CMK Madde 46 Meslek Sebebiyle Tanıklıktan Çekinme

by Avukat Erdal Ersoy
CMK Madde 46 Meslek Sebebiyle Tanıklıktan Çekinme

Tanıklık Görevi ve Mesleki Nedenlerle Çekinme

Kural olarak tanıklık bir kamu görevidir ve tanıklık yapmak için davet edilen kişi olayla ilgili tanıklık yapmak zorundadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu bu kurala 45, 46, 47 ve 48. maddelerinde bazı kişilere çekinme hakkı tanımak suretiyle istisnalar getirmiştir.

Mesleği Sebebiyle Tanıklıktan Çekinebilecek Gruplar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 46/1-a uyarınca avukatlar, stajyerleri veya yardımcıları, bu sıfatları dolayısıyla ya da yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler hakkında tanıklıktan çekinebilirler. Mesleki sıfat dolayısıyla veya yargı görevi nedeniyle elde edilmemiş olan bilgiler bakımından ise tanıklıktan çekinme hakkı kullanılamaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (1) Meslekleri ve sürekli uğraşıları sebebiyle
tanıklıktan çekinebilecekler ile çekinme konu ve koşulları şunlardır:
a) Avukatlar veya stajyerleri veya yardımcılarının, bu sıfatları
dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler.
b) Hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve bunların yardımcıları ve
diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarının, bu sıfatları dolayısıyla
hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler.
c) Malî işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterlerin bu sıfatları
dolayısıyla hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler.
(2) Yukarıdaki fıkranın (a) bendinde belirtilenler dışında kalan kişiler,
ilgilinin rızasının varlığı halinde, tanıklıktan çekinemez.
Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık

Aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında; hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler, bunların yardımcıları ve diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensupları, bu sıfatları dolayısıyla hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler sebebiyle tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir.

Mali işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterler de Ceza Muhakemesi Kanunu m. 46/1-c gereğince, bu sıfatları dolayısıyla hizmet verdikleri kişiler hakkında edindikleri bilgiler yönünden tanıklıktan çekinebilirler.

İlgilinin Rızasının Varlığı ve Avukatların Konumu

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 46/2 uyarınca, maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan avukatlar, stajyerleri ve yardımcıları dışında kalan meslek mensupları, ilgilinin rızasının bulunması halinde tanıklıktan çekinemezler. Bu kural gereğince hekimler, tıp çalışanları, noterler ve mali müşavirler bakımından hizmet sunulan kişinin veya hastanın rızası mevcut olduğunda tanıklıktan çekinme imkanı ortadan kalkar.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 36 uyarınca avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi gerekse Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır. Avukatların bu hususlar hakkında tanıklık edebilmeleri iş sahibinin muvafakatini almış olmalarına bağlıdır; ancak bu halde dahi avukat tanıklık etmekten çekinebilir ve çekinme hakkının kullanılması hukuki veya cezai sorumluluk doğurmaz. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 46 kapsamındaki tanıklıktan çekinme hakkı avukatın sır saklama yükümlülüğünden doğmakta olup müvekkili rıza gösterse bile avukata çekinme hakkı sağlamaktadır. Bu sır saklama ve tanıklıktan çekinme hükümleri, Türkiye Barolar Birliği ve baroların memurları hakkında da uygulanır.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – Avukatların, kendilerine tevdi edilen
veya gerek avukatlık görevi, gerekse, Türkiye Barolar Birliği ve barolar
organlarındaki görevleri dolayısiyle öğrendikleri hususları açığa vurmaları
yasaktır.
Avukatların birinci fıkrada
yazılı hususlar hakkında tanıklık edebilmeleri, iş sahibinin muvafakatini almış
olmalarına bağlıdır. Ancak, bu halde dahi avukat tanıklık etmekten çekinebilir.
(Ek cümle: 2/5/2001 – 4667/24 md.) Çekinme hakkının kullanılması hukuki
ve cezai sorumluluk doğurmaz.
Yukarıki
hükümler, Türkiye Barolar Birliği ve baroların memurları hakkında da uygulanır.
İşin reddedildiğinin
bildirilmesi:

Çekinme Usulü ve Beyanların Hükme Esas Alınması

Tanıklıktan çekinme hakkı bulunan kimselere bu hakları dinlenmeye başlanmadan önce hatırlatılmalı ve bu hakkı kullanıp kullanmayacakları hususu tutanağa yazılmalıdır. Tanıklıktan çekinme hakkı bulunan bir kişinin bu hak hatırlatılmadan dinlenmesi halinde beyanlarının kanıt olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 210/2 uyarınca önceki ifadesine ilişkin tutanak duruşmada okunamaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 210Kaynağı aç
Madde 210 – (1) Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret
ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında
düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine
geçemez.
(2) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan
çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.
Duruşmada okunmasıyla yetinilebilecek belgeler

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 48/1 uyarınca tanık, kendisini veya 45 inci maddenin birinci fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu husus kendisine önceden bildirilir. CMK m. 45 ve 46 kapsamında bir çekinme nedeni bulunmayan hallerde tanığa genel olarak tanıklıktan çekinme hakkı tanınmayıp yalnızca CMK m. 48 uyarınca kendisini ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara karşı bildirim yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. Benzer şekilde, sanık sıfatıyla yargılanan bir avukatın başka bir dosyada tanık olarak dinlendiği somut olayda da CMK m. 46 hatırlatılmasına gerek görülmeyip CMK m. 48 uyarınca yapılan bildirim yeterli kabul edilmiştir.

Müvekkil izin verse de avukat tanıklıktan çekinebilir mi?

Evet, CMK m. 46/2 ve Avukatlık Kanunu m. 36 uyarınca müvekkilin rızası olsa dahi avukat tanıklıktan çekinebilir; bu hakkın kullanılması cezai veya hukuki sorumluluk doğurmaz.

Hekimler ve mali müşavirler ilgilinin rızası varken çekinebilir mi?

Hayır, CMK m. 46/2 düzenlemesine göre avukatlar dışındaki meslek mensupları, ilgilinin rızasının varlığı durumunda tanıklıktan çekinemezler.

Mesleki görevle ilgili olmayan bilgilerde çekinme hakkı var mıdır?

Hayır, mesleki sıfat veya yüklenilen yargı görevi dolayısıyla elde edilmemiş olan bilgiler yönünden tanıklıktan çekinme hakkı kullanılamaz.

Duruşmada çekinen tanığın önceki ifadesi okunabilir mi?

CMK m. 210/2 uyarınca tanıklıktan çekinebilecek olan kişi duruşmada bu hakkını kullandığında önceki ifadesine ilişkin tutanak duruşmada okunamaz.

Çekinme hakkı hatırlatılmadan alınan tanık ifadesi delil olur mu?

Tanıklıktan çekinme hakkı olan kişilere bu hak dinlenmeye başlanmadan önce hatırlatılmalı ve tutanağa yazılmalıdır; hak hatırlatılmadan dinlenen tanığın beyanları delil olarak hükme esas alınamaz. CMK m. 48 kapsamındaki çekinme hakkı ise tanığın kendisini veya Kanun'un 45 inci maddesinin birinci fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinmesini içerir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu