ve bu durumun denetime elverecek şekilde duruşma tutanağına kaydedilmesi gerekir. Tanıkların birlikte yemin ettirilerek bir arada dinlenmesi, 5271 sayılı Kanun'un 52. maddesinde öngörülen usule aykırılık teşkil eder.

Keşif icrası sırasında tutanak düzenleyicisi olan tanıkların yeminleri yaptırılmadan ve birlikte dinlenmeleri 5271 sayılı Kanun'un 52. maddesine aykırılık oluşturur. Adli kolluk görevlisi tarafından düzenlenen rapor veya tutanak dışında mahkûmiyete yeterli ve kesin delil bulunmadığı ve sanığın bu belgeye itiraz ettiği hâllerde, ilgili kolluk görevlisinin kimliği gizlenmeksizin tanık olarak dinlenmesi gerekir.

Tanıklık Ehliyeti ve Dinlemeye Yetkili Makamlar

Ceza muhakemesinde çocuklar ve akıl hastaları dahil herkes tanık olma ehliyetine sahiptir. Tanığın anlatımlarına itibar edilip edilmeyeceği hususu yargılama makamının takdirindedir. Tanık dinlemeye yetkili makam ise soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı; kovuşturma evresinde mahkeme, naip hâkim veya istinabe olunan hâkimdir.

Tanıkların ve Şüphelinin Yüzleştirilmesi

Yüzleştirme işlemi kural olarak kovuşturma aşamasına özgülenmiştir; soruşturma evresinde ise bu usule yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde veya şüphelinin kimliğini saptamak amacıyla başvurulabilir. Nitekim gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun bulunmadığı hallerde soruşturmada şüpheli ile tanığın yüzleştirilmemiş olması, iddianamenin iadesi sebebi yapılamaz.

Kayıt Alma Usulü ve Zorunlu Durumlar

Ceza yargılamasında tanık dinlenirken ses veya görüntülerin teknik araçlarla kayda geçirilmesi kural olarak olanaklıdır. Buna karşılık, mağdur çocukların dinlenmesi ile duruşmada bizzat hazır bulundurulamayan ve anlatımı maddi gerçeğe ulaşılması bakımından zorunluluk taşıyan tanıkların dinlenmesinde kayıt alınması kanunen mecburidir.

On sekiz yaşından küçük mağdur çocuğun dinlenmesinde uzman kişi bulundurulması ve görüntü ile ses kaydı yapılması gerekmektedir. Öte yandan, dinleme sırasında kayıt yapılmamış ve uzman bulundurulmamış olsa dahi, temyiz incelemesi aşamasında ilgilinin on sekiz yaşını doldurmuş bulunduğu ve telafisi mümkün olmadığı hallerde bu husus yargı kararlarında bozma sebebi sayılmayabilmektedir.

Soruşturma evresinde ifadesi kayda alınan mağdurun kovuşturma evresinde dinlenmesinden vazgeçilmişse, duruşmada bu kaydın izlenmesi, ifadesinin okunması ve sanık ile müdafiine buna karşı savunma hakkı tanınması savunma hakkının korunması açısından gözetilir. 5271 sayılı Kanun'un 52. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, bu madde hükmünün uygulanması suretiyle elde edilen ses ve görüntü kayıtları sadece ceza muhakemesinde kullanılır.

Ceza muhakemesinde tanıklar birlikte dinlenebilir mi?

Hayır, 5271 sayılı Kanun'un 52. maddesinin birinci fıkrası uyarınca her tanık ayrı ayrı ve sonraki tanıklar salonda bulunmaksızın dinlenir; tanıkların bir arada dinlenmesi kanuni usule aykırıdır.

Soruşturma evresinde tanık ile şüpheli yüzleştirilebilir mi?

Tanıklar kovuşturma evresine kadar ancak gecikmesinde sakınca bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hâllerde birbirleriyle veya şüpheliyle yüzleştirilebilir.

Tanık dinlenirken ses veya görüntü kaydı hangi hâllerde zorunludur?

Mağdur çocukların ve duruşmaya getirilmesi mümkün olmayıp tanıklığı maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunlu olan kişilerin dinlenmesinde kayıt alınması zorunludur.

Tanık dinlenirken alınan ses ve görüntü kayıtları nerede kullanılabilir?

5271 sayılı Kanun'un 52. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu kayıtlar sadece ceza muhakemesinde kullanılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu